Türkiye’de bize dayattıklarına bakın bir de. @GaroPaylan söyleseydin ya ben TBMM de vekiliydim, Türklerin vergileriyle maaş aldım, hâlâ da almaya devam ediyorum, makam arabalarına bindim, pasaportum Türk ve Türkiye’ye ikinci anadili dayatıyorum diye.
Hatta anlatsaydın Rus harbi sırasında Türklere yaptığınız katliamları. Kürt aşiretleri tarafından saldırıya uğradığınız halde bugün Kürtçülük yaptığınızı falan anlatsaydın. Pek mahcup gördük seni.
Bir sürü insan gidenlere tepki göstermiş ama eğer Yunanistan'a döviz bırakmak kabahatse bu kabahatin en büyük payı müşteriyi yolmaya çalışan ve fahiş fiyatlar çeken işletmelerde, sahilleri mafyavari tiplerin eline bırakan anlayışta. Çünkü insanlar bu yüzden kendi memleketini gezmekten soğuyor.
Çok da haklılar.
Siyasetin kadrolu dinazorlarının bu gazı kaçmış Facebook mavrası lakırdılarının anadolu tabiriyle mala davara hiçtir faydası yok ama adı üstünde kadrolu olunca böyle oluyor.
Yıllardır makam ve masa işgal eden modası geçmiş bu siyaset tüccarları ne değişen Türkiye sosyolojisinden ne de nasıl bir iktidar tarafından yönetildiğinden haberi var (belki de işlerine gelmiyor)
Bütün köşeleri kapmış ve kendilerinden başka hiç kimseye fırsat vermeyen bu bencil siyasetçilerden kurtulmadığımız sürece ülke olarak burnumuz şeyden çıkmayacak.
Ve MP dımdızlak bırakıldı, CVP bölündü, şimdi de TKP ile HKP arasında, her iki taraftaki düşük zekalı zombi troller marifetiyle abuk bir kavga harlanıyor. Operasyon yediklerinin farkında değiller
Çünkü Süreç Hewal vol.2'deysek, bu iş salt PKK'nın tasfiyesiyle kalmayacaktı
1)
🇹🇷Türk'ün 19 adası sessiz sedasız Yunan'a geçtiğinde kimselerin gıkı çıkmazken, Arnavutlar sahip oldukları tek ada için ayaklandı ve ülkelerinin başkentinde polisle çatışıyor🇦🇱
⏬
Seçimlerle ilgili görevi olmayan bir mahkeme mutlak butlan kararı verdi.
YSK: KURULTAYLAR VE MAZBATALAR GEÇERLİ...
YSK bugün, Özgür Özel'in CHP Genel Başkanı olarak yaptığı itirazın ret edilmesiyle ilgili gerekçeli kararını açıkladı.
Kararda dikkat çeken paragraf ise şu: "21.09.2025 tarihli CHP Olağanüstü Kurultayı, 24.09.2025 tarihli İstanbul İl Kongresi, 19.10.2025 tarihli İstanbul 39. Olağan İl Kongresi ve 28-30 Kasım 2025 tarihli CHP 39. Olağan Kurultaylarında yapılan seçimlerin geçerlidir."
YSK, bu kongrelerde seçilen delegelerin delegeliklerinin Siyasi Partiler Kanunu uyarınca devam ettiğini belirterek, "İl ve ilçe seçim kurullarınca düzenlenen mazbataların geçerli olduğunun ve seçilenlerin görevlerine devam ettiğinin tespitine karar verilmiştir."
Kongreler ve mazbatalar geçerli ise son yasal, seçilmiş genel başkan Özel ise neden bu süreç yaşanıyor?
Mazbatalar geçerli, kongreler geçerli ve ortada korsan bir el koyma var. Benim tek anladığım bu..
Velev ki, iddialara göre oy satılmışsa bu bir suç değil. Bu ülke de tüm seçimlerde oyların satıldığı ve oyların parayla satın alındığı bilinir. Bu olay olsa olsa ahlaksızlık olarak değerlendirilebilir. Suç olsaydı, bugün hiçbir seçim yasal ve meşru olmazdı.
