1821-1830 yılları arasında Mora Yarımadasında Müslüman Türk ahali sistematik olarak katledilmiştir.
Bu imha politikasına, ibadet yerlerinden medreselere, mezarlıklardan diğer kültürel miras unsurlarına kadar uzanan planlı bir yıkım ve tahribat da eşlik etmiştir.
Tripoliçe katliamının 205. yıldönümünde, acımasızca katledilen Müslüman Türk sivil halkı rahmetle anıyoruz.
Güney Kıbrıs haydut (Rum) Yönetiminin lideri bugün Kanlı Noel için skandal bir konuşma yaptı.
Önce hatırlatalım.
Kıbrıs tarihine “Kanlı Noel” olarak geçen Rum saldırıları 20 Aralık 1963'te başlamıştı. 24 Aralık 1963 gecesi Rum Örgüt EOKA tarafından Türk subaylarının evlerine saldırılmış ve Tabip Binbaşı Nihat İlhan'ın eşi Mürüvvet ve 3 oğlu Murat, Kutsi ve kundaktaki Hakan saklandıkları banyoda kurşunlanarak öldürülmüştü.
Kanlı Noel saldırıları sonucu en az 364 Kıbrıs Türkü öldürüldü. Bunların önemli bir kısmı sivildi (kadın, çocuk, yaşlı). 103 Türk köyü boşaltıldı / yakıldı, yaklaşık 25.000 Kıbrıs Türkü göçe zorlandı. Çok sayıda kişi kayıp edildi; bir kısmının akıbeti yıllar sonra toplu mezarlarda ortaya çıktı.
Bu tablo 21 Aralık 1963’te başlayan ve 1964 boyunca süren EOKA–Rum polis ortak şiddetinin bir sonucuydu.
Gazze katliamlarını aratmayan bu saldırıların yıldönümünde Lefkoşa'daki Agios Kassianos Kilisesi'nde düzenlenen törende yaptığı konuşmada Hristodulidis, terör örgütü EOKA tarafından Kıbrıs Türklerine yönelik söz konusu katliamların Kıbrıs'ın modern tarihinde bir dönüm noktası olduğunu savundu.
EOKA mensupları ile Rum polislerinin yürüttüğü silahlı faaliyetleri "mücadele" ve "kahramanlık" olarak tanımlayan Hristodulidis, o dönemde hayatını kaybeden Rumları andı.
Kanlı Noel”i anıp EOKA terörünü kahramanlık diye sunmak, tarihe değil katliama sadakattir. 21 Aralık 1963’te Akritas Planı’yla hedef alınan Kıbrıs Türkleri ortaklıktan silah zoruyla silinmek istendi; kadınlar, çocuklar, yaşlılar katledildi. Bugün AB değerleri nutku atıp terörü meşrulaştıranlar, barış değil yeni düşmanlık üretiyor.
Arkalarına aldıkları İsrail, Yunanistan, Fransa ve ABD’ye güvenerek bu ahlaksız söyleme başvuran Hristodulitis’e hatırlatalım bu söylemlerle tarih değişmez. EOKA’nın alçak saldırıları ve katliamları asla unutulmaz.
Bu yapılan alenen terörü yüceltmektir. Türkiye ve KKTC Hükümetleri eminim ki bu ahlaksızlığın karşılığını vercektir.
Daha ne vakit edildiğini bile bilmediği söz, ilişkilendirdiği olaylardan 8 yıl sonra, 1931'de sarf edilmiş. İki yıl önce Büyük Buhran patlak vermiş, radikal sağ ve radikal sol dünyada yükselişte. Bir yıl önce Nazilerin Reichstag'daki vekil sayısı 12'den 107'ye çıkmış. Yine bir sene önce Faşist İtalya, Habeşistan sınırları içine tahkimat yapmaya başlamış. Sözün edildiği tarihten birkaç ay sonra ise Japonya, Mançurya'ya girecek. Yani siyasi ve askeri gelişmeler milyonlarca insanın öleceği bir dünya savaşına işaret ediyor ama buna kalsa "Türkiye'nin teslimiyet ve acziyetiyle" alakalı. Kısacası ya "şöyle entelektüel, böyle kültürlü" dedikleri adamın dünyadan haberi yoktu ya da gerçekleri çarpıtırken yüzü dahi kızarmıyordu.
Ermeniler 3 günde 10.000 fazla kardeşimizi, Rus'un işlevsizliği ve Ingiliz'in izni sayesinde keserek,yakarak ve taşlayarak katledecek bizler ise birşey yapmayacağız öyle mi?
Baķü'nün kurtuluşu kutlu olsun.
"Başka dillerde "savaş" diye erkek adı yok" sananlar için:
1- Başka dillerde "savaş" anlamına gelen erkek adları listesi: https://t.co/SzLXXTXdgV
2- Başka dillerde "savaş" anlamına gelen kız adları listesi: https://t.co/LTFXcGubHy
Every iPhone will search itself for whatever Apple wants, or for whatever Apple is directed to want. They are inventing a world in which every product you purchase owes its highest loyalty to someone other than its owner.
https://t.co/k3SxaFSJEJ
No matter how well-intentioned, @Apple is rolling out mass surveillance to the entire world with this. Make no mistake: if they can scan for kiddie porn today, they can scan for anything tomorrow.
They turned a trillion dollars of devices into iNarcs—*without asking.*
Liberaller PKK katliamlarında da hep böyle sessizlikle gizlenirlerdi. Biden soykırım deyince yine keyifleri yerine geldi ancak tıkırtı duymuş fare gibi alayı dolap altına kaçtı, tweetlerinde ses yok!
Yahudi Soykırımı’nın ağır suçluluğunu taşıyan Alman-Fransız çevreleri özgün suçlarını yayıp paylaşacak tarihi ortaklar arıyorlar. Ermeniler ise davalarını Yahudiler ölçüsünde başarıyla kabul ettireceklerini düşünerek bu kavrama dört elle sarılıyorlar.
Andımız’daki çocuklara yönelik milletine adanmışlık, çalışkanlık, milletini sevmek öğretisine laf söyleyen Liberallerin şöyle bir ulusal marşa sahip Yunanistan’ı dost bilmelerine şaşırmamak lazım.
Emperyalistlere, Türkiye/Türk düşmanlarına direnmezsek olacaklar aşağıda yazıyor.