Babam gençken pazarcılık yapmış, bahçe makası getirmişler, ilk getirdikleri zaman o zamanın 1 lirasına koymuşlar tezgaha gelen giden beğenmemiş, 2-3 hafta sonra 5 liraya koymuşlar kapış kapış gitmiş. Warren Buffett anlatamaz böyle tüketici davranışı hikayesini.
Gaziantep'te bir PPF kaplama ustası, müşterisine uyguladığı PPF kaplamanın ardından aracın kaza sonrası durumunu paylaşarak, bu korumanın ne kadar önemli olduğunu gözler önüne serdi.
Galerici, Türkiye’de araç piyasasının son 10 yılın en kötü dönemini yaşadığını belirtti:
“Eskiden galericiden araç alınmaz denirdi, şimdi biniciden alınmaz; ikinci el fiyatları sıfır araçlarla yarışıyor”
Boşnaklar etnik olarak Türk değildi. Ama sırf Müslüman oldukları için "Türk" denilerek katledildiler.
İşte bu yüzden kaybetmemeliyiz.. çünkü kaybedersek bize insanca davranmayacaklar.
Akademik kadrosu olmadığı halde dışarıdan lisansüstü eğitim yapanların akademide bir yere sahip olmaması gerektiğini ve kadro önceliğinin asistanlarda olması gerektiğini iddia edenlere hatırlatırım: Bilimin olduğu yerde statükoculuk olamaz...
Puretech'lerde kayış yağın içinde çalıştığı için kullanılan yağın kalitesi çok önemli. Bizim sanayideki analarını sevmeyen bir takım ustalar (ve dahi bir takım yetkili servisler), olay patlayana kadar ne kadar sahte sikimsonik yağ varsa araca doldurdukları için motor kayışları yağda çözünüyor ve yakıt filtresini tıkayarak motora hararet yaptırıyordu. PSA mühendisleri de bu dallamalardan bıktığı için biraz daha gürültü pahasına zincirli trigger e geçtiler. Olayın özü bu. Türkiye nice teknolojik motorları kendine sanayici diyen bir takım onun bunun çocukları yüzünden hakkıyla kullanamadı.
3 liralık ambiyans aydınlatması için arabayı 100 bin değerlendirelim mi napalım yani satış anında aksesuarları söküp alanı var artık bu özellikler sıradan zaten bir bizim millette var en değerli araba benim yarışı araban manuel bide abicim
Araçta sonradan taktırdığım multimedya ekranı, geri görüş kamerası ve ambiyans aydınlatması var. Bunların az da olsa değeri artırmasını beklersiniz.
Ama bana verilen cevap: “Bunlar sizin kendi kullanımınız için yaptırdığınız şeyler, fiyatı etkilemez.”
Bu yaklaşım bana hiç mantıklı gelmedi.
Kaldı ki ben zaten 737.500 TL’lik ilk teklife bile sıcak bakmıyordum.
Üzerine bir de ekspertiz sonrası bu seviyeye düşmeleri, süreci benim adıma tam bir hayal kırıklığına çevirdi.
Türkiye'de rekabet yok.
Pazarlarda hiç yok.
Birde aynı malı pahalı tezgâhtan aldığı için iyi mal aldım sananların halâ var olması ilginç.
Pazardaki pahalı tezgahların tek özelliği pahalı olmaları.
Bunların dışında bütün pazarda bütün ürünler aynı fiyat.
Şimdi son dönemde pazarın aynı kalite malda zincir marketten daha pahalı olması olayı başladı birde.
Pazar tezgahlarında da bir tezgâh var.
Bugün pazarda Sivri Bibere 400 TL diyen pazarcı arkadaşa bu cesareti aslında bön bön alış veriş yapan tüketici veriyor.
Biraz ne yaptığınızı bilin lütfen.
Paran varsa var. Param var diye cahil cahil alış veriş yapman mı gerekiyor...
ateist olabilirsin, hristiyan veya yahudi de olabilirsin bunlar benim veya bir müslümanın umrumda olan şeyler değil. ama islam senin canın sıkıldıkça yumruk atacağın kum torban değil veya geyik mevzun da değil. ha illa canın sıkkın, ofansif mizah yapıp eğlenmek istiyorsan maçan da yiyorsa git atatürkle, alevilerle, yahudilerle falan dalga geç
bir ara sahibinden bayi fiyatından yüksek yazdırmıyordu galiba galericilere özeldi bu fiyat ayarlamasını hiç yapamıyorlar yani bir seyin alt ve üst sınırı olur ya 2020 ile 2026 model aynı fiyata denk geliyorsun sitede
Bugün hem yürüyüş olsun hem aktivite olsun diye 3-4 tane farklı araç bayii gezdim. Hem araçları inceledim hemde sıfır araç fiyatlarını not aldım. Walkswagen T-ROC kasa yenilemiş, daha büyük ve gösterişli bir kasa olmuş. Dolu paketi 2.93 M orta paket 2,83 ve boş paketi paketi 2.35. Eder etmez seversin sevmezsin farklı konu ama aynı arabayı sarı sitelerde kaça satıyorlar diye baktım en ucuzu 2.41 M yani 60 bin lira fazla. Dedim ki bayide araba olmayınca böyle olabiliyor, ama bayilerde arabada var, hemde yarın desen teslim edecek adamlar. Neyin kafası bu arkadaş senin 3-5 bin km yaptığın arabayı ben neden bayi fiyatının üstüne alayım ki? En kötü %5-8 gibi avantajı olmalı ki senden ikinci el aracı almayı düşüneyim.
