Ahmet Hakan:
▪️Deniz Göktaş’ın yaptığı din şakasına sonsuz destek veren DEM’liler, daha dün Kürt kadını fıkrası anlatan 90 küsur yaşındaki iş insanını bir kaşık suda boğmaya kalkışıyorlardı.
Ne yani?
Bizde sadece din / iman / Kuran / Allah mı dokunulmaz?
Atatürk de dokunulmaz. Alevilik de dokunulmaz. Etnik kimlikler de dokunulmaz.
Bizdeki esas sorun şurada:
- Başkasının dokunulmazına dokunulduğunda: Sınırsız mizah nutukları atıyoruz.
- Kendi dokunulmazımıza dokunulduğunda: Böyle mizah olmaz tavrı koyuyoruz.
Sonuç olarak...
Bizim toplumumuzda “sınırsız mizah özgürlüğü” masaldır ama “sınırsız ikiyüzlülük” buz gibi gerçektir.
Kanala abone olur ve videoyu paylaşırsanız memnun olurum...
KEDİ VE KÖPEK YEMİ İHALELERİ ALAN VE DEVLETE ORANTILI VERGİ BEYANINDA BULUNMAYAN ŞİRKETLER SERİSİ:
1-DOĞUŞ HAYVAN SAĞLIĞI ŞİRKETİ: 100 Milyonluk İhale Trafiği ve Çarpıcı Mali Gerçekler
https://t.co/gkxLRpBntn
TÜRKİYE'DEKİ YÜZ MİLYONLARCA LİRALIK KEDİ VE KÖPEK YEMİ PAZARINDA AK PARTİ, CHP VE MHP'Lİ BELEDİYELERDEN MİLYONLARCA LİRALIK İHALELER ALIP DEVLETE VERGİ VERMEYEN ŞİRKETLER.
1. ŞİRKET:
DOĞUŞ HAYVAN SAĞLIĞI ÜRÜNLERİ VE MADENCİLİK SANAYİ TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ, 31 Ocak 2019 tarihinde İbrahim Etem Öz tarafından Kocaeli'nin Gebze ilçesinde 50 bin TL sermaye ile kuruldu. Şirketin kuruluş adresi bir apartman dairesi olarak kayıtlara geçti. Firma, ilk kedi ve köpek yemi ihalesini ise kuruluşundan yaklaşık yedi ay sonra aldı. 16 Ağustos 2019 tarihinde sözleşmesi imzalanan ihale kapsamında dönemin CHP yönetimindeki Aydın Büyükşehir Belediyesi Sağlık İşleri Daire Başkanlığı'na 147 bin 710 TL bedelle yem temin etti.
Şirket, kuruluşundan sonra 15 Haziran 2022 tarihinde adres değişikliğine giderek yine bir apartman dairesine taşındı. İlk ihalesini aldığı 2019 yılı ile bu adres değişikliğinin yapıldığı 2022 yılı arasında toplam 3 milyon 218 bin 583 TL tutarında kedi ve köpek yemi ihalesi aldığı görüldü.
19 Aralık 2023 tarihinde sermaye artırımı kararı alan şirket, 50 bin TL olan sermayesini 500 bin TL'ye yükseltti. Ancak Mayıs 2024'te yerel basında yayımlanan ve "Milyonluk ihaleler alan firmanın yerini görenler şaştı kaldı" başlığını taşıyan haberlerin ardından şirket 25 Temmuz 2024 tarihinde yeniden adres değişikliğine gitti. Firmanın son adres değişikliği ise 12 Kasım 2025 tarihinde gerçekleşti.
Kamu İhale Kurumu kayıtlarına göre şirket, kurulduğu tarihten son adres değişikliğinin yapıldığı 12 Kasım 2025 tarihine kadar yalnızca kedi ve köpek yemi alımlarında yaklaşık 81 milyon TL tutarında ihale kazandı. Bu kapsamda şirketin aldığı yem ihalelerinin yıllara göre dağılımı; 2019 yılında 147 bin 710 TL, 2020 yılında 95 bin 223 TL, 2021 yılında 719 bin 650 TL, 2022 yılında 2 milyon 256 bin TL, 2023 yılında 5 milyon 16 bin 260 TL, 2024 yılında 59 milyon 253 bin 150 TL ve 2025 yılında 12 milyon 558 bin 535 TL olarak kayıtlara geçti.
