Demokrasimizin, hukuk devleti ilkelerinin ve basın özgürlüğünün giderek aşındığı zor dönemlerden geçerken, ülkemizin en çok okunan, onlarca basın emekçisinin çalıştığı ve en köklü haber portallarından olan t24'ün dayanaksız gerekçelerle, hukuka ve anayasaya aykırı bir biçimde kapatılması kararını mesleğimize yönelik ağır bir saldırı olarak nitelendiriyoruz.
Kapatılmaya gerekçe olarak gösterilen "Ailem Güvende" soruşturması, ilk günden itibaren basın ve ifade özgürlüğünü hedef almış, bir meslektaşımız tutuklanmış, haber sitelerinin, meslektaşlarımızın sosyal medya hesaplarına ve bazı internet sitelerine erişim engeli getirilmiştir. t24 haber portalına yönelik kapatma kararı, iktidarın basın ve ifade özgürlüğüne yönelik çok ağır bir ihlali olmasının yanı sıra yurttaşın haber alma hakkını doğrudan engellemektedir.
Bu kararın ivedi biçimde geri alınması gerektiğine inanıyoruz. Mesleğimize yönelik bu saldırıların karşısında mesleğimizi ve meslektaşlarımızı savunmaya devam edeceğimizi duyuruyoruz.
Avrupa Gazeteciler Birliği Türkiye Temsilciliği
Basın Konseyi
DİSK Basın-İş
Çağdaş Gazeteciler Derneği
Dicle Fırat Gazeteciler Derneği
Diplomasi Muhabirleri Derneği
Ekonomi Muhabirleri Derneği
Gazeteciler Cemiyeti
İzmir Gazeteciler Cemiyeti
KESK Haber-Sen
Medya ve Hukuk Çalışmaları Derneği
Türkiye Gazeteciler Sendikası
Uluslararası Basın Enstitüsü
@BasinKonseyi@diskbasinis@DFGDernegi@DMD_DERNEK@EkonomiMd@Cemiyet1946@igcizmir@KESKHaberSen@TGS_org_tr@globalfreemedia@mlsaturkiye
Basın Meslek Örgütlerinden ortak açıklama:
Cumhuriyet Halk Partisi’ndeki yönetim değişikliğinin ardından gazetecilerin para karşılığı haber yaptıkları veya yapmadıkları yönünde hiçbir bilgi ve belgeye dayanmayan iddialar ortaya atılmaktadır.
Bugün gerçekleştirilen CHP Parti Meclisi toplantısının ardından, Parti Sözcüsü’nün danışmanı olduğu iddia edilen bir kişi tarafından gazetecilere yönelik bu iddialar sürdürülmüştür.
Halkın haber alma hakkı için çalışan gazetecilerin herhangi bir kanıt ortaya konulmaksızın zan altında bırakılması, mesleki itibarlarının hedef alınması ve kamuoyu önünde suçlanması basın özgürlüğüne zarar vermektedir.
Söz konusu iddialara ilişkin somut bilgi ve belgeler varsa hemen kamuoyuyla paylaşılmalıdır. Aksi halde gazetecileri hedef alan, mesnetsiz suçlamalara ve imalara son verilmelidir.
Basın Meslek örgütleri olarak gazetecilik mesleğini ve meslektaşlarımızı töhmet altında bırakan bu yaklaşımları kınıyor, tüm kişi ve kurumları gazetecilere yönelik suçlayıcı ve hedef gösterici söylemlerden kaçınmaya davet ediyoruz.
Basın Konseyi
Çağdaş Gazeteciler Derneği
DİSK Basın-İş
Ekonomi Muhabirleri Derneği
Gazeteciler Cemiyeti
İzmir Gazeteciler Cemiyeti
KESK Haber-Sen
Medya ve Hukuk Çalışmaları Derneği
Parlamento Muhabirleri Derneği
Türkiye Foto Muhabirleri Derneği
Türkiye Gazeteciler Sendikası
@BasinKonseyi@diskbasinis@EkonomiMd@Cemiyet1946@igcizmir@KESKHaberSen@PMDTurkiye@PMD1964@FotoMuhabirleri@TGS_org_tr
Gazetecilere yönelik itibar suikastine, dedikoduya CHP zemin olmamalı...
Ne bilgi, belge varsa, ne şüphe varsa buyurun açıklayın. Varsa böyle meslektaşlar önce biz eleştiririz...
Çağrı açık👇🏼
Cumhuriyet Halk Partisi’ne istinaf mahkemesinin kararı sonrasında getirilen yönetimin bugün yaptığı ilk Parti Meclisi toplantısının ardından, Parti Sözcüsü’nün danışmanı olduğu belirtilen bir kişi tarafından üyelerimizin de aralarında bulunduğu gazetecilere yönelik olarak önceki CHP yönetiminden maddi çıkar elde ettiklerine ilişkin imalarda bulunulmasını kınıyoruz.
Türkiye’nin çok zor bir dönemden geçtiği, hukukun üstünlüğünün ve Anayasa’nın hukuk devleti ilkesinin her geçen gün daha fazla tartışılır hale geldiği koşullarda; kamuoyunun haber alma hakkı için çalışan, sansürle, baskıyla, işsizlik tehdidiyle ve yargı süreçleriyle mücadele eden gazetecilerin böylesine mesnetsiz ithamlarla hedef gösterilmesini kabul etmiyoruz.
