🔻Afganistan, El Kaide bağlantısı iddiaları, Guantanamo’da tutuklu geçen 14 yıl
🔻 Başakşehir’de satın alınan bir ev
🔻Suudi Arabistan uyruklu Shaker Aamer 2019’da Türkiye’ye yasal giriş yaptı
🔻MİT, geçen yıl onu “yabancı terörist savaşçı” olarak bildirdi. Altı yılda ne değişti?
https://t.co/i4ZntTR5be
T24’ün internet sitesi ve sosyal medya hesapları neden erişime engellendi? 118 içerik üzerinden alınan karar bağımsız yayıncılığı nasıl etkiliyor?
T24 Sorumlu Yazı İşleri Müdürü @candanyildizz, @crnbyr'ın sorularını yanıtlıyor.
#Dört1Yandan | 10.30👇
https://t.co/nfB1l9H7n9
Bingöl'ün Solhan ilçesinde Hüseyin Artunç Lisesi pansiyonunun yemekhanesindeki asansörde meydana gelen kazada ağır yaralanan 15 yaşındaki öğrenci Abdülkerim Demir, tedavi gördüğü hastanede 9 gün sonra hayatını kaybetti
https://t.co/d8CtEcRzGL
✍️ Hasan Cemal yazdı:
Evet, bugün acı ve hüzün...
Acı, çünkü T24’e erişim engellendi.
Hüzün, çünkü 82 yaşındaki 58 yıllık gazeteci
bir yuvasından daha oldu...
Acı ve hüzün ama mücadeleye devam...
Demokrasi ve özgürlük için...
Hak hukuk adalet için...
Bu mücadelemiz
bu ülkenin demokratlarıyla birlikte
devam edecek...
Çünkü gazetecilik suç değildir!
Gazeteciliğin özgür olmadığı yerde
demokrasi yoktur, hak hukuk adalet yoktur.
Hapishanelerin siyasi suçlularla doldurulduğu
bir ülkede demokrasi yoktur.
Demokrasi mücadelesi vardır.
Nokta!
Türkiye’yle dertleşme; T24’e erişim nasıl engellenebildi!
T24’e erişim, “son bir yılda yayımlanan 118 yazının Türk aile düzeninin bozulmasına yönelik olduğu” iddiası eşliğinde “suç işlenmesinin önlenmesi ve kamu düzeninin korunması amacıyla” engellendi. Ancak karara dayanak yapılan 118 yazıda imzası olan 57 yazarın 22’si “yıllar önce” T24’te yazmış ve ayrılmış isimlerden oluşuyor! Diğer yandan, karara gerekçe yapılan ve gerçekten “son bir yılda yayımlanmış” yazıların bir kısmında ise “LGBTİ propagandası” bir yana, böyle bir içerik de yok! T24 kapanmadı, zira gazetecilik kapatılamaz. Değerli okurlarımız, yıllar içinde sayıları milyonları bulan takipçilerimiz; T24, internet yayınlarını düzenleyen yasaya da aykırı bu haksız, orantısız, ölçüsüz kararın kaldırılması için bütün hukuki süreçleri başlattı. İşimizin başındayız!
T24’ten kamuoyuna
Türkiye’nin dünyada da referans alınan, Temmuz ayında sonuçları açıklanan Stanford Üniversitesi araştırmasında, “yapay zekâ platformlarının Türkçe bilgi doğrulamalarında başvurduğu mecralar” arasında birinci sırada çıkan T24’e erişim engellendi.
Karardan, Türkiye’de ana akım gazeteciliğin önde gelen mecrası olan T24 hakkındaki sürecin İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nın başvurusu üzerine başladığını anlıyoruz. Yine karar metninden, İstanbul 1. Sulh Ceza Hâkimliği’nin, başvuruyu önce reddettiğini, ancak başsavcılığın itirazı üzerine bu kez erişim engeli kararı verdiğini öğrendik.
T24 hakkındaki karar; “T24’te son bir yılda yayımlanan 118 yazının Türk aile düzeninin bozulmasına ve Türk aile yapısının zayıflatılmasına yönelik olduğu” iddiasına dayandırılıyor ve “suç işlenmesinin önlenmesi ve kamu düzeninin korunması amacıyla” T24’e ve sosyal medya hesaplarına erişimin engellendiği belirtiliyor.
