“Yok efendim iktidarı güçlendirmiş süreç. Böyle diyor Ragıp.
Ragıp gibi beyaz türklerin iktidar ile ilgili kaygıları var diye Kürt gençleri canından olsun, onlar da konforlu muhalefet yapsın.
Kimse Apocular üzerinden kendi davasını yürütmesin, herkes kendi yoluna baksın.
Ragıp cemaat operasyonunun bir aparatısın.
“1999’dan bu yana devlete, iktidara, rejime yamalanmış bir kişilik”
Böyle yazmış Önderlik için peki süreç başlamadım Kürt medyasının kurumlarında ne işin vardı o zaman, bilmiyor muydun bunlar Apocu.
Ben sizin sürünüzden ayrılan koyun değilim!
Ragıp Duran
Yayınlanan bir yazım ile 8 kelimelik bir cümlem sosyal medyada çok yaygınlaştı ve farklı tepkilere yol açtı. Her mesaja cevap verecek halim yok. Ama altı noktaya açıklık getirmek isterim.
https://t.co/nwFSPmEuOC
Sizin dogmatik ve Stalinist bilinçaltınızın, iktidarı hedef alma adı altında aslında savaşın bitmesini istemediğiniz gerçeğini açıkça ortaya koyduğu anlaşılmıştır. Sayın Öcalan’ın geliştirdiği demokratik konfederalizm, klasik devletçi ve merkeziyetçi sosyalizmin ötesine geçen, toplumun kendi kendini yönetmesine, ekolojiye, kadın özgürlüğüne ve komünal dayanışmaya dayanan özgün bir özgürlükçü sosyalist paradigmadır. Bu düşünce sistemi, ulus-devlet ve kapitalist modernitenin dayattığı egemenlik ilişkilerini reddederken, halkların demokratik özyönetimle bir arada yaşayabileceği bir toplumsal düzeni savunur. Savaşı bitirme yönündeki tutumu da tam da bu sosyalist perspektiften kaynaklanır: Silahlı mücadeleyi mutlak bir amaç değil, koşulların dayattığı geçici bir araç olarak gören Öcalan, kalıcı barışı ancak demokratik toplum inşasıyla, halkların eşit ve özgür iradesiyle mümkün görür; çünkü sosyalizm, halklar arası çatışmayı değil, sömürü ve tahakküm ilişkilerinin aşılmasını esas alır. Bu derin ideolojik yaklaşımı troll üslubuyla karalamak, Kürt halkının yarım asırlık mücadele birikimini ve özgürlükçü sosyalist arayışını hiçe saymaktan başka bir şey değildir. Esas trollük, ciddi bir siyasi düşünceyi küçümseyici bir dil ve aşağılayıcı üslupla hedef alan sizin yaklaşımınız değil midir? Biz ahlaki ve hakikatle bağı kurulmuş eleştiri ile trollvari provokatif saldırı ve karalama çabasını ayırt edebiliyoruz, merak etmeyin... Son dönem paylaşımınız ve konumlanma biçiminiz iktidar karşıtı olma iddianızı ve tüm geçmişinizi inkar anlamı taşıyor. Siz bunu “sürü den değilim” diye geçiştirebileceğinizi mi sanıyorsunuz…
@ixbaran_683219q İki yıldır ya anlamadınız ya da salağa yatıyorsunuz: Şu anki süreç negativ barış süreci, yani savaşı bitirme süreci. Kürtlerin hakları için uzun elimli bir müzakere ve mücadele, demokratik siyaset yoluyla yürütülecek. Yani Apocular yine mücadele edecek siz sadece konuşacaksınız.
ERKEĞİ DÖNÜŞTÜRME ATÖLYESİ!
Evet, şaka değil gerçek!
Öncelikle bilinmelidir ki ne erkek, ne de kadın hiçbir canlının haksızlığa uğramaması en öncelikli ilkemizdir.
Ancak; "Erkeği dönüştürme" söylemiyle Kürt erkeğini karalayan bir algı oluşturulması ve toplumun aile yapısına aykırı sapkın ideolojilerin dayatılması çok ilginçtir.
Eleştirdiğiniz "erkek egemen zihniyet" ile kastettiğiniz, eş başkanı olmayan Abdullah Öcalan olabilir mi?
Bizim erkeğin veya kadının dönüştürülmesine değil; insanın özüne, yani fıtratına dönmesine ihtiyacımız var. O öz ise aziz İslam’ın ta kendisidir.
