Belediyelerin çocuk etkinlik merkezleri, nitelikli erken çocukluk eğitimi, beslenme desteği ve erişilebilir ücretleriyle sosyoekonomik açıdan en yoksun aileler için bir can simidi. Sosyal devlet anlayışı, bu hizmetleri teknik mevzuat engellerine boğmayı değil, çocukların üstün yararını gözeterek yaşatmayı ve yaygınlaştırmayı gerektirir. Yapıların deprem yönetmeliğine uygun olmasına rağmen, yalnızca iskan/yapı kayıt belgesi gibi prosedürler nedeniyle kamu yararına hizmet veren yüzlerce merkezin kapanma riskiyle karşı karşıya kalması kabul edilemez. Bu merkezlerin kapanma riski aileleri tedirgin ediyor, kapanma riski demek, ülkemizde binlerce çocuğun nitelikli erken çocukluk eğitiminden ve beslenme desteğinden mahrum kalması, kadınların bakım yükünün ağırlaşması, çalışan annelerin çalışma hayatından kopma riskiyle karşılaşması ve yüzlerce öğretmenin işsiz kalması demektir. Üstelik erken çocukluk eğitimi yalnızca bugünü kurtarmak değildir. Bilimsel araştırmalar, özellikle sosyoekonomik açıdan risk altındaki çocukların nitelikli erken çocukluk eğitimine erişiminin, eğitimdeki eşitsizliklerin azaltılmasında, çocukların gelişiminin desteklenmesinde ve yoksulluğun kuşaklar arasında aktarılmasının önlenmesinde önemli bir araç olduğunu ortaya koyuyor.
Dolayısıyla bu merkezleri kapatmak, yoksullukla mücadele etmek değil, çocukları yeniden yoksulluk döngüsünün içine itmek anlamına gelir. Acilen çocukların üstün yararını esas alan, belediyelerle uzlaşmayı sağlayan, güvenlikten taviz vermeden mevcut merkezlerin hizmetlerini sürdürebilmesine olanak tanıyan esnek ve düzenleyici bir mevzuat adımı atılmalıdır. Çocukların eğitim hakkı bir prosedüre kurban edilmesin... @tcailesosyal
#BelediyeKreşleri #SosyalDevlet #ÇocuklarınÜstünYararı
@ulvisaran@nasuhmahruki Ülke
1000 kişiye düşen kamu çalışanı
Norveç
170–180
İsveç
160–170
Danimarka
160
Finlandiya
150
Fransa
130–140
Almanya
110
OECD ortalaması
90–120
Türkiye
70–80
Japonya
60–70
Güney Kore
50–60
Çalıştığım okullardan birinde lise son sınıf kız öğrencilerimden biri derste anlattıklarımla ilgili şaşkınlık yaşıyor ve yer yer sorular soruyordu. Bu dikkatimi çekti, kendisini bir teneffüs yanıma çağırdım. "İyi misin? Bir sıkıntn, derdin var mı?" dedm. Önce niye sorduğumu merak
@dilekgoker Bugün pozitif çıkanın ilk gününde tespiti yapılmışsa önceki günlerde bulaş yapma durumu yok bugünden sonra ise en az beş güne kadar bulaş yapma durumu var
@koftianarchist Kitabı bitirdim. Değindiğiniz üzere akışına bırakarak bitirdim. Akşamına da “Das Boot” filmine denk geldim onuda izledim. Filimde bir sahnede zenne karakteri gördüm. Deja vu oldum birden.işte öylesine bir tespit. Güzel kitap ben beğendim.
@esenol Atlad��ğım bir şey var o da 3.gün tat ve koku kaybı başladı 5. günde azalarakta olsa devam ediyor ayrıca şu anda hafif sırt ve bel ağrısı başladı gibi bakacağız
@esenol Ve sinüslerde kavurucu bir ısı var hissi bu 3. günde sürdü
İlk üç gün gece uyku problemine yol açtı
4.gün yanma hissi bitti ara ara terlemeler var 5.gün daha iyi durumdayım bu beş günde de her gün 7000 adım attım enerjide ve iştahta kayıp yok bu kadar
@esenol Şu anda covid 5. gün
Bulaş 3. günlük kuluçka süresini doğruluyor
İlk belirti boğazda gıcık yapan ve sonra giderek artan bir yanma
Baş ağrısı eklem kas ağrısı yok
Sinüsler çok tıkalı değil
İkinci gün çok hafif ateş ancak vücutta ateş parol alarak düşürüldüğü halde boğaz girişi
Elektrik faturalarında 30 gün üzerinde ki okumalar hukuka aykırı mıdır? 7kw çarpı 30 gün hesabıyla 210 sınırı belirtildiğine göre aykırıdır diye düşünüyorum. Sizce…