-Biz ne ülkemize düşman ne de toprağımızın katiliyiz. Biz her yanı dikenli sarmaşıklarla çevrili bir zeytin ağacı gibi canımızı yakan her dikene rağmen üretmeye, hayata katkı sunmaya çalışan insanlarız. Aldığımız kararlar insanca, mutluluğumuz insanca, mutsuzluğumuz bile insanca.
Sevgili komşularım, çok kıymetli halkım,
Tam 201 gündür, Silivri Zindanı’nda büyük bir sabırla ve kararlılıkla yargı süreçlerinin tamamlanmasını, aklanarak, aileme, işime, komşularıma kavuşacağım günü bekliyorum.
Aslında, bu açıklamayı o gün karşınıza çıktığımda yapacaktım ama soruşturmanın doğal akışından saptırılması nedeniyle süreç uzadı, şahsıma ve aileme yapılan saldırılar, sistemli bir şekilde arttı. Bu nedenle bu açıklamayı yapma zorunluluğu doğmuş oldu.
Tam 201 gündür, yargı organlarını etkileyecek ve siyasi baskı oluşturabilecek hiçbir açıklama yapmadım. Sosyal medyada bu yönde paylaşımlar yapmadım, görsel ve yazılı medya organlarına hiçbir beyanat vermedim.
Seçilmiş bir kamu görevlisi olarak, Sayın Cumhurbaşkanı başta olmak üzere, yetkililerin “yargıya saygı duyun ve soruşturmanın bitmesini bekleyin” sözlerine uygun biçimde davrandım.
Tüm saldırıları sabırla ve sessiz bir şekilde karşıladım. Soruşturma sürecine gösterdiğim saygıya karşılık, vatandaşlık hak ve hukukumun gözetilmesini bekledim.
Zira, yargının kararını sadece bizler değil, soruşturmayı devam ettirenlerin de beklemesi ‘masumiyet karinesi’ gereği zorunluluktur.
Ancak üzülerek görüyorum ki henüz iddianame hazırlanmadan, soruşturma devam ederken, bağlamından koparılmış, kurgulanmış, her türlü yalan bilgi / görüntü planlı bir şekilde bir kısım medyaya servis edildi, şahsımın ve ailemin itibarı ayaklar altına alınmaya çalışıldı.
Tutuklandığım günden itibaren düzenli aralıklarla “etkin pişmanlıktan faydalanıp, itirafçı olduğum” yönünde yalanlar yine algıcı, tetikçi bir kısım medya üzerinden paylaşıldı. Önce “40 sayfa itiraf yazdığım” gibi iftiralar konuşuldu. Bunu yapanların niyetini iyi bildiğim için cevap vermedim, savcılığa suç duyurusunda bulundum.
Ancak son günlerde tekrar bu ve başka iddiaların tekrar aynı hesaplardan paylaşıldığını üzülerek görüyorum. Bu hesapları kamuoyu yakından tanıyor. Geçmişi karanlık, yüz kızartıcı suçlara bulaşmış ve bu tür çirkin operasyonlara girişmeyi alışkanlık haline getirmiş bir odak bu sürecin kirli elleri oldu.
Şunu çok net ifade etmek isterim ki, ‘suç işleyen, suça iştirak eden, suça yardım edenler’ itirafçı olur. Ben ne şahsi hayatımda ne de siyasi hayatımda hiçbir zaman suç teşkil eden bir durumun içinde yer almadım. Benim itirafçı olmam ne hukuken ne fiilen ne ahlaken mümkün değildir. Bu iddiaları ortaya atan tetikçi - algıcılarla yüce yargı önünde hesaplaşacağız.
O zaman; kimin neyi, neden yaptığı çok daha açık şekilde ortaya çıkacak. Son olarak hakkımda devam eden hukuki yargılama sürecinde adaletin tecelli edeceğine, cesaretini bağımsızlığından alan hakimlerimize olan inancımdan ve yargı makamlarına olan saygımdan dolayı sessizliğimi koruyorum.