Not: kayyum
kılı(ç)daroglu'nun İnce'ye karşı kazandığı kongrelerde, oy kullanmış 10-15 delege ortaya çıksa. "Oylarımızı para karşılığında, belediyede işe girme karşılığında, il genel ve belediye meclis üyesi olma sözü verilmesi karşılığında sattık, rüşvet aldık, birileri de rüşvet verdik' dese ne olacak?
CUMHURİYET, OSMANLI BORÇLARINI ÖDEMEYİ 1954'TE BİTİREBİLDİ
Davutoğlu, bugünün iktidarını eleştirmek yerine tarihi çarpıtıp Cumhuriyeti kuranlara yüklenmeye kalkıyor.
Kaynağı da Kemal Tahir romanlarıymış!
Tek Parti Döneminde "derin millet" ile ittifak bozulmuş muş?
Palavra!
Hangi "derin millet" Davutoglu?
Kurtuluş Savaşı sırasında SARAY teslim olurken, kendi kaderini kendi eline alıp işgale karşı direnen ve Mustafa Kemal'in etrafında kenetlenen milleti Cumhuriyet egemenliğinin sahibi yaptı. Cumhuriyet sayesinde millet diliyle kültürüyle yurttaş ve ulus oldu.
Erken Cumhuriyet Döneminde devlet erkanı servet transferi yapmış mış!
Hangi servet Davutoğlu? Osmanlı'daki yabancıların veya giden,gönderilen azınlıkların serveti mi?
Genç Cumhuriyet,10 yıllık (1912-1922) savaştan yokluk ve yoksulluk içinde çıktı.
1923'te Cumhuriyet kurulurken ve Osmanlı'dan Cumhuriyet'e geçilirken devlet şeker, kağıt, bez gibi temel tüketim maddelerini bile üretecek fabrikalara sahip değildi. 1923'te CUMHURİYET ilan edilirken Türkiye, buğdayı bile dışarıdan almak zorundaydı. Ayrıca ödenmesi gereken OSMANLI BORÇLARI vardı.
Genç Cumhuriyet, bir taraftan bu Osmanlı borçlarını öderken diğer taraftan 1929 Buhranı'na rağmen İs Bankası'nı, Sümerbank'ı, Etibank'ı, THK'yı, Hıfzıssıhha'yı kurdu. Kağıt, şeker, kumaş,çimento,demirçelik,uçak vb üreten 40'dan fazla büyük fabrika kurdu. Madenleri çıkardı.İhracata başladı.Demiryolları yaptı.
Cumhuriyeti kuranlar dişlerinden tırnaklarında artırarak bu devleti ayağa kaldırdılar. 1929'da Atatürk'ün himayesinde İktisat ve Tasarruf Cemiyeti kuruldu, aynı adla bir dergi çıkarıldı. Yerli malı haftası ilan edildi. (12-18Aralık).Yerli malı kullanımı özendirildi.
Genç Cumhuriyet bir taraftan OSMANLI BORÇLARINI öderken diğer taraftan tarımda ve sanayide üretim odaklı kalkınma hamlesiyle 1929 Ekonomik Buhranı'na rağmen denk bütçeler hazırlamayı başardı. Atatürk döneminde, 1930'larda bütçe fazlası ve ihraç fazlası verilen yıllar oldu.
Atatürk'ün genç Türkiye Cumhuriyeti 1929 Dünya Ekonomik Buhranı'na ve Osmanlı Borçlarına rağmen 1930'lardaki Planlı Devletçi kalkınma ile kendi kendine yeten bir ülke haline geldi.
2 Mart 1937 tarihli gazeteler (Ulus, Cumhuriyet, Türkdili ve Kurun) şöyle yazıyordu:
- Yeni bütçe 229.676.000 lira
- Bütçede 17 milyon lira fazlalık var.
- Ne bir vergi artırılacak ne de yeni vergi konacak.