Şirketin vergi levhalarında yer alan mali veriler ise dikkat çekici bir tablo ortaya koyuyor. Buna göre firma 2019 yılında 97 bin 620 TL matrah ve 21 bin 476 TL tahakkuk, 2020 yılında 321 bin 830 TL matrah ve 70 bin 802 TL tahakkuk, 2021 yılında 142 bin 178 TL matrah ve 35 bin 544 TL tahakkuk, 2022 yılında 484 bin 227 TL matrah ve 111 bin 372 TL tahakkuk, 2023 yılında 602 bin 228 TL matrah ve 150 bin 557 TL tahakkuk, 2024 yılında 843 bin 704 TL matrah ve 210 bin 926 TL tahakkuk, 2025 yılında ise 1 milyon 726 bin 958 TL matrah ve 431 bin 739 TL tahakkuk beyan etti.
Şirketin faaliyet alanı yalnızca hayvan yemleriyle sınırlı olmamasına rağmen, kamu kayıtlarında yer alan kedi ve köpek yemi ihaleleri incelendiğinde özellikle 2024 yılı öne çıkıyor. Şirket, 2024 yılı içerisinde CHP yönetimindeki belediyelerden toplam 55 milyon 704 bin 925 TL tutarında yem ihalesi aldı. Bu kapsamda Büyükçekmece Belediyesi'nden 14 milyon 235 bin TL, Ankara Büyükşehir Belediyesi'nden iki ayrı ihale ile toplam 26 milyon 568 bin TL, Antalya Büyükşehir Belediyesi'nden 13 milyon 220 bin TL, Ataşehir Belediyesi'nden 1 milyon 151 bin 275 TL ve Aydın Büyükşehir Belediyesi'nden 530 bin 650 TL tutarında sözleşme imzalandı.
Aynı yıl içerisinde şirket, AK Parti ve MHP yönetimindeki belediyelerden de toplam 9 milyon 443 bin 700 TL tutarında yem ihalesi kazandı. Karabük Belediyesi'nden 1 milyon 819 bin 200 TL, Darıca Belediyesi'nden 2 milyon 433 bin TL, Erbaa Belediyesi'nden 1 milyon 576 bin 500 TL, Tokat Belediyesi'nden 690 bin TL ve Karaman Belediyesi'nden 2 milyon 925 bin TL tutarında sözleşmeler yapıldı.
Böylece şirket, 2024 yılı içerisinde farklı siyasi partiler tarafından yönetilen belediyelerden toplam 65 milyon 148 bin 625 TL tutarında yem ihalesi almış oldu. Aynı yıl için vergi levhasında ise 843 bin 704 TL matrah ve 210 bin 926 TL vergi tahakkuku beyan edildi.
Şirketin kamu kurumlarından aldığı ihaleler 2026 yılında da devam etti. Yılın ilk aylarından itibaren Burhaniye Belediyesi'nden 2 milyon 715 bin 350 TL, Hopa Belediyesi'nden 732 bin TL, Akhisar Belediyesi'nden 1 milyon 222 bin 200 TL, Seyhan Belediyesi'nden 2 milyon 796 bin TL ve Ankara Büyükşehir Belediyesi'nden 17 milyon 597 bin 100 TL olmak üzere CHP yönetimindeki belediyelerden toplam 25 milyon 62 bin 650 TL tutarında sözleşme imzalandı.
Bunun yanında AK Parti yönetimindeki Sincan Belediyesi'nden 3 milyon 519 bin 175 TL ve Eyyübiye Belediyesi'nden 4 milyon 177 bin 500 TL olmak üzere toplam 7 milyon 696 bin 675 TL tutarında yeni ihaleler alındı. Böylece şirket, 2026 yılının ilk aylarından bugüne kadar toplam 32 milyon 759 bin 325 TL değerinde kedi ve köpek yemi ihalesinin sözleşmesini imzalamış oldu.
Şirketin kamu kurumlarından aldığı ihaleler ile vergi levhalarında yer alan mali beyanları arasındaki ilişkinin nasıl şekillendiği, söz konusu sözleşmelerin kapsamı ve uygulama süreçlerinin ne ölçüde denetlendiği ise merak konusu. İhale süreçlerinin ve sözleşme kapsamındaki teslimatların ilgili kamu kurumları tarafından denetlenip denetlenmediği konusunda yapılacak incelemeler, soruların cevaplanmasına katkı sağlayabilir.
