Güne Merhaba.
Bugün huzurumuzun teminatı POLİSİMİZ ÜZERİNE konuşarak söze başlayalım.
İÇ GÜVENLİĞİMİZİN TEMİNATI POLİSİMİZDİR.
Polisimizin yüreği yangın yeri…
Geçim derdi, ağır çalışma şartları, ailesine ayıramadığı zaman…
Ancak vatan sevdasıyla, zerre tereddüt etmeden görevini yapmaya devam ediyor.
Bu fedakârlığın karşılığını vermek, devletimizin sorumluluğudur.
POLİSİN GEÇİMİ BİR ADALET MESELESİDİR.
Maaş ve özlük hakları; eğitim, kıdem, çalışma süresi, risk ve sorumluluk birlikte değerlendirilerek düzenlenmelidir. Polisimizin emeğinin karşılığını alması ertelenemez.
BİZ UYURKEN O NÖBETTEDİR.
Bayramda, tatilde, gecenin en sessiz saatinde…
Biz sevdiklerimizle bir aradayken o, başka aileler huzur içinde yaşayabilsin diye görev başındadır. Bu emeğin karşılığı yalnızca teşekkür olamaz.
ADALETİN İŞLEMESİNDE BÜYÜK EMEĞİ VARDIR.
Delili toplar, olay yerini korur, şüpheliyi yakalar. Hukukun çizdiği sınırlar içinde, adaletin gerçekleşmesi için ağır bir sorumluluk üstlenir.
Omuzlarındaki görev yüküne, evindeki geçim kaygısı eklenmemelidir.
SOKAĞIN HUZURU İÇİN ÇALIŞIR.
Trafikte, kalabalıkta, şiddet olaylarında, acil durumlarda…
Yağmurda, soğukta, gecede…
İnsanların yardım beklediği anda başvurduğu ilk kapılardan biridir.
Polisimizin çalışma ve dinlenme şartları, bu görevin ağırlığına uygun olmalıdır.
DEVLETİN VATANDAŞLA BULUŞAN YÜZLERİNDEN BİRİDİR.
Üniforması; hukuku, güveni ve sorumluluğu temsil eder. O üniformayı taşıyan insanın onurunu, emeğini ve ailesinin huzurunu gözetmek de devlete düşer.
GÖREVİN RİSKİ MESAİ BİTİNCE BİTMİYOR.
Şiddet tehdidi, hayati tehlike, düzensiz uyku ve psikolojik baskı…
Bütün bunların aile hayatına da yansımaları vardır.
Riskin karşılığı ücrette; yıpranmanın karşılığı dinlenme, psikolojik destek ve emeklilik haklarında görülmelidir.
KAMUDA ÜCRET ADALETİ SAĞLANMALIDIR.
Mesele başka bir kamu çalışanının kazancını azaltmak değildir. Mesele, polisimizin üstlendiği sorumluluğun karşılığını eksiksiz almasıdır.
Ücret farklılıkları açık ve adil ölçütlerle değerlendirilmeli; varsa haksızlık giderilmelidir.
KAHRAMAN DEMEK YETMEZ.
Fedakârlığını alkışladığımız polisimizin ay sonunu nasıl getirdiğini de düşünmek zorundayız.
Takdirimiz; bütçede, maaşta, çalışma şartlarında ve özlük haklarında somut karşılık bulmalıdır.
TALEP AÇIKTIR.
Adil bir maaş düzeni…
Görevin ağırlığına uygun risk ve gece çalışma karşılığı…
Fazla mesainin hakkıyla ödenmesi…
Öngörülebilir çalışma saatleri ve yeterli dinlenme…
Aile hayatını koruyan düzenlemeler ve iyileştirilmiş emeklilik hakları…
Bunlar hakkaniyetin gereğidir.
POLİS DE İNSANDIR.
Bir ailenin evladı, eşi, annesi, babasıdır. Onun da dinlenmeye, sevdiklerine zaman ayırmaya ve geleceğe güvenle bakmaya hakkı vardır.
@tcbestepe@RTErdogan@TC_icisleri@EmniyetGM@TBMMresmi@TBMMGenelKurulu@Akparti@MHP_Bilgi@dbdevletbahceli@kureseldenyerel@davutpehlivanli@_Devletci_@vedatkahyalar@faruk_uysal@yeniakit@avademyildirim@TBMM_iK
EVİNE HUZURLA DÖNEN POLİS, SOKAKTAKİ HUZURUN DA GÜCÜDÜR.
