Bugünden geriye doğru;
Ne Eşref Tek vardı
Ne Polat Alemdar vardı
Ne de Yusuf Miroğlu...
Bir nesil Tatar Ramazan'ı bildi bir tek!
Onun Türkan Şoray ile olan aşklarını izledi..
Allah rahmet eylesin #kadirinanır a, sevenlerinin başı sağolsun..
Hesabı ödeyip ayrıldık. Yanımdaki arkadaşa "giyotin esprisini anlamadı galiba" dedim. Arkadaş da "giyotin ne hocam" diye sordu. Sonra...
Boşuna bakmayın sonrası bende de yok 🤷♂️
Akşam bir kafede çay içtik. Kalkarken hesabı ödemek için masa numarasına baktım. Giyotin-1 yazıyordu (giyotin cam kenarı olduğu için). Hesabı öderken kasadaki arkadaş önce adisyonu gösterip "doğru mu" dedi. Ben de "kellemi almayacaksan doğru" dedim. Ters ters baktı yüzüme. ++
++masada kalmak lazım" dediğimde de ne kadar cahil olduğum, bu işlerden anlamadığım yüzüme vuruldu. Bu konuyu da söz konusu arkadaş sadece bu platformda olmadığı için rahatça yazıyorum. Ne alâka mı? Çok alâka😉
Hayatımda çok kez memur olduğum için müstehzi lakırtılara maruz kaldım ama dün ilk kez benden 10.000 ₺ borç isterken beni küçümseyen biri oldu. Bir de sıkıntıda olma sebebi herkese posta koymuş olmasıymış. "Keşke kapıları sert kapatmasaydın, ticarette her zaman masada olmak ++
Bu akşam demokrasi ve uzlaşı grubu olarak Nilüfer belediye başkanı Şadi Özdemir'in ev sahipliğinde merhum Cumhurbaşkanı Turgut Özal'ın oğlu Ahmet Özal'ı konuk ettik.
O değil de, ben de not tutmuşsam ya da bir şekilde elime geçmişse (sadece sınavlara gelen) zengin arkadaşlara verir, onlarla arkadaşlık kurar ve sonra onlardan kaldığım KYK'da durumu iyi olmayan arkadaşlara burs isterdim..
Ulen hep bu kafa yedi bizi zaten🤨
İlkokul 2 şubat tatilinde Bursa'dan Kırşehir'e taşınmıştık.
O yaşta nereden bileyim memleketin farklı yerlerinde farklı ağızlar konuşulduğunu?
Okulun ilk günü çocuklar sabah sabah birbirine "ne örüyon lee?" demeye başladı.
Ben de gözüne far tutulmuş tavşan gibi bakmıştım.
Ömründe mücadele nedir bilmemiş, imanı paraya olan, dantelli kefenle eylem yapmayı cesaret sanan ılık götlüler!
İmkansızlıklar içinde koca bir cemiyeti örgütlemiş ve genç denecek yaşta şehadete ermiş #TalatPaşa'yı ne bilsin..
Hadi bilmezsiniz, saygı duyun bari!
Rahmet olsun..
Arkadaş! Zaten sizin "mehmet akif ersoy" ile hepimizin "Mehmet Akif Ersoy"unu yeterince kirlettiniz..
Şimdi de İstiklal Marşı'mızı arapça okutup yattığı yerde incittiniz..
İç cepheyi darma duman ediyorlar!!
Hekimlik zor zanaat..
Tam bir duygu yönetimi işi..
Memleketin seçilmiş evlatları insana dokunan bu zor mesleği tercih ediyorsa saygı duymak gerek diye düşünüyorum..
Tüm hekimlerimizin 14 Mart Tıp Bayramını kutluyorum..
Tanju Özcan’ın gözaltına alınmasına tam da beklendiği üzere “Siyasi operasyon” yaftası vuranlar var…
Şimdi biraz algı ayarlarını değiştirelim. Somut bir ayrıntıyla.
Ayrıntı bütünü anlatır çünkü.
Cengiz Solakoğlu ismini hiç duydunuz mu? Kendisi ŞOK Marketler’in yönetim kurulu başkanı…
Bir de Sencer Solakoğlu var. O da CHP’nin tarım politakalarına yön veren isim. Cengiz Solakoğlu’nun akrabası.
