Sağlıklı Hayat Merkezlerimizde Hayat Var!
Size en yakın merkezimizi öğrenmek ve ücretsiz hizmetlerimiz hakkında detaylı bilgi almak için linke tıklayın:
🔗 https://t.co/1jZZy7yM1W
#SağlığınMerkezi
“Sağlık ayağımıza gelmiş; uzağa gitmiyoruz, beklemiyoruz.”
Mobil KETEM araçlarımız, kent merkezlerinden en uzak kırsal mahallelere kadar ulaşıyor; vatandaşlarımızın ücretsiz kanser taramalarını yerinde, titizlikle gerçekleştiriyor.
Adanmışlıkla çalışan, erken teşhis sayesinde hayat kurtaran tüm sağlık ekiplerimize teşekkür ediyoruz.
Sağlıkta Yerlileşme ve Stratejik İş Birliği Etkinliği Yerli Ürün Tanıtım Günleri’nde, yerli teknolojilerimizin sergilendiği alanı ziyaret ederek o gurur tablolarına yakından tanıklık ettim.
Dünyada sadece üç ülkenin üretebildiği Kalp-Akciğer Makinesini tamamen kendi öz kaynaklarımızla geliştirmek, gökyüzündeki şefkat elimiz olacak GÖKBEY Ambulans Helikopterimiz ve yapay zeka destekli yerli teknolojilerimiz sıradan birer başarı değil; bir ve beraber olduğumuzda neleri başarabileceğimizin en somut kanıtıdır.
Bizim “Üreten Sağlık” derken kastettiğimiz şey tam olarak bu ruh. Rakamların, cihazların ötesinde; bir evladımızın fikrinin laboratuvarda doğup, hastamızın başucunda şifaya dönüştüğünü görmektir.
Biz ürettikçe büyüyecek, büyüdükçe tam bağımsız geleceğimize çok daha emin adımlarla yürüyeceğiz. Kamu tıbbi cihaz alımlarında yerli üretim oranımızı %31’in üzerine çıkardık, ihracatımızı her geçen gün artırıyoruz ama asıl büyük hedefimiz sağlık sanayimizi ülkemizin lokomotif sektörlerinden biri hâline getirmek.
Bu topraklarda "Sağlıkta yeni bir fikrim var" diyen her bir araştırmacımızı, "üretim gücüm var" diyen her bir girişimcimizi https://t.co/jSmVW8e6Qq adresine davet ediyorum.
Üreten Sağlık🇹🇷
“Türkiye artık sadece sağlık hizmeti sunan değil; bilgi üreten, teknoloji geliştiren ve sağlıkta yön veren ülkelerden biridir.”
Sağlık Bakanımız Prof. Dr. Kemal Memişoğlu, Sağlıkta Yerlileşme ve Stratejik İş Birliği Etkinliği Yerli Ürün Tanıtım Günleri programına katıldı.
📍Etlik Şehir Hastanesi
Başımıza İcat Çıkarmak İster Misiniz❓
Araştırmacıları, akademisyenleri, girişimcileri, yatırımcıları ve sağlık ekosisteminin tüm paydaşlarını bir araya getiren dijital buluşma noktası.
🔗 https://t.co/nZKEG0J8m1
17 haziranda onarımı biten kargoya verilmeyi bekleyen bilgisayarım 24 Haziran olmasına rağmen hala kargoya verilmemiş. Neymiş yoğunluk varmış. Kargoya vermenin nasıl bir yoğunluğu var @monsternotebook ???
Defalarca görüşmemize rağmen hala cihazım kargoya verilmiyor.😡😡😡😡
@fundamusaoglu68 Bizim bayramımız kadromuzu aldığımız gündür. Sayın cumhurbaşkanımız işçimizin daima yanındayız dedi. Yıllardır bize verilen sözler inşallah kadromuz verilerek bizlere de bayram yaşatılır. Yoksa neyleyim köşkü neyleyim sarayı…
CENAZE EVİNDE DÜĞÜN OLMAZ!
Bugün 1 Mayıs’ı kutlamak içimden gelmiyor. Bu gün, benim için artık anlamını ve önemini yitirmiş durumda. Sebebini uzun uzun anlatmak istiyorum.
Bugün 1 Mayıs 2026. Çok uzağa gitmeye gerek yok; 1 Mayıs 2023’e, seçimden sadece iki hafta öncesine dönelim. Herkesin dilinde aynı kelimeler: işçi, emekçi, taşeron… Sendikalar bir yanda, siyasi partiler bir yanda. İktidarıyla muhalefetiyle herkes ekran ekran gezip aynı kitleye sesleniyor, aynı vaatleri sıralıyordu.
Sonra ne oldu? Seçim bitti. Herkes payına düşeni aldı ve bir köşeye çekildi. İktidar yerini sağlamlaştırdı, muhalefet kabuk değiştirdi, sendikalar ise üyelerinin maaşlarıyla birlikte aidatlarını artırdı. Mutlu olan çoktu… ama söz verilen kesimler hariç.
Aradan 3 koca yıl geçti. Yine 1 Mayıs. Yine miting alanları kuruluyor, yine aynı konuşmalar yapılıyor. Otobüslerle taşınan kalabalıklar, kürsülerden yükselen tanıdık cümleler… Bir gövde gösterisi, ardından sessizlik. Her yıl aynı sahne, aynı replikler. Değişen hiçbir şey yok.
