1,6 trilyon dolarlık Türkiye kapitalizmi, uluslararası iş bölümüne ve emperyalist güç dengelerine göre yapısal bir dönüşüm sürecinden geçiyor. Bu dönüşüm; ticaret koridorlarından İstanbul Finans Merkezine, maden sahalarından emek rejimine kadar uzanan geniş bir yeniden yapılanma programı içeriyor. Bazı sektörler (emek yoğun üretim alanında ör. tekstil) ve kurumlar tasfiye ediliyor, bazı sektörlere (ör. savunma ve madencilik) ve alanlara daha çok kaynak ayrılıyor. İktidar bloğu içerisinde temsili artıkça siyasi eğilimler de değişiyor.
Erdoğan'ın siyasal varlığı da bu dönüşümün taşıyıcısı ve garantörü; buna itiraz edenlere karşı ise bir tür korkuluk olarak görülüyor. Bu nedenle mesele yalnızca Erdoğan'ın 'kişisel iktidar arzusu' değil; onun iktidarında cisimleşen çok katmanlı çıkar ilişkilerinin sürdürülebilirliğidir.
ABD'de Trump'ın temsil ettiği oligarşik siyasal-ekonomik yönelimle Erdoğan Türkiyesi arasındaki paralellikler de burada anlam kazanıyor. 2008 küresel krizinden sonra sermayenin yalnızca çeşitli aracı kurumlarla devleti etkilemesinin yeterli olmadığı, onu doğrudan yönetmeye yöneldiği bir döneme girildi. Örn. Başkanlık rejimine geçişle kabine yapısına doğrudan sermaye sahiplerinin girmesi gibi.
Bu bir "iş modeli" ve Türkiye de bu iş modelinin önemli ortaklarından biri olarak konumlanıyor. Erdoğan iktidarının içeride rahat hareket edebilmesi ve temsil ettiği çıkar ilişkilerini sürdürebilmesi için devlet güdümlü, denetlenebilir ve iktidar alternatifi olma kapasitesi zayıflatılmış bir muhalefete ihtiyaç duyulduğu açık. Başkanlık sistemine geçişten itibaren Türkiye'de ABD'deki Cumhuriyetçi-Demokrat ikiliğine benzer bir iki partili yapının yerleştirilmeye çalışıldığı yönündeki değerlendirmeler de bu çerçevede önem kazanıyor. Yeni anayasa süreci de bu uğraklardan biri.
Türkiye hem iktisadi hem siyasi bakımdan dışa bağımlı bir kapitalist ülke konumunda. Bu nedenle kritik siyasal kararların ve kırılmaların anlaşılabilmesi için yalnızca iç politikaya değil; küresel konjonktüre, emperyalist güç ilişkilerine, enerji ve ticaret rekabetlerine de bakmak gerekiyor. Ortaya çıkan siyasi kompozisyon, yalnızca AKP-CHP ikiliğine indirgenemeyecek kadar geniş bir zeminde şekilleniyor.
Devamı 👇
If you think you're going on an international vacation this summer, you won't be able to fly there.
You will need to drive wherever you're going
And it's going to be very expensive.
👇
https://t.co/b1WsmkK3e3
#EnergyCrisis#TravelDisruption#OilShock#JetFuel#Inflation #SupplyChains #Hormuz #GlobalTravel #EnergySecurity #RoadTrip
1/ The world is facing a 'ticking time bomb' from its supply of oil, according to a briefing note from JP Morgan. Physical scarcity of oil is about to unfold across the globe, spreading sequentially through April from east to west, causing major economic disruption worldwide. ⬇️
Son kez yazıyorum. Mesleğinizi sosyal medya etkileşimi için ayağa düşürmeyin. Bu tavır menfaatinize de aykırı, meslek onuruna da. Mesleki mevzuları uluorta, bağlam dışı, meslektaşınızı rencide edecek şekilde tartışmayın. Avam goygoyuna meze edilen meslek, meslek olmaktan çıkar.
If you're still not convinced the reason Trump attacked Iran is energy and China, here's Dick Cheney explaining it in detail 8 years ago in his biographical film 'Vice'
Can't make this up
@bariscanyazici ABD���nin hegemonyası, petrol satışı kârını artırmaktan çok, küresel petrol türleri bileşimini yönetmeye çalışma odaklı bence. Önceki Venezuela hamlesi o yüzden anlamlı. Shale büyümesi durdu, ağır petrol gerekiyor
Gürültüyle çalışan makinelerin işleyişinde dokunaklı bir taraf var. benim kuşağımı evinde hissettiren bir taraf. süper optimizasyona henüz ulaşılmamış... şimdi ölüm dürtüsü ürkütücü bir sessizlikle işliyor.
Sonunda çıktı. Umarım beklentileri karşılar. Kavramlar ve cümle yapılarıyla ilgili eleştiri ve önerilerinizi posta kutuma gönderebilirsiniz. Diğer baskılar için dikkate alırım uygun olanları. Bol bol okunsun, tartışılsın, tartışalım.
