7 Ekim 2023’ün üzerinden 1000 gün geçti.
Bu süre zarfında ateşkes müzakereleri yapılmış ve anlaşma masaları kurulmuş olsa da, sahadaki gerçeklik hiç değişmedi. Gazze’ye yönelik bombardımanlar ve yıkım aralıksız devam etti. Uluslararası toplumun gözleri önünde cereyan eden bu süreçte tanık olunan trajedi, diplomatik duraklamaların gölgesinde sivillerin, çocukların ve kadınların üzerine yağan bombalarla eşi benzeri görülmemiş bir insani krize dönüştü.
Ancak bu derin acıların miladı kesinlikle 7 Ekim değildir.
7 Ekim, yalnızca yıllardır süregelen bir krizin en şiddetli patlama noktalarından biri olmuştur. Meseleyi tam anlamıyla kavramak için tarihi 1947'ye, Filistin halkının kitlesel olarak yerinden edildiği, topraklarının işgal edilmeye başlandığı zamana geri götürmek gerekir. 7 Ekim'den bu yana geçen 1000 günde ekranlardan izlediğimiz vahşet, aslında 70 yılı aşkın süredir devam eden sistematik bir kuşatmanın, mülteci kamplarına sıkıştırılmış hayatların ve bitmeyen bir mülksüzleştirme politikasının çok daha yıkıcı, yeni bir evreye geçişinden ibarettir.
Bugün Gazze’de yaşananlar, bir çatışma değildir. Abluka altındaki bir halkın topyekûn hayatta kalma mücadelesidir. Geçen 1000 gün içinde evler, hastaneler, okullar yerle bir edilidi. Milyonlarca insan temel yaşam haklarından; gıdadan, sudan ve tıbbi yardımdan mahrum bırakıldı.
Uluslararası kamuoyu, bu uzun süreçte tarihte ender rastlanan bir yıkıma neredeyse canlı yayında tanıklık etti. Dünyanın dört bir yanındaki vicdan sahibi insanlar sokaklara dökülüp barış ve adalet çağrısı yapsa da, küresel diplomasinin ağır ve taraflı işleyen çarkları bu zulmü durdurmakta yetersiz kaldı. Sistematik şiddetin ve işgalin bu denli pervasızca sürdürülebilmesi, aynı zamanda uluslararası hukukun ve evrensel insan hakları mekanizmalarının hiçbir işe yaramadığını gözler önüne serdi.
Sonuç olarak, 7 Ekim'in üzerinden geçen bu 1000 gün, sadece kronolojik bir zaman dilimi değil, insanlığın ortak vicdanında kanamaya devam eden derin bir yaradır. Kalıcı ve adil bir barışın tesisi, ancak geçmişten bu yana süregelen işgalin, tarihi adaletsizliklerin ve sistematik hak ihlallerinin kökten çözülmesiyle mümkündür. Filistin halkının yıllardır maruz kaldığı bu yapısal şiddet sona ermeden, o topraklarda atılacak hiçbir diplomatik adım veya geçici ateşkes, gerçek bir iyileşme ve özgürlük getirmeyecektir.
Tüm bu karanlık tabloya rağmen, bizler vicdanı kurumamış insanlar olarak, bu sistematik soykırıma karşı durmaya ve onurlu Filistin halkının yanında sarsılmaz bir dayanışmayla yer almaya devam edeceğiz.
Zalimin zulmünün ebedi olmayacağına, tarihin akışının bir gün mutlaka hakikatten ve adaletten yana döneceğine olan inancımız tamdır.
Nehirden denize özgür Filistin!
Gazze’de bir hastaneye düzenlenen saldırıda hayatını kaybeden dört kişinin cenazesi başında konuşan bir genç, dünyaya seslendi:
"Umarım Dünya Kupası'nı keyifle izliyorsunuzdur.
Çok özür dileriz, belki de sizin için çok sıkıcı olduk, bıktınız bizden.
Ateşkes sonrası İsrail’in Gazze'ye yönelik saldırılarında hayatını kaybedenlerin sayısı 1000'i geçti.
