Sivas Katliamını Unutmadık, Unutturmayacağız!
2 Temmuz 1993’te Sivas’a, Pir Sultan Abdal Şenlikleri’nde türkü söylemeye, şiir okumaya, semah dönmeye giden 33 canımız kaldıkları Madımak Otel’de gerici, faşist bir güruh tarafından vahşice katledildi.
Katliamın üzerinden 33 yıl geçti ancak, aralarında meslektaşımız ve üyemiz şair Behçet Aysan’ın da bulunduğu canlarımızın acıları hâlâ ilk günkü kadar taze.
Biz unutmadık, unutturmayacağız!
İstanbul Tabip Odası olarak katliamın sorumlularından da davayı zaman aşımına uğratarak suçluları cezasız bırakanlardan da hesap sormaya devam edeceğiz!
Katliamda yitirdiğimiz canlarımızı özlemle anıyoruz.
#unutMADIMAKlımda
https://t.co/28WtQ5GgAx
Geçen yıl 14 Mart Tıp Bayramı haftası kapsamında hekimler için bir gösteri yapan, gösterinin tüm gelirini İstanbul Tabip Odası burs fonuna bağışlayan dostumuz Deniz Göktaş'ın gözaltına alındığını endişeyle öğrendik.
İfade özgürlüğü ve güven duygusu sağlıklı bir toplumun olmazsa olmazıdır. Deniz Göktaş derhâl serbest bırakılmalıdır.
Sivas Katliamını Unutmadık Unutturmayacağız!
#unutMADIMAKlımda
2 Temmuz 1993'te gerici faşistlerin yaktığı otelde yitirdiğimiz 33 canı, katledilenler arasında yer alan Metin Altıok'un "Kavaklar" adlı şiiriyle anıyoruz.
Söz: Metin Altıok
Beste: Onno Tunç
Vokal: Dr. Hacer Ayşen Yavru, Dr. Yasemin Demirci, Dr. Yelda Emek, Dr. Özden Güngör
Hekimlere mobbing yapıldığı iddiaları üzerine Esenyurt Necmi Kadıoğlu Devlet Hastanesi’ni ziyaret ettik.
Keyfi çalışma düzeni değişiklikleri, aşırı mesai dayatmaları şikâyetlerini; hekimlik onurunu zedeleyen, hakaret ve itibarsızlaştırmalara kadar varan mobbing iddialarını hekimlerle görüştük.
👇
https://t.co/y8eUGvJslA
Ben insanları değil, yaptıkları şeyi büyütmeyi seven biriyim. İyi yapılmış her şey bence ancak böyle övülür; yapanı “kuzumlayarak” değil, yaptığı işe hakkını vererek. Bence insanlar da böyle büyür.
Birini sadece sevdiğim, yakın hissettiğim ya da “bizden” olduğu için övmem. Bana göre gerçekten iyi yapılanı görmek ve neden iyi olduğunu söyleyebilmek önemli.
Deniz Göktaş’ın gösterisi bu açıdan muhteşemdi. Kendisini tanımıyorum, şahsen tanımaya da özel olarak ihtiyaç duymuyorum. Ama yaptığını gerçekten çok beğendim.
Şu dalgıç şakası mesela.., Bir tarafta “dalgıçlara küfredildi” diye alınanlar, öbür tarafta “haşemalılarla dalga geçildi” diyenler, bir başka tarafta da “haşemalıları koruyor” diye tepki gösterenler var. İşte asıl mesele bu. Bu düzeyde bir anlamlandırma ve alınma refleksi, mizahı kolayca bir suç isnadına da dönüştürebiliyor.
Oysa o şaka bunların hiçbirini yapmıyor. İzleyicinin beklentisini kuruyor, sonra da ustalıkla bozarak tam da bu önyargıları görünür kılıyor. Mizahın gücü de burada. Hatta mizah, bu.
Umarım Deniz Göktaş bu mizahı üretmeye devam edebilir. Çünkü bugün tam da böyle bir mizaha ihtiyacımız var. Yolu açık olsun. 🌿
🎼 3 KORO 1 KONSER
İstanbul Tabip Odası bünyesinde çalışmalarına yeni başlayan Koro Polifonya ile yıllardır çoksesli müziğin farklı tınılarını dinleyicilerle buluşturan OdaKoro ve Lazika Koro koristleri aynı sahneyi paylaşıyor.
🗓️ 30 Haziran 2026 Salı
⏰ 20.00
📍 Yeldeğirmeni Sanat - Kadıköy Belediyesi
Rasimpaşa İskele Sk. 43/1
İstanbul Tabip Odası Kadın Komisyonu olarak çok verimli ve keyifli bir yılı daha geride bıraktık. Toplantılar, paneller, eğitimler ve sosyal faaliyetlerle dolu bu süreçte kâh salonlarda sözümüzü büyüttük kâh parklarda, sokaklarda yan yana geldik. Yani hem eyledik aynı zamanda çok da eğlendik. Her geçen gün çok daha kalabalık, çok daha coşkulu ve kararlı olduğumuzu görmenin mutluluğunu ve onurunu yaşıyoruz. Şimdi yeni döneme hazırlık için kısa bir yaz molası zamanı. Eylül ayında, dönemin ilk komisyon toplantısında kaldığımız yerden buluşmak üzere.
👇
https://t.co/ijzAK21bdz
Özellikle son 15 yıldır Kürt meselesinin barışçıl çözümü adına verdiği ödünsüz destek hepimizi etkiledi. En güzel filmi bence ‘kırık bir aşk hikayesi’ idi. Hayat arkadaşı bizim de arkadaşımız sevgili Jülide ve tüm sevenlerine sabır diliyorum. Devri daim olsun. #Kadirinanır 🙏
X hesabımız @morcativakfi geçtiğimiz günlerde BTK kararıyla Türkiye’de erişime engellendi. Hukuki süreç sonuçlanana kadar açtığımız bu yeni hesabı kullanacağız.
Takip ederek ve paylaşarak destek olabilirsiniz.
Şef Ali Uğur yönetimindeki Hatay Akademi Senfoni Orkestrası’nın “Beyrut’un Yankısı: Bir Fairuz Senfonisi” konseri…
Bir Akdenizli olarak en sevdiğim şarkılardan biri Li Beirut'un şu yorumunun şahaneliğine kalbimi bıraktım❤️
Müzikten ötesi, müzikle ötesi de var ama konserde.
Rant politikalarıyla yıkılmış ve rant uğruna ruhunu sömürerek yeni bir yıkıma sürüklenen şehrimizin ortasında yükselttikleri umudu ve direnci taşıdılar sahneye.
Dahası; Ortadoğu'da emperyalist çıkarlar uğruna kardeşlerimizin kanı dökülürken hissettiğimiz acıyı, dayanışmayı anlattılar.
Beyrut’la Antakya’nın, Gazze ile Samandağ’ın yaralarının ortaklığını hatırlattılar.
Şehrimizin, şehirlerimizin ışıklarının sönmediğini, sönmeyeceğini gösterdiler.
Emek verenler var olsun, her notayla, her yeni konserle, bu orkestranın emeğiyle yaşamı değişen her çocukla umut yeniden yeniden büyüsün.
@Hatayakademior1
6 yaşındaki bir çocuğun cinsel istismarında "rıza" aranamaz; bunun affı ya da aması olamaz!
Faillerin siyasi baskılar ve pazarlıklarla tahliye edilmesi, adaletin açıkça yaralanmasıdır. Çocuk istismarının üstünü örttürmeyeceğiz, bu karanlığa hiçbir zaman geçit vermeyeceğiz!