Ayrıca bütçenin en büyük ikinci giderinin 53.328.100 lira ile Düyunu Umumiye gideri, yani Osmanlı Borcu olduğu görülüyor. Bu oran 46.733.220 liralık Milli Savunma (kara kuvvetleri) bütçesinden bile fazlaydı.
Davutoğlu tarihi çarpıtıp Cumhuriyete saldırırken şu gerçekleri anlatmıyor, anlatamıyor:
Osmanlı borçlarının nasıl biriktiğini, Osmanlı Devleti'nin nasıl ve neden iflas ettiğini, 2. Abdülhamit'in şahsi servetini borsada nasıl büyütüp yabancı bankalarda faizde nasıl çoğalttığını, Duyunu Umumiye ile Osmanlı Devleti'nin temel vergi gelirlerinin yabancı alacaklı ülkelere neden ve nasıl teslim edildiğini, Duyunu Umumiye'nin nasıl devlet içinde devlet olduğunu, Osmanlı'nın limanlarından demiryollarına, telgraf işletmesinden madenlerine kadar neredeyse her şeyi yabancı ayrıcalıklı şirketlere neden ve nasıl teslim ettiğini, Osmanlı'da yabancıların neden ve nasıl ayrıcalıklı hale geldiğini, Osmanlı'daki yabancıların neden Osmanlı mahkemelerinde değil de konsolosluk mahkemelerinde yargılandığını, 1915 sanayi sayımına göre Osmanlı'daki sermayenin yüzde 85'inin neden ve nasıl yabancılarda olduğunu ve Atatürk'ün kurduğu tam bağımsız, laik Cumhuriyet'in bu bağımlı düzeni nasıl ortadan kaldırdığını anlatmıyor.
Bunlar Kemal Tahir romanlarında yok da ondan mı anlatmıyor? Ne dersiniz?
https://t.co/V0UA4pjiFG
https://t.co/rEGyCXfTat
https://t.co/dDmVxOYNvj
https://t.co/4gOuYRFobF
https://t.co/39aMjOlMF9
https://t.co/NEwgMTlF51
https://t.co/XLdoBdKYBT
https://t.co/mtcDt2bdhY
https://t.co/Aa9Bag6SJu
https://t.co/fW1thPLFer
https://t.co/iAebFqshw3
https://t.co/WOB3ZwJUiu
https://t.co/Zcxaln0cCH
💭 Bu adam öyle büyük bir yalancı ve ruh hastası ki, neredeyse tüm sülalesini öldürttüğü Hamaney’le iyi geçinebileceğine dair cümle bile kurabiliyor. Savaşı kaybetti, kozlar İran’da. İran içeriye satabileceği bir TACO fırsatı da vermedi. Çaresizce saçmalıyor.
Deniz Zeyrek:
"Cumhurbaşkanı bütün AKP delegelerine saat hediye etti.
Bu insanların kararını etkileyecek bir şey değil mi?"
AKP delegelerinin AKP'ye kayıt olduklarındaki mali durumuyla bugünkü mali durumlarını merak ediyor musunuz?
MASAK kayıtlarına bakıyor musunuz?"
Medya dünyamıza, "devlet aklı" denilen aklın "ABD + NATO aklı" olduğunu 30 senedir anlatamadım... Erdoğan'ı hapse attırıp kahramanlaştıran, SP'den AKP'yi çıkaran malum devlet aklı yine devrede... CHP bölünecek, Özgür Özel de İmamoğlu'nun yanına gönderilecek... Erdoğan, torunlarının yanına gönderilecek...
CHP arınsın, güzel…
Hatta tüm partiler arınsın, belediyeler, kamu kurumları, devlet arınsın. Yolsuzlukla mücadele bir “toplumsal mesele” olsun.
Ama acaba Kılıçdaroğlu’nun “arınma” sloganı bir hedef mi yoksa siyasi operasyonların örtüsü mü?
Örneğin bu süreç boyunca Kılıçdaroğlu için ekranlarda şövalyelik yapan en önemli üç isimden biri Mehmet Sevigen’di. Ama ilginçtir, bu sürecin öncesinde Sevigen’in Kılıçdaroğlu’yla ilgili “döviz fırsatçılığı” suçlaması vardı.