Aziz İslam; adalettir, merhamettir, huzurdur, kadına da erkeğe de en güvenli limandır.
🚩"Lozan Antlaşması, Kürdistan'ın cetvelle İngilizler ve Türk egemen sınıflar arasında paylaşılması antlaşmasıydı"
🗣️Tarihçi Erdoğan Aydın:
📌Türk egemen sınıfları, tarih yazıcıları "Ortadoğu'nun sınırları cetvelle çizildi" lafını çok severler. Oysa, cetvelle sınır çizme operasyonunun en önemlisini, yani Kürdistan'ın bölünmesini bizzat kendileri İngilizlerle birlikte yapmışlardır.
📌İngilizlerle göğüs göğüse mücadele veren tek kişi Şeyh Mahmud Berzenci'dir. İngiliz kuvvetlerini Süleymaniye bölgesinde püskürtmüştür. İngilizler buna karşılık bütün Kürt köylerini bombalamıştır. Ama Türkiye sınırları içerisinde resmi kuvvetlerin İngilizlerle bir tek çatışması olmamıştır. Lozan Antlaşması da, emperyalizmle anlaşma ekseninde gerçekleşen bir anlaşmaydı. Bunun bedelini ödeyen kesim ise Kürtler olmuştur.
#MedyaHaber #MedyaHaberTv
Topal Osman Mustafa Kemal’le ters düştü. Çatışmaları Topal Osman’ın Çankaya Köşkü’nü basmasına kadar gitti. Mustafa Kemal kara çarşaf giyerek kadın kılığında kaçtı köşkten kaçtı. MK’nin karısının Topal Osman’ın adamlarından dayak yediği bile iddia ediliyor.
💬 Koçgiri aşireti Atatürk’e mektup yazar:
“Kürdistan’ı kurduk, bizi tanıyın; yoksa tanıtırız.”
🗣️ Atatürk, Koçgiri���ye haber salar: “Bekleyin Topal Osman Ağa sizi tanımaya geliyor.”
Topal Osman Ağa, bölgeye gider, isyanı ve sözde Kürdistancı isyancıları bir güzel bastırır…
🚩Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan'dan süreç ve yasal çerçeveye ilişkin açıklama
🗣️DEM Parti Riha Milletvekili Dilan Kunt Ayan:
📌Başkan, "Bu yasa eksik ve yetersiz olsa bile, yeni bir başlangıcın adı olmalı" şeklinde bir ifade kullanmış. Belki bu yasa tek başına bir çözüm olamayacak ama tüm eksik yaklaşımlara rağmen, Sayın Öcalan'ın Kürt'ün özgürlüğünü ve kardeşlik hukukunu ne kadar önemsediğini ve bunda ne kadar ısrarcı olduğunu ortaya koyan bir bakış açısı sunduğunu görebiliyoruz.
#MedyaHaber #MedyaHaberTv
Burjuvazinin temsilcisi Öcalan mı :)
Gerçekten siz kafayı yemişsiniz. Bu moruk solcuların çoğunun tedaviye ihtiyacı var.
Kendilerini salsalar Öcalan tedavi edecek de işte tedavi olmaya da istekleri yok
Bu arkadaş, komünizmle faşizmi aynı kefeye koyup, göstermeye pek meraklı, Batı emperyalist ideolojisinin fideliğinde yetiştirilmiş tipik bir “ev zencisi”. Yıllarca PKK “Network”ünün ekmeğini yiyip şimdi pastadan mahrum kalınca, Kürt burjuvazisinin temsilcisi Öcalan’ı 👇
🚩Efrîn'de 2019 yılında çıkan çatışmada şehit düşen ve cenazesi bugüne kadar ailesine teslim edilmeyen YPG'li Dijwar Aydoğan'ın annesi Emine Aydoğan, yedi yıldır, bir mezar taşı bile olsa, çocuğuna ait bir parça bekliyor
🚩Devletin baskı ve zulmüne karşı direnen annelerden biri de kızı, oğlu, eşi ve amcası Kürt Özgürlük Hareketi mücadelesinde şehit düşen Cevher Kılıç. O da Emine ana gibi, çocuklarıyla gurur duyduğunu ve mücadelelerini başarıyla taçlandıracaklarını vurguluyor
#MedyaHaber #MedyaHaberTv
Duran Kalkan: "Sanki biraz yanlış geldiniz, buraya değil de önce İmralı'ya gitseydiniz daha doğru adrese gitmiş olurdunuz"
Yeni çözüm sürecinde PKK/KCK’nin üst düzey isimleri kendi medya kuruluşları dışında kimseye açıklama yapmamıştı
Örgüt, kapısını ilk kez Medyascope’a açtı. Duran Kalkan Medyascope Yayın Yönetmeni Ruşen Çakır'a (@cakir_rusen) konuştu
🔗 https://t.co/QOg9IKfYh9
Duran Kalkan, @cakir_rusen'e konuştu: "Süreç sürüyor, batmayacak"
"Her şey savaşla çözülmez. Savaş açığa çıkarır, çoğu zaman siyaset çözer. Dolayısıyla hem çözümün zamanı hem de siyasetin zamanı geldi"
"Ortadoğu'daki durumu görüyoruz. Devletler gittiler, örgütler gittiler. Kendilerini Ortadoğu'nun en güçlüsü sanan liderler gittiler. Yani bu nereye kadar gidecek? Birileri dışarıdan bölgeyle böyle uğraşıyor. Ama biz bu bölgenin insanlarıyız"
➡️ https://t.co/QOg9IKfYh9
Ruşen Çakır (@cakir_rusen): "Mesela siz, Cemil Bayık, Murat Karayılan; Türkiye'ye geleceksiniz ve yasal siyaset mi yapacaksınız? Bunu mu bekliyorsunuz?"
