@gokcebun İnsan bunu pragmatik olarak kullanıyor evet ama ritmik birimler halinde çoğu yerde tezahür de ediyor, ne kadar bence de mekanik bir yaklaşım olsa da.
@gokcebun Elbette, convival anlarda asla mekanik bir birim zaman hissi olmuyor. Yine de sanatta da ritmik birimlere bölüp inşa etmiyor muyuz? Yani, makinede olan ritmik saat vuruşları sonuçta insanın bir yansıması değil mi?
@gokcebun "makinenin cinsdeş birimler halinde bir bir diye ilerleyen zamanına kapılınmamışsa" bundan kastın ne? Zamanı birimlere bölmek mi? Yani işlem yapabilmek için zamanı birim adımlarla ele almak gibi mi?
Söylemeyelim diyoruz ama aşure gününe de şu denmez. Bu mantıkla bir kurum hafızası fixlendiğinde üstüne bir şey eklenemez katılıkta bir kaya gibi bir şey oluyor.
Sadece 43 yıllık bir Boğaziçili olarak ben mi yetişemedim diye benden büyük hocalarımıza da sordum ama tarihi hafızasında böyle bir şey bulunan kimseye rastlamadım.
sıkıntı yok.. demokratik kongo yenildi. erken ölen şair kongo.. hafızamızda romantik bir imge olarak kalacak. ingiltere ise yendikçe küçülen şiştikçe patlayan kan emici bir sivrisinek şimdi
Arda çarmıha gerilirken kameralara alınmadan yeni bir mesel oluşturulmalı: yeteri kadar azimli ve ruha sahip olmadığı için ataletiyle savaşı kaybeden yenik ve ezik kumandan
Her Of Not Being a Jew (kitabın belirli kısmı özelinde -tamamı değil-) okuduğumda kitabı, Erbain (Ulysses) gibi başyapıt sonrası gelen zorlama bir anlaşılmazlık denemesi (Finnegans Wake) olarak görürürüm. Bu da üstenci bir şovenizmdir bir yerde
Soru çok açık: Yalnızca Türkçe lezzeti ve üslup için bir şeyler okumak istediğinizde hangi yazarın eserlerini kitaplıktan çıkarıyorsunuz? Cevap veriniz lütfen
Uğurcana olan nefretim uç noktalara taşınarak estetik bir zevkle güzelliğe büründü. Zaten zıt şeyler hep çok yakındır, onun jöleli kafasında yetişmiş kötülük çiçeklerinden başka bir şey görmüyorum ve küfretmek geliyor içimden. Küfrettikçe insana benziyor, yeşeriyor
Uğurcana olan nefretim uç noktalara taşınarak estetik bir zevkle güzelliğe büründü. Zaten zıt şeyler hep çok yakındır, onun jöleli kafasında yetişmiş kötülük çiçeklerinden başka bir şey görmüyorum ve küfretmek geliyor içimden. Küfrettikçe insana benziyor, yeşeriyor