@militerenstitu İngilizlere iltica başvurusu. Belge bu. Ayrıca İngiliz gemisine binerken resmi de var. Daha ne belgesi istiyorsun? Altındaki imza dedenizin imzası.
Murat Bardakçı, Enver Paşa'nın hatıratında geçen üzücü olayı anlatıyor:
🔻Paşa'nın yazdığı çok enteresan bir şey var.
🔻Makedonya tarafında bir yerde, bir Rus konsolos, geçtiği yerlerde Osmanlı askerlerinin kendisine selam vermesini istiyor.
🔻Bir asker "Moskofa selam vermem" diyor.
🔻Herif kırbacıyla çocuğun suratına vuruyor, suratı parçalanıyor.
🔻Çocuk da çekiyor silahı, konsolosu vuruyor.
🔻Adam ölüyor orada. Kıyamet kopuyor, Divan-ı Harp toplanıyor.
🔻Hem o nöbetçi askeri hem de bir arkadaşını idama mahkum ediyorlar.
🔻Arkadaşının idama mahkum olmasının sebebi de mani olmaması.
🔻Enver Paşa'ya, idam mangasını kumanda görevi verilir.
🔻Bir yolunu bulur görevi almaz.
🔻Fakat seyretmeye gider.
🔻Enver Paşa'nın dediği şudur aynen: "Ağlayarak seyrettim, kahroldum ve bunun tek bir müsebbibi vardır o da Abdülhamid'dir."
Prof.Dr.Yusuf Halaçoğlu:
Vahdettin, Atatürk'ü Kurtuluş Savaşı'nı başlatmak için göndermedi. Tam aksine Karadenizde Rumlar devlet kurmak için ayaklanmış, Topal Osman liderliğindeki Türkler ile Rumlar arasında çatışmalar vardı. Vahdettin, İngilizlerin talimatıyla Atatürk'ü Türklerin elindeki silahları toplamak için gönderdi. Bu nedenle Vahdettin Türk Milletine ihanet etmiştir.
Atatürk'e 40 bin altın verdiği de yalandır, o kadar para olsa devlet memurlarının maaşını öderdi, kasa bomboştu.
"Türkiye'de silahlı kuvvetler veya askerî öğrenciler içinden seçilen gençlere Seferberlik Tetkik Kurulu ve sonra da Özel Harp Dairesi'nde görev verilirdi.
Bunların kim olduğunu sadece MİT bilirdi. MİT ise zaten CIA ile Ankara'da aynı binada altlı üstlü çalışırdı. Maaşlarını ABD verirdi. Bu kadrolar içinden devşirilen insanları sonra ABD ve İngiliz istihbaratı Türkiye aleyhine kullandı.
Muammer Aksoy, Uğur Mumcu, Ahmet Taner Kışlalı, Bahriye Üçok, Necip Hablemitoğlu gibi kamuoyunu uyarmaya çalışan değerlerin ortadan kaldırılmasında bu yapının rolü vardır. Türkiye 12 Eylül'e bu kadrolar tarafından sürüklenmiştir.
Fetullah Gülen gibi isimler 1959'da bu yapı içinde görevlendirildi. Görevleri, Yeşil Kuşak projesi çerçevesinde komünizmle mücadele faaliyetleriydi.
12 Eylül'den sonra yakalanan Fetullah Gülen'in serbest bırakılması için Genelkurmay Başkanı aradı ve serbest bırakıldı. Bu tür insanların bir kısmı CIA tarafından devşirildi ve şimdi FETÖ dediğimiz istihbarat örgütü kuruldu."
Biz devletin ele geçirilmiş olduğunu son 20 yıldır defalarca gündeme getirdik ama gerçekleri komplo teorisi diye gösteren gazeteciler de bu yapının elemanıydı.
Devletin omurgası ele geçirilmişse, siyasi yapı bu işin dışında tutulabilir miydi? Siyaset de ele geçirilmiş olduğu için Türkiye 1952'den beri savrulmaktadır.
Biz bu konuyu yakın tarihte şöyle yansıtmıştık:
FETÖ'nün darbe girişimi ile ilgili değerlendirmelerin hiçbiri meselenin esasına girmiyor. Bir defa 1960 darbesinden itibaren Türkiye Cumhuriyeti Devleti içinde ağını kurmuş bir örgütten, Cumhurbaşkanlarının, Başbakanların, Genelkurmay Başkanlarının ve MİT Müsteşarlarının haberdar olmaması mümkün değildir!
Soru şudur: Devlet bunu neden yaptı? Bülent Ecevit, ilk başbakanlığı sırasında, "kontrgerilla"nın varlığından tesadüfen haberi olduğunu söylemişti. Özel Harp Dairesi Başkanı Sabri Yirmibeşoğlu ise kendisine teminat vermiş, devletin siyasi partiler içinde de örgütlenme yaptığını, hatta çeşitli partilerden birçok milletvekilinin bu yapının üyesi olduğunu söylemişti.
Fetullah Gülen ve Müslüm Gündüz ise daha askerlik çağında iken 1960-61'de keşfedildiler.
İskenderun'da birlikte askerlik yaparken, eğitime alındılar. Fetullah Gülen, askerlikten sonra da kendisi gibi bir "görevli" olan ve tahsili yeterli olmadığı halde Diyanet İşleri Başkan Yardımcılığı'na getirilen Yaşar Tunagür'ün açtığı yolda ilerledi. Türk Cumhuriyetleri'nde okullar açmak için ilgili ülkelerin devlet başkanlarına tavsiye mektuplarını Turgut Özal ve Süleyman Demirel yazdı.