Polisimizin ve ailesinin huzuruna sahip çıkmak, milletimizin huzuruna sahip çıkmaktır.
Ersin Düzen: Polis sabahın saat dokuzundan beri belki bir tane sandviçle birlikte Rams Park'ın içerisinde saatlerce nöbet tutuyor. Dışarıda binlerce polis taraftara bir şey olmasın, bir olay yaşanmasın, insanların burnu kanamasın diye görev yapıyor. Siz ne yapıyorsunuz peki beyefendi? Size buyurun yol gösterelim diye yardımcı olan polise, birine bağırıyorsunuz diğerini itiyorsunuz. Fenerbahçe forması üzerimde, "bana bir şey olmaz" diyerek yapıyorsunuz? Hadi yapın dışarıda, size yardımcı olmaya çalışan bir polise yapsanıza?
📲https://t.co/HmFS1zdyQP
GAZİANTEP ŞEHİTKAMİL İLÇESİNDE OKULDA GÖREVLENDİRİLEN POLİSE REVA GÖRÜLEN ŞARTLARA BAKIN...
Köpek bağlasanız durmayacak bir kulübeyi, devletin polisine görev yeri olarak layık görmüşler...
Bu nasıl bir anlayıştır? Bu nasıl bir yönetim zihniyetidir?
Gece gündüz demeden milletin ve çocuklarımızın huzuru ve güvenliği için beş kuruş dahi almadan, ailesinden ve kendi çocuklarından çalınan zamana rağmen görev yapan polis memuruna, insanca görev yapabileceği bir ortam sağlamak bu kadar mı zor?
Polis, her türlü kötü çalışma koşuluna katlanmak zorunda olan bir köle değildir!
Makam odalarında konfor içinde oturan yetkilileri, bir gün olsun o kulübede görev yapmaya davet ediyoruz...
KOLLUK-DER OLARAK DEĞERLİ YETKİLİLERİMİZE SORUYORUZ...
Gaziantep Valisi Sayın Kemal ÇEBER Valim, Şehitkamil Kayakamı Sayın Ahmet ODABAŞ Kaymakamım, Gaziantep İl Emniyet Müdürümüz Sayın Serdar BÜYÜKLEBLEBİCİ Müdürüm... Siz kendinize layık görmediğiniz bu şartları hangi vicdanla polise reva görüyorsunuz?
Polise zaten fazla çalışmasının karşılığıı vermiyorsunuz, bari polisin görev yaptığı okullardaki klubeleri en az makam odalarınız kadar konforlu bir hale getirin lütfen... Bu ne rezillik böyle...
KOLLUK-DER
@RTErdogan@tcbestepe@mustafaciftcitr@TC_icisleri@EmniyetGM@turkiyemebb@gazianteppolis@gantepvaliligi@Sehitkamilkyk27
Güne Merhaba
Dikkat çekmeyen ama önemli bir konuyu gündeme taşıyarak yetkilileri bu konuda tekrar düşünmeye davet edelim
Yaz Geldi, Eğlence Mekânları Doldu…
Neden güvenlik yükü
Türk Polisinin Omuzlarında?
Yaz mevsimi geldi.
İnsanların tercihleri olan eğlence kültürü esaslı sahiller dolup taşıyor, eğlence merkezleri,gece kulüpleri, mekânlar yoğun şekilde faaliyet gösteriyor.
İnsanlar eğlenirken, kapıda Türk Emniyet Teşkilatı mensupları bu işletmelerin önünde sabaha kadar güvenlik nöbeti tutuyor.
Peki neden?
Elbetteki vatandaşımızın can ve mal güvenliği Türk devletinin himayesi altındadır tartışılmaz.
O mekandaki insanlar can güvenliklerinin devletin himayesi altında olduğuna inançla oradadırlar saygı duyarız olması gereken de budur ki hayatın bütün alanlarında iç güvenlik esastır.
Ancak burada mesele yükün tek başına büyük ölçüde polisimizin üzerine yüklenmeyerek,özel işletmelerin bu anlamda üstlenmesi gereken önemli sorumluluğunda üstlenmeleri noktasında iradenin düzenleyici tedbirleri alması gerekir üzerine konuşuyoruz
O zaman soralım.
Neden özel işletmeler kâr ederken, onların oluşturduğu güvenlik ve asayiş yükü devletin, yani Türk polisinin omuzlarına yükleniyor?