Peki Sevigen’in iddia ettiği gibi Kılıçdaroğlu 2000 yılında 300 bin dolarlık döviz fırsatçılığı yaptı mı, yoksa Sevigen kendisine iftira mı attı?
Gerçekten arınılacaksa, Kılıçdaroğlu bu meseleyi aydınlatarak başlasın...
Meğer Kılıçdaroğlu Ekrem İmamoğlu’na genel başkanlık teklif etmiş!
CHP lideri Özgür Özel ilk kez açıkladı: “Ekrem İmamoğlu tutuklandığında eşine ilk ziyarete gidenlerden birisi Kemal Bey'di. Ekrem Bey’i cezaevinde ziyaret ettiler. Ekrem Bey'e defalarca ‘Birlikte olalım. Özgür Bey'i dışlayalım. Biz bir olalım. Özgür Bey'i indirelim’ dediler. Ekrem Bey'e cezaevindeyken genel başkanlık teklif ettiler.” (Kaynak: Cumhuriyet)
Yeni anayasa tartışmaları, sadece teknik bir değişiklik değil; devletin temelini oluşturan kurucu maddeler üzerinden Türkiye Cumhuriyeti'nin varlığına yönelik bir sivil darbe girişimidir. İktidarın "darbe anayasası" söylemiyle perdelediği asıl hedef, anayasanın 14, 42, 66 ve 174. maddelerinde somutlaşan üniter yapıyı ve laiklik ilkesini tasfiye etmektir. Toplumu kademeli olarak razı etme stratejileriyle yürütülen bu süreçte, meclisin sıfırdan bir anayasa dayatma yetkisi yoktur. Bu kuşatmaya karşı Türk ulusunun egemenliğini ve Cumhuriyet'in kurucu iradesini tavizsiz bir şekilde savunmak, vatanın bekası için zorunluluktur.
Belçin Acka Niran (@AvukatBelcin)
#kızılcagün #kızılcagünplatformu
"PERSONA NON GRATA" WALKING
==================================
Adımlarına dikkat et @USAMBTurkiye Mr. Barrack.
Türk devleti içindeki bazı "müttefiklerinin" cesaretlendirmesi ile "stratejik pivot" olarak sattığın bu hacı yağı ile kaygan zemine basıyorsun.
250 senelik tarihi ile çöken bir ABD; okuduğunuz bir kaç kitap dışında bir şey bilmediğiniz bu bölgedeki dağınık unsurları birleştirebilecek konumda değildir. O kitaplar seni @realDonaldTrump 'tan bir tık daha okumuş yapsa da.
Bölgedeki "dağınık unsurları birleştirme" görüntüsü altında Türkiye'yi ve bölgeyi istikrarsızlaştıran Mr. Edelman/Mr. Kunstadner tiplerinin Ankara günleri sona erdi.
Asla unutma ki; Türk Devleti adamı gülümseyen avatarlarla ağırlayıp, ukala bir memnuniyet ile ayrılmasını sağlar.
"Neo-Ottoman" ıslak rüyasını kapağa koyup, ABD için "kürdistan" isimli yeni bir taşeron yaratma nihai hedefin için çalışırken kendini akıllı hissediyor olabilirsin.
"Kızılderiler" konvoyunuzu çevrelerken bu ölü atı kırbaçlama çabanda sana iyi şanlar.
Sen artık yürüyen bir "Persona Non Grata"sın.
Evine dönüp bu günleri laflayacağın çok anın olacak ama "dağınık unsurları birleştirmeye" çalışırken, arkasına görünmez bir post-it yapıştırılan büyükelçi olarak hatırlanacaksın.
AÇIK İSTİHBARAT
@whitehouse@statedept@usgov@secrubio
Bugün mezunu olduğum, kayyumun ve paraşütçülerinin usulsüzlüklerini ortaya çıkardığım @UniBogazici'de öğretim üyeliğinden "geliştirdiğim yazılımı paraşütçüye kullandırmayı reddettiğim için savunma hakkı verilmeden" çıkarıldım. +++