Ahead of Veterans Day, I was honored to welcome a flight of veterans and their families as they arrived in DC.
To all those who bravely served our country, thank you to you and your family for your extraordinary service. The sacrifices that all of you have made to protect our country will be honored, today and every day.
Antalya 4,0 büyüklüğünde ve 100 km derindeki #deprem bize ne anlatıyor?
Arap-Afrika Levhalarının ve Kıbrıs dalma- batma kuşağının Anadolu Levhasını kuzeye doğru sıkıştırıp Hem Anadolu'nun altına doğru dalıp hemde batıya doğru sürüklemesi Isparta-Antalya doğrultu atımlı fay sistemlerini oluşturuyor.
Bugün yaşanan deprem dalmanın olduğu kesimde,yani moho derinliğinin çok derinlerinde gerçekleşti.
Geçmişte yaşanan Deprem yoğunluğu Aksu bindirmesi dediğimiz kırık üzerinde ya da alt segmentlerinde oluşuyor.
Bu kırıkların oluşturduğu sistemde 6,0 /6,5 büyüklüğüne kadar atımlar olağandır.
Derin depremlerin yıkıcı etkisi az, sallantı alanı geniş olur.
Artık eski siyaset yok!
Artık kimsenin kalesi yok!
Kadıköy de bizim, Başakşehir de bizim.
Yozgat da bizim, Mersin de bizim.
Ben milletle meydanlardayım.
Sen neredesin salon adamı Erdoğan!
Zizek’e göre çağdaş otoriter-popülist liderlerin gücü, utancı ortadan kaldırma biçimlerinde yatıyor. Utanmazlık artık bir ahlaki düşüklük değil, “halka yakınlık” ve “samimiyet” göstergesi. Böylece siyaset, ahlaki normları değil, teşhiri ödüllendiren bir rejime dönüşüyor diyor. ++
1/23 1 MAYIS 1977'DE KAÇ KİŞİ ÖLDÜ?
1 Mayıs 1977’de İstanbul Taksim Meydanı'ndaki o tarihi buluşmada hala kaç kişinin öldüğü bilinmiyor. Örneğin Wikipedia'da 34 kişi öldü, 136 kişi yaralandı diyor. Halbuki, yaralı sayısını araştırmadım ama gerçek ölüm sayısı bu değil.
It is an EXTREMELY BAD BREACH OF ETHICS that the @WSJ would publish a DELIBERATELY FALSE ARTICLE and fail to include an unequivocal denial beforehand by the Tesla board of directors!
Tarihi kayıtlarla uyuşmayan, oldukça zorlama tezler. Ayrıca Sovyetlerin Türkiye'ye desteği sadece Kurtuluş Savaşıyla sınırlı kalmamıştır. Özellikle beş yıllık kalkınma planları hazırlanırken ve devletçilik politikası doğrultusunda kamu iktisadi teşekkülleri oluşturulurken Sovyet uzmanlarının verdiği desteği kimse inkar edemez. Soğuk Savaş'tan kalma, raf ömrü geçmiş paradigma ile gerçekler ters yüz edilmeye çalışılsa da arşivlerdeki belgeler ve yapılanlar ortada.
Sıralı şekilde gidelim:
1921 Moskova Antlaşması sonrasında Sovyetler Birliği, Türkiye Büyük Millet Meclisi Hükûmeti’ne 10 milyon altın ruble değerinde faizsiz kredi sağlamıştır.
Bu yardımın büyük kısmı Türkiye’nin Kurtuluş Savaşı sırasında silah, mühimmat ve lojistik destek olarak kullanıldı.
Bu kredi, herhangi bir geri ödeme şartı olmadan verilmişti ve Sovyet arşiv belgelerine göre önemli bir kısmı fiilen geri talep edilmedi.
Birinci Beş Yıllık Sanayi Planı (1934-1938) döneminde Sovyet planlamacılar, Türkiye’ye doğrudan katkı sağladı.
Sovyet mühendisler ve teknisyenler, Türkiye'deki yeni kurulan sanayi tesislerinin projelendirilmesi ve inşasında görev aldı.
Örnekler:
Nazilli Basma Fabrikası
Kayseri Bez Fabrikası
Sümerbank ve Etibank’ın kuruluş çalışmaları
Türkiye’ye gelen Sovyet uzmanlar, Türk teknisyen ve mühendislerin eğitilmesinde de aktif rol oynadı.
Ayrıca bazı Türk öğrenciler, Sovyetler Birliği’ne gönderilerek sanayi ve mühendislik eğitimi aldı.
Ankara'nın imarı ve şehir altyapısının oluşturulmasında verdiği destekleri de unutmamalı.
Örnekler ve yapılanlar daha uzar gider.
Tüm bu somut örnekler, Türkiye Cumhuriyeti’nin erken dönem kalkınma hamlelerinde Sovyetler Birliği’nin sağladığı mali, teknik ve beşerî desteğin inkâr edilemez bir gerçek olduğunu gösteriyor. Ötesi lafügüzaf.