Namaz insanı dünyaya karşı tok yapar. Peki, devleti yönetenler neden bu kadar aç? Dünyayı değil, bütün galaksiyi yeseler yine doymazlar. Halbuki hepsinin alnı secdeden kalkmıyor. Neden? Çünkü bir ezberle kılınan, insanın şuuruna ve ahlakına işlemeyen bir namaz, amacına ulaşmaz. O namazın bir değeri de yoktur.
En iyi intikam, kendine iyi bakmaktır.. Akıl ve ruh sağlığına iyi bakmaktır.. Hedeflerine ulaşmaktır.. Daha iyi bir sen olmaktır... Unutma, senin ışığın, sözsüz bir şekilde her şeyi anlatır..
Öğretmenliğin katli burada başladı. Öğretmen değersizleştirildi. İtibarsızlaştırıldı. Velinin karşısına hizmet elemanı olarak çıkarıldı. Öğretmen hizmet elemanı değildir, toplumun geleceğini inşa eden bir eğitim lideridir.
Paranın olmadığı yerde her şey olur. Yüksek refahtan olmadı bahsettiğin şeyler. Fakirlikte arsızlık ve hayasızlık vardır. Eline cep telefonundan başka bir şey vermediğin insanın hayatı bu kadar olur. Ne hobi, ne Seyehat, hiç bir ideası kalmayan gençlik hareketsizliğe gider. ++
Sana bir bela geldiğinde kapıların kapalı, sebeplerin tıkalı olduğunu gördüğünde, uzak olan da yakın olan da seni terk ettiğinde ve işlerin zor bir şekilde karmaşıklaştığını hissettiğinde, duadan daha fazlasını yap, Allah'a güzel zan besle, kalbinle Allah'a bağlan ve hatırla ki Allah her şeye kadirdir ve Allah'ın izniyle beklemediğin bir şekilde ferahlık gelecektir sana. Böylece öğren ki Allah, O'na bağlananları mahrum bırakmaz.
جل جلاله
Başkalarına zehir saçan bir ruhun en büyük cezaevi, taşımak zorunda olduğu o karanlık zihnidir.
Sıradan bir insan, canını yakan, hakkını gasp eden ya da kendisine haksızlık eden insanların ilahi adaletle anında ezildiğini, gözünün önünde acı çektiğini görmek ister.
Dışarıdan bakıldığında o insanların gayet mutlu, dertsiz ve kahkahalar içinde yaşadığını gördüğünde ise adalet duygusu zedelenir, öfkesi katlanır.
Oysa radikal bir uyanışla bakıldığında kötülüğün ve hırsın en ağır cezası, dışarıda patlayan bir felaket değil insanın kendi içinin hiç dinmeyen o kokuşmuşluğudur.
Bir narsist, bir manipülatör ya da fesat bir zihin ne kadar lüks içinde yaşarsa yaşasın, ne kadar maske takarsa taksın, kendinden asla kaçamaz. Yataktan kalktığı andan gece kafasını yastığa koyduğu ana kadar içindeki o sonu gelmeyen açlıkla, sahte kibirle, hiç dinmeyen içsel boşlukla ve kimseye güvenememenin getirdiği o ağır paranoyayla yaşamak zorundadır.
Onların zihni, huzura kapalı zifiri bir zindandır.
Senin o canını yakan eylemleri, onların güçlerinden değil tam aksine içlerindeki o çaresiz, sığ ve sevgisiz varoluştan doğar.
Gerçekten huzurlu ve ışık saçan bir ruh, bir başkasını acıtmaktan beslenemez.
Bir insanın en büyük bedeli ve felaketi bir ömür boyu o çürümüş karakterin, o doyumsuz egonun ve o sevgisiz yüreğin içinde kendisi olarak hapsolmuş olmasıdır.
Bundan daha ağır, bundan daha kaçışsız bir ceza yeryüzünde var olamaz.
Radikal egemenliğini kucaklamış uyanmış biri olarak kimsenin ilahi adalet mühürdarlığını yapmaz, kimsenin canının yanmasını beklemezsin.
Bilirsin ki evrensel nizamda her ruh kendi ektiği frekansın hasadını kendi iç dünyasında zaten biçmektedir.
Onları kendi içsel zindanlarıyla baş başa bırakır, intikam ve hırs yükünden sıyrılır ve kendi yüksek frekansında sarsılmaz bir duruşla yürümeye devam edersin...
YZN...
İntihar etmeyin. Kuran-ı Kerim’de 2 kere üst üste her zorlukla beraber bir kolaylık vardır demiş, yani bu sözün altını çizmiş. Üstelik bana tevekkül edersen ben sana yeterim demiş daha ne desin?
Allah’a samimiyetle inanan mucizelere de inanır. Mucizeleri sabırla bekleyin..
if you want to check it on yourself, try this:
1. think of something you've been putting off
2. ask yourself 'what am I afraid I will have to feel if I actually do this?'
3. then ask 'what am I afraid this experience will say about me? '
4. notice how your body feels, relax, breathe, and stay with that unpleasantness for 60 seconds
repeat a couple times throughout the day
Hemingway şöyle der: "bir yetişkin olarak öğrenmem gereken en zor ders, içim ne kadar kırık olursa olsun, devam etmenin amansız zorunluluğuydu." çünkü hayat yaralarımızın iyileşmesini beklemez. "dünyadaki en cesur şey, hayatın ağırlığını hissetmek ve buna rağmen devam etmektir."
Haz de tu casa un lugar donde pasen cosas bonitas. Pon música. Cocina algo rico. Invita a tus amigos. Desayuna lento cuando puedas. Ten plantas. Abre las ventanas. Celebra las buenas noticias. No necesitas estar de vacaciones para disfrutar tu vida. Algunos de los mejores días de tu vida pueden ser un domingo cualquiera en casa.
Bir kadının inancını en çok sarsan gözlemlediğim kadarıyla evlendikleri erkekler oluyor. Sabredip doğru olanı yaptıkları halde inatla zulmetmeye devam eden erkeğin karşısında Allah a karşı oluşan kırgınlığı onarmak zorlaşıyor. Boşanmayla birlikte inançsal travma oluşuyor sanki