Yemek yapmanın beslemek, vermek, üretmek ile bağlantılı ve hatta erotik anlamları olduğu fikrine katılıyorum. Insan sevdiği birini doyurmaktan haz alabilir elbette. Ama bir işin libidinal yatırım taşıması, onun emek olmaktan çıktığı anlamına gelmemeli.
Tarih boyunca bakım emeğini görünmez kılmanın en etkili yollarından biri onu sevginin doğal tezahürü saymak ve bu emeği toptan biçimde kadınlara yıkmak oldu çünkü. Yemek yapmanın sevgiye indirgendiği noktada, yemekle kaç saat uğraşılıyor, ardından kim masayı topluyor, yemeğin bulaşığını kim yıkıyor, alışverişini kim düşünüyor, ertesi gün ne pişeceğini kim planlıyor, yiyeceklerin envanterini kim tutuyor gibi oldukça önemli ve çok büyük bir fiziksel/zihinsel emek yekunu tutan bir alan kolayca gözden kaçabilir.
'Arzu/sevgi varsa yemek yapmak angarya gelmez' hem fazla romantik hem de görünmez emeğin görünmez kalmasını garantileyecek bir yorum. Arzu angaryayı hazla donatabilir ama angarya oluşunu ortadan kaldırmaz. Psikolojik anlamı kabul edip politik/sosyolojik anlamı görmezden gelmemek gerek.
Sevgi emeği anlamlandırabilir fakat emeğin eşitsiz dağılımını ve görünmezliğini meşrulaştırmamalıdır.
Kabataşta deri pantolonlu üstü çıplak adamların kapalılara işemesi kadar fantastik bi kurgu olmasa da yine de güldürdü djkdhs okul pikniğinde sarhoş olan veliler djajjskd öeh bunların dedeleri de boğaz köprüsü satın alırlardı
Annemin bir komşusu var, sürekli annemden bir şeyler istiyor. Mesela babam bazen kardeşimi arabayla okula götürüyor; komşu, "Benim kızı da götürün ya da getirin," diyor. Mahalleye her hafta köy sütü satan biri geliyor, anneme aldırıyor. Hava sıcak olduğu için süt bozulmasın diye de annem sütü pişirip mayalıyor. Bir işi çıktığında, aynı binada kayınvalidesi olduğu hâlde çocuklarını sürekli anneme bırakıyor.
Neyse, bu kadın bir gün okula giderken hava yağmurluymuş. Annem de "Şemsiye versem benim kıza verir misin?" diyor sadece…
Gençler siyasal islamcilarda tanışıyor :)
15 yıldır dön dolaş aynı şeyleri yaşamaktan sıkıldım. Genç arkadaşlara önerim, şimdiden örgütlenin, politize olun, beraber mücadele edin. Yoksa içinde yaşadığımız kara düzen daha da kararacak.
Erkeklere pişen yemeği ev halkıyla eşit paylaşmaktan bahsediyorsun “ama bizim daha çok ihtiyacımız, kas kütlemiz, enerjimiz, çalışıyoz” diye atak geçiriyorlar.
Erkeklere kadınların da cinsel arzuları var ama kontrol ediyorlar diyorsun “ama bizimki daha fazla, testosteron, bak makale, tutamıyoz” diye ağlıyorlar.
Erkeğe düzgün bir insandan beklenecek en basit ve temel erdemi anlat sonra otur erkek olduğu için neden yapamayacağını açıklamasını izle. Sonra toksik erkeklik deyince kızıyorlar.
Ve işin aslı erkekler daha kaslı, hızlı metabolizmalı ya da daha kontrol edilemez cinsel arzulu filan varolmadılar. Bu farklılıklar yüzyıllarca kadınların baskılanıp erkeklerin palazlanmasıyla oluştu ve en başından yanlıştı. Deal with it.
Deniz Göktaş dosyası Türkiye'de muhaliflere uygulanan düşman hukukunun net bir örneği.
