White phosphorus munitions.
Human Rights Watch has accused Israel of using white phosphorus over residential parts of the Lebanese town of Yohmor last week, saying it "verified and geolocated seven images showing airburst white phosphorus munitions being deployed".
Israel's military said it "cannot confirm use of shells that contain white phosphorus". The army said its policy was not to use shells containing white phosphorus "in densely populated areas, with certain exceptions"
Bugün, hayatımın en önemli günlerinden biri.
Aylarca üzerinde çalıştığımız uygulama artık Apple App Store tarafından onaylandı. Şimdi, yavaş yavaş Müslüman ailelere açılmaya başlıyoruz.
Son on yıldır insanların hayatına dokunmak için gecemi gündüzüme kattım. Hafta sonları bile çalıştım. Bazen düşünürdüm:
“Bu emeği oyunlara veya kumar yazılımlarına harcasaydım, belki de çok daha hızlı başarıya ulaşırdım :)”
Ama biliyorum ki: Doğru olan yol, her zaman kolay olan değildir.
Efendimiz ﷺ şöyle buyuruyor: “İnsanların en hayırlısı, insanlara faydalı olanıdır.” Ben de ticaretimi bu niyet üzerine kurmak istedim.
Dört çocuk babasıyım. Basit bir çikolata alırken bile içeriğini defalarca kontrol ediyoruz.
Ağızdan giren haram zamanla temizlenebilir. Peki gözden, giren haramı çocuklarımızın hafızasından nasıl sileceğiz?
Şeytan kapıyı çalıp izin mi istiyor?
Yoksa ekranlardan, oyunlardan ve içeriklerden sessizce, ama istikrarlı bir şekilde çocuklarımızın zihnine ve kalbine mi yerleşiyor?
Bugün insanlar günde ortalama üç saatini telefonda geçiriyor. Ailemize, çocuklarımıza ve hatta Rabbimize bile bu kadar vakit ayırmıyoruz.
Telefon artık aile yapımız ve manevi sağlığımız için ciddi bir tehdit haline geldi.
Ben de bu acıyı hisseden bir baba olarak, Müslüman aileleri korumak için arkadaşlarımla bu uygulamayı geliştirdik.
Henüz yolun başındayız. Eksiklerimiz var, geliştirmeye devam ediyoruz. Ama kalben inanıyorum: Doğru yoldayız.
Eğer bu vizyonu değerli buluyorsanız, lütfen gönderiyi paylaşın ve bekleme listesine katılın.
Bu proje onlarca kişinin aylarca süren emeği. Sürdürülebilir olması için uygulama ücretli olacak; fakat çocukların maneviyatı, ailelerin mahremiyeti ve güvenliği konusunda belirlediğimiz standartlar, piyasadaki çoğu uygulamanın çok daha üzerinde.
Dua edin. Ve desteklerinizi bekliyoruz.
Bir nesli korumak için yola çıktık.
Allah bizi mahcup etmesin.
💥 Mahkemede Akın Öztürk açık çağrı yaptı: “Hulusi Akar gelsin, o gece hangi hareketimden şüphelendiğini söylesin; tüm suçlamaları kabul edeceğim.”
💥 Hulusi Akar: “Akın Öztürk’ü araca almadım. Sabaha kadar onlarla beraberdi.”
“Mehmet Dişli’yi neden aldınız?”
Cevap yok!#salı
🛑 Şu rezalete bakın!
Bir devletin karakolunda, genç bir insanın böylesine ağır bir işkenceye maruz bırakıldığı iddia ediliyor.
Bu kabul edilemez, savunulamaz, üstü örtülemez.
I predict “President” DJT will begrudgingly sign my beautiful Epstein Files Transparency Act, causing beleaguered princes and ambassadors and prime ministers and CEOs around the world to be arrested or resign in total shame. Oh wait, that already happened.
https://t.co/AgJY01IWPL
Esnafların borç defterlerini kapatarak başlattığımız bir iyilik hareketi ülkenin birçok yerinde karşılık buldu, bu kez Erzurum’dayız. Bu genç kardeşlerimiz bütün bir okula öncü olmuşlar ve hep birlikte harçlıklarını birleştirmiş ve 3 tane bakkaldan ihtiyaç sahibi arkadaşlarının ailelerinin borçlarını kapatmışlar. Çok duygulandım ve onlarla bir araya gelmek istedim. Okula geldiğimde beni daha büyük sürprizlerle karşıladılar, şarkılarımı hep birlikte söyledik. Akan göz yaşlarıma hakim olamadım, teşekkür ettim, şükür ettim. İyilik görülsün, kalplere dokunsun, uyansın, yayılsın diye çabamız. Bu genç kardeşlerime, onları yetiştiren öğretmenlerine ve ailelerine çok çok teşekkür ederim.
15 Temmuz’a ilişkin rejimin kullandığı en önemli argümanlardan birisi, “uçaklar ile Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin bombalanması” iddiası idi! Öylesine ki yurtdışından gelen heyetlere dahi, Meclis’te oluşan hasarlar gösterildi! Bu kurgu ile iki ana mesaj veriliyordu! 1) Meclis’i bombalayacak kadar hainler 2) Meclis’i değil, Millet’i hedef aldılar!
Ancak çok geçmeden askeri uzmanlar tarafından bunun aksi kanıtlandı. Benim de yakinen tanıdığım ve birlikte görev yaptığım, Hava Kuvvetleri’nin yetiştirdiği en tecrübeli pilotlardan birisi olan @panter_11; gösterilen hasarın uçaktan atılan bomba ile olamayacağını, gerçek bir bombalamanın oluşturacağı tahribat, ses şiddeti ve yangının çok daha büyük olacağını dile getirdi! TSK’dan tasfiye edilen pek çok tecrübeli pilot da, bu görüşü doğrulayan paylaşımlar yaptı.