Marka geçtiği için reklam ama işbirliği yoktur.
İstanbul’da şehirlerarası seyahat için neden Dudullu gibi bir faciayı biz normalleştirdik?
Şehirlerde otobüs terminali olur, her bir şirketin derebeylik gibi işlettiği özel garajlar olmamalı.
Dudullu tam bir kaos ortamı. İnsanlar üst üsteler. Otobüsler terminal amacıyla yapılmamış dar bir alana girip çıkıyor. Servis araçları, yolcuları getiren özel araçlar, ortam keşmekeş. Metro ile gelmek mümkün değil.
İstanbul zaten zorlu bir şehir. Şehirden gitmeye çalışırken de adeta millete, “yoo, o kadar kolay değil, önce bir cehennemin kapılarından geçeceksiniz” diyoruz.
Kadının çalışması meselesine hep iki uç noktadan bakıyoruz. Çalışmamayı tembellik, çalışmayı ise fıtrata ters görme algısı arasında gidip geliyoruz.
Çalışanlar ürettikçe iyi hissettiğini söylüyor, çalışmayanlar ise çalışanları eleştiriyor. Halbuki meseleye şöyle baksak?
İnsan durağan değil, üreten bir varlık. Üretmek, anlam katan işlerin peşinde olmak insana şifadır; boşluk ise depresyondan tutun her türlü hastalığa davetiye çıkarır. Bir kadın evde sadece duruyorsa, bütün gün televizyon başındaysa, kendine ve çevreye hiçbir katkısı yoksa bu elbette tembelliktir ve fıtrata terstir.
Ama saatlerce evden uzak kalıp, dışarıda erkek dünyasının kurallarıyla yarışıp yıpranmak, dönüşte bir de ev işi ve çocuk sorumluluğu taşımak da kadına zulümdür. Çünkü kadının fıtratı ev eksenli yaşamaya daha uygundur.
Asr-ı Saadet’e baktığımızda da bunu görürüz. Kadınlar hayatın tam merkezinde, üretimde aktif rol alıyorlardı ama yaşam alanlarını feda etmeden yapıyorlardı bunu.
Hatırlayalım; Fatıma radiyallahu anha evinde un eğirirken elleri nasır tutacak kadar emek veriyor, yorulduğunda Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem'den bir yardımcı istiyordu. Zeyneb annemiz evinde deri işliyor, el emeğini satıp onunla sadaka dağıtıyordu, hatta bu üretkenliğiyle bilinirdi.
Aralarında evini bir nevi güzellik merkezine, kuaföre çeviren, kadınlara orada hizmet veren sahabe hanımlar vardı. Aişe radiyallahu anha ise evini bir üniversiteye, ilim yuvasına dönüştürmüştü; ümmetin dini orada şekilleniyordu.
Yani kadının emeği vardı, parası vardı, ilmi vardı ama mekanı ev eksenliydi.
Üstelik fıtrat sadece cinsiyetten ibaret değil; mizaç, zeka ve beden gücü de fıtridir. Kimi kadın daha narindir, evde kalmayı sever; kimi bedenen daha güçlüdür veya zekası pratik üretime çok yatgındır, daha hareketli bir hayat ister.
Bu tartışmalar ne zaman son bulacak, ne zaman doğru değerlendirmeler yapacağız?
Ne zaman ev hanımı denilince akla sadece tv izleyip dedikodu yapan profil gelmekten çıkacak ve çalışan kadına yüklenen bu ağır zulüm ne zaman bitecek?
Ve en önemlisi; bu kadınlar aynı gemide olduklarını fark edip birbirine sataşmayı ne zaman bırakacak?
Tabii bir de meselenin erkekler boyutu var. Kadının sırtındaki bu ağır yükü hafifletmeye yönelik somut bir adım atmadan, uzaktan kadın fıtratı üzerine teoriler üretmek, bu alanda durmadan atıp tutmak maalesef çok can sıkıcı. Pratik bir sorumluluk üstlenmeden sadece fikir beyan etmek, çözüme hiçbir katkı sağlamıyor.
çok detay düşünüyorsunuz aşırı araştırınca her arabada sorun bulursunuz. düzenli bakımı yapılan ve doğru kullanılan arabada öyle büyük masraflı bir şey olmaz şu triger kayışı her arabada belli km'de değişiyor zaten
Kardeşime Araba almaktan Vazgeçmek üzereyim.
🔴Egea alayım diyoruz 1.4 fire yokuş çıkmaz diyorlar.
🔴Clio alalım diyoruz elektronik arızası çok diyorlar,
🔴peugeot 208 alalım diyoruz 1.2 puretech kayış kopar diyorlar...
🔴Megane alalım diyoruz, EDC şanzıman beyni ısınır yolda bırakır diyorlar.
🔴Focus alalım diyoruz, 1.0 Ecoboost yağ pompası kayışı kopar motor kilitler diyorlar.
🔴Golf alalım diyoruz, DSG şanzıman tüp patlatır sanayiden çıkamazsın diyorlar.
🔴Civic alalım diyoruz, kaportası kağıt gibi tavanı göçük olur diyorlar.
🔴Duster alalım diyoruz, otobanda 100’ü geçince içeri rüzgar doluyor teneke diyorlar.
🔴BMW alalım diyoruz, motoru yağ-su eksiltir sızdırmadığı yeri yoktur diyorlar.
Kardeşim biz ata mı binelim ne yapalım bu ülkede?
Allah rızası için yok mu binilecek araç tavsiye edecek birisi ?