Akp’nin eskisi, yenisi, bakanından, bakan yardımcısından, genel başkan yardımcısına, gençlik kolları yöneticilerine, SPK, BDDK, Borsa İstanbul yöneticilerinden, özel kalem müdürlerine, bürokratlarına, gırtlağına kadar battığı ortada bir skandal var!!!
Soruşturamayacağı için zamana yaymak, zaman kazanmak tevil edilemeyecek siyasi riski en az maliyetle yönetmek istiyor!
Vurguncuları değil de vurguncu Akp yöneticilerini ifşa eden gazeteciler Şaban Sevinç ve Mustafa Balcı’yı tutuklamaları zaten ‘Yavuz hırsız ev sahibini bastırır’ misali failin kim olduğunun teyidi!!!
Yaptıkları vurgunun bedelini millete ödetmek için şimdi de TBMM’ye kanun teklifi sunuyorlar!!!
Kurduğunuz YAĞMA DÜZENİ’nin tabii sonuçları bu skandal ve vurgun!
Zaytung haberi zannedersiniz…
Akp iktidarı, Türkiye’de adeletsizliğin, usulsüzlüklerin, vurgunların zirve yaptığı bir zamanda ‘Adalet Zirvesi’ yapıyor hemi de uluslararası:)
Bir evladımızı daha okulda gerçekleştirilen bir saldırıda kaybettik.
Bu olayı “münferit olay” diyerek geçiştirmek mümkün değildir.
Çocuklarımızın can güvenliğini sağlayamıyorsunuz!
Okul güvenliği, şiddetin önlenmesi ve çocukların korunması devletin temel sorumluluğudur.
Daha kaç çocuğumuzu kaybetmemiz gerekiyor?
AKP’nin FON SKANDALINI SAMİMİYETLE SORUŞTURMA NİYETİ OLSA BORSA İSTANBUL, BDDK, SPK YÖNETİMLERİNİ GÖREVDEN ALMAKLA İŞE BAŞLARDI!!!
Akp, gırtlağına kadar bu skandalın içindedir. Bu yüzden bu düzeni soruşturamaz; çünkü gerçek bir soruşturma, dönüp dolaşıp kendi kapısına dayanacaktır.
Niyetleri gerçekten hesap sormak olsaydı; denetim mekanizmasının nasıl işlemez hale geldiğini, BDDK ve SPK başta olmak üzere ilgili kurumların ne yaptığını ya da neden yapmadığını ortaya koymakla başlarlardı.
Ama yapılan hesap sormak değil, zaman kazanmaktır. Meseleyi uzatmak, sorumluluğu dağıtmak ve kamuoyunun öfkesinin dinmesini beklemektir.
Çünkü bu dosyada hakemlik, hakimlik yapması gereken iktidar, faildir!
“İktidarın bu yaşananlardan sağlıklı bir arınma, sorgulama niyeti olduğunu zannetmiyorum. Milletin zararını telafi etmek gibi bir gayretleri yok, en az siyasi zararla çıkma derdindeler.”
@DpGultekinUysal
Soma’dan gelen acı haber yüreklerimizi yaktı.
Manisa’nın Soma ilçesinde meydana gelen maden göçüğünde 5 madencimizin hayatını kaybettiğini büyük bir üzüntüyle öğrendim.
Hayatını kaybeden işçilerimize Allah’tan rahmet, ailelerine, yakınlarına ve tüm maden emekçilerimize başsağlığı diliyorum.
Yaralı olarak kurtarılan iki işçimize de acil şifalar diliyorum.
Bu “kader” denilerek geçiştirilecek bir mesele değildir. Bir maden ocağında insan hayatını koruyacak denetim yapılmıyorsa, bunun adı ihmaldir!
İhmalin hesabı sorulmuyorsa, bunun adı kamu sorumluluğunun zafiyetidir.
Soma’da kaybettiğimiz her canın hesabı sorulmalı, sorumlular ortaya çıkarılmalı ve maden emekçilerinin can güvenliği için gerçek anlamda denetim ve yaptırım mekanizması işletilmelidir.
Genel Başkanımız Sayın Gültekin Uysal @DpGultekinUysal@kozatv01 ekranlarında Canlı Yayın konuğu olacaklardır.