Başsavcılığın ilk başvurusunu reddeden İstanbul 1. Sulh Ceza Hâkimliği’nin, itiraz üzerine bu kez nasıl -sadece öne sürülen 118 yazı da değil- T24’ün bütün içeriklerine erişim engeli kararı verdiğini şu anda bilemiyoruz.
Ancak, T24’e tebliğ edilmeden bazı medya kuruluşlarına gönderilen kararı elimize aldığımızda “son bir yılda LGBTİ propagandası yapıldığı” iddiasında bile yapılan maddi hatayı görebiliyoruz. Zira iddiaya dayanak yapılan 118 yazıda imzası olan 57 yazarın 22’si “yıllar önce” T24’te yazmış ve ayrılmış isimlerden oluşuyor! Bir başka deyişle, erişim engeli kararına “T24’te son bir yılda yayımlanan yazısı” gerekçe gösterilen 57 yazarın yaklaşık yarısı yıllardır T24’te yazmıyor! Yani “son bir yılda yayımlanan yazılar” iddiası öne sürülüp geleceğe yönelik olarak “T24’ü erişime engelleyerek suçu önleme” kurgusu, henüz bu aşamada dağılıyor.
Yıllar önce yayımlanan yazılarla T24 “aile yapısı” ve “kamu düzeni”ni nasıl bozmuş olabilir ki, kamu otoritesi dahil, kimsenin bundan haberi olmadı!
Diğer yandan, karara gerekçe yapılan gerçekten “son bir yılda yayımlanmış” yazıların bir kısmında ise “LGBTİ propagandası” bir yana, böyle bir içerik yok!
Söz konusu yazıların basın ve ifade özgürlüğü kapsamında olması bir yana, 5651 sayılı İnternet Ortamında Yapılan Yayınların Düzenlenmesi ve Bu Yayınlar Yoluyla İşlenen Suçlarla Mücadele Edilmesi Hakkında Kanun’un 8/A maddesine dayandırılan karar, söz konusu yasada yapılan değişikliğin amacına da aykırı. Zira kanunda yapılan değişikliğin, “sadece dava konusu edilen içeriklere erişim engeli getirilmesi, yayınların tamamına erişimin engellenmesinin önlenmesi amacıyla yapıldığı” duyuruldu.
T24, bir yandan hukuki süreçlere başvurma hazırlığını yaparken diğer yandan Erişim Sağlayıcıları Birliği’nin kendisine gönderdiği karara konu 118 yazıyı yayından kaldırdı. Söz konusu yazıların belirtilen 4 saat içinde yayından kaldırdığını da Erişim Sağlayıcıları Birliği’ne bildirdi.
Hâl böyleyken, trafik sıralamalarında; dünyadaki yaklaşık 500 milyon aktif internet sitesi arasında ilk 3 bin 300, dünyadaki bütün medya/haber mecraları arasında ilk 350, Türkiye’deki yaklaşık 500 bin site arasında ilk 70 ve Türkiye’deki medya/haber mecraları arasında ilk 20’de bulunan, sadece bu yıl dokuz gazetecilik ödülü kazanarak rekor kıran, yapay zekâ platformlarının bilgi doğrulama süreçlerinde başvurduğu ilk mecra olan T24’ün bütün içeriklerine erişim engeli getirilebildi.
Bu gerçekten haksız, orantısız, ölçüsüz karara karşı, ilk andan itibaren yanımıza koşan bir hukukçularla hukuki süreçleri süratle işletiyor, itirazlarımızı yapıyoruz.
Söz konusu karar, sosyal medyada geçtiğimiz hafta sonunda “aynı görsel ve aynı metin”le T24’ü hedef alan iftira kampanyasının ardından geldi. “T24’ün milyonlarca lira fon aldığı, bu fonlarla LGBTİ propagandası yaptığı” iftirasını atanları muhatap almadık. T24’ün 17 yıldır hiçbir kişi, kurum, fon, dernek ve benzer bir oluşumdan tek kuruş almadığını; bu durumun devlet tarafından yapılan beş denetimle de teyit edildiğini içeren onlarca açıklamamız kayıtlarda duruyor. T24’ü bu yalanla hedef alanlar nereden besleniyor bilmiyoruz, ancak T24 sadece kendi ürettiği gelirlerle ideolojik ve finansal takıntılardan bağımsız bir gazetecilik yapıyor.
