Bu ülkenin sokak hayvanları bir sabah ansızın çoğalmadı. Onları bu hale getiren yılların ihmaliydi. Yapılması gereken kısırlaştırmalar yapılmadı, üretim durdurulmadı, terk edenler gerçekten cezalandırılmadı, yeterli ve insanca bakımevleri kurulmadı. İnsanların yıllarca yapmadıklarının hesabı, bugün konuşamayan canlardan soruluyor.
Sonra korku büyütüldü. Doğruluğu araştırılmadan yayılan haberler, görüntüsü ve delili sorgulanmadan hayvanların üzerine yıkılan olaylar, insanların içine yavaş yavaş nefret ekti. Bir anne çocuğu için korkutuldu, bir baba öfkelendirildi, bir toplumun merhameti korkuyla sınandı.
Ama o köpek bunların hiçbirini bilmiyor.
O sadece dün başını okşayan insanın bugün neden kendisine taş attığını anlamıyor.
Dün önüne bir kap su koyan mahallesini neden bir daha göremediğini bilmiyor.
Bir aracın arkasına bindirilirken nereye götürüldüğünü bilmiyor.
Barınağın bir köşesinde titrerken neden terk edildiğini bilmiyor.
Belki hâlâ sahibini bekliyor.
Belki kapıdan her girene “Beni almaya mı geldin?” diye bakıyor.
Belki yavrusunu arıyor.
Belki yavrusu annesini…
Ve insanın canını en çok yakan da bu: Onlar bize hâlâ inanıyorlar.
Kendilerine kötülük yapan insanın elinden bile bir lokma ekmek bekliyorlar. Dövüldükleri halde kuyruğunu sallayan, kovulduğu yere ertesi gün yine dönen canlılardan bahsediyoruz.
Şimdi soruyorum: Bu hayvanların suçu neydi?
Barınakları onlar mı yapmadı?
Kısırlaştırmayı onlar mı ihmal etti?
Üretimi onlar mı kontrol etmedi?
Onları sokağa atan yine insanlar değil miydi?
Bir gün bütün bu gürültü bitecek. Haberler unutulacak, tartışmalar sona erecek, makamlar değişecek. Fakat geriye bir şey kalacak:
Vicdanımız.
Ve belki yıllar sonra bir çocuk, eski görüntülere bakıp bize soracak:
“Baba, anne… Bunlar sadece yaşamak istiyormuş. Siz neden onları korumadınız?”
İşte ben o sorudan korkuyorum.
Çünkü o gün “Bilmiyorduk” diyemeyeceğiz.
Biliyorduk. Gördük. Duyduk.
Ve yine de sustuk.
Onların dili yoktu belki… Ama korkuları vardı, anneleri vardı, yavruları vardı, canları vardı.
Ve hepsinden önemlisi, yaşamak istiyorlardı.
#SokakHayvanlarıSahipsizDeğil
@BaharTutar13 @iboozkan62 @AblukaMedya Benim için dediyseniz evimdekilere de dışarda ilgilendiklerime de, denk geldiklerime de mutlaka temiz bir kapta su koyarım..
Sayın Bakan'ın bu paylaşımında eksik olan şey, yaşamın kendisidir.
Ekolojik bir hukuk ve etik anlayışı, yaşamı insan merkezli bir güvenlik meselesine indirgemez. Sokakta yaşayan hayvanlar, kamu düzenine göre varlığı tartışılacak nesneler değildir. Onlar, hissedebilen ve yaşam hakkının öznelerinden biri olan canlılardır.
Bugün "güvenlik" söylemi üzerinden kurulan dil, ne yazık ki yaşam hakkının geri plana itilmesini ve hayvanlara yönelik ağır yaşam hakkı ihlallerinin siyasal olarak meşrulaştırılmasını kolaylaştırmaktadır.
Gerçek kamu düzeni, güçsüz olanı koruyan düzendir. Gerçek güvenlik, insanların kendini güvende hissetmesi kadar, diğer canlıların da yaşam hakkının da güvence altına alınmasıdır.
Bir bakanın görevi yalnızca toplumun korkularını yönetmek değil, hukukun evrensel ilkelerini ve yaşamın bütünlüğünü savunmaktır.
@MovieGrafMG Salò, or the 120 Days of Sodom' u izlediğime lanet etmiştim. Hâlâ da Allah belâmı versin, nerden izledim derim. Günlerce kendime gelemedim izlediğimde ve Epstein olayları gündemde olunca aklıma direkt bu film geldi. Burda bahsi geçince yalnız değilmişim dedim..
@kochero Haberi beğene tıklayınca da utanıyorum kendimden. Artık bu mazlumlara üzüntümü nasıl ifade edeceğimi bilmiyorum.. Her şeyin insan için yaratildigi, her şeyin insan için ve evrenin merkezinin insan olduğu gibi hastalıklı düşünceden kurtulmadikca doğada hicbir canlı gün yüzü görmez
@kochero Kadına, çocuğa, hayvana, kısacası caresize, savunmasiza yapılanlari her duyduğumda lanet okuduğum bir ülke oldu benim, kendi adıma. Gülmeyi unutmuşum. Her günüm hüzün, insan varlığı adına utanmak ve lanetle geçiyor. Korkar oldum zaten X' e girmeye. Her gün, her dakika bir felaket
🚨 DİKKAT!
İnsanoğlu gezegeni çöplüğe çevirdi…
Ama suçlu kimmiş? Bir kap mama yiyen kedi! 😂
Ormanları siz yaktınız 🌲🔥
Denizleri siz kirlettiniz 🌊🗑️
Havayı siz zehirlediniz 🏭💨
Dünyayı siz mahvettiniz ☠️🌍
Ama dönüp utanmadan:
“Ekolojik dengeyi kedi bozuyor!”
diyorsunuz ya…
Bu ülkenin sorunu hayvanlar değil,
vicdansızlık + cahillik + kötü niyet.
🐱➡️ “Dışkısından yürüyemiyormuşsunuz!”
Biz de sizin bıraktığınız pisliklerden yaşayamaz hâle geldik ama ona laf yok tabii. 🤡
🔥 Hadi şimdi RT yağmuru yapalım:
Gerçek kirleten insan!
Gerçek mağdur hayvan!
Gerçek rezillik suçun en zayıfa atılması!
👇👇👇
RT’le ki herkes görsün!
👇👇👇
#SokakHayvanlarıSahipsizDeğil
#BeslemeYasaklamaz
#MerhametKazanacak