📅 1 Ekim Perşembe
🕘 13.30 MECLİS ÖZEL YAYINI
🎙️ Mehmet Dal & Seda Selek
Son günlerde Akp iktidarının, eski bakan, bakan yardımcıları başta olmak üzere kimi mensuplarının içinde olduğu Fon Skandalı ile ilgili yayın, yorum yapan kişi ve medya kuruluşlarının bir takım sebeplerle X platformunda yargı eliyle kısıtlanıyor; bugün de T24 haber sitesi kısıtlandı!
Kısıtlayarak, susturarak yozlaşmayı, yolsuzluğu ve usulsüzlükleri ortadan kaldıramazsınız!
Nafile çabalar…
Akp’yi bu yayınlardan daha ziyade sarmaşık gibi Akp iktidarının ruhunu, gövdesini sarmış yozlaşma kemiriyor.
Sezai Karakoç’un veciz ifadesinde vücut bulduğu gibi gazetecileri, vatandaşları ve yayın kuruluşlarını susturarak hakikati susturamazsınız!!!
#AkpninTitanDüzeni
Bugün Bakanlar Kurulu toplanıyor ve iki ana gündem maddesinden biri ‘fon krizi’ denen ‘kravatlı soygun’ meselesi.
Birileri sistemi düzenleyen, denetlemesi gereken, ‘hakem’ vasfındaki kuruluşlardaki bağlantılarını kullanarak içeriden (inside) bilgi alıyor, vatandaşın rızkını kimi hisselerde topluyor, sonra içeriden aldığı bilgi ile bu hisseleri satıp (trade) vatandaşın helal rızkını kendine trasnfer ediyor.
Bakıyorsunuz işin içinde bir bakan yardımcısı, BDDK yetkilileri, SPK yetkilileri ile sıhri ilişkileri olan isimler, üst düzey bürokratlar var.
19 Ağustos'ta Cumhuriyet Başsavcılığının SPK'ya yazdıığı yazıdan haberdar olarak paraların çıktığı ortada.
Siyasi, bürokratik sistemde oluşan ahbap-çavuş ilişkilerinin sebebiyet verdiği bir yozlaşma ve güvenlik açığı çok net!!!
AKP Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Erdoğan bugünkü Bakanlar Kurulu toplantısı sonrası toplumsal vicdanda ve finansal piyasalardan başlayarak tüm ekonomide yapılan usulsüzlük ve Kravatlı Soygun ile ilgili topluma güven verilmesi için topyekun SPK, Borsa İstanbul, BDDK’dan başlayarak üst yönetimleri radikal bir karar ve tutumla yeni isimlerden oluşacağını kamuoyuna açıklamalıdır!!!
Türkiye Cumhuriyeti devleti ve milleti bilinçli, sistematik bir akılla her sahada KRAVATLI SOYGUN (kitabına uydurulmuş) ‘ a muhatap!!!
Fon Krizi diye ortalığa saçılan hadise 23 yıldır Anayasası, kanunları, kurumları bilinçli bir yıkım mühendisliği projesi neticesinde erozyona uğratılan, tarumar edilen bir ülkede oluşturulan kişi devleti ve ahbap-çavuş düzeninden dışa vuran çürümelerden biri!!!
Bu krizden sadece bu fonlara yatırım yapan 500 bine yakın vatandaş değil 86 milyon tüm Türkiye zarar gördü!!!
Sadece bu yağmayı yapanları, susanları, koruyanları yargılamak yetmez beraberinde asıl yapılması gereken Fon Krizi gibi sistematik hataları veren SOYGUN DÜZENİ’ni sorgulamaktır!!!
Şanlıurfa’nın Karaköprü ilçesinde meydana gelen 5,4 büyüklüğündeki depremden etkilenen tüm vatandaşlarımıza geçmiş olsun dileklerimi iletiyorum.
Can kaybı ve yaralanma yaşanmamasını temenni ediyor, bölgede sürdürülen çalışmaların kısa sürede tamamlanmasını diliyorum. #deprem
İzmir’de, 1 metre çaplı ayna-mahruti dişli üretiminden plazma azdırma tezgâhlarına, 4 eksen CNC yatay işleme merkezlerinden farklı çaplarda CNC torna tezgâhlarına kadar güçlü bir üretim altyapısına sahip bir fabrikamızı ziyaret ettik.
