@onurinho_ Biz seni bugüne kadar sadece komik olduğun için; 'Alevidir, şudur, budur' diyerek hiçbir ayrımcı veya saçma önyargıya kapılmadan dinledik. Ancak sen, sırf babası asker olduğu ve geçmişte milliyetçi olduğu için bir meslektaşının hapse girmesini istiyorsun. Çok kötüsün çook
⚠️ Milli Savunma Bakanlığı:
Doğu Akdeniz'de istikrarı bozmaya ve gerginliği artırmaya yönelik provakasyonu yakından takip ediyoruz.
Kıbrıs'da garantörlük hakkı olmayan Fransa ile GKRY arasında imzalanan ve Ada'daki hassas dengeleri tek taraflı olarak değiştirmeyi amaçlayan,
Kıbrıs Türklerinin iradesini ve egemen eşit haklarını yok sayan söz konusu anlaşma, 1960 Kıbrıs Antlaşmalarına ve uluslararası hukuka aykırıdır.
Hiçbir meşruiyete sahip olmayan ve sonuçları üzerine dikkatle düşünülmeyen bu ve benzer adımlar, Ada'nın güneyi için tehlikeli sonuçlar doğurabilecek niteliktedir.
Bölgedeki hassas dengeleri göz ardı eden ve Türkiye ile KKTC'nin hak ve menfaatlerini hedef alan herhangi bir askeri ittifakın, Türkiye'ye karşı herhangi bir başarı şansı bulunmadığı gerçeğini tekrar hatırlatıyoruz.
Garantör ülke olarak, dün olduğu gibi bugünde Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyetinin hak ve menfaatlerini korumaya ve güvenliğini sağlamaya devam edeceğiz.
Türk Silahlı Kuvvetleri, Kıbrıs Türklerinin güvenliğini tehdit eden tehdit eden hasmane tutumlara karşı en sert cevabı verme güç ve kararlılığındadır.
Ben anlamakta zorlanıyorum.
Ortak Mutabakat Metni'ne imza atan Kemal Kılıçdaroğlu ile, "Terörsüz Türkiye" adı altında yürütülen yeni anayasa sürecine temsilci veren ve bir etnik gruba devlet vaadinde bulunan Özgür Özel'den hangisini desteklemek için düzenleniyor bu Anıtkabir ziyareti?
Gözümde ikisinin de birbirinden farkı yok. İkisinin aynı amaca hizmet ettiğini düşündüğüm bu rakip CHP liderlerinin değil Anıtkabire, halkın karşısına dahi çıkmaya cesaret edememesi gerek.. ama işte memleketin içine düşürüldüğü umutsuzluk, bu apaçık gerçeği dahi bulanıklaştırıyor.. ne yazık ki...
Anıtkabir; Türk milletine rağmen siyaset yapanların, Türk milletinin egemenliğini hiçe sayanların ve buna rağmen Türk milletini yok sayarak hesap vermekten kaçınanların kendilerini aklayacakları bir yer değildir.
Anıtkabir; Türk tarihinde eşine az rastlanır büyüklükteki efsanr bir millî kahramanın, Cumhuriyetimizin Kurucu Önderi'nin ve Büyük Türk Milletinin ebedî Başkomutanı'nın istirahatgâhıdır.
Her yanlışınızın, her siyasi hatanızın ardından vicdanınızı rahatlatmak için onun manevi huzurunu ve temsil ettiği değerleri araçsallaştırmayın.
Anıtkabir'i siyasi günahların aklandığı bir mekân hâline getirmeyin.
4.cü katmanda Türklere ait kalıntılar çıkınca apar topar kazılara son verip kalıntıların üstünü kapattırdılar, nakit desteğini kestiler! Dünya'nın en eski uygarlığı 'Türk Uygarlığı'dır bu topraklar Türklere aittir.
Göbeklitepe Şaman/Kam Tapınağı İllüstratör simülasyonu dünyaya sunuldu.
Ön Türk Akademisi'ne katılın, çalıştaylarıyla çeliklenin.
