“insanların en mutlu olanı kimdir?” sorusuna ziyad b. ebu süfyân şöyle cevap vermiştir: “müslüman bir karı koca. kendilerine yetecek bir hayatları var. kadın kocasından, kocası karısından râzı. ne onlar bizi tanıyor, ne de biz onları.”
Ne güzel diyor Sâdi Şirâzı; "Sana verilmeyeni sana lazım olmayan bil. Başkasında imrendiğin, sende olsaydı felaket bil. Ne ki eksiğin olsaydı, fazlalığın olurdu: "Allah herkese layık olduğu cevheri verdi. Kedinin kanadı olsaydı, serçenin nesli tükenirdi.
Salih Bademci, baba olduktan sonra çocuk merkezli evliliklere bakışının değiştiğini anlattı:
🔹 “Bize duydukları sevginin ne kadar hastalıklı olduğunu anladım.”
🔹 “Bence bir insanın kendine yapacağı en büyük iyilik evladından bir an önce feragat etmek.”
🔹 “Bir çocuğa iki taraf birden o kadar odaklanınca artık kendini unutuyor.”
🔹 “Sen karı-koca değil, sadece anne-baba oluyorsun.”
🔹 “Çocuk tabii ki gidecek.”
🔹 “Sonra dönüp ‘E sen vardın değil mi ya?’ diyorsun.”
🔹 “‘Abi benim sana tahammülüm kalmadı ki. Biz seninle hangi kimlikte buluşmuştuk?’”
🔹 “İnsan ne kadar çabuk çocuğun bir kiracı olduğunu ve sözleşmesinin çok kısa süreli olduğunu bilirse…”
🔹 “Yanındaki hayat arkadaşına o kadar fazla sarılacak.”
Kadınlar eşlerinin kendinden bilgili yani saygın olmasını istiyorlar çünkü ancak daha saygın buldukları erkekleri itaat etmeye layık görüyorlar. Ki zaten evlenmeden önce değerlendirilmesi gereken küfuv maddeleri de buna binaen zikredilmiş.
Erkek daha zengin, daha alim, daha soylu yani daha saygıdeğer.
Kadın daha güzel, daha ahlaklı, daha takvalı yani daha sevilesi.
Fıtrat ve ihtiyaç, sebep ve sonuç.
Tecrübelerime ve okumalarıma dayanan şahsi gözlemim o dur ki; her kim Allah'ı anmaktan yüz çevirir, Allah onu musibetlerle yeniden şefkatli sinesine çeker. Lakin kişi ahmak ise bunu bir azap, dünyayı ise ondan çalınan bir mülk olarak görür, Allah'ın şefkatinden mahrum kalır.
Allah, erkeği fıtraten kazandığını ailesine harcamak üzere yaratmıştır. Ailenin geçim sorumluluğunu erkeğin üzerine yüklerken, onu bu sorumluluğu taşımakta zorlanacak ya da vermekten imtina edecek bir yapıda yaratmamış aksine ailedeki rolünü fıtratıyla uyumlu olacak şekilde konumlandırmıştır.
Erkeğin kendini güçlü ve işe yarar hissetmesini sağlayan temel unsurlardan biri de, ona muhtaç olanların (aile) ihtiyacını gidermesidir.
Tam da bu yüzden, bir erkek eşine harcama yapmıyor ise bunun ardında üç muhtemel sebep olabilir.
Ya fıtratı bozulmuştur, ya cimridir ya da o harcamayı başka bir yere yapıyordur. Yani muhakkak yapıyordur!
fransa vizesinde benim fotoğrafımda cok problem olmustu, sanırım olabildiğince başörtüsünün örtme sıfatını yok etmek istiyorlar.. kaşlarım gayet açık ve görünür halde iken resmen saçlarımın dibi görünecek olan fotoğrafımla kabul almistim
Anne baban senin nasıl yaşlandığını göremeyecek.Partnerin seni çocukluğundan beri tanımıyor. Çocukların genç halini çok az hatırlayacak. En yakın arkadaşların bile geçmişinin tamamını bilmiyor. Hayatının ilk gününden sonuna kadar seninle olacak tek kişi sensin
Kendine iyi davran