Bu yaşıma kadar, birinin bana ters gelen davranışının içinde “çocuk bakmanın verdiği yorgunluğun ve sinir yıpratmasının etkisi” vardı ise ve ben ona tolerans göstermediysem; gerçekten özür dilerim
Tam olarak bunu savunuyorum evliliklerde.
Düzgün ev arkadaşı olamayan insandan eş, meş olmaz.
Yetişkin hayatının %95'i falan rutin işler; fatura-kira ödeme, evin düzeni, temizlik, yemek, tadilat... Bunları birlikte halletmek zorunda olduğun kişidir eşin. Yetişkin hayatının çoğunu kaplayan rutinleri görmezden gelip evlilik tanımları yapmaya çalışıyorsunuz. Halbuki işleri bu kadar karıştırmaya hiç gerek yoktu yani. Evrim mevrim saçmalıyorsunuz bir de sonra işin içinden çıkamayınca.
Kadın-erkek fark etmez, yaşadığı eve bakmaktan, kendini doyurmaktan aciz insanlar olmanın neyini saunuyorsunuz hiç anlamıyorum ya cidden.
41 günlük adli tatilde, Hekimler gibi maaşlarından 12 günü geçen 29 günlük sürenin parası kesiliyor mu? Yoksa ADALETi savunması gereken kişiler 41 günün parasını TAM ALIRKEN HEKİMLERİN 1 AYLIK MAAŞ KESİNTİSİNİ ADİL Mİ BULUYORLAR?
Diyanet’in Mekke sorumlusu Ahmet Daştanbek 270 bin dolar rüşvet alırken görüntülendi.
Daştanbek’in İstanbul’da oğlunun ve eniştesinin üzerine aldığı yüzlerce gayrimenkulün olduğu öğrenildi.
Dışarıdaki sahte mutluluklara inanmayın. Aşık olduğunuz kişi, sorunlar yaşadığınız kişidir. Yıllarınızı verdiğiniz meslek, sizi en çok yıpratan şeydir. Övgüler yazdığınız şehir, en yalnız günlerinizi geçirdiğiniz şehirdir. Her güzel şeyin bir bedeli, her seçimin vazgeçişi vardır.
Göğsünden bıçaklanan bir hekim!
Batman EAH’de bir psikiyatri uzmanı, hastanede görev başında göğsünden bıçaklandı.
Bu artık münferit değil, bu artık istisna değil.
Bu, sağlık sisteminin çürüdüğünün kanıtıdır.
Biz görev başında can veriyoruz.
Ve hâlâ gerçek bir sağlıkta şiddet yasası yok.
Hâlâ failler dışarıda, biz içeride korku içinde…
Yeter! Güvenli çalışma alanları, caydırıcı ceza sistemi, gerçek koruma istiyoruz.
#SağlıktaŞiddetSonaErsin
@ttborgtr@saglikbakanligi
Herhangi bir gün:
X kişisi: 5x5=32
Doktor: Aslında değil
Tüm Twitter ahalisi: Vayy kendini üstte gören, kötü niyetli, kutsal olduğunu zanneden doktora bak. Sen kimsin ki bizim vergimizle maaş alıyorsun, herkesin işi zor tamam mı, ayrıca beğenmiyorsan git başka ülkede doktorluk yap. Şartların kötü olması hastaya kötü davranmanı gerektirmez. Hepiniz aynısınız, kendinizi bir şey sanan ama aslında bir şey olmayan, egodan burnunun ucunu goremeyen hizmet sektoru çalışanlarısınız. Tüm doktorlar değil tabii, işini iyi yapanlar hariç. Ayrıca bir CRP bile istemediniz, özele gittim hemen istediler.
Bir meslektaşımdan geldi 👇🏻
“Bugün yine utandık.
