En la coreografía de Smooth Criminal (1988), Michael Jackson introdujo el famoso "Anti-Gravity Lean" (la inclinación de 45 grados). Para lograrlo en vivo, utilizaba zapatos especiales con una ranura que se enganchaba a pernos en el suelo.
🌸Kıbrıs Harekatında kaybolan ve 44 yıl sonra ces*dine ulaşılan Kıbrıslı şehidimiz Ahmet Hergüner mağarada ö*ld*rldüktn sonra midesinde kalan incir tohumunun mağaraya giren güneş ışığı ve yağmur sularıyla filizlenip ağaca dönüşmesi sonucu yeri tespit edilmiş
TÜRKÇE BİR İSYANDIR
Büyük Türk ozanı NESÎMÎ, bir tarikata gider Türkçe konuştuğu için AZGIN SOFTA tarafından rahatsız edilir. Softa, ondan Arapça ya da Farsça konuşmasını ister.
Nesîmî ise bu küstahlığa şu sözlerle karşılık verir:
“Har içinde biten gonca güle minnet eylemem!
Arabî, Farisî bilmem; dile minnet eylemem.
Sırat-ı Müstakîm üzre gözetirim Rahîm’i,
blisin talim ettiği yola minnet eylemem.”
“ARABÎ FARİSÎ BİLMEM” BİR MEYDAN OKUMADIR
Oysa Nesîmî Arapçayı da Farsçayı da çok iyi bilmektedir.
Buradaki ifade cehalet değil, bilinçli bir reddiyedir.
Bu söz: Diller arasında kurulan üstünlük hiyerarşisine,
Medrese kibrine, Dini Arapça üzerinden tahakküm kuran softa zihniyetine açık bir İSYANDIR.
SOFTAYA DEĞİL, HAKK’A YAKINLIK
Nesîmî için Hakikat: Ulemanın diliyle değil,
Sarayın ve tarikatın onayıyla değil, HALKIN DİLİYLE söylenir. Bu yüzden Türkçe onun için sadece bir dil değil,
DİRENİŞİN VE HAKİKATİN ARACIDIR.
TÜRKÇEDE ISRAR, KİMLİKTE ISRAR
Anadolu başta olmak üzere Türk yurtlarında ozanların Türkçede ısrarı, Türk kimliğinin ve kültürünün bugüne taşınmasında belirleyici olmuştur. Yunus Emre’den Ahmed Yesevî’ye uzanan bu yolun
EN KESKİN, EN BEDEL ÖDEYEN TEMSİLCİLERİNDEN BİRİ NESÎMÎ’DİR.
NESÎMÎ CANIYLA MÜHÜRLEDİ
Nesîmî:
Dil asimilasyonuna direndi,
Softa zihniyetine boyun eğmedi,
Hakikati halkın diliyle söyledi.
Ve bu duruşunu
CANIYLA MÜHÜRLEDİ.
Alıntıdır.
💢 Düşünsene; Köydesin.
Tarlada uğraşıyorsun.
Gazetelerden Yunanlıların Ege' yi işgal ettiklerini okuyorsun.
Yaşadığın köye çok uzaktalar. Sana gelene kadar durdurulacaklarını ve köyüne gelemeyeceklerini düşünüyorsun.
iki gün sonra gazeteye bakıyorsun.
Komşu şehirdeler. Yolu yarılamışlar.
Endişeleniyorsun.
Birkaç gün sonra gazete de çıkmaz oluyor.
Çevre köylerden haber geliyor.
Hepsinin basılıp yakıldığını duyuyorsun.
Bıçak kemiğe dayanmış.
Gidecek yerin de yok.
Bekliyorsun. Sabah oluyor , akşam oluyor sonra tekrar sabah oluyor .
Belki bizim köye gelmezler diyorsun.
Köyden silah sesleri gelmeye başlıyor.
Kaçınılmaz son geliyor.
Artık senin köyündeler.
Düşünüyorsun.
Eşini kızını ve oğlunu kilere saklıyorsun. Silahını alıp evin camından dışarısını gözlüyorsun.
Dakikalar sonra evin önünde 30 kişilik düşman müfrezesi görünüyor.
Basıyorsun tetiğe.
Biri indi.
Bir daha basıyorsun. Bir düşman daha indiriyorsun
Üç dört beş derken mermin bitiyor.
Dalıyorlar evin içine. Dipçik ile suratını dümdüz ediyorlar.
Aman beni vurup gitsinler de ailemi bulmasınlar diye dua ediyorsun.
Buluyorlar.
Askerlerden üçü " Biz bunu bir sorgulayalim " deyip pis pis gülerek eşini sürükleyip ahıra götürüyor.
Diğer üçü de kahkahalar ile " Biz de bunu sorgulayalim" deyip kızını bahçeye çıkarıyor.
Askerlerden biri oğlunu işaret ediyor.
" Öldürün bunu. Büyüdüğünde intikam almak ister"
iki asker vurmak için oğlanı evin arkasına götürüyor.
Çaresizsin.
Beni vurun onlara dokunmayın diyorsun ama nafile.
Ellerin bağlı. Bir şey yapamıyorsun.
"Herşey buraya kadarmış" diyorsun.
Tam bu esnada köyde silah sesleri başlıyor.
Ancak bu sefer çığlıklar köylülerden değil düşman askerlerinden geliyor.
Türk askeri giriyor köye.
5 Mehmetçik evin arkasına koşuyor oğlanı kurtarmak için. Düşman askerini indirip oğlanı kurtarıyorlar.
4 Mehmetçik. Ahıra saldırıyor eşinin ırzına geçmesinler diye. Son anda yetişiyorlar. Orada ki düşman askerini de vurup hatunu kurtarıyorlar.
Diğer Mehmetçikler evin bahçesine dalıyor. Kısa sürede çatışma bitiyor. Kıza da zeval gelmeden kurtarıyorlar.
O asker senin canını, namusunu , serefini kurtarıyor.
Şimdi sen bu askerlere " Oruç tutuyor musun, namaz kılıyor musun , cumaya gidiyor musun, hangi partilisin, mezhebin nedir, dinin nedir " diye soru sorar mısın ?
O noktadan sonra senin için önemi olur mu ?
Bizi birleştiren partimiz , rengimiz, dinimiz ya da mezhebimiz değildir.
Bizi birleştiren maya akrabalıktir, Türklüktür,
Birbirinize sahip çıkın.
Sizin köyünüze sıra gelmeden... Anadoluyu vatan yapan, " Yurtta Barış, Dünyada Barış " diyerek bağımsız ve özgür Türkiye Cumhuriyetini kuran, eşsiz, yüreğinde sadece vatan sevgi ve şuuru olan önderimiz Mareşal Gazi Mustafa Kemal ATATÜRK, kahraman ve fedakar komutan ve silah arkadaşları ecdadımızı ve vatan millet yolunda can veren tüm şehitlerimizi saygı ve minnetle anıyoruz.