T24 propaganda yapmaz, kimseyi hedef almaz; ancak kim olursa olsun herkesin hakkını, hukukunu korumak için mücadele eder.
T24 ne fon, ne kişi, ne şirket, ne şu, ne bu, hiçbir yerden tek kuruş para almaz. Ancak kamu kurumları ve belediye imkânları da dahil olmak üzere her imkânı arsız bir iştahla tüketenlerin aksine kayıt dışı hiçbir iş yapmaz, devlete ve çalışanlarına karşı vergi ve prim yükümlülüklerini bir gün bile aksatmaz.
Değerli okurlarımız, yıllar içinde sayıları milyonları bulan takipçilerimiz T24 kapanmadı, gazetecilik kapatılamaz! T24 içeriklerine erişim engeli getirildi. Bu engelin kaldırılması, bu hatadan dönülmesi için bütün hukuki yolları başvuruyoruz.
İşimizin başındayız!
Can Atalay "Bıçak kemiğe dayandı" diyerek açlık grevine başladı: AYM kararı gereği adım Meclis kütüğe tekrar yazılmalıdır
https://t.co/1851ANw3Ck
https://t.co/lMZ8ZI0rsD
Türkiye’yle dertleşme; T24’e erişim nasıl engellenebildi!
T24’e erişim, “son bir yılda yayımlanan 118 yazının Türk aile düzeninin bozulmasına yönelik olduğu” iddiası eşliğinde “suç işlenmesinin önlenmesi ve kamu düzeninin korunması amacıyla” engellendi. Ancak karara dayanak yapılan 118 yazıda imzası olan 57 yazarın 22’si “yıllar önce” T24’te yazmış ve ayrılmış isimlerden oluşuyor! Diğer yandan, karara gerekçe yapılan ve gerçekten “son bir yılda yayımlanmış” yazıların bir kısmında ise “LGBTİ propagandası” bir yana, böyle bir içerik de yok! T24 kapanmadı, zira gazetecilik kapatılamaz. Değerli okurlarımız, yıllar içinde sayıları milyonları bulan takipçilerimiz; T24, internet yayınlarını düzenleyen yasaya da aykırı bu haksız, orantısız, ölçüsüz kararın kaldırılması için bütün hukuki süreçleri başlattı. İşimizin başındayız!
T24’ten kamuoyuna
Türkiye’nin dünyada da referans alınan, Temmuz ayında sonuçları açıklanan Stanford Üniversitesi araştırmasında, “yapay zekâ platformlarının Türkçe bilgi doğrulamalarında başvurduğu mecralar” arasında birinci sırada çıkan T24’e erişim engellendi.
Karardan, Türkiye’de ana akım gazeteciliğin önde gelen mecrası olan T24 hakkındaki sürecin İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nın başvurusu üzerine başladığını anlıyoruz. Yine karar metninden, İstanbul 1. Sulh Ceza Hâkimliği’nin, başvuruyu önce reddettiğini, ancak başsavcılığın itirazı üzerine bu kez erişim engeli kararı verdiğini öğrendik.
T24 hakkındaki karar; “T24’te son bir yılda yayımlanan 118 yazının Türk aile düzeninin bozulmasına ve Türk aile yapısının zayıflatılmasına yönelik olduğu” iddiasına dayandırılıyor ve “suç işlenmesinin önlenmesi ve kamu düzeninin korunması amacıyla” T24’e ve sosyal medya hesaplarına erişimin engellendiği belirtiliyor.
Başsavcılığın ilk başvurusunu reddeden İstanbul 1. Sulh Ceza Hâkimliği’nin, itiraz üzerine bu kez nasıl -sadece öne sürülen 118 yazı da değil- T24’ün bütün içeriklerine erişim engeli kararı verdiğini şu anda bilemiyoruz.
Ancak, T24’e tebliğ edilmeden bazı medya kuruluşlarına gönderilen kararı elimize aldığımızda “son bir yılda LGBTİ propagandası yapıldığı” iddiasında bile yapılan maddi hatayı görebiliyoruz. Zira iddiaya dayanak yapılan 118 yazıda imzası olan 57 yazarın 22’si “yıllar önce” T24’te yazmış ve ayrılmış isimlerden oluşuyor! Bir başka deyişle, erişim engeli kararına “T24’te son bir yılda yayımlanan yazısı” gerekçe gösterilen 57 yazarın yaklaşık yarısı yıllardır T24’te yazmıyor! Yani “son bir yılda yayımlanan yazılar” iddiası öne sürülüp geleceğe yönelik olarak “T24’ü erişime engelleyerek suçu önleme” kurgusu, henüz bu aşamada dağılıyor.
