Alanya’da bir vatandaş, sıcak yatak ve yemek için Erdoğan’a bilerek ve kasten hakaret etti.
66 yaşındaki şahıs tutuklandı:
“Kalacak yerim yok, çöplüklerde yatıyorum. Onun için bu yola başvurdum.” (Sözcü)
Murat Ağırel’in gözaltı gerekçesi olduğu söylenen olaya dair haber hazırlama sürecine şahidiz. Sinan Çampınar isimli kişi Murat Ağırel’e ulaştı. Sarıgül Ailesi hakkında iddialarda bulundu. Murat da bu konuda haber araştırması yaptı, belgeler istedi. Her gazetecinin yapması gerektiği gibi; Sinan Çampınar’ın iddialarına karşı Sarıgül Ailesi’nin avukatıyla da görüştü. İki taraf da birbirleri hakkında dolandırıcılık iddialarında bulundu. Murat elindeki belgeleri yeterli bulmadığı için bir süre haberi beklemeye almıştı. Bir gazeteci sadece haber hazırlamak istediği için iftiralara maruz kalabiliyor. Maalesef bunu daha önce de yaşadık.
Dostumuz Murat Ağırel’in suçsuzluğuna şahidiz.
Esenyurt Belediyesi soruşturmasında "kasa evi" ortaya çıktı: 7 milyon dolar ve 400 bin Euro ele geçirildi
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının Esenyurt Belediyesi'ne yönelik soruşturmasında, rüşvet paralarının saklandığı değerlendirilen daire basıldı.
•Park ve Bahçeler Müdürü İbrahim Doğancıoğlu, Belediye Başkan Yardımcısı Yusuf Ulutaş'ın rüşvet paralarının temininde kullandığı aracılardan biri olarak belirlendi.
•Gözaltına alınan Doğancıoğlu mahkemece tutuklandı.
•Doğancıoğlu etkin pişmanlık kapsamında ifade verdi.
•Ulutaş'ın kendisinden, başka bir kişinin üzerine ev kiralamasını ve eve iki kasa yerleştirmesini istediğini söyledi.
•Küçükçekmece Atatürk Mahallesi'ndeki Avrupa Konutları 1 Sitesi'nde bir daireyi arkadaşı adına kiraladı ve eve iki kasa koydu.
•İfade üzerine Başsavcılık adrese operasyon düzenledi.
•Tamamen boş dairede iki siyah kasa bulundu.
•Polis ekipleri kasaların açılması için çilingir beklerken Ulutaş'ın annesi Ayşe Ulutaş ile kuzeni Mustafa Zahit Seval, ellerinde iki boş valizle anahtar kullanarak daireye girdi.
•İkisi içerideki kolluk ekiplerince yakalandı.
•İlk görüşmede kendilerini adrese Ulutaş'ın avukatının gönderdiğini söylediler.
•Şüphelilerin üzerinden kasa anahtarı çıktı, kasa şifresini de ekiplere verdiler.
•Kasalardan 7 milyon ABD doları ile 400 bin Euro nakit çıktı.
Cesur ol ey halkım!
Korkma!
Sen sadece çalıştın, ürettin, yoksullaştın!
Suçlular belli ve hesap verecekler!
Kahrolsun Holdingçi Güçler!
Kahrolsun Sarı Sendikacılık!
Kahrolsun Ücretli Kölelik Düzeni!
Yaşasın Direnen İşçiler, Emekçiler!
Ulan Fatma Betül Sayan Kaya’yı dışarıda serbest dolaştırıp Bahadır Özgür’ü tutuklarız diyen gerizekalılar var ise bu satırları okusunlar!
Öyle kolay değil!
Bu ülke bu halk satılık değil!
Bahadır’a dokunan yanar!
Söz bizim
Söz işçi sınıfının!
Ekrem İmamoğlu, iddianamede 110 milyar kamu zararı olduğu iddia edilen Cebeci Maden Sahası hakkında konuştu:
“Sahanın kantar sorumlusuna sahayı hangi ekibin denetlediği soruldu. Cevabı aynen okuyorum. ‘Ayda bir MAPEG gelirdi. Çevre Bakanlığı'ndan gelirlerdi. Orman Bakanlığı'ndan devriye ekibi sabah öğlen akşam devriye atardı. Sultangazizabıtası devriye atardı.” Bak İBB yok. İBB yok, sayın başkan. Devletin bütün kurumları o sahadaydı ve hiçbiri kaçak döküm var diye tek bir tutanak tutmadı. Tek bir tutanak tutmadı. Var mı dosyanıza gelen?
Bunun iki açıklaması olabilir. Ya kaçak döküm hayalidir ya da yetkili bütün kurumlar görevini ihmal etmiştir, suç ortağıdır. Biz değiliz. Onlar suç ortağıdır. Üçüncü bir ihtimal yok. Tekrar ifade ediyorum. MAPEG gelirdi, Çevre Bakanlığı'ndan gelirlerdi, Orman Bakanlığı devriye atardı, Sultangazi zabıtası devriye atardı.
Bir şey daha; aynı kantar sorumlusu, sahaya döküm yapanların listesini daimi ifadesinde savcılığa vermiş. Listede kimler var? Sultangazi Belediyesi, Eyüpsultan Belediyesi, Fen İşleri Müdürlükleri, çoğu AK Partili belediyeler. Resmi plakalı kamu araçları bu sahaya bedelsiz döküm yapmış. Bu fark sorulduğunda cevap ne oluyordu? Resmi araçlar yol yapımını Sultanbeyli Belediyesi'nin birtakım kamu işlerinde cami inşaatı vakıflarına getirdiği hafriyat diye cevap vermiş.”
Onlar paraları İzmir’e akıtacağız diye hesap yaparken yaradanın başka bir planı vardı.
Şimdi sigorta şirketleri ev, işyeri ve araçları hasar gören müşterilerinin hasarlarını karşılayacak.
İzmir’e daha 1 sene yatırım gelmez.
Sözcü Televizyonu'nda Ekrem İmamoğlu'nun siyasi yasak davasındaki tarihi savunması masaya yatırıldı. Gazeteci Timur Soykan, İmamoğlu'nun AKP dönemi ve kendi dönemi arasındaki denetim rakamlarını karşılaştırdığı sözlerini aktarıyor. Davada hiçbir banka dekontu, para izi veya somut delil bulunmamasına rağmen gizli tanık ifadeleriyle yürütülen hukuki sürece ve fon skandalı iddialarına dair çarpıcı analizleri izleyin. @ilgazsenem@timursoykan
İmamoğlu pes etmiyorsa, Sinem Dedetaş pes etmiyorsa, gider paşa paşa yatarım diyen Fatma Kaplan Hürriyet pes etmiyorsa bu çok değerlidir. Gazeteciler pes etmiyorsa Bahadırlar, Timurlar yazmaya devam ediyorsa bu çok değerlidir. Diz çökmeyeceğiz!
#SONDAKİKA
Esenyurt’ta mahalle halkı, “Geçinemiyoruz!” diyerek sokağa çıktı!
Öte yandan Türkiye İşçi Partisi ile birçok sol ve sosyalist parti ve STK, 21 Ekim’de Esenyurt Kıraç’ta direniş kararı aldı.
Ferdi Zeyrek hayatını kaybettiğinde “çarpıldı” diyen, Hasan Bitmez kürsüde öldüğünde “Allah’ın gazabı böyle olur” diyen ve hatta bunu alkışlayan AKP’liler, şimdi “ölünün arkasından konuşulmaz” diyor. Siz gidin o ahlakı ve terbiyeyi kendinize saklayın. Hangi yüzle konuşuyorsunuz?