Burada neden iddianamesiz şekilde tutulduğumu biliyorum.
Kimi medya organları eliyle aileme, çocuklarıma kadar uzanan bu kirli sürecin ve hakkımda haftada bir çıkarılan dedikoduların hedefi açık biçimde siyasidir. Ama bu siyaset, kirli bir siyasettir.
Ben Rıza Akpolat, 43 yaşında, iki kız çocuğu babası, Beşiktaş Belediye Başkanıyım. 7 aydır hakkımda bir iddianame olmaksızın, savunma ve adil yargılanma hakkım gözetilmeden, çok yönlü bir itibarsızlaştırma kampanyasına maruz kalarak Silivri Cezaevi’nde tutuluyorum.
Beni seven, beni sayan ve masumiyetime inanan herkesi; hukukumun, ailemin ve kişiliğimin korunması için; yaşanan tüm bu olumsuz tabloya rağmen adalete, hukuka inanmaya, masumların tarafında saf tutmaya ve yaşamın her alanında ülkesine ve devletine sahip çıkmaya çağırıyorum.
Güzel ülkemin vicdanlı insanlarının, elim kolumun bağlandığı bu şartlarda hakkımı ve hukuku koruyacağına inanıyorum.
Rehberim, Hünkar Hacı Bektaş-ı Veli’nin dediği gibi:
“Varlık ummanında göz ol da bak
Vahdet ateşinde benliğini yak
Ayağa kalkarsan hizmet için kalk
Zulmedenden olup zorda arama”
Rıza Akpolat
6 Ağustos 2025 | Silivri
Yazar @akpolatelf'a ve curasını bana hediye eden sanatçı @cemdoganresmi'a nazik ziyaretleri için teşekkür ederim.
Sanatla dolu Beyoğlu'nda geçireceğimiz nice güzel zamanlara.
Sağlık çalışanları ölmesin bu şiddet bitsin diye sağlık çalışanları olarak yürüyüş yapıyorsun ve sonra ne mi oluyor?
Senin yürüyerek,insanca anlatmaya çalıştığın derdini yine seni döverek, yolunu keserek durdurmaya çalışıyorlar.
Yaşatanları değil öldürenleri durdurun artık…
Tek kelimeyle BA-YIL-DIM. Baştan sona dinledim albümü, şimdi başa aldım, ikinci kez dinleyeceğim.
Deyişler, türküler insanın yüreğine dokunuyor. Yüreğine sağlık. Türk Halk Müziği sevenler: @cemdoganresmi
Bütün yaşanan zamları, hukuksuzlukları, zulümleri, ahlaksızlıkları unutturup gündem yaratacak bir cümle bulmam lazım ???
Haa buldum;
“camide içki içip pislettiler sürtükler”….
Cem Doğan - Pervaneyim Ben
Şarabı Ledünden Eylemişim Nuş
Haşre Dek Ayrılmaz Mestaneyim Ben
Varmıdır Alemde Ben Gibi Sarhoş
Bendeganı Mir-i Meyhaneyim Ben
@cemdoganresmi#Sıdkıbaba#pervane
https://t.co/xTd7og8PKZ
Aramaynan Hak bulunmaz Bakmaynan göze görünmez Çıkıp meydanda salınmaz Aslın nurdadır sevdiğim. #Alimurtazadede#cemdoğan yeni albümün hayırlı olsun hocam @cemdoganresmi 🙏
Yeni albümüm “Berhayat” bu gece 00.00’dan itibaren tüm dijital mecralarda yayında olacak. Aynı anda YouTube kanalımızda da, albümün ilk video klibi “Pervaneyim Ben”in ilk gösterimi gerçekleşiyor olacak. Eğer müsait olursanız, bu gece 00.00’da YouTube kanalıma beklerim.
#BERHAYAT