@ibrabah_realism@ihsanfazlioglu Türk aydın portresinin bu uçuk görüntüsü oldukça itici geliyor bana. Ağzını yamultarak eeehhh şu kim bu kim, peh hâlâ orada mısınız? Yok ilk okul çocukları yok tarhana çorbası içenler falan fistan. Bu söylemler aynı tornanın ürünü ve buram buram şımarıklık kokuyor.
@cihanoza hocanın bir videosunu izlemiştim, çok hoşuma gittiği için şöyle bir özetini çıkardım👇
İbn Teymiyye'nin Tanrı'nın Hakikatine dair Görüşünün Özeti:
1. Adım: Fiil, Tanrı'dan ayrılmaz
Tanrı'nın fiili (yaratması, eylemesi), O'nun yetkinliğinin gereğidir.
Neden? Çünkü İbn Teymiyye'ye göre hiç yaratmayan, hiç eylemeyen bir Tanrı eksik olurdu. Yetkinlik, eylemeyi gerektirir.
Öyleyse: Fiil, Tanrı'nın gerek (ayrılmaz) niteliğidir.
2. Adım: Ayrılmaz her nitelik özseldir
Klasik felsefe "özün içindeki nitelikler" ile "özün dışında ama ayrılmayan nitelikler" arasında ayrım yapar. İbn Teymiyye bu ayrımı reddeder: Ona göre ayrılmayan her nitelik, özün içindedir.
Bu kuralı cisimlere uyguladığı gibi Tanrı'ya da uygular.
3. Adım: Öyleyse fiil, Tanrı'nın özündedir
1. ve 2. adımı birleştirin:
· Fiil ayrılmaz bir niteliktir.
· Ayrılmaz her nitelik özseldir.
· Öyleyse fiil, Tanrı'nın özüne (zatına) dahildir.
4. Adım: Bir nitelik değişirse hepsi değişir
Bu, İbn Teymiyye'nin mereoloji (parça-bütün ilişkisi) anlayışından kaynaklanıyor.
Ona göre bütün de niteliklerle aynı şekilde bir korelasyon içindedir. Herhangi bir nitelikteki herhangi bir değişim, bütün niteliklerde aynı ölçüde değişime neden olur. Bu değişim de bütünde bir değişime yol açar.
Bütün = niteliklerin toplamı.
Bunu daha iyi kavramak için bir örgüyü düşünebilirsiniz. Tek bir ilmeği çekerseniz, sadece o ilmek değişmez; ilmekler birbirine bağlı olduğu için bütün örgünün gerginliği, şekli değişir. Ve "örgü", ilmeklerin toplamından ayrı, ek bir şey değildir. Zira nitelikler birbiriyle telâzüm (karşılıklı gerektirme) içindedir.
Öyleyse: Tanrı'nın fiili değiştiğinde (her an başka bir şey yarattığında), bu değişim Tanrı'nın bütün diğer niteliklerini etkiler.
5. Adım: Tanrı, niteliklerinin toplamıdır
"Bütün = niteliklerin toplamı" kuralı. İbn Teymiyye'ye göre niteliklerin arkasında, onları taşıyan ayrı bir "Tanrı tözü" yoktur
Öyleyse: Nitelikler bütünü değişirse, bütünün kendisi değişir.
SONUÇ
Her fiil anında, Tanrı farklı bir hakikat olarak ortaya çıkar.
Zinciri tek bakışta görelim:
Fiil yetkinliğin gereğidir
↓
Fiil ayrılmaz bir niteliktir
↓
Ayrılmaz her nitelik özseldir
↓
Fiil Tanrı'nın özündedir
↓
Fiil her an değişir
↓
Bir nitelik değişince hepsi değişir
↓
Tanrı niteliklerinin toplamıdır
↓
TANRI HER AN YENİ BİR HAKİKATTİR
Prof. Dr. Ebubekir Sifil;
Başı örtmek erkek içinde çok büyük bir sünnettir. Efendimizin ev hâli dışında başını açtığı hiç sabit değildir.
Efendimiz sadece takke takmak olsun, takke üstüne sarık sarmak şeklinde olsun mutlaka başı kapalıymış.
Cüneyt @cuneytozdemir’i tanımam. Sadece burada birkaç kez karşılaştım. Ne Cüneyt’in ne de Berk’in Politik görüşünü ve duruşunu bilmem ama adam bu konuda doğru konuşuyor.
@osman_abdigamid @domitorinvictus İbn Teymiyye hem evren hem de Tanrı'da fenomenalist yaklaşımı, buna bağlı olarak süreç felsefesini takip eden ve zihinsel nominalist ve antiidealist düşün tarzını benimseyen bir şahsiyettir. O göre bu düşün zemini Muhammedî akıl zeminini aksetmektedir.
Mustafa İslamoğlu Hoca'nın bir videosu dolaşımda. Önüne gelen hocaya sallıyor. Ben de dinledim. Söylediklerinde anormal bir şey görmedim. İnsanların çoğu gerçekten aptal. Onları hak ettiklerinden daha az aptal görmek kabul edilemez bir haksızlık.
Pankart ve diploma vermeme “olayları” arasındaki temel ayırım: resim çektirmek istemeyen öğrenci, diplomasını çekiştiren hocasını bile koruyacak felsefece bir ilkeyle davranıyor, hukuk öğrencisi ise insan haklarına dayalı bir hukuk sisteminin temsilcisi olmayı tercih etmiyor.
Muhteşem bir kitap. Ama düzeyi ağır. İbn Teymiyyenin ne kadar iyi bir felsefeci ve kelamcı olduğunu,argümanlarının neler olduğunu en iyi anlatan kitap gördüğüm. Bence kendisine karşı olanlar da mutlaka bakmalı