30.03.2025’te Ankara Bilkent Şehir Hastanesi Acil’de görevli asistan hekim arkadaşlarımız, soğuk algınlığı şikayetiyle başvuran bir hasta tarafından “Elimi belime atabilsem silahımı çekip sizi vururdum” diyerek tehdit ve hakarete uğradı.
Beyaz kod verildi, silaha el konuldu.
Ancak hasta, olayın hemen ardından yeşil alandan alınarak sarı alana geçirildi, tüm tetkikleri yapıldı, tedavisine özenle devam edildi.
Aynı ekibe geçmiş olsun bile denmeden, hasta bakmaya zorlandılar.
Ve o hasta, reçetesi yazılıp, silahı teslim edilerek taburcu edildi.
Sağlıkta şiddet artık sadece dışarıdan gelmiyor.
Dayanışma eksikliği, sessizlik ve umursamazlık da en az şiddet kadar yıpratıcı.
Bu sesi lütfen duyurun.“
*görsel temsilidir.
Sorun nedir tam olarak anlayamıyorum. Eğitimsizlik mi? Cahillik mi? Bencillik mi? Kurnazlık mı?
Ne yapsan olmuyor
O lanet kapı günde 300 defa izinsiz şekilde açılıyor.
İnsanlara “içeride hasta var, lütfen çıkın, sıranızı bekleyin, ekranı takip edin” demekten dilimde tüy papilla kalmadı
İnsan içeride hasta olduğunu görse “kusura bakmayın” der hızlıca kapatır kapıyı, efendi gibi bekler.
Yok. Elini kolunu sallaya sallaya yaylana yaylana içeri doktor masasına kadar geliyor.
Bu özgüven nereden geliyor ?”
Bir meslektaşımdan 👇🏻
“Bir doktorun poliklinik odası kadar izinsiz girilip çıkılan, kalabalık ve karmaşa içinde yani tam anlamıyla dingonun ahırına dönmüş başka bir kamu yeri yoktur.
Bir devlet hastanesinde, bir doktorun kapısına sayaç takarsanız açılıp-kapanma sayısı günde 300-400’ü geçer.
Kapı üstlerine sırası gelen hastaların adının yazdığı 70 ekran LCD ekranlar koyulmuş ama insanlar sırası gelmeden içeri dalıp “bize ne zaman bakacaksınız?” diyebiliyor.
Koridorlarda, her yerde “kan alma, röntgen vs” ok işaretleri ile gösterildiği halde içeri dalıp “kanı nereye vereceğiz, filmi nerede çektireceğiz?” diyebiliyor.
Randevusunu almış efendi gibi sırasını bekleyen onlarca insanın arasından geçip yüzsüzce “benim randevum yok ama…” diyebiliyor.
Kapıya “Sonuçlar için lütfen hasta kayıttan sonuç sırası alınız” yazısı yapıştırmana rağmen içeri izinsiz, sırasız dalıp “bizim sonuçlar vardı ama…” diyebiliyor. ++
Randevusu 11:30da olan 9 da geliyor her hastada girip bizi ne zaman alacaksınız diyor 9:30 da olan 11:40 da gelip biz şimdi gelebildik diyor.Nüfus müdürlüğüne gidiyorsun yarım saatten önce içeri alınmıyorsun saatin geçmişse zaten geçmiş olsun.Hastanelerde var bu başıboşluk sadece
Hanım çalışmasa da çocukları kreşe gönderirdim. Mahalle kültürü kalmamış, akraba ortamı yok. Çocuğun akranları ile iletişim kurmadan büyümesi karşılaşabileceği en büyük talihsizlik. Annenin dört duvar arasında 7/24 bir çocukla ilgilenmek zorunda kalmasının da tarihte örneği yok
Furkan Apartmanı davasından beraat kararı çıktı:
21 kolonu birden kesen mağaza sahipleri beraat etti. 51 kişiyi öldürenler beraat etti!
"Adaleti parayla satın aldılar"
Unutmayın, unutturmayın