Yıllar önce yayımlanan yazılarla T24 “aile yapısı” ve “kamu düzeni”ni nasıl bozmuş olabilir ki, kamu otoritesi dahil, kimsenin bundan haberi olmadı!
Diğer yandan, karara gerekçe yapılan gerçekten “son bir yılda yayımlanmış” yazıların bir kısmında ise “LGBTİ propagandası” bir yana, böyle bir içerik yok!
Söz konusu yazıların basın ve ifade özgürlüğü kapsamında olması bir yana, 5651 sayılı İnternet Ortamında Yapılan Yayınların Düzenlenmesi ve Bu Yayınlar Yoluyla İşlenen Suçlarla Mücadele Edilmesi Hakkında Kanun’un 8/A maddesine dayandırılan karar, söz konusu yasada yapılan değişikliğin amacına da aykırı. Zira kanunda yapılan değişikliğin, “sadece dava konusu edilen içeriklere erişim engeli getirilmesi, yayınların tamamına erişimin engellenmesinin önlenmesi amacıyla yapıldığı” duyuruldu.
T24, bir yandan hukuki süreçlere başvurma hazırlığını yaparken diğer yandan Erişim Sağlayıcıları Birliği’nin kendisine gönderdiği karara konu 118 yazıyı yayından kaldırdı. Söz konusu yazıların belirtilen 4 saat içinde yayından kaldırdığını da Erişim Sağlayıcıları Birliği’ne bildirdi.
Hâl böyleyken, trafik sıralamalarında; dünyadaki yaklaşık 500 milyon aktif internet sitesi arasında ilk 3 bin 300, dünyadaki bütün medya/haber mecraları arasında ilk 350, Türkiye’deki yaklaşık 500 bin site arasında ilk 70 ve Türkiye’deki medya/haber mecraları arasında ilk 20’de bulunan, sadece bu yıl dokuz gazetecilik ödülü kazanarak rekor kıran, yapay zekâ platformlarının bilgi doğrulama süreçlerinde başvurduğu ilk mecra olan T24’ün bütün içeriklerine erişim engeli getirilebildi.
Bu gerçekten haksız, orantısız, ölçüsüz karara karşı, ilk andan itibaren yanımıza koşan bir hukukçularla hukuki süreçleri süratle işletiyor, itirazlarımızı yapıyoruz.
Söz konusu karar, sosyal medyada geçtiğimiz hafta sonunda “aynı görsel ve aynı metin”le T24’ü hedef alan iftira kampanyasının ardından geldi. “T24’ün milyonlarca lira fon aldığı, bu fonlarla LGBTİ propagandası yaptığı” iftirasını atanları muhatap almadık. T24’ün 17 yıldır hiçbir kişi, kurum, fon, dernek ve benzer bir oluşumdan tek kuruş almadığını; bu durumun devlet tarafından yapılan beş denetimle de teyit edildiğini içeren onlarca açıklamamız kayıtlarda duruyor. T24’ü bu yalanla hedef alanlar nereden besleniyor bilmiyoruz, ancak T24 sadece kendi ürettiği gelirlerle ideolojik ve finansal takıntılardan bağımsız bir gazetecilik yapıyor.
T24 propaganda yapmaz, kimseyi hedef almaz; ancak kim olursa olsun herkesin hakkını, hukukunu korumak için mücadele eder.
T24 ne fon, ne kişi, ne şirket, ne şu, ne bu, hiçbir yerden tek kuruş para almaz. Ancak kamu kurumları ve belediye imkânları da dahil olmak üzere her imkânı arsız bir iştahla tüketenlerin aksine kayıt dışı hiçbir iş yapmaz, devlete ve çalışanlarına karşı vergi ve prim yükümlülüklerini bir gün bile aksatmaz.
Değerli okurlarımız, yıllar içinde sayıları milyonları bulan takipçilerimiz T24 kapanmadı, gazetecilik kapatılamaz! T24 içeriklerine erişim engeli getirildi. Bu engelin kaldırılması, bu hatadan dönülmesi için bütün hukuki yolları başvuruyoruz.