Eğitimli kadrosuyla makine ve yedek parça üreten bu işletmeler, Türkiye’nin sanayi gücünün gerçek yüzüdür.
Üreten, istihdam sağlayan ve katma değer yaratan sanayicimizin yanında olmak; önünü açmak zorundayız.
Güçlü Türkiye, güçlü sanayiyle mümkündür.
Bugün İzmir’de, Türk siyasetinin ilkeli isimlerinden, İzmir Büyükşehir Eski Belediye Başkanı Dr. Burhan Özfatura’yı ebediyete uğurladık.
Bir ömrü devlete, millete ve memlekete hizmet idealine adamış; siyaseti makam ve ikbal değil, emanet, sorumluluk ve ahlak meselesi olarak görmüş bir devlet ve siyaset adamıydı.
Maliye bürokrasisinden yerel yönetime uzanan hayatında kamu kaynaklarına ganimet değil, milletin emaneti olarak baktı. Belediyeciliği siyasi propaganda sahnesi değil; planlama, disiplin, hesap verebilirlik ve şehircilik meselesi olarak gördü.
Bugün kendisini uğurlarken yalnızca bir şahsiyeti değil, siyasetin giderek unuttuğu bazı kavramları da hatırlıyoruz:
Emanet.
Liyakat.
Hesap verebilirlik.
Kamu ahlakı.
Devlet ciddiyeti.
Millete sadakat.
Bunlar geçmişte kalmış kavramlar değil; Türkiye’nin bugün her zamankinden daha fazla ihtiyaç duyduğu siyaset zemininin temel taşlarıdır.
Demokrat siyasi geleneğin bize öğrettiği hakikat açıktır:
Devlet millet içindir.
Belediye şehir içindir.
Siyaset ikbal için değil, hizmet içindir.
Şehirler belediye başkanlarının, kamu malı da hiçbir siyasi iktidarın tapulu malı değildir.
Dr. Burhan Özfatura’nın ardından geriye yalnızca hizmetleri değil, “Siyaset nasıl yapılmalı?” sorusuna bıraktığı bir cevap da kalmıştır.
İzmir’e, Türk siyasetine ve kamu hayatımıza bıraktığı iz için kendisini şükranla yad ediyorum.
Allah rahmet eylesin, mekânı cennet olsun.
Başta Özfatura Ailesi olmak üzere İzmirimizin, sevenlerinin, dostlarının ve Demokrat Parti camiamızın bir kez daha başı sağ olsun.
Manisa Turgutlu’da, evlatlarımızın eğitim gördüğü bir okulun önünde gerçekleştirilen silahlı saldırıyı şiddetle telin ediyoruz.
Okullarımızın kapısına kadar ulaşan şiddet, yalnızca bir asayiş meselesi olarak görülemez. Çocuklarımızın güven içinde eğitim görebilmesi, devletin en temel sorumluluklarından biridir.
Hadisenin bütün yönleriyle ve hiçbir ihmal karanlıkta bırakılmadan araştırılması; silaha erişimden okul güvenliğine kadar tüm hususların açıklığa kavuşturulması zaruridir.
Yaralanan evlatlarımıza acil şifalar diliyor; ailelerine, Manisa’mıza ve eğitim camiamıza geçmiş olsun dileklerimizi iletiyoruz.
Manisa’nın Turgutlu ilçesinde bulunan İnci Üzmez Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi önünde sabah saatlerinde meydana gelen silahlı saldırıda yaralanan 8 evladımıza acil şifa diliyorum.
İçişleri ve Milli Eğitim bakanlıkları, çocuklarımızın ve okullarımızın güvenliğini neden sağlayamıyor?
Okul çevrelerinde güvenlik tedbirleri neden yeterli değildir?
Her olaydan sonra birkaç açıklama yapıp gündemi değiştirmek çözüm değildir.
Çocuklarımızın can güvenliği tesadüflere bırakılamaz.
Okulların güvenli hale getirilmesi için gereken tedbirler derhal alınmalıdır!