"Herhangi birini bu gözüpek kendini bilme durumu içine sokmak zordur,çünkü aşkı öğretmek imkansızdır:çünkü ruh bir yandan kendi kendisine duru,çözümleyici ve hor gören bir bakışla bakarken,bir yandan da kendi ötesine bakma,+
İnsan sevdiğine duyduğu düşmanlığı kabullenmektense kendini cezalandırır. Ölüm ilişkideki çelişkileri bitirmez; yalnızca artık hesaplaşamayacağımız birinin karşısında bizi kendi arzumuzla baş başa bırakır.
Freud, Totem ve Tabu’da sevilen kişinin ölümünün ardından duyulan suçluluğu, ona yönelik bilinçdışı ölüm isteğiyle ilişkilendirir. Yasın acısına, kendi arzumuzun masum olmadığını sezmenin huzursuzluğu da karışır. Suçluluk arzuyu ortadan kaldırmaz, saldırganlığı kendimize yöneltir
Yasını tuttuğumuz yalnızca kaybettiğimiz kişi mi, yoksa onun arzusunda işgal ettiğimiz yer mi? Suçluluğumuz bastırdığımız arzulardan mı, onunla birlikte kaybettiğimiz kendimizden mi doğar? Ölünün ardından kimi gömüyoruz?
Freud, Totem ve Tabu’da Dakota yerlilerinin kendi ölüleri için yas tuttuktan sonra düşmanları için de yas tutmalarını aktarır. Yasın sevgiyle sınırlı olmadığını düşündüren bu ritüel, suçluluk ve bilinçdışı düşmanlık üzerine bir soru açar:
İhlalin kasıtsız olması, yasağın etkisini ortadan kaldırmaz. Bu bakımdan yasak, dışsal bir sınırlama olmanın ötesinde, öznenin simgesel düzenle ilişkisi açısından da düşünülebilir.
Freud, Totem ve Tabu’da yasak bir hayvanın etini istemeden yediği için öleceğine inanan ve öldüğü aktarılan birinden söz eder. Lacan’la düşünürsek, yasağın gücü yalnızca yaptırımında değil, öznenin yasayla kurduğu ilişkide de aranmalıdır.
Yasanın hüküm sürmesi için onu uygulayacak birine her zaman ihtiyaç var mıdır? Yasanın gücü, yalnızca ihlal edildiğinde karşılaşılan yaptırımda değil, öznenin kendisini o yasaya tabi olarak konumlandırmasında da aranabilir.
"Zamanına değer biçen, tek bir günün kıymetini bilen, her gün biraz daha öldüğünün farkında olan birini gösterebilir misin bana? Nitekim yanılıyoruz, ölümü gelecekte ararken; onun büyük bir kısmı çoktan bitti gitti. Ömrümüzün geçmişte kalan kısmı ölümün elindedir."
(Seneca, Epistulae Morales 1.2)
Meslektaşımız Bawer Merih Mermertaş’ı genç yaşta kaybetmişiz. Kısa ömründe bıraktığı değerli çalışmalar ile hatırlayacağız onu.
Çok üzgünüm, tüm sevenlerinin başı sağ olsun.
Wittgenstein’da felsefi eleştiri, bir düşüncenin karşısına başka bir doğru koymaktan çok, bizi o düşünceye hapseden kavramsal karışıklığı görünür kılmaktır. Dil bizi büyülediğinde, felsefe bu büyüyü bozar. Cengiz Çakmak hocamızla Doğa ve Akıl Kampımızdan bir bölüm. 🌿
🎓 Antikçağ Felsefesi Kampı | %50 Burs Duyurusu
Felsefe öğrencilerine duyuru:
13–18 Eylül 2026 tarihlerinde Arkhé Şirince’de gerçekleştireceğimiz Antikçağ Felsefesi Kampı için 3 felsefe öğrencisine %50 burs sağlayacağız.
Örsan Öymen, Çetin Türkyılmaz, Cengiz İskender Özkan, Hikmet Ünlü ve Güncel Oğulcan Ülgen’in katılımıyla gerçekleşecek programda; Sokrates öncesi düşünürlerden Platon ve Aristoteles’e, Stoacılıktan kuşkuculuğa uzanan farklı düşünce gelenekleri ele alınacak.
Burs imkânından yararlanmak isteyen felsefe öğrencileri başvuru sırasında burs talep ettiklerini belirtebilirler.