Duran Kalkan: "Neden olmasın? Yani olmaz mı? Zorluklar var ama neden olmasın? Olabilir. Fakat bu noktada bizim önceliğimiz Önder Abdullah Öcalan'ın özgürce siyaset yapabilmesi. Siyaset takdir etse, Önder Abdullah Öcalan hemen siyaset yapabilir hale gelebilir"
➡️ https://t.co/QOg9IKfYh9
Ruşen Çakır (@cakir_rusen): "Selahattin Demirtaş için ne diyorsunuz? Çıkacak mı, çıksın mı, bu süreçte nasıl bir rol oynayabilir?"
Duran Kalkan: "Sadece Selahattin Demirtaş değil, bütün siyasetçiler cezaevinden çıksın istiyoruz. Çıksalardı dışarıda önemli rol oynayabilirlerdi. Şimdi de cezaevindeler, yine bir rolleri var hepsinin. Rolsüz değil hiç kimse, herkesin bir rolü var bu mücadelede. Zindanda olan da rol yapıyor. Dışarıda siyaset yapan da, Önder Apo'nun rolü kendine göre. Bizimki kendimize göre. Rol karmaşası yaşamamalıyız. Herkes kendi rolünü iyi tanımalı ve gereğini yerine getirmeli. Oldukça zeki, deneyimli, tecrübeli, birikim de kazandı. Oldukça rol oynayabilecek bir kişilik"
➡️ https://t.co/QOg9IKgw6H
Duran Kalkan, "Erdoğan'ın oyunu var ve Öcalan ve örgütü o oyunun parçası oldu" eleştirilerine yanıt verdi:
"'Yüzde 100 oyun yok' demiyoruz. Çağrılar yapanlarla, tartışma yürüttüklerimizle yüzde 100 aynı görüşte değiliz fakat oyun da olsa bir politika yapmanın önü açılıyor mu? Yeni şeyler yapmak için imkan doğuyor mu? Biz ona bakıyoruz"
@cakir_rusen'in röportajı ➡️ https://t.co/QOg9IKgw6H
🚩DEM Parti heyeti basına hangi konuda bilgilendirme yaptı?
🗣️Gazeteci Melek Avcı:
📌Gazeteciler olarak süreçte şeffaflık kapsamında bugün DEM Parti'den Ayşegül Doğan, Tayyip Temel ve Saruhan Oluç ile bir araya geldik. Kendileri çeşitli konularda bilgilendirmelerde bulundu.
📌Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan'ın tarifiyle çıkarılacak "kök yasanın" 10 ila 12 maddeden oluşabileceğine dair öngörüleri olduğunu ifade ettiler. Yasanın yalnızca Kürt Özgürlük Hareketi'ne özgü, geri dönüş düzenlemelerini içeren bir tasarı olarak hazırlanacağını söylediler.
📌İmralı'da 24 Mayıs'ta gerçekleşen son görüşmede hem Kürt Halk Önderi'nin hem de iktidarın karşılıklı olarak birbirlerine öneriler sunduğu da ifade edildi. Yani her iki tarafın da süreçten beklentilerinin net olduğu belirtildi.