Kamu kayıtları, DOĞUŞ HAYVAN SAĞLIĞI ÜRÜNLERİ VE MADENCİLİK SANAYİ TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ'nin son yıllarda belediyelerden yüksek tutarlı kedi ve köpek yemi ihaleleri alan şirketlerden biri olduğunu ortaya koyarken, şirketin mali beyanları ile ihale hacmi arasındaki ilişki ise en kısa zamanda açıklığa kavuşturulmak zorunda.
İspanya, İtalya, Almanya vb. Avrupa ülkelerinin vize randevularını bot yazılımlarla kapatan sözde vize şirketleri:
Vatandaşın ücretsiz olan vize randevu hakkını 250 Euro’dan 400 Euro’ya kadar satıyor. Siz aylarca bekleyi, alamazken bunlar sizin hakkınızı pazarlıyorlar.
Kısaca: Bir karaborsa sistemi kurmuşlar.
Bu şirketlerden randevu almazsanız randevu bulmanız neredeyse imkânsız. Randevular saniyeler içinde tükeniyor.
Bu korsan vize şirketleri yılda milyonlarca dolar kazanıyor.
Avrupa Birliği yetkililerine bu hafta gönderdiğim delillerin ardından inceleme başlatıldığını söylediler.
Umarım bu video bir ihbar olarak kabul edilir ve Türkiye’de bu kişiler hakkında soruşturma başlatılır.
Yaptığım bu çalışmaların gündem olması ve devamı için beni takip edip, videolarımı paylaşabilirsiniz.
CHP’li Bornova Belediye Başkanı Ömer Eşki, Uşak Belediye Başkanı Özkan Yalım’ın sevgilisini “bankamatik personel” olarak işe aldığını ve bu yüzden doğan “kamu zararı”nı cebinden ödeyeceğini açıkladı.
Ne güzel iş…
Böylece sorun çözülmüş mü oluyor?
Niye işe aldın?
Sana emanet edilen bir bütçeyi hangi hakla bu şekilde harcadın?
Bornova halkı sana niye güvensin?
Buna benzer kim bilir daha kaç kişi var?
Bu bankamatik olayı ortaya çıkmasa işine son vermeyecek, tatlı düzeni sürdürecektin.
Biz size bunun için mi oy verdik?
CHP yönetimi; 2. sevgilisini İzmir Bornova Belediyesi’ne “bankamatik eleman” yaptıran Özkan Yalım’a hesap soramayacağı için; bu yolsuzluğa zemin hazırlayan Bornova Belediye Başkanı’na da hesap soramaz.
Ancak TÜM PARTİLERİN belediye başkanlarına bir bilgi vereyim:
İlgili birimlere; TÜM PARTİLERE AİT belediyelerdeki bankamatik personellerin tespit edilmesi talimatı verildi bakanlık tarafından.
İşlem şöyle olacakmış:
Tüm belediyelerdeki personellerin listeleri SGK’dan istenecek; bu kişilerin işe gidip gitmedikleri HTS - baz yöntemiyle analiz edilecek.
Bir kişinin 1 yıllık HTS - baz performansı 3 dakikada tespit edilebiliyormuş.
Türkiye’deki TÜM belediyelerde 100 BİN’in üzerinde bankamatik olduğu tahmin ediliyor.
Rakam abartılı değil; sadece BEŞİKTAŞ Belediyesi’nde 1300’e yakın bankamatik vardı. (Sayıştay Raporu)
Bunların çoğu kurultay öncesi işe alınmıştı.
Umarım Maliye ve İçişleri Bakanlığı bu soyguna da son verir.
Böylece işe gitmediği halde belediyeden maaş alıp ona buna küfreden aşağılık troller dönemi de kapanır.
Tabii bu arada bu kişilerden aldıkları haksız maaşlar da faiziyle geri alınmalı.
Bu da ihmal edilmemeli…
🔴Savunulacak tarafı kalmayınca hepsi çark etti.
Ve sonunda İsmail Saymaz, hem de Halk tv'de patladı:
İsmail Saymaz: Uşak'ta bu iş bir yıldır biliniyormuş, uyarılmış insanlar.
Bu iddialar CHP Genel Merkezi'ne aktarılmış. Neden CHP'liler buna vaktinde neden müdahale etmediler?
Bir de bu kişinin orada eğlence merkezi yani gazinosu ya da restoranı böyle bir mekanı da varmış yani oteli falan şimdi bak mesela oteline dün baskın yapıldı.
Oteline eğlence mekanlarına görüntüler el konuldu orada neden bu görüntüler el konuldu?
Muhtemelen şuna bakılacak buraya gelen giden CHP'liler var mı kalan konaklayan CHP'liler var mı yani buna Özgür Özel de dahil öyle anlıyorum.