Artık bu konuyu yeniden değerlendirme zamanı gelmiştir.
Özel işletmeler ticari kazanç sağlıyorsa, güvenlik sorumluluğunun da önemli bir bölümünü üstlenmek zorundadır.
Devletin asli görevi, her işletmenin kapısında nöbet tutmak değil; toplumun genel güvenliğini sağlamak, suçla mücadele etmek ve kamu düzenini korumaktır.
Bu nedenle 5188 Sayılı Özel Güvenlik Hizmetlerine Dair Kanun ile belediyelerin ruhsat mevzuatı günümüz şartlarına uygun şekilde yeniden ele alınmalıdır.
Belirli bir kapasitenin üzerindeki gece eğlence mekânları için;
* Yeterli sayıda eğitimli özel güvenlik görevlisi bulundurma,
* Yüksek çözünürlüklü CCTV kamera sistemi kurma,
* X-Ray cihazı ve metal dedektörü kullanma,
* Girişlerde etkin güvenlik kontrolü sağlama,
zorunlu hâle getirilmelidir.
İşletme içerisinde veya girişinde meydana gelen olaylarda güvenlik zafiyeti tespit edilmesi durumunda, işletmelere ağır idari para cezaları uygulanmalı; ihlalin devamı hâlinde ruhsatın askıya alınması ve gerekirse iptaline kadar uzanan yaptırımlar devreye girmelidir.
Türk Polisi, gece kulüplerinin veya eğlence mekânlarının kapısında sürekli nöbet tutan bir güvenlik görevlisi konumunda olmamalıdır.
Polis; olaylara müdahale eden, bölgesel asayişi sağlayan, suçla mücadeleyi yöneten ve kamu düzenini denetleyen asli görevine odaklanmalıdır.
Hem kamu kaynaklarının daha verimli kullanılması hem de polisimizin asli görevlerini daha etkin yerine getirebilmesi için bu sistemin yeniden ele alınması artık bir tercih değil, bir zorunluluktur.
@tcbestepe
* Yarın ya da birkaç gün sonra ek görev yazılıp yazılmayacağını bilmediği için ailesiyle veya sosyal hayatıyla ilgili sağlıklı plan yapamamaktadır. Yaptığı planlar ise çoğu zaman son anda iptal olmaktadır.
* Çalışma saatlerinin iyileştirilmesine yönelik dönem dönem genelgeler yayımlansa da bunlar yasal güvenceye kavuşmadığı için en küçük yoğunlukta yeniden eski düzensiz çalışma sistemine dönülmektedir.
* Bütün bu ağır çalışma şartlarına rağmen çoğu zaman hiçbir ek ücret veya ilave mali hak verilmemektedir.
* Belki de en acı olanı ise, bu şartları bizzat yaşamayan birçok kişinin polislerin karşı karşıya olduğu zorlukları yeterince önemsememesi ve görmezden gelmesidir.
Güçlü bir polis teşkilatı, yalnızca modern araç ve teçhizatla değil; moral ve motivasyonu yüksek, dinlenebilen, ailesine zaman ayırabilen ve emeğinin karşılığını alabilen polislerle mümkündür. Polisimizin yükünü hafifletmek, yalnızca onların değil; toplumun huzuru, güvenliği ve geleceği için de bir zorunluluktur.
Bugün polislerimizin yaşadığı başlıca sorunlar şunlardır:
* Polislikte çoğu zaman belirli bir mesai saati kavramı bulunmamaktadır.
* Akşam saat 18.00’de göreve başlayacak personele, öğle saatlerinden itibaren ek görev verilmekte; o görev tamamlandıktan sonra aynı personel gece boyunca kendi asli görevine devam etmektedir.
* Akşam 18.00’de başlayıp sabah 08.00’de mesaisini bitiren polisler, birkaç saat dinlenmeye bile fırsat bulamadan saatler süren ve çoğu zaman ayakta yerine getirilen başka görevlere gönderilmektedir.
* Milli ve dini bayramlarda tüm kamu çalışanları izin kullanırken polisler görev yapmaya devam etmektedir. Buna rağmen bu çalışılan tatil günleri daha sonra izin olarak telafi edilmemektedir.
* Bayramlarda izin kullanamayan polisler, aksine normal günlerden daha yoğun çalıştırılmaktadır.
Akşama not.
Dikkat!
