Radikalleşme Bilmecesi, bireyi şiddete yönelten psikolojik, toplumsal ve dijital dinamikleri çözümlüyor. Nedim Havle, bu karmaşık süreci tek bir nedene indirgemeden, insan davranışının derinlikleriyle ele alıyor.
İlk göz ağrım "Terörizmin Anatomisi" isimli kitabım Türkiye Büyük Millet Meclisi kütüphanesinde yerini aldı.
🇹🇷🇹🇷🇹🇷
https://t.co/qaN14RqeY1
https://t.co/5HO704enDG
Yeni kitabım Radikalleşme Bilmecesi, Ketebe Yayınları etiketiyle yayımlandı.
Bir insan nasıl radikalleşir? Kimlik, aidiyet ve anlam arayışı hangi koşullarda şiddet yanlısı aşırıcılığa dönüşür? Aşağılanma, adaletsizlik duygusu, grup dinamikleri ve dijital dünya bu süreçte nasıl rol oynar?
Radikalleşme Bilmecesi, bu soruları psikiyatri, sosyal psikoloji, kriminoloji, politik psikoloji, gelişim psikolojisi ve dijital medya çalışmalarını bir araya getirerek ele alıyor. Radikalleşmeyi tek bir nedene indirgemeden, bireyi şiddete yaklaştıran mekanizmaları ve bu süreçten çıkışı mümkün kılabilecek koşulları inceliyor.
Kitap; araştırmacılara, ruh sağlığı profesyonellerine, güvenlik ve adalet alanında çalışanlara, eğitimcilere, üniversite öğrencilerine ve konuyu bilimsel bir çerçevede anlamak isteyen tüm okurlara hitap ediyor. @ketebe
Radikalleşme Bilmecesi
Ketebe Yayınları
https://t.co/FGyLy8bWYa
Bir öğrenci, bilgiyi yalnızca kitaptaki satırlardan değil; öğretmenin tavrından, sesindeki vurgudan ve anlatısına kattığı değer atfından süzerek alır. Eğer öğretmen kendi kültürel kaynağını küçümseyen, öğrencinin aidiyetini ikincilleştiren ya da başarıyı yalnızca “yabancı bir merkeze benzeme” çabasıyla eşitleyen bir duruş sergiliyorsa, okul bir gelişim yuvası olmaktan çıkıp kimlik aşınmasını hızlandıran tekinsiz bir çevreye dönüşebilir...
Bu çalışma, Milli Görüş düşüncesini yalnızca siyasal tarih ya da ideolojik tartışmalar çerçevesinde değil; politik psikoloji ve politik psikiyatri perspektifinden ele alıyor. Kitapta; kolektif kimlik, tarihsel hafıza, mağduriyet anlatısı, ahlâk söylemi, medeniyet tasavvuru, liderlik dili ve toplumsal mobilizasyon gibi başlıklar ayrıntılı biçimde inceleniyor.
Amaç, bir siyasi geleneği övmek ya da yermek değil; onu, kendi zihinsel ve duygusal evreni içinde anlamaya çalışmak.
Türkiye’nin yakın siyasal düşünce tarihine farklı bir pencereden bakmak isteyen okurlar için…
https://t.co/gnLfstFoDm
Karanlıkta yön bulma rehberimiz daha da genişledi...
İstihbarat analizini kapalı kapılar ardındaki gizemli bir zanaat olmaktan çıkarıp nörobilim, klinik psikoloji ve veri analitiğiyle harmanladığımız; insan beyninin teyit sapmalarını ve karar alma süreçlerindeki o tehlikeli illüzyonları mercek altına aldığımız Karanlıkta Görmek: İstihbarat Analizinde Yapılandırılmış Bilişsel Teknikler, yepyeni bölümleriyle Genişletilmiş Baskı olarak yayımlandı.
Dijital dünyanın sentetik veri tufanında "bilişsel boğulma" yaşamamak için sunduğumuz analitik teknikleri ve zihinsel mimariyi, eklediğim yeni teorik güncellemelerle çok daha kapsamlı bir boyuta taşıdım.
Bu entelektüel yolculukta eserin yeni yüzüyle okurla buluşmasını sağlayan Çınaraltı Yayınları ailesine teşekkür ediyorum.
https://t.co/gnLfstFWsU
İçişleri Bakanımız Sayın @mustafaciftcitr, İç Güvenlik Stratejileri Dairesi Başkanlığımız tarafından yürütülen çalışmalara ilişkin kapsamlı bir brifing aldı.
Gerçekleştirilen brifingte;
▪️Terörizm ve radikalleşme,
▪️Kentsel ve mekânsal güvenlik,
▪️Aileye, kadına ve çocuğa karşı şiddetle mücadele,
▪️Uyuşturucu ve organize suçlarla mücadele,
▪️Trafik güvenliği,
▪️Dijital mecralarda güvenlik,
▪️Göç yönetimi,
▪️Eğitim ve seminer programları ile ilgili yürütülen çalışmalar hakkında bilgi alındı.
Toplantıda ayrıca; güvenlik hizmetlerinin vatandaş odaklı yürütülmesine yönelik proje önerileri ele alındı.
Toplantıya Bakan Yardımcımız Doç. Dr. Sayın Kübra Güran Yiğitbaşı ve ilgili birim amirlerimiz katıldı.
İçişleri Bakanlığı; milletimizin huzur ve güvenliğini temin etmek amacıyla, tüm güvenlik hizmetlerini güçlü bir koordinasyon, etkin bir strateji ve kararlı bir iradeyle yürütmeye devam etmektedir.
"Haksız tahrik" kavramının nötr bir hukuk terimi değil, toplumun adalet, onur ve toplumsal cinsiyet algılarının müzakere edildiği, çatıştığı ve yeniden üretildiği kritik bir sosyal ve ideolojik alan olduğu sonucuna vardığımız makalemiz yayımlanmıştır.
Okumak için https://t.co/GpQ89s3KC2
Toplum olarak "sapma" gösterenleri birkaç kategorilik küçük kafeslere tıkmaya çok alışkınız. Çünkü tehlikenin "onlarda" ve bizim "dışarıda" olduğumuza inanmak konforumuzu korumanın en kolay yoludur.
"Her İnsan Masum Doğar", tam da bu güvenli mesafeyi kırmak için yazıldı. Fail ile kurban, sağlıklı ile hasta arasındaki o ince ve bulanık çizgide dolaşan bu eser; sapmanın iki uçlu düz bir çizgi değil, derin bir spektrum olduğunu ortaya koyuyor.
Anne, baba, öğretmen ve tüm yetişkinler için sarsıcı bir yüzleşme sunan bu kitap; kendi inşa ettiğiniz "normal" illüzyonunu sorgulatacak ve gençlere, çocuklara, hatta kendinize olan bakış açınızı kökünden değiştirecek.
https://t.co/6I06zZKo39