Merhum İlber Ortaylı’nın Suriyeliler hakkındaki görüşleri:
“Uyumsuz olan, Suriyelilerin kendi çünkü yapacak işleri yok bu memleket için kabul edilecek.
Ahlak normları bize katiyen uymuyor. Biz bir millet olmuşuz çünkü.
Yani yaşadığımız asırlarda çektiğimiz çileler, şanlı şerefli, neşeli sayfalar, çok karanlık, çok karamsar, ıstıraplı, yas, matem dolu sayfalar var.
Bunlar millet değiller. Suriye coğrafyası uyduruk bir coğrafyadır. Öyle bir devlet yoktur.”
Bir öğretmen intihar ediyor. Darp edildiğine dair tutanak mevcut. Arkasında kimsenin durmadığını ifade eden mesaj kayıtları mevcut.
Okul müdürü, il milli eğitim müdürü, kaymakamlık, sendika... Bunca aktör varken bir öğretmenin sesini duyurması için intihar etmesi mi gerekirdi?
Bir vatandaşın dikkat çeken Anadolu Türklüğü çıkışı:
“Mesela ortalama bir Türk buna bakınca bu tiyatroyu Yunanların yaptığını zannediyor. Oysa bu, Likyalıların yaptığı bir tiyatro. Yani Anadolu’nun yerli halklarından birinin eseri.
Bugün yapılan DNA testlerinde de Anadolu Türklerinde ortalama olarak çok yüksek oranda yerli Anadolu kökeni görülüyor.
Eğer Orhun Yazıtları için “Bunu benim atalarım yaptı” diyebiliyorsan, Antiphellos Antik Tiyatrosu için de “Bunu benim atalarım yaptı” diyebilmelisin.
Biz Anadolu Türküyüz.”
Tarihçi Ramazan Sevinç:
"Göbeklitepe 4. Katmanında 7 bin yıllık Türk semboller bulununca kazı çalışmaları durduruldu.
Aynı şekilde Truva, Türk olduğu ortaya çıktı. Truva değil Türk ova!"
İstanbul'un fethi kutlamaları
II.Abdülhamid döneminde gayrimüslim tebadan olan Rumlara ayıp olur ,Rumlar üzülür diye,
Fethin 500. yıldönümünde de Adnan Menderes tarafından Yunanistan gücenir diye Türkiye'de yasaklanmıştır.
Türk Milleti bunları öğrensin ;
II. Abdülhamid kimin ulu hakanıymış, Adnan Menderes kimmiş.
29 Mayıs 1453'de İstanbul'un fethi kutlu olsun.
Asıl gözden kaçmaması gereken bir diğer detay da beyazlı öğretmenin kendini değil öğrencilerin güvenliğini düşündüğü için vurulması ! Hocamız umarım iyidir. Sana ihtiyacımız var. Sabah akşam öğretmene laf atanlar iyi baksın bu öğretmenimize !
Dokunulmaz öğrenciler yaratıldı.
Hep haklı veliler yaratıldı.
İstediği olmadığında cimere şikayet eden veliler,
Öğretmenin performansını mesai saatiyle ölçen cahil kitleler doğdu.
Ve uyum sağlayamayan,
Başarılı olamayan,
Kendini ayrıcalıklı gören çocuklar da bu suçları işledi..
#EgitimdeŞiddeteHayır
#EgitimdeŞiddet
#kahramanmaraş
📣 Yusuf Halaçoğlu:
İlber Hoca Hakka yürüdü. Biliyoruz ki her canlı ölümü tadacaktır. Fakat üzülmemek mümkün değil.
Pazartesi günü ikindi namazı sonrası Fatih Camiinde kılınacak cenaze namazı sonrası defnedilecek. Allah rahmet eylesin, mekanı cennet olsun.
Yıllarca bir dost, meslektaş olarak yurt dışında ve yurt içinde çeşitli etkinliklerde yer aldık. Gerçek bir vatansever, ama aynı zamanda objektif iyi bir tarihçimizdi ve yabancı bilim adamları onun olduğu toplantılarda hep çekingen davranır, ileri geri konuşamazdı. Yeri zor doldurulur.
Ancak vefatından sonra bazı kendini bilmez, üstelik Prof. titrini de taşıyan tarihçi sıfatını taşıyan boş kişiler, onu, yok siyonizmin adamı, yok namazla ilgisi olmayan, kötü bir tarihçi gibi ahlâksızca kötülemeye çalışıyor.
Altın altındır. Yere düşmekle değer kaybetmez. Ama eşeğe altın semer taksan da eşektir. Kedi uzanamadığı ete mundar dermiş. Bu gibiler, İlber Hoca’nın toplum nezdindeki sevgisine ve uluslararası camiadaki itibarına ulaşmaları bir yana, onun insanlığına ve inancına da ulaşmaları da mümkün değildir.
Buna bizzat şahit olmuş biri olarak söylüyorum. O inancını reklâm olsun diye yerine getiren bir kişi değildi. Ankara kalesindeki Selçuklu camileri imamları ve cemaatleri onu iyi tanırlar. O, birlikte kendisiyle namaza gidenlere Uludağ lokantasında yemek ısmarlardı.
Bugün maalesef ona iftira edenler, hem insanlık, hem de ilim adına bir utanç âbideleridir.
Yazık. Ölmeden yüzüne konuşamayanlar, ilmî acziyetin ne denli mensubu olduklarını gösteriyorlar.
İlber kardeşim. Senin ortaya koyduğun eserler, insanların doğru bilgileri öğrenmelerine vesile olarak amel defterinin kapanmamasını sağlayacak, iftira eden ve sırf ideolojilerine hizmet eden güruh için ise, huzur-ı mahşerde, insanlara gerçekleri anlatmadıkları için en ağır cezayı hak edeceklerdir.
Ruhun şâd, mekânın Cennet olsun. Nurlar içinde yat.