🎓 3 öğrenciye %50 burs
📅 13–18 Eylül 2026
📍 Arkhé Şirince Kampüsü | Şirince, İzmir
Program ve başvuru:
https://t.co/H2wqilMxpD
#AntikçağFelsefesi #FelsefeÖğrencileri #Burs #Felsefe #Arkhé #Şirince
Antikçağ düşüncesi yalnızca geçmişi anlamak için değil, bugünün sorunlarını yeniden düşünmek için de güçlü imkânlar sunuyor.
C. Cengiz Çevik, Cicero üzerinden doğa, akıl ve erdem ilişkisini; Cengiz Çakmak ise Prometheus mitinden hareketle teknoloji, yapay zekâ ve insanın doğayla kurduğu ilişkiyi felsefi bir perspektifle ele alıyor.
🎓 Dr. C. Cengiz Çevik • Dr. Cengiz Çakmak • Hasan Gençcan
📅 21–26 Eylül 2026
📍 Arkhé Şirince Kampüsü
🔗 https://t.co/PUAAENtaKs
#DoğaVeAkıl #Stoacılık #Cicero #Prometheus #TeknolojiFelsefesi #AntikÇağ #Arkhe #Şirince
Thomas Piketty, sermayeyi anlamak için yalnızca Marx'ı değil Balzac'ı da okumak gerektiğini söyler.
Peki bir roman, ekonomiyi açıklayabilir mi?
Nami Başer, Derrida, Balzac, Gide ve Piketty üzerinden psikanaliz ile edebiyat ve ekonomi arasındaki ilişkiyi tartışıyor.
📅 30 Ağustos–5 Eylül 2026
📍 Arkhé Şirince Kampüsü
🔗 https://t.co/PnSA9URX1u
#Psikanaliz #Balzac #Piketty #Derrida #Edebiyat #Arkhe #Şirince
Bir uygarlığın temel metinlerini okumak, yalnızca geçmişi öğrenmek değildir.
Bugün hâlâ tartıştığımız hakikat, bilgi, ruh ve iyi yaşam problemlerinin klasik kaynaklarıyla yeniden karşılaşmaktır.
Örsan Öymen, Çetin Türkyılmaz, Cengiz İskender Özkan, Hikmet Ünlü ve Güncel Oğulcan Ülgen ile.
📅 13–18 Eylül 2026
📍 Arkhé Şirince Kampüsü, Şirince / İzmir
🔗 https://t.co/H2wqilN5fb
#AntikÇağFelsefesi #Platon #Aristoteles #Felsefe #Arkhe #Şirince
Psikanaliz, yalnızca bireysel ruhsallığı değil; edebiyatı, toplumsal yapıyı ve öznenin kuruluşunu da anlamaya çalışan güçlü bir düşünme geleneğidir.
Nami Başer, Güney Çeğin ve Atakan Yorulmaz ile psikanalizin beşeri bilimlerle kurduğu ilişkiyi tartışıyoruz.
📅 30 Ağustos–5 Eylül 2026
📍 Arkhé Şirince Kampüsü, Şirince / İzmir
🔗 https://t.co/PnSA9URX1u
#Psikanaliz #Felsefe #Sosyoloji #Edebiyat #Arkhe #Şirince
Fatih Sultan Mehmed'i yalnızca bir fatih olarak okumak, 15. yüzyıl Osmanlı dünyasının düşünsel zenginliğini gözden kaçırmak olur.
Bu programda siyaset düşüncesi, hukuk, tarih yazıcılığı ve Bizans mirası birlikte ele alınıyor.
🎓 Hüseyin Yılmaz • Arsen Nişanyan • Abdülkadir Özcan • Efe Murat Balıkçıoğlu
📅 6–12 Eylül 2026
📍 Arkhé Şirince Kampüsü
🔗 https://t.co/LijB7TkVx2
#FatihSultanMehmed #Osmanlı #Tarih #Arkhe #Şirince
Bence bazı insanlar, tıpkı Odysseia destanının cadısı Kirke gibi, kendilerine yaklaşan kişileri gerçek hallerine döndürme ve sahte kimliklerini çökertme yeteneğine sahipler. Bence çok güzel bir özellik..
@sellamii1@ArkheProjesi Kimse Doğu felsefesini inkâr etmiyor. Bu sadece literatürde yerleşik kabule dayanan, alanında çalışan akademisyenlerin yer aldığı bir kampın kısa tanıtımı. Bu yüzden "cahillik" ve "Yunan hayranlığı" ithamını isabetli değil, polemik üretme isteğinin bir yansıması olarak yorumladım