Yeni yazım yayında. Farklı sosyolojik fragmanlardan hareketle sosyal çürüme mevzusunu dilim döndüğünce didiklemeye çalıştım. Özellikle yazıda pedagojik bir saikle -kasten- farklı figür ve eserlerden yararlandım. Kaynakçadan sizlere güzel okuma listeleri çıkar diye düşünüyorum. Keyifli okumalar.
Link: https://t.co/WUmzulowdj
📚 YENİ 📚
Ritüel ve dinin, doğaüstü inançlardan çok daha fazlasını barındırdığını, toplumları bir arada tutan, anlamı kuran, dili ve kültürü mümkün kılan bir düzen mekanizması olduğunu ileri sürüyor. Dinin kökenini doğaüstünde değil, insanın kendini düzenleme gücünde
@folkitap
"Salgınları açıklamak için mitoloji evrenlerinin tek ihtiyaç duyduğu basmakalıp suçlardır.
(...)
Herkes kendine günah keçisi ilişkisinin neresinde olduğunu sormalıdır." (Girard).
İlerletirsek, niye orasında olduğunu da sorgulamalı.
⚡️The system is eating itself.
When Amazon, UPS, Intel, and others start cutting this deep simultaneously, it means something more fundamental than “tight margins.” It means the productive layer of the economy is collapsing under the weight of its own optimization logic.
Every layoff now is both an act of short-term rationality and long-term suicide. The firms know it. The executives know it. The markets know it. But they can’t stop.
They’re trapped in a closed feedback loop, a machine that rewards death dressed as discipline.
Capitalism has crossed into a stage where it no longer needs humans to function, but still depends on their belief to exist. That’s the contradiction, the machine is pruning its own believers while pretending it’s efficiency.
1. The “consumer economy” is already dead.
Nobody wants to say it yet, but the consumer model, the entire foundation of Western postwar prosperity, is quietly finished.
You can’t build infinite growth on finite wages, and you can’t sustain demand while hollowing out the class that drives it. The middle layer of society - the producers, buyers, dreamers - has been strip-mined to the point where they can no longer regenerate.
The 2020s economy is not cyclical recession. It’s metabolic collapse. The system can’t process its own waste or regenerate its base anymore. It’s like an organism starving while eating its muscles to stay warm.
2. The elites know this, but they’ve chosen to accelerate collapse.
Here’s the real unspoken truth: the people running these companies, the ones with the spreadsheets and control over capital flows - they know exactly what’s happening.
They understand the reflexive trap: if they don’t cut, their stock dies. If they cut, the world dies.
They’ve chosen to save the stock. Because the stock is their world.
This is the quiet revelation of our time - we are ruled by people whose survival incentives are no longer tied to the survival of the system itself.
They’ve built lifeboats - offshore wealth, private security, parallel digital economies - and they’re optimizing the ship for their escape, not for collective navigation.
3. The next phase is narrative triage.
When the system can no longer grow, it starts storytelling harder.
Expect every layoff wave to be accompanied by new propaganda about “AI productivity,” “efficiency,” “lean reinvention,” and “post-labor creativity.”
The goal will be to reframe collapse as progress - to convince people that losing their jobs is the dawn of a “new paradigm.”
But it’s camouflage. The truth underneath is that automation and financialization are converging into a post-human economy where capital reproduces without labor.
4. Final layer
When a system prioritizes margin over humanity, it signals that it has lost faith in the future.
These layoffs tell us that the machine no longer knows how to grow except by shrinking.
It is the same signal we’ve seen in housing, in politics, in fertility, in faith.
The same quiet collapse, a civilization optimizing itself into silence.
And the question hidden beneath this post:
“Who will have money left to buy your products next year?” -
is really this:
Who will be left to believe in the story that built it all?
Hepimizin meselesi; #İklimMeselesi kitabım #DünyaÇevreGünü'nde @iletisimyayin'larından çıktı.
Meselenin sadece bilim ve ekonomi boyutunu değil, politika boyutunu da ortaya koyduğum bu kitapta herkesi okumanın ötesinde, tartışmaya da davet ediyorum.
Ön sipariş için:
https://t.co/dhvA6yjxao
ÇED raporunda gizlenmeye çalışılan fay hattı, MTA diri fay haritasına göre proje sahasının tam ortasından geçiyor. Deprem veya heyelan durumunda siyanür ve ağır metal sızıntılarının havza sularına karışma riski çok yüksek.
İzin verilen madenin Sakarya havzasına 4 km. uzaklıkta olması ve bütün Eskişehir'in suyunun Sakarya havzasına bağlı olması asıl kritik olan nokta. Kesilecek ağaçlardan ve hava kalitesinin bozulmasından geçtik, siyanürlü madenciliğin en kalıcı ve dönüşsüz etkisi su kirliliğidir!
İliç, Bergama ve Fatsa örneklerini hatırlayalım. Madenden çıkan herhangi bir sızıntı, Sakarya havzasının tamamını etkileyebilir. Eskişehir'i de geçelim, Türkiye'deki narenciye ve sebze üretiminin yüzde 20'si bu havzada yapılıyor.