İşimizin başındayız!
Yıllardır bu ülkede basın özgürlüğünün giderek daralan alanını kaygıyla izliyoruz. T24’ün internet sitesinin ve sosyal medya hesaplarının kapatılması da bu kaygıyı daha da büyüten bir karar.
Bir süredir sosyal medyada T24’e yönelik hedef göstermeleri ve ağır ithamları izliyorduk. Ardından böyle bir kararın gelmiş olması düşündürücü.
Ben T24’te yazıyorum. Doğan Akın’ı, gazetecileri ve orada verilen emeği biliyorum. Ama mesele yalnızca T24 meselesi de değil.
Bir toplumun farklı seslere tahammülü, demokrasisinin de ölçüsüdür. Eleştirinin alanını daraltmak, düşüncenin alanını da daraltır.
Bu kararın yeniden değerlendirilmesini ve T24’ün yayın hayatına özgürce devam etmesini diliyorum.
Bugün T24’ün ve özgür gazeteciliğin yanındayım.
Geçen haftadan günümüze düzenlenen iftira kampanyası üzerine T24 hakkında kapatma kararı verildi.
T24'ü kapatmak haberi yok etmez. Bu ağır sansür, gerçeği değil toplumun gerçeğe erişimini engeller. Gazetecilik suç değildir. #T24#GazetecilikSuçDeğildir
Dünyada da referans gösterilen Türkiye'nin en büyük bağımsız haber sitesi T24'ü kapatma kararı: Gerekçe "suç işlenmesinin önlenmesi ve kamu düzeninin korunması!"
https://t.co/0BheqD5Mkq
T24'ün internet ve sosyal medya hesaplarının, 'LGBT propagandası' yaptığı suçlamasıyla erişeme engellenmesi HEPİNİZİN haber alma hakkının engellenmesidir.
Gazeteci daima ve sadece halka ve gerçeğe karşı sorumludur. T24’te yapılan da gazeteciliktir.
….ve T24 gazeteciliğinin “Bugünün Türkiyesi’nde” tıklanmayla, rakamlarla ölçülemeyecek bir toplumsal ve kamusal değeri vardır.
T24’e reva görüşen bu “toptan kapatma” muamelesini görmezden gelebilen kim varsa, kendi ifade ve düşünce özgürlüklerinden zaten çoktan vazgeçmiştir.
#GazetecilikSusturulamaz
#GazetecilikSuçDeğildir
Demokrasimizin, hukuk devleti ilkelerinin ve basın özgürlüğünün giderek aşındığı zor dönemlerden geçerken, ülkemizin en çok okunan, onlarca basın emekçisinin çalıştığı ve en köklü haber portallarından olan t24'ün dayanaksız gerekçelerle, hukuka ve anayasaya aykırı bir biçimde kapatılması kararını mesleğimize yönelik ağır bir saldırı olarak nitelendiriyoruz.
Kapatılmaya gerekçe olarak gösterilen "Ailem Güvende" soruşturması, ilk günden itibaren basın ve ifade özgürlüğünü hedef almış, bir meslektaşımız tutuklanmış, haber sitelerinin, meslektaşlarımızın sosyal medya hesaplarına ve bazı internet sitelerine erişim engeli getirilmiştir. t24 haber portalına yönelik kapatma kararı, iktidarın basın ve ifade özgürlüğüne yönelik çok ağır bir ihlali olmasının yanı sıra yurttaşın haber alma hakkını doğrudan engellemektedir.
Bu kararın ivedi biçimde geri alınması gerektiğine inanıyoruz. Mesleğimize yönelik bu saldırıların karşısında mesleğimizi ve meslektaşlarımızı savunmaya devam edeceğimizi duyuruyoruz.
DİSK Basın-İş
Avrupa Gazeteciler Birliği Türkiye Temsilciliği
Basın Konseyi
Çağdaş Gazeteciler Derneği
Dicle Fırat Gazeteciler Derneği
Diplomasi Muhabirleri Derneği
Ekonomi Muhabirleri Derneği
Gazeteciler Cemiyeti
İzmir Gazeteciler Cemiyeti
KESK Haber-Sen
Medya ve Hukuk Çalışmaları Derneği
Türkiye Gazeteciler Sendikası
Uluslararası Basın Enstitüsü