Peki Bolu’da Tanju Özcan’dan şikayetçi olanlardan biri de ŞOK marketler değil mi? Evet öyle..
Demek ki neymiş! Tanju Özcan’dan şikayetçi olan şirketlerden birinin başkanının yakın akrabası CHP yönetimindeymiş! CHP’li başkanın gözaltına alınmasıyla sonuçlanan sürecin en dikkat çeken ayrıntılarından biri bu.
Tablo net! Ortada mağdur olduğu iddiasıyla yargıya giden ticari bir işletme ve görevini yapan bir devlet var.
Bir de CHP’de kopması muhtemel yeni bir tartışma…
Neydi o söz? Siyaset ve sosis.. Nasıl yapıldığını bilirsen ikisini de yemezsin.
İspanya'da seyahat ederken Pirene Dağları'nın dibinde Ainsa diye bir şehirden Zaragoza'ya geçmem gerekti. Gittim şehrin otobüs garına İngilizce Zaragoza'ya bilet istedim. Ne dediğimi anlamadı, defalarca söyledim olmadı, orası neresi falan diyor. En sonunda kağıt çıkarıp yazdım şehrin ismini "ha sarragotsa" gibi bir şey dedi ve verdi bileti.
Lan tamam ben yanlış söyledim ama benzer okunuşta kaç tane şehir olabilir ülkede nasıl anlamıyorsun düz Zaragoza'yı gerçekten hayretler içindeyim hala. İzmir otogarda Çeşme'yi "Kesmö" diye okuyor turist anında anlıyorlar zaten kaç yere gidecek. Şu pratiklik her millete lazım.
Öldükten yaklaşık 30 dakika içerisinde vücutta refleks diye bir şey kalmaz. Gevşeyen kaslar dolayısıyla ağız ve göz kapakları açık kalır. Boşaltım sistemi tamamen gevşer, idrar akıntısı başlar.
Ölümün gerçekleşmesinden 24 saat sonra vücut çürümeye başlar. Solunumun durması bakteriler için bir işarettir ve çalışmaya başlarlar. İlk çürüyen organlar ise göz, beyin, mide ve bağırsaklardır.
Ceset şişman ise daha çabuk çürürken, tuzlu suda boğulanlar daha geç çürür. En geç çürüyen kısımlar ise kalp, mesane ve böbrektir.
İlk çürüyen yer olan mide ve bağırsaklarda bakteriler yoğun şekilde çalıştığı için hızla gaz ortaya çıkar. Bu gaz, karın bölgesinin şişmesine sebep olur. Derinin üstü yanık gibi su toplarken, vücutta biriken sülfür nedeniyle renk siyaha dönmeye başlar.
Günden güne şişen karın patlar ve göğüs çöker. Bu olay, mezar üstünden duyulabilecek kadar sesli olabilir.
Ortalama dört yıl sonra insan tamamen kemik hâline dönüşür.
Güzelliğin, yakışıklılığın, zenginliğin, kibrin, malın mülkün, makamın mevkînin nerede? Yeryüzünde kasıntı bir şekilde gezen, “küçük dağları ben yarattım” egosuna sahip olan, insanları küçücük beyniyle aşağılamaya çalışan, hayatı statüye ve dünyada kazanacağı geçici başarılara odaklayan her kibirlinin sonu budur.
Paranın satın aldığı insanların sonu budur. Mevkiye gelmek için karakterini satan, çevresini ezen, zulme uğrayan insanların üzerine basarak bir şeyler elde etmeye çalışanların sonu budur.
Güzelliğiyle hayatı boyunca makyaj ve süse adanan, cildi kurumasın diye her gün özenle kremlenip yumuşatılan bedenin sonu budur.
Hayatını fitness salonlarında, ayna karşısında kaslarına bakarak geçiren; tek hedefi vücut büyütüp bununla Instagram’a fotoğraf atmak olan kişilerin de sonu budur.
Çalışın, başarılı olun, insanlığa fayda verin ama hayatı büyütmeyin. Kendinizi büyütmeyin. Zira elimizde, yaptığımız erdemlerden ve amellerden başka bir şey kalmayacaktır.
Hedef, O’nun rızasını kazanmak olmalıdır
Allah hepimize hayırlı ömürler verip ölümümüzü de hayırlı eylesin.