Sokaktaki asayişin, evlerimizdeki huzurun, iş yerlerimizdeki güvenliğin ve siyasette rahat hareket edebilmenin temel şartlarından biri, polis teşkilatımızın güçlü olmasıdır.
Polis teşkilatımız elbette güçlüdür. Ancak bu gücün sürdürülebilir olması için polislerimizin moral ve motivasyonunun da aynı ölçüde güçlü tutulması gerekir.
Ne yazık ki polislerimizi çoğu zaman bir insan gibi değil, adeta bir makine gibi görüyoruz.
Üzerlerindeki üniformaya olan sadakatlerinden dolayı, “Nasıl olsa itiraz etmezler”, “Daha ne istiyorlar, polis olmuşlar”, “Yapamıyorlarsa istifa edip gitsinler” ya da “Mecbursunuz kardeşim” anlayışıyla hareket ediliyor. Eğer böyle düşünüyorsak, ciddi bir yanlış yapıyoruz.
Unutulmamalıdır ki polis de sokaktaki herhangi bir vatandaş gibi etten kemikten bir insandır.
Sinirleri vardır, ruhu vardır, kalbi vardır, aklı vardır.
Hayata dair beklentileri, ailesi, sevinçleri, üzüntüleri ve sosyal yaşamı vardır.
Son dönemlerde özellikle dikkat çekmemize rağmen, polislerimizin moral ve motivasyonunu yükseltecek adımların atılması konusunda yeterince ilerleme kaydedemediğimizi görüyorum.
Kusura bakmasınlar ama bu süreci yöneten arkadaşlara açıkça söylemek istiyorum: Arka koltukta oturup, karakolda görev yapan polisin,terör şubedeki polisin,Çevik Kuvvet’teki polisin, istihbarattaki polisin nasıl bir hayat yaşadığını anlamak kolay değildir.
Özellikle karı-koca her ikisi de polis olan ailelerin, birbirlerini haftada ancak bir kez görebildiği bir çalışma düzenini anlamak kolay değildir.
Amirinin iki dudağı arasından çıkacak bir emirle, günün ya da gecenin herhangi bir saatinde göreve gitmek zorunda kalmanın ne demek olduğunu anlamak kolay değildir.
Eve gelip üniformasını çıkarıp dinlenmeye fırsat bulamadan yeniden göreve çağrılmanın ne anlama geldiğini hissetmek kolay değildir.
Üzülerek ifade ediyorum ki bunu siyasetteki birçok arkadaşımızın da tam anlamıyla kavraması güçtür.
Özellikle mülki idare açısından da bunu anlamak kolay değildir.
Çünkü onların kapılarını açan da, güvenliğini sağlayan da yine polislerimizdir.
İşte bu nedenle bu konuyu yeniden ele almak zorundayız. Polislerimizin yaşadığı sıkıntıları, beklentilerini ve taleplerini samimiyetle dinlemek, çözüm üretmek ve onların moral-motivasyonunu güçlendirecek adımları vakit kaybetmeden atmak mecburiyetindeyiz.
Gelin, polislerimizin yaşadığı sorunları birlikte konuşalım.
Ne bekliyorlar, ne istiyorlar, hangi sıkıntılarla mücadele ediyorlar; bunları anlamadan güçlü güvenlik teşkilatımızın gücüne her zaman çok ihtiyacımız vardır
@tcbestepe@RTErdogan@MHP_Bilgi@dbdevletbahceli
#Polis
#Emniyet
Öğretmenlerin ek ders ücreti şak diye arttırıldı. Helal hoş olsun da;
Hani savaş vardı
Hani para yoktu
Demeyeceğim
Öğretmene veripte
polise vermemek olmaz
Diyorum
#PolisYineMiBekleyecek 🇹🇷
4.8 milyon memurun tamamı ek mesai ücreti alıyor (polis hariç) ; gece mesaisine kalan tüm memurlar ek meai ücreetini 2x üzerinden alırken üzerine 36 saat
istirahat hakkını da alıyorlar.
Polise tek 1 kuruş ek mesai ücreti verilmesini engelleyen gerekçe nedir?
#PolisYineMiBekleyecek
15 Temmuz’da Türk Milleti fetöcü hainlere direndi darbeye geçit vermedi
Ama kimse unutmasın
O gece millete o cesareti veren
Türk Polisi olmuştur
#PoliseFazlaMesai 🇹🇷
NATO toplantısında da polislerin nasıl fedakarca çalıştıklarını bir kez daha gördük. Fazla mesaileri verilmeli.