Aslında bu sadece 3 yılın meselesi de değil. Neredeyse on yıldır meydanlarda aynı konular konuşuluyor. Taşeron hâlâ taşeron, işçi hâlâ eziliyor. Ama kamuda sendikası olanlar daha çok özlük haklarının peşinde: çalışma saatleri azalsın, tayin hakkı genişlesin… Çünkü onların geçim derdi, diğer işçilerinki kadar yakıcı değil.
Gerçek bu. Kimse darılmasın, kimse kişisel olarak üzerine alınmasın.
Şimdi önümüzde yine bir seçim, yine toplu iş sözleşmeleri var. Yine maaş artışlarıyla 3 yıl daha “rahatlama” dönemi başlayacak. Çünkü sendikalar çalışıyor(!) İşçinin cebine giren 1 lira, bazıları için milyonlara denk geliyor.
Siyasi partiler yine vaatlerle sahnede olacak. Seçime kadar işçi hatırlanacak, sonra unutulacak. Taşeron yine seçim malzemesi yapılacak. Bu bir parti meselesi değil, bu bir düzen meselesi.
Elbette istisnalar var. Gerçekten derdimizi dert eden, yol açmaya çalışan sendikacılar, siyasetçiler, bürokratlar var. Onların yeri ayrı. Sayıları arttıkça umut da artacak.
Ama bugün tablo bu.
1 Mayıs “İşçi Bayramı” deniyor. Neyin bayramı?
Daha dün maaşını alamadığı için eylem yapan maden işçileri vardı. Yanlarında kim vardı? Aylarca çalışıp ücretini alamayan insanlar, hakları olan üç kuruşu aldığında sevinmek zorunda kaldı.
Yarın da birçok işçi çalışmaya devam edecek. Bu ülkede kurban edilecek hayvanlara gösterilen özen, çoğu zaman işçiye gösterilmiyor.
Ben kendi adıma; verilen sözler tutulana, herkes görevini gerçekten yapana, göstermelik değil gerçek bir mücadele başlayana kadar 1 Mayıs’ı bayram olarak kutlamayacağım.
İşçinin bayram etmediği yerde, 1 Mayıs sadece bir tatil günüdür.
Taşeron, madenci, emekçi… Hepsi ayakta kalmaya çalışırken, hayatla ölüm arasında bir çizgide yürürken; bayram kutlamak bana doğru gelmiyor.
Yazımın başlığında belirttiğim gibi;
bizim oralarda bir söz vardır:
“Cenaze evinde düğün olmaz.”
Hadi size İyi bayramlar.
Sözde #1Mayıs
Bu kelime avında kalp sağlığınızı tehdit eden riskler yer alıyor. Tabloda gördüğünüz ilk risk faktörü, bugünün değişim hedefi olsun.
İlk dikkatinizi çeken hangisi oldu? Yorumlara yazın👇🏻
#KalpSağlığıHaftası
Gönül coğrafyamızın kalbi Özbekistan’da, sağlık diplomasimizin bağlarını daha da güçlendiren son derece verimli bir programı tamamladık. 🇹🇷🇺🇿
➡️ II. Türk Dili Konuşan Devletler Onkologlar Kongresi’ne katılarak, dünyanın dört bir yanından gelen bilim insanlarına hitap ettik. Kanserle mücadelede uluslararası iş birliğinin, ortak üretimin ve bilimsel paylaşımın hayati önemine dikkat çektik.
➡️ Özbekistan Sağlık Bakanı Sayın Asilbek Khudayarov ile gerçekleştirdiğimiz görüşmede, iki kardeş ülke arasındaki sağlık alanındaki stratejik iş birliği başlıklarını kapsamlı şekilde ele aldık.
➡️ Resmî temaslarımız kapsamında Semerkant Başkonsolosluğumuzu ziyaret ederek, diplomatik heyetimizle bir araya geldik.
➡️ Semerkant Kardiyoloji Merkezi’nde yürütülen çalışmaları yerinde inceleyerek, teknik kapasite ve tecrübe paylaşımı üzerine değerlendirmelerde bulunduk.
➡️ Programımızın ikinci durağında, kadim şehir Buhara’da; modern sağlık altyapısıyla öne çıkan Buhara Tıp Merkezi ile İbni Sina Tıp Fakültesi’ni ziyaret ettik.
Bu temasların, Türkiye ile Özbekistan arasında sağlık alanında kalıcı ve güçlü iş birliklerine vesile olmasını diliyorum.
Parkinson; insan beynindeki hareket merkezini denetleyen sistemde meydana gelen dopamin eksikliği nedeniyle ortaya çıkmaktadır.
#DünyaParkinsonHastalığıGünü
Çocuğuma parasını ödeyip bir hat satın aldım. Ancak aldığım günden beri Y.K adına mahkeme smsleri icra smsleri randevu smsleri v.s bir sürü bize ait olmayan bildirimler geliyor. Bunların dışında da bir sürü bu tür arama geliyor. Bu yüzden çocuğun psiklojisi bozuldu. @VodafoneTR