Abdullah Gül de Dışişleri teşkilâtına cemaate yardımcı olmaları için talimat verdi. Devleti yönetenler, bu işleri, kendi akıllarıyla yapmadı.
Devleti yönetenler, NATO'nun Gladio yapısı ile birlikte Türkiye'nin bütün istihbaratını avucunun içine almış olan ABD'nin taleplerini yerine getirdi!
Devlet, Abdullah Öcalan'ı nasıl kontrolden kaçırıp Türkiye'nin başına belâ ettiyse Fetullah Gülen'in de aynı şekilde bir bumerang gibi dönüp devleti vurmasına yol açtı!
Türkiye'nin, kuruluş ilkelerine sarılmaktan başka çaresi yoktur ama şimdiki yapılanma da FETÖ artıkları ve federasyonculardan oluşturuldu. Bu da bir Amerikan-İngiliz ortak yapımıdır. Görevleri, Türk egemenliğini yıkmak ve Orta Doğu Birleşik Devletleri'ne zemin hazırlamaktır!
Çözüm milletin beynindedir, başka yerde değil.''
E. Korgeneral İsmail Hakkı Pekin
📌Yer: Şanlıurfa... Arazi Karla kaplı ama bazı çiftçiler tarlalarını suluyorlar.
Neden?
📌Çünkü elektrik bedava. Türk Milletinden çalıyorlar, kaçak elektrik kullanarak, kaçak trafolar kurarak hakkımızı gasp ediyorlar. Bu trafoların her biri 100 konutun elektriğini karşılayacak güçte. Hırsızlığın boyutunu varın siz düşünün.
📌DEM Parti ise bu hırsızların kaçak elektrik kullanmasını hak olarak görüyor ve savunuyor. Böyle bir düzen başka bir ülkede var mıdır acaba?
ATATÜRK’ÜN YASAKLANAN TARİH KİTAPLARI :
NATO'ya girişimizle birlikte bu kitaplar da yasaklandı!
Türkiye'nin 1945'ten sonra Atlantik sistemine bağlanma sürecine girmesiyle birlikte Kemalist Devrim'den de parça parça vazgeçilmeye başlandı.
Bu kitaplar Mustafa Kemal Atatürk’ün emriyle Türk Tarihi Tetkik Cemiyeti’nce (Türk Tarih Kurumu)hazırlanmıştı. 1931’den itibaren ortaöğrenimde ders kitabı olarak okutuldu. Kâinatın bilimsel yolla açıklanışı ile başlıyordu. Binlerce yıllık Türk tarihini anlatıyordu. Anadolu’daki Türk varlığının Malazgirt’ten çok önceye gittiği apaçık gösterilmekteydi. Öyle ki; Sümerlerin dilinin eklemeli Türkçe olduğu aktarılmıştı. Kitabın “Mukaddime/Giriş”inde İslam öncesi Türk tarihinin ve kültürünün ‘ümmetçilik’ adı altında nasıl ihmal edildiği vurgulanıyordu.
Ancak, ABD ile yapılan Fulbright Antlaşması ile oluşturulan komisyon Türkiye'nin eğitim sistemine el attı. Anlaşma gereği komisyonun başkanlığını ABD’nin Türkiye’deki Büyükelçisi yaptı. Fulbright komisyonu, ilkokuldan İmam Hatip’e kadar, tüm eğitim müfredatını belirliyor, yarısı ABD’lilerden oluşan komisyona ABD’nin Türkiye Büyükelçisi başkanlık ediyordu.
Atatürk'ün bu kitaplarını müfredattan kaldırttılar. Komisyon üyelerinin 4’ü Türk, 4’ü Amerikalı'ydı ve başkanı da ABD’nin Ankara büyükelçisiydi. Bundan böyle Türk eğitim yapısı Amerikalıların denetimine geçti.
Sonrası Köy Enstitülerini kapatmak oldu. ABD’den gelen bir akademisyenin raporundan hemen sonra… Bizi karanlıklara ve bugünlere mahkum eden 27 Ocak 1954 tarihli 6234 sayılı üzücü yasayla…
Dindar insanlarımız bilmez.Tarikat diye bilinen Tekke ve zaviyeleri Osmanlı 4 kez kapatmıştı. Tekke ve zaviyeleri kapatan da ilk FATİH SULTAN MEHMET dir.Tekke ve Zaviyeler Selçuklu nun da Osmanlı nın da Türkiye nin de başına bela olmuştur.Bunları yeniden açan Siyonistlerdir!
Damad Ferid ile İngiltere mümessilleri arasında yapılan ve Padişahın da onayladığı gizli anlaşma sureti İstanbul'da ele geçirilmiş ve bir sureti de 1. Kolordu kumandanı Cafer Tayyar Paşa'ya gönderilmiş. bu anlaşmanın maddeleri şöyle.
1- İngiltere Hükemiti kendi mandası
🔻Türk Tarih Kurumu Eski Başkanı Prof. Dr. Yusuf Halaçoğlu:
“Ermenilere sözde soykırım yaptığımızı ilk kabul edenlerin Filistinliler olduğunu bilmiyorsunuz galiba.
Ayrıca Osmanlı ordusu, Filistin ve Sina’da Arapların ihaneti ile mağlup oldu. Hiç olmazsa bir ansiklopedi okuyun!”