📌23 Temmuz'da İmralı'ya yapılacak ziyarette taslağın son hâline kavuşacağı ve Meclis tatile girmeden yasalaşacağı konusunda bir mutabakat bulunduğu tartışılıyor.
📌Kürt Özgürlük Hareketi yöneticilerinin Türkiye'ye gelip gelmeme durumu ile üçüncü ülkelere gönderilmeleri meselesinin, bir yasaktan ziyade devlet, Kürt Özgürlük Hareketi ve Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan arasında yürütülecek müzakerelere bırakılacak bir başlık olarak ele alındığı ifade ediliyor.
#MedyaHaber
#MedyaHaberTv
İran Kürdistanı Siyasi Güçleri İttifakı üyesi PDK-İ’ yöneticisi Mauludi, İran savaşı hakkında konuştu:
"Ne resmi ne de gayri resmi olarak ABD ve İsrail’den İran savaşına dahil olmak için teklif almadık. Kürtlerin haklarını gözeten bir savaş değil. Kürtleri ve Kürdistan’ı korumak savaşa girmedik."
🗞️ Ferhat Yaşar'ın (@frtysr_) haberi https://t.co/HIHigM1cEo
Sayın Adaşım;
Öncelikle sorunuzu samimiyetle karşılıyorum. “Devleti demokratikleştirip toplumu devletsizleştirmek” cümlesi, herhangi bir halkı (Kürtleri dahil) devlet hakkından mahrum bırakma niyeti taşımaz. Tam tersine, tüm insanlık için kapitalist ulus-devlet sisteminin ötesine geçmeyi hedefleyen evrensel bir sosyalist geçiş stratejisidir. Bu yaklaşım, ne “Kürtlere özel devletsizlik” dayatmasıdır ne de ikiyüzlü bir ayrımcılıktır. sosyalist bir perspektiften, hem teorik temellerini hem pratik işleyişini hem de örneklerini ayrıntılı şekilde açmak isterdim o kadar zamanımda yok ama kısaca değinme ye https://t.co/3C951PJFSK canlı türleri arasında algı eşikleri nasıl farklı ise insan türü içinde de algı eşiklerinin farklı olduğunu düşünüyorum.Bu açıdan ontolojik bir tartışmanın zorluklarının da ayırdındayım.
Soruna dönecek olursak tekrardan; Bu ifade iki eşzamanlı süreci tanımlar:Devleti demokratikleştirmek: Mevcut devlet aygıtını (bürokrasi, ordu, yargı, eğitim) burjuva temsili demokrasisinin dar çerçevesinden çıkarıp, doğrudan demokrasi mekanizmalarıyla dönüştürmek. Halk meclisleri, işçi konseyleri, kadın ve gençlik kotası, (geri çağırma) hakkı gibi araçlarla devleti “halkın aracı” haline getirmek. Bu, devletin baskıcı ve sömürücü işlevlerini zayıflatmak için bir geçiş taktiğidir.
Toplumu devletsizleştirmek: Toplumun kendi kendini yöneten organlarını (komünler, kooperatifler, federasyonlar, mahalle meclisleri) güçlendirmek. Devletin üstlendiği fonksiyonları (güvenlik, üretim, dağıtım, eğitim, sağlık, ekolojik planlama) tabandan yukarıya, gönüllü birliktelik ve karşılıklı yardımlaşma ilkesiyle devralmak. Ama��, devletin tarihsel olarak “zorunlu” görünen rollerini toplumsal özyönetimle ikame etmektir.
Sonuç olarak ya da ek olarak Şu hususuda belirtmek isterim; Konunun politik boyutu çokça konuşuluyor ama demokratik sosyalist düşünce sisteminin felsefi arka planı göz ardı ediliyor. Tıpkı Marx ında sadece politik bir referans olarak ele alınıp özündeki felsefecinin iktisatçının sosyoloğun kısacası bilim insanı olmasının ıslalanması gibi. Bizde de Demokratik sosyalizm salt politik düzlemde hatta Kürt sorununa indirgenerek tartılıyor. Şu soru ile bitirmek istiyorum belki konunun bütün bağlamları ile birlikte değerlendirilip anlaşılması açısından basit bir anahtar işlevi görür; Doğmatik mantık nedir? Doğmatik mantığın alternatifi hangi mantıksal düşünce biçimidir? Bu soruya cevabınızı ivedilikle bekliyorum. Ortak bir algı eşliğinde buluşursak ontolojik bir tartışmanın daha geliştirici olacağını düşünüyorum. Selamlar…