“Göçmen hikâyeniz var mı?” derken o gülüş var ya… İşte o, büyük bir cahillik ve kendini bilmemezliktir. Al sana bir göç hikâyesi:
Yüzlerce k*tliamdan sadece biri: Tripoliçe K*tliamı.
"10 bin üzerinde Türk öld*rüldü. Para sakladığı düşünülen tutsaklar işk*nce edildi.
Kolları ve bacakları k*sildi ve ateşin üzerinde yavaş yavaş kızartıldılar.
Hamile olan kadınların karınları k*sildi, kafaları k*sildi ve köpek kafaları bacaklarının arasına sokuldu.
Cumadan pazara kadar hava cığlık sesleriyle doluydu.... Bir Yunan 90 kişiyi öld*rdüm diye övünüyordu. Haftalarca aç bırakılan Türk çocukları çaresiz yıkıntıların arasında koşarken Yunanlar tarafından yere atıldılar sonra v*ruldular.... Su kuyuları c*setlerle dolduruldu..."
(Bunu anlatan biz değiliz bu arada, yabancı görevliler.)
Göç, özellikle Balkan göçü; gülerek sorulabilecek, şirinlik yapılabilecek ya da “hepimiz kardeştik” nidalarıyla geçiştirilebilecek bir mesele değildir.
Batı Rumeli’de 500 yıllık Türk hakimiyetine veda ettik. Güneş batarken yavaş yavaş Arnavutluk kıyıları gözümüzün önünden siliniyor, atalarımızın asırlar boyunca kanlarıyla suladığı, şehitlerimizin gömüldüğü vatan parçasını terk etmenin acısını yaşıyorduk.
Fevzi Çakmak
🔴 Prof. Dr. Erhan Afyoncu:
Bir tarihçi olarak yazıyorum. Bornova Belediyesi 'Abide-i Hürriyet Meydanı' isimli bir park yaptırmış.
Parkın amacı kendi sitelerinde şöyle anlatılıyor: 'Abide-i Hürriyet Meydanı, Osmanlı’da Meşrutiyet’e ve modernleşme hareketlerine karşı gerçekleşen 31 Mart Ayaklanması sırasında hayatını kaybedenleri anmak amacıyla tasarlandı'.
31 Mart Vakası'nı anmak için yapılan meydanı da II. Abdülhamid'in tahttan indirildiği gün açmışlar.
Günlük siyaseti tarihe taşıyıp, tarih bölücülüğü yapıyorlar.
Sultan Abdülhamid'in 33 yıllık hükümdarlığı imparatorluğun içten ve dıştan saldırılara uğradığı çok zor bir dönemdi.
II. Abdülhamid saltanatı boyunca devleti ayakta tutmak için mücadele etti. Dış politikada ustaca bir siyaset güderek Osmanlı Devleti'ni ayakta tutmaya çalıştı.
Büyük devletler arasındaki rekabeti sürekli körükleyen, tarafsız, bağımsız, çoğu zaman barışçı, bazen tavizkâr fakat yeri geldiğinde de tehditkâr bir dış politika anlayışı izledi.
Sultan kendi tabiriyle 'Ali'nin külahını Veli'ye, Veli'nin külahını Ali'ye giydirerek' Osmanlı Devleti'ni ayakta tuttu. Döneminde eğitimden maliyeye, ulaşımdan haberleşmeye, sağlıktan ziraate, sanayiden orduya kadar pek çok alanda önemli atılımlar yapıldı.
II. Abdülhamid Osmanlı'yı asıl modernleştiren hükümdardır. Ermeni meselesindeki dik duruşundan dolayı 1905'te şahsına suikast yapılmıştır.
Burası tarihsel hafızayı yaşatan meydan olarak sunuluyor. Bu yaklaşım tarih bilinci vermez. Tarihe çarpık bakış yüzünden kendi tarihimizi böler.
II. Abdülhamid de, Enver Paşa da bu milletin değeridir. Türk milletinin huzuru, refahı, şan ve şerefi için ömürleri boyunca mücadele etmişlerdir.