Kıymetli aile hekimlerimiz 40 ve üstü yaştaki vatandaşlarımızın yılda en az bir kez kapsamlı kardiyovasküler risk değerlendirmesini yapıyor.
✅ Bu kapsamda, elde edilen veriler aracılığıyla kişilerin kalp ve damar hastalığı geçirme riski hesaplanıyor.
✅ Aile hekimlerimiz tarafından son bir yıl içinde yapılan taramalar neticesinde 662 bin vatandaşımızda kardiyovasküler risk belirlendi.
✅ Risk belirlenen vatandaşlarımız klinik kılavuzlara uygun olarak düzenli şekilde takip edilmeye başlandı.
#DünyaKalpGünü vesilesiyle vatandaşlarımızı kayıtlı oldukları aile hekimlerini ziyaret etmeye, periyodik tarama ve izlemlerini yaptırmaya ve sağlıklı yaşam danışmanlığı almak üzere en yakın Sağlıklı Hayat Merkezini ziyaret etmeye davet ediyorum.
Sağlıklı Türkiye Yüzyılı 🇹🇷
“Kararlılık”la Yürüyoruz! 🇵🇸🇹🇷
Gazze’deki ablukayı kırmak ve soykırımı durdurmak amacıyla yola çıkan Küresel Sumud (Kararlılık) Filosuna destek olmak için Fıstıkağacı Metro’dan Üsküdar Sahile yürüyoruz.
🗓️ 6 Eylül Cumartesi
⏰ 17.30
📍 Başlangıç: Fıstıkağacı Metro
🏁 Bitiş: Üsküdar Sahil
#Kararlılık
#Sumud
ÖNDER Genel Başkanı Abdullah Ceylan, sizleri 23 Ağustos Cumartesi günü yatsı namazında Fatih Camii’nde gerçekleştirilecek, Gazze için ellerimizi semaya kaldıracağımız dua buluşmasına davet ediyor.
@aceylantr@onderihl
Gazze için ellerimizi semaya kaldırıyoruz!
Soykırımın ve açlığın pençesindeki Gazze için Fatih Camii’nde yatsı namazında dua etmek üzere buluşuyoruz. Seccadeni al gel!
🗓 23 Ağustos Cumartesi
⏰ Yatsı Namazı
📍 Fatih Camii
Gazze’ye umut ışığı ol!
Soykırımın ve açlığın pençesindeki Gazze için Beyazıt’tan Ayasofya’ya yürüyoruz. Gazze’ye umut ışığı olmak için: Fenerini al gel!
Tarih: 9 Ağustos Cumartesi
Saat: Akşam Namazı Sonrası
Başlangıç: Beyazıt Meydanı
Bitiş: Ayasofya Camii
#GazzeyeUmutOl
Doctors working in Gaza have made urgent pleas, saying that they feel abandoned by the world amid renewed Israeli airstrikes.
Justice in healthcare means actively supporting the people of Gaza and helping to rebuild the health system, @MohammadRazai
https://t.co/N6og2O0nrg
🔴 Filistinli Alimler Birliği, “Tekbir Cuması” adını verdiği eylemi duyurdu.
Cuma günü dünya genelinde, Gazze saatiyle 22.00’de, herkesten 1 dakika boyunca sokaklardan ve pencerelerden tekbir getirmesi istendi.
Türkiye kırk yıldır başına bela olan bir musibetten kurtulmaya çalışırken yeni fay hatları oluşturmanın ülke düşmanları dışında kimseye faydası olmaz.
Milletçe iç cephemizde gedik açılmasına eyvallah diyemeyiz.
Yakın çevremizde yıllardır oynanan kirli oyunu Türkiye’de de sahnelemek isteyenlere 14 yıldır olduğu gibi yine fırsat tanımayacağız.
Yeni süreçte komşumuz Suriye’nin toparlanması, toprak bütünlüğünü ve üniter yapısını koruması, tüm etnik ve mezhebî unsurlarıyla huzura ermesi için elimizden gelen her türlü desteği sunmaya devam edeceğiz.
Ülkemiz toprakları üzerinde ameliyat yapılmasına nasıl izin vermediysek Suriye’de de kadastro mühendisliğine asla rıza göstermeyeceğiz.