Ancak tüm bu teknik açıklamalara rağmen, bu konu halkımız tarafından sorgulanmadı. Kendilerine anlatılan kumpas söylemlerine kulak verildi.
Rejim tam da herkesi bu masala inandırdığını düşünürken, umulmadık bir gelişme yaşandı! İsrail-Hamas arasında yaşanan savaşta, İsrail’in Gazze’ye yaptığı hava saldırıları tüm dünyanın gündemine oturdu. Türkiye’de de halkımız televizyon ekranlarından uçaklardan atılan mühimmatlar ile Gazze’nin yerle bir edilmesine şahit oldu! Yıkım korkunçtu! Devasa binalar tek bir saldırıda yerle bir oluyordu!
Bugün @TurhanBozkurTV tarafından paylaşılan aşağıdaki görsel, aslında durumu çok net bir şekilde ortaya koyuyor. Eğer 15 Temmuz’da Hava Kuvvetleri’nden tasfiye edilen binlerce pilot, gerçekten darbe yapmak istese idi “taş üzerinde taş kalmaz, şehirler yerle bir olur, onbinlerce masum insan hayatını kaybederdi.”
Bilakis o kahramanlar, bu kumpası yapanların planlarını altüst edip, böyle bir katliamın önüne geçtiler! Kumpasçıların kaldırdığı bir kaç uçak dışında hiç bir uçağı kaldırmadılar, birliklerini bu kirli ve kanlı kumpasa dahil ettirmediler!
O yüzden @samiltayyar27’ın beyan ettiği gibi; gerçekler halkımız tarafından görüldüğünde “bugün hain denilenler kahraman, kahraman geçinenlerin ise asıl hain olduğu” ortaya çıkacaktır!
Hz. Ömer: Gecenin sonuna kadar namaz kılar, seher vakti girince de ailesini uyandırırdı. Onları uyandırırken bazen uykusu ağır olanların yüzüne su serperek Taha suresinin 132. ayetini (“Ailene namazı emret; kendin de ona sabırla devam et.”) okurdu. (Muvatta, Kasru’s-Salat, 94)
Hz. Abdullah b. Ömer: İbn Ömer, babasından gördüğü bu disiplini kendisi de ömür boyu uygulamıştır. İbn Ömer seher vaktine kadar ibadet eder, sonra talebesi olan tabiinin büyük imamlarından Nâfi’ye “Seher vakti oldu mu?” diye sorardı. “Evet” cevabını alırsa ev halkını ve talebelerini su serperek ve sarsarak gece namazına kaldırırdı. (Hilyetü’l-Evliya, 1/303; Fethu’l-Bari)
Hz. Ebu Hureyre: Evinde geceyi namaz ve uyku açısından ikiye ayırdı. Gecenin bir kısmında kendisi ibadet eder, hanımı ve hizmetçisi uyurdu. Kendi süresi bitince onları uyandırır, onlar ibadet ederken kendisi dinlenirdi. Hanımı kendisini uyandırırken; “Kalk ey Allah’ın kulu! Bak, kervan geçiyor!” dediği ve ilgili hadisi (Eşini gece ibadet için su serperek uyandırma) bizzat kocasından öğrendiği için bunu büyük bir şevkle yaptığı anlatılır.
Hz. Ebu’d-Derdâ: Eşi Ümmü’d-Derdâ anlatıyor: “Ebu’d-Derda gece kalkar, namazını bitirince yanıma gelir, yüzüme su serperek; “Kalk! Bugün senin son günün olabilir. Hazırlığını yap!” diyerek beni gece namazına (teheccüt) kaldırırdı.”
Fotoğrafta gördüğünüz kişi abim Samet Özgül.
Gazi Üniversitesi öğrencisi ve motokurye olarak çalışan abim Samet, Ankara’da trafikte uyardığı 3 kişi tarafından darp edilip canice boğazından bıçaklanarak katledildi.
Sabıkalarında uyuşturucu dahil 20 ayrı suç olan 2 kişi serbest bırakıldı, 19 yaşındaki katilin 'pişmanım' sözüyle müebbet hapis cezası 25 yıla indirildi.
Samet için ses verin, adalet yerini bulsun!
@adalet_bakanlik@TCYargitay
#SametÖzgülİçinAdalet
Anadolu Ajansı, İsrail’e bomba satan Türk savunma şirketi Repkon hakkında yaptığı methiye dolu haberi Türkçe sayfasından kaldırdı. Ancak İngilizce yayınlanan versiyonu silmeyi unuttu.
@nazofcanad6e@bkenes B.k yazılabilir bence. Direk bok yani! Yanına da parantez içinde adı-soyadı. Tam olarak kim olduğu, nasıl biri olduğu adıyla-soyadıyla anlaşılmış olur.
Kötülüğün en sinsi hâli: Doğu Türkistan'da. Ötesi yok.
Gazze'de, İran'da, Epstein'da bile ifşa olmuş bir kötülük vardı. Sayısız kanıt, görüntü, belge çıktı. Kolektif vicdan duydu, Dünyanın ses verdi.
Bu "saklı soykırım"ı dünyaya haykırmak boynumuzun borcu. #FreeTurkistan
Rep. Thomas Massie says Trump called him on the House floor after he pushed to release the Epstein files.
Trump told him three times: "I'm coming at you like you've never seen in your life."
ABD Senatosu'nda "Kimse İsrail için ölmek istemiyor" dediği için eli kırılarak gözaltına alınan ABD'li emekli asker Brian McGuinness, serbest bırakılmasının ardından "Özgür Filistin" sloganı attı.
Sana helal olsun...