Bir hakim çıkıyor, tamam bu çocuk 2 aydır yatıyor, deliller toplanmıştır, yatacağının da çoğunu yattı artık kaçmaz zaten deyip tahliye kararı veriyor. Bu birçok dosyada yapılan bir uygulamadır. Hakim enteresan bir şey yapmıyor.
Ama Deniz Göktaş'ın dosyası hukuki değil, o muhalif olduğu için hapiste. O nedenle girmesi gibi çıkması da hukuki değil, siyasi kararla olacak. Bu yüzden hemen bir yedekleme yapıyorlar. Deniz Göktaş gibi sol gelenekten gelen bir adamı, Daltonlar diye bir mafyayı övmekten tekrar tutukluyorlar. Deniz Göktaş'ın gösteride ne söylediğinin önemi yok. Daltonlar ile ilgili lafı bulamasalardı, başka bir kulp takarlardı. Ne dediğinin önemi yok, muhalif olup olmamanın önemi var. Hatta tek kriter o.
tıkanırcasına yiyen insanlardan nefret ediyorum hele bi de doymamasını marifet gibi anlatanlar.. erkekler güçle ilgili olduğunu falan düşünüyorlarsa bu kadar yemeğe düşkünlük düşüklük gibi geliyor bana.
Bu sünepenin anası avukat babası cerrah. Elitist seküler mizahı yaparken kendisi halkı nereden öğrenmiş acaba, Fetö'den kapanan Özel Samanyolu Lisesi'nde okurken mi yoksa katıldığı TÜGVA kamplarında örnek aldığı Bilal abisi gibi ok atarken mi?
iki gün önce babamın ölüm yıl dönümüydü yakın bi arkadaşım var bildiği halde bula bula o günü buldu babama doğum gününde ne hediye alayım dedi ben de ananın amını al demiştim baktım şimdi her yerden engellemiş :d
"Benim başıma gelen travma" dediği şey:
✅️ Bir kadını, abajurla saatlerce dövdü.
✅️ Adli tıp raporu, kadının her yerinde morluk, şişlik, yarılma ve kan oturması buldu.
✅️ Kadının kaçıp da sığındığı arkadaşı, kıyafetinin göğüs kısmına kadar kan aktığını gitti mahkemede anlattı.
✅️ Abajuru silah sayan mahkeme, "silahla kasten yaralama"dan 2 yıl 3 ay hapis verdi.
✅️ Kendisi şu an, sicilinde pislik bulunan bi şiddet faili ve uzman manipülatör. Bunun bu sikik hikayelerine yer veren de en az onun kadar arsız ve şerefsiz!
HPV AŞISI ÜCRETSİZ OLMALI!
Avrupa’nın birçok ülkesinde HPV aşısı, çocukluk ve ergenlik dönemi ulusal aşılama programlarında ücretsiz olarak uygulanıyor. Kız ve erkek çocukların HPV’ye karşı korunması, toplum sağlığının temel bir parçası olarak görülüyor.
Peki Türkiye’de neden hâlâ aileler HPV aşısının maliyetini kendi cebinden karşılamak zorunda?
HPV aşısı bir lüks değil, kanserden korunmanın en önemli araçlarından biridir. Koruyucu sağlık hizmetleri herkes için eşit ve ücretsiz olmalıdır.
HPV aşısı ücretsiz olsun, çocuklarımız kansere karşı korunsun!
Bah! Ben Umre’ye gittim diyom gız gelmiş bağa diyo ki Medine geceleri nasıldı diyo. Medine diyo, gece hayatı diyo… Sanki Amsterdam’a gitmişim amına 🤓🙂↔️🙄🤣
hangi manifest kizisiniz ben sanirim mina. izlemesi en keyifli hilal. esine karsi baya sempatigim. sueada buyudukce parlayacak. lidya.. ok son olarak zoktay…. kocaman bi no bacim