12-12 sisteminden, artık daha fazla gecikmeden 12-36’ya geçilmeli. #PoliseFazlaMesai
5 milyon devlet memuruna fazladan çalıştığı her saatin ücretini kuruşu kuruşuna ödeyipte
Türk Milletinin huzuru için gece gündüz çalışan polis memurlarına vermemek büyük haksızlık
#PoliseFazlaMesai 🇹🇷
En son diyeceğimi en başta yazayım
Polislerin çalışma şartlarının iyileştirilmesi için tweetlerim
bitti mi
Hayır asla
Ancak çok ciddi bir
endişem var;
Polis intiharlarıyla ilgili yaptığım her paylaşım sonrası yeni üzücü haberler peş peşe gelmeye başladı
Allah korusun aklında hiç böyle bir şey olmayan bir kardeşimin ölümüne neden olursam ben kendimi affetmem
Aksine hep söyledim, yine söylüyorum. Mensup olduğumuz dinimiz İslam diyor ki;
Allahın verdiği canı ancak Allah alır. İntihar etmek insan öldürmekten bile daha büyük günahtır
Ayrıca;
Ölerek hak aranmaz. Son üç yılda 200’den fazla polis kardeşimiz canına kıydı. Ne değişti
Bu silahlar size can kurtarmak için veriliyor, kendinizi öldüresiniz diye değil
Bu yüzden arkadaşlar;
Bağrıma taş basacağım, gözyaşı dökeceğim. Ama yeni can kayıplarına teşvik etmemek için
BUNDAN SONRA POLİS İNTİHARLARIYLA İLGİLİ ASLA PAYLAŞIM YAPMAYACAĞIM
Acı haberleri tweet atarak değil, daha önce yaptığım gibi Cumhurbaşkanı Erdoğan’a ve İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi’nin yüzüne baka baka dile getireceğim
BUNDAN SONRA TEK BİR POLİSİMİZİN CANINA KIYMAMASI İÇİN ELİMDEN NE GELİYORSA YAPACAĞIM
Hep diyorsunuz ya;
Tweet işini biz zaten yapıyoruz Ercan abi, sen yetkilileri rahat bırakma, bize verdikleri sözleri neden tutmadıklarını sor onlara… diye
Sosyal medyada düzenlediğiniz her etkinliğinize katılmak boynuma borçtur. Ancak
41 yıldır bu ülkede gazetecilik yapan bir vatansever olarak her gördüğüm devlet yetkilisine polislere yapılan haksızlığı haykırarak
Sizlerin sorunlarının çözümü için tweet atmaktan çok daha etkili olacağıma inanıyorum
Şimdiye kadar zaten bunu da yapıyordum ama
Bundan böyle çok daha etkin ve aktif şekilde sizin çalışma şartlarınızın iyileştirilmesi için mücadele edeceğim
Daha önce söylediğim gibi;
Amir-müdür mobingi, 12/36 mesai, maaşlarda iyileştirme, fazla mesai ücreti ve 2. şark sorununun çözümü için
Ya bir yol bulacağız
Ya bir yol yapacağız
Birlikte başaracağız
Özel durumlarda 7/24
DM’den bana yazabilirsiniz
Son olarak;
Ben bugüne kadar polisler beni takip etsin diye tek bir paylaşım yapmadım
Ve hiçbir polis kardeşimin beni takip edip etmediğini kontrol etmişliğim de yoktur
Ne demiştim size;
Polisi ve askeri 👮
Karşılıksız sevmek ❤️
Aşkların en güzeli👮♀️
ALLAH SİZİ KORUSUN 🤲 🇹🇷
@ErcanAbi_Fan@EmniyetBirlik@polissorunlar@EmniyetTS@PolislerSayfasi@YalcinDoganVHP@turan3400@genelkolluk
@Polissendikasi @polismevzuat@bombacimlym5@TC_icisleri@EmniyetGM@mustafaciftcitr@ValiFidan@iletisim@HMBakanligi@csgbakanligi@TC_icisleri@mustafaciftcitr@valialicelik@kubrayigitbasi@turanbulent@mehmetcangirtr@EmniyetGM@ValiFidan@jandarma@ozelharekatbsk@hasanoymez@Burakorhan0@HPoliceehakan33@polisaile@PolislerSayfasi@Tezene353535