Milliyetçilerin, Türkçülerin oylarıyla var olan 2 parti.
Birinin lideri, bir PKK’lıya “mesai arkadaşım, o kendi davasını savundu, Allah rahmet eylesin” diyor. Diğeri, (yanındakilerin etkisiyle) gençlik kollarındaki bir genci “edepsiz, ahlaksız” diyerek ortaya atıyor.
Bu gençler ve biz, bir partinin adamı olmadığımız için, bir aktörün figüranı, bir liderin tebası, bir adamın adamcısı olmadığımız için sizleri eleştiriyoruz. İşte biz bu yüzden Türkçüyüz.
Kendi çocuklarını, kendi eş ve dostlarını kendi partilerine dahil edemeyen, en güçlü yatırımı yapanları arkadaş, meclis üyesi, GİK üyesi vs yapan adamlara bir Türkçü olarak, bir vatansever olarak şahsi ikazımdır. “Sen kimsin” diyebilirsiniz. Ben, bu vatanın asli unsuru, Atatürk’ün hayalini kurduğu gençliğe ait olmaya çalışan bir Türk vatandaşıyım, bir Türkçüyüm.
Sığınmacı problemi, Türk milletinin 3. Sınıf insan muamelesi görmesi, kendine milliyetçiyim diyenlerin andımızı kaldırıp PKK işe iş tutanlarla yoldaş olması, teröristbaşını meclise çağırması gibi öfke anlarından var olan, gidilecek yer olmadığı için suyun önünü rahatlıkla çevirebilen, bu zeminlerden faydalanan “sadece” siyasetçilersiniz.
Bir bölücüye sarı torba fotosu paylaşıldı diye sizin için gecesini gündüzüne katan gençleri “edepsiz” diye dışlayan, dışlarken de kurdu çakalların önüne atanlarsınız.
Bir bölücüye, teröristbaşı apoya “babam” diyen bir PKKlıya “mesai arkadaşım” diyen, “o kendi davasını savundu” deyip on binlerce şehidin toprağa düşmesini masumlaştırır gibi konuşanlarsınız.
Türkçü gençlere, Türk çocuklarına bir abiniz, bir kardeşiniz olarak nasihatimdir. HİÇBİR PARTİNİN adamı, HİÇBİR LİDERİN tebası olmayın.
Siz, mevcut iradelerin ayakta durmasını sağlayan piyonlardan başka bir şey değilsiniz onların gözünde. Destekleyin, koşun, uğraş verin ama sizi gözden çıkarabileceklerini bu dinozorlara hissetirmeyin. Sizlerden biri giderse başkası gelir mantığını onlara tattırmayın!
Kim olursa olsun, sizin ömrünüzden, yüreğinizden, düşüncelerinizden değerli değildir arkadaşlar.
Son 2 günde, bir bölücünün ölümü adeta turnusol kağıdı oldu benim ve bizler için. Herkes içindekini döktü, herkes aslında “siyaset yapmak için dansöz olalım” mantığında yaşayanları iyice gördü, öğrendi, hissetti.
Bunları unutmayın. Kimseye körü körüne bağlanmayın. Kimseye gereğinden fazla anlam yüklemeyin. Unutmayın, siyaset dansözlüktür. Kıvırmayı bilmeyen, siyasetçi olamaz!
Ömrünüzü, başkalarının koltuklarını ya da makamlarını diri tutmak adına harcamayın. Fikirlerinize değil bedeninize ihtiyaç duyanlarla yola çıkmayın!
her gün miting sonunda polisin orantısız şiddetine maruz kalan ve dövülerek, biber gazı sıkılarak saraçhaneden kovalanan üniversite öğrencileri olarak bu konu hakkında muhalefet tarafından acilen bir şey yapılmasını istiyoruz. biz terörist değil, öğrenciyiz. #sarachane
This very handsome chap was unearthed in the 2024 excavations of the ancient city Prusias ad Hypium (modern Düzce, Turkey). Dating to the reign of Hadrian, AD 117-138, the portrait may depict Marcus Julius Proclus, known to have commissioned the theatre where the bust was found.
Kendi şakasına gülerken ölen Mersinli filozof.
Hrisippos, Stoa Okulunun, MÖ 280-207 yılları arasında yaşamış olan üçüncü başkanı. Arkesilaos başkanlığındaki kuşkucu Akademi’den Stoacılığa dönmüş olan Hrisippos, Stoacı öğretiyi büyük bir güç ve şevkle işleyip savunmasıyla ün kazanmıştır.
Rivayete göre kendi yaptığı bir şakaya gülerken, fazla gülmekten ölmüştür.
MÖ 3. yüzyılda yaşamış olan filozof, günümüz Türkiye'sinde Mersin'de yaşayan, o zamanlarda liman kenti Soli'nin yerlisiydi ve Atina'ya taşınarak Kleanthes'in yanında eğitim gördü. Oldukça antisosyal bir kişilikli olan, iradesi ve ciddi doğasıyla ünlü Hrisippos, Cleanthes'in yaklaşık MÖ 230 yılında ölümünden sonra Stoacı okulun başına geçmiştir. Günde en az 500 satır yazma alışkanlığına sahip olduğu söylenir ki bu muhtemelen o zamanki ve şimdiki tüm yazarların gıpta ettiği bir uygulamadır. Hayatının sonuna kadar 700'den fazla eser yazdığı söylenir, ancak bunların çoğu kaybolmuştur.
Hrisippos incir yiyen bir eşek gördüğünde sahibine incirleri yıkaması için ona biraz şarap vermesini söylemiş ve kendi şakasına o kadar gülmüştür ki kahkahadan ölmüş ve prestijli kariyerini bir çırpıda bitirmiştir.