Bilinç üzerine, İngilizce dilinde, hiçbir anlamlı söz edilmediğini yakinen gördüm. Öyle bir şişirme literatür var ki okurken sinirden iki saniyede bir duraklıyorsunuz. Bilinç üzerine sorulacak tek soru şu: Bilinç madem içsiz-dışsız (yani içeriksiz), neden bilincine varma ancak
Mecaz değil be! Mecaz değil! Düşümekin olmak olması o kadar yaşayadurup durduramadığınız bir tecrübe ki. Neyim'i sorun, kişi(liki)niz, yani iç diyaloğunuz dışında bir cevap veremeyeceksiniz. Şu istek ve düşüncelerim var ve her an şu istek ve düşünceleri üretebilme kudretindeyim.
@umuttgunerr Hatta umumi tuvaletlere, akademiye ve ibrikçilerine mahsus kısımlar da eklenirse pek muteber hocalarımızın seçkin ifrazatı, ortalama insan dışkıcıklarından kolaylıkla ayrılabilir olur
Kitabın ortasından bir şey diyeyim mi? Bir yandan da ümit verelim.
Memleket entelektüel açıdan bir çöl vaziyetindedir. Akademi hantallaşmış, bilginin itibarı kaybolmuş, ideolojik kamplaşmalar her yeri esir almıştır. Belki de hep böyleydi bir yanıyla. Bu iklimde hangi sosyal çevreden, hangi fikirden olursa olsun taş üstüne taş koyanı tebrik etmek, destek olmak lazım. Gelecek nesilden ümitvar olabiliriz. Gitgide daha kaliteli daha kapsamlı daha geniş açılı yorumlar, anlatımlar, aktarımlar var. Bunda da internetin büyük katkısı oldu.
Babalarımızın kuşağı üç ansiklopedi maddesi, iki ideolojik kitapla allame-i cihân oldu. Ahbap çavuş ilişkileri ile üçüncü sınıf işler yapıp makam mevki sahibi de oldular. Bugün gençlerin bu imkanları yok, ama bilgiye erişimde muazzam bir derya var önlerinde. Tableti olan bir genç Oxford’un, Yale’in neşriyatını takip edebiliyor. Elbette bu ülkede okudukları ile mukayese edecek, kendisi de o standartlarda metin üretecek . Bu geleneksel yollarla olmayacak. Belki blog yazacak, belki tweet atacak, belki video çekecek . Gelecek de burada.
Eski üstadların, kanaat önderlerinin, ağabeylerin zamanı doldu. Daha özgür, daha tartışmacı fakat daha entelektüel bir kuşak geliyor.
"Biz devrimi istiyorsak, o zaman devrim yapacağız
Nasıl? Karşımızdaki güç sarsılmış, o zaman biz toparlanacağız; karşımızdaki güç umutsuzluk pompalıyor, o zaman umutlu olacağız."
2013'te RedHack operasyonlarıyla defaten gözaltına alındıktan sonra röportajımızda bir soruya böyle cevap vermişti Taylan.
Taylan Kulaçoğlu'nu, arkadaşımızı kaybetmenin üzüntüsü içindeyiz. Sevenlerine başsağlığı dileriz.
Uğurlama bilgileri daha sonra paylaşılacaktır.
Arkadaşımız Nana, göz göre göre Azerbaycan'a, ölüme gönderiliyor. Göç idaresi derhal bu yanlıştan vazgeçmelidir. 3 gündür türlü işkencelere uğrayan ve beslenme hakları engellenen arkadaşımız, alelacele deport edilmeye çalışıyor.
#NanayıGöndermiyoruz#NanaÖlümeGönderiliyor
📍 İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi
24 Mayıs'ta gerçekleşen Özgür Üniversite Hareketi Bahar Direniş Şenliği'nde sahne alan ve tutuklanan arkadaşımız Cem Akarsu için kampüslerimizden ses çıkarıyoruz!
"Zıplamayan Tayyiptir" sloganını cumhurbaşkanına hakaret sayan Saray korkmaya devam edebilir, ne şenliklerimiz ne direnişimiz biter!
Cem Akarsu derhal serbest bırakılsın!
Bugün @devriyeler yaşayışınn her ânına yayılmış hüzün yaygısını, belki gurbet ellerin getirdiği hasretten belki de ötekilere daima kilitli kalacak söylenmezliklerden, dokunaklı bir türkü nefesiyle şikayetname adıyla yayınladı!