Sosyal medya analizlerine son veriyorum, sadece şu oldu, bu oldu şeklinde bilgilendirmelere devam edeceğim.
Bakın, ben çok çalışıyorum. Gerçekten çok.
Çalışmalarımın bir kısmını, burada, faydalı olmak için paylaşıyorum. Ama, önemli emek harcadığım yazıları okuyup, hiç alakası olmayan, cevabınızın aslında yazıda olduğu, hiç yazmadığım sonuçlar çıkarıldığını gördükçe, boşuna uğraştığımı görüyorum.
Çoğunluğun okumadığı çıkarımına vardım. Sadece, ilk 2 cümleyi okuyup, 1 saatte yazdığım yazıyı, hemen anladığını sanan bir kibir var.
Bilgilendirmelere tabii ki devam edeceğim. İlgilenen, görmek isteyen çok sayıda okuyan var. Ama, bu boyutta emek harcamayacağım. Bana yazık...
Dışarıyı cennet gibi anlatan çok oldu.
Türkiye’yi küçümseyen çok oldu.
Burada hayat yok deyip gidenler.
Gördük Londra’yı, Dubai’yi.
Doktoru, mühendisi, yazılımcısı.
Gittiklerinde gördüğü gerçekler acı :)
Yalnızlık. Yabancılık.
2. sınıf insan muamelesi.
Dünyanın hiçbir yeri masal değil.
İlber hoca yıllarca söyledi.
Kimse seni beklemiyor dışarda, beklenen mülteci değilsin :)
Başka bir ülkede Para kazanırsın.
Yaşarsın. Ama çoğu zaman yabancısın. İkinci sınıf insan muamelesi görürsün :)
Londra’da göçmen korkusu.
Almanya’da yalnızlık ve bürokrasi.
Hollanda’da yüksek vergi ve izolasyon.
ABDde silah ve sağlık sistemi stresi.
Dubai’de savaş ve güvenlik endişesi.
Hiçbir ülke kusursuz değil.
Bu topraklarda tarih var.
Babamızın memleketi burası.
Eksikler var mı? Var.
Ama kaçmak yerine düzeltmek bizim işimiz.
Başkasının ülkesinde ikinci sınıf yaşamaktansa burda başı dik yaşamak mevzu bahis.
Kaçmak kolay olan.
Bu vatan cennet. Güzelleştirmek bizim elimizde :)
Edirne Belediyesi Meclisi’nde işe alım tartışması gündem oldu.
- CHP’li Meclis Üyesi:
“Belediyedeki işe alımlar KPSS puanına göre yapılıyor.”
- AK Partili Meclis Üyesi:
“Belediye Başkan Yardımcısının gelini, il başkanının oğlu, ilçe başkan yardımcısının eşi, milletvekilinin yeğeni… Hepsi mi KPSS’de ilk 5’e girdi? Hep bir aileden çıkıyor zekiler.”
Tüik enflasyon ölçümü halkın enflasyonunu ölçmekten iyice uzaklaştı;
Tüik'in yeni enflasyon ölçüm yöntemi ile alakalı 2 kaygımı daha önce yazmıştım
1) AB'ye uyumlu ölçüm, bizim için uygun değil. Gelir adaletinden harcama alışkanlıklarına her şey farklı
2) Açıklanan yeni ağırlıklar kafama hiç yatmadı
Alaattin Bey, nedenini çözmüş
Ulusal hesaplarda Turist gelirleri de var. Bu yüzden ağırlıklar hesaplanırken, turistin harcaması da dikkate alınmış oluyor. İyi de, enflasyonu ben yaşıyorum?
Sonuç ne oluyor?
Halk, gelirinin 33%'ünü konuta harcarken, konut ağırlık artacağına 11.4%'e düşüyor. Kira ağırlığı, eski ölçümle 8.5%'a yükselecekken, 6.76%'da kalıyor
Turist neye çok harcar? Lokanta otel
Onun da ağırlığı 11.13%'e artıyor
Yani, bizim bütçemizden konuta harcadığımız ağırlıkla lokanta otele harcadığımız ağırlık aynı hale geliyor
Yani, bu ölçüm halkın enflasyonunu ölçmekten iyice uzaklaşıyor
“Engelli park yeri boş olsa bile boş kalmalı, çünkü o alan konfor değil, zorunluluktur.”
Bir içerik üreticisi, engelli park yerlerini aptala anlatır gibi anlattı.