Gazetecilik mesleğini ve meslektaşlarımızı zan altında bırakan bu iddialar yeni değildir. Söz konusu suçlamalar sosyal medya üzerinden isimsiz hesaplar tarafından dolaşıma sokulduğu andan itibaren Çağdaş Gazeteciler Derneği olarak aynı tutumu sergiledik. İddiaların ortaya atıldığı günden bu yana CHP yönetiminden Parti Sözcüsü Müslim Sarı, İletişim Koordinatörü Ali Haydar Fırat ve Basın Danışmanı Atakan Sönmez ile görüşülmüş, bu ağır suçlamaların aydınlatılması talep edilmiştir.
Tutumumuz nettir: Herhangi bir gazetecinin haber yapması/ yapmaması için maddi çıkar sağladığına ilişkin somut bilgi ve belge varsa bunlar derhal kamuoyuyla paylaşılmalı, sorumlular açıkça ortaya konulmalıdır. Ancak ortada herhangi bir kanıt bulunmaksızın gazetecilerin topluca zan altında bırakılması, isim verilmeden suçlanması ve meslek itibarlarının hedef alınması kabul edilemez.
Birçok meslektaşımız bu iddialar nedeniyle yargı yoluna başvurmuştur. Gelinen noktada konu, gazetecilere yönelik sistematik bir itibar suikastine dönüşmüştür. Bu nedenle CHP yönetimine çağrımızı bir kez daha yineliyoruz: Elde somut bilgi ve belge varsa kamuoyuna açıklanmalı; yoksa gazetecileri hedef alan bu mesnetsiz iddiaların ve imaların sürdürülmesine son verilmelidir.
Türkiye'de on yıllardır siyasi partiler arasında var olan kutuplaşma ikliminin, bir istinaf mahkemesi kararının ardından tarihte hiç görülmedik biçimde bir siyasi partinin içine sirayet etmesi, gerçeği aktarma sorumluluğunda olan mesleğimizin yükünü kuşkusuz artırmıştır.
Bir siyasi partinin Genel Merkezi'ne ve TBMM Grubu'na iki ayrı fiili yönetimin hakim olması nedeniyle yaşanan bu kaotik durum, sahada görevini yapma sorumluluğuyla hareket eden meslektaşlarımıza "mutlak butlan" kararı olarak bilinen kararın verildiği günden itibaren fiziki müdahalelere de varan engellemelerde bulunulmasına gerekçe oluşturamaz.
Medya kuruluşlarının siyasi pozisyonları ya da editoryal angajmanları nedeniyle yayın çizgilerinden sahada görev yapan muhabir, kameraman ve fotomuhabiri arkadaşlarımızın nasibini alması kabul edilemez. Gazetecilere yapılan bu müdahale doğrudan basın ve ifade özgürlüğüne müdahale anlamına geldiği gibi Anayasa'da güvence altına alınan basın hürriyeti ve kamunun haber alma hakkının da açık ihlali niteliğindedir.
Gazetecilere yönelen fiziki müdahalelerin sona ermesi amacıyla Cumhuriyet Halk Partisi içindeki taraflara sağduyu çağrısı yapıyor, her iki grubun yetkililerinden destekçilerini uyarmalarını ve bir daha benzer görüntülerin yaşanmaması için çaba sarf etmelerini talep ediyoruz.
Gazeteci İsmail Arı, 5 Haziran'da hakim karşısına çıkacak.
"Sadece kendimi savunmayacağım, aynı zamanda gazeteciliği savunacağım"
#GazetecilikSuçDeğildir
https://t.co/DoGVFA7rov
İsmail Arı'dan 5 Haziran'da görülecek duruşmasına çağrı
“Çok büyük bir hukuksuzlukla ve eziyetle karşı karşıyayım. 5 Haziran’da haber alma hakkınıza, gazeteciliğe ve demokrasiye sahip çıkmak için beni yalnız bırakmayın”
https://t.co/7DiOX1WS7z
Gazeteci İsmail Arı, geçen bayram aile ziyaretindeyken gözaltına alınmıştı. 22 Mart’tan bu yana da cezaevinde tutuluyor.
İsmail, gözaltındayken “Gazetecilerin yanında olun” demişti. O güne dek aramızda olan arkadaşımızın yanındayız! Özgürlük istiyoruz!
#HalkaYalanSöylemedik
Gazeteci arkadaşlarımızı, -hiçbir belgesi, dayanağı olmadan- CHP'den para almakla suçlayan Yeni Akit ve tüm iktidar medyasını, AKP'li belediyeler ve kamu bankaları finanse ediyor.
Örnek 1- AKP'li Kocaeli Büyükşehir Belediyesi, 19 Mayıs’ta içlerinde Akit’in de olduğu iktidar yanlısı 10 gazetede haber görünümlü reklam yayınlattı.
Örnek 2- Halkbank, kuruluş yıldönümü nedeniyle iktidar yanlısı 14, Ziraat Bankası da Trabzonspor’u kutlama gerekçesiyle iktidar yanlısı 12 gazeteye reklam verdi.
Telekom, Turkcell ve benzerlerinin iktidar medyasına verdiği reklamlar da çarşaf çarşaf, neredeyse hergün...
Zorlu koşullarda bağımsız ve eleştirel gazeteciliğe devam mücadelesi içindeki gazeteci arkadaşlarımız Yeni Akit'e hak ettiği yanıtı verdiler. Ben de iktidarın oluşturduğu bu finansman sistemini de anımsatayım. Bu da gerçeğin başka bir yüzü...
https://t.co/fcrNu4Kwjb
AKİT adlı paçavra, belgesiz bir iddia ile çok sayıda gazeteciyi hedef göstermiş. “CHP’den para alan gazeteciler” arasında benim de olduğumu öne sürmüş. Bu iftiracıları dava edip kazandığım para ile sokakta yaşayan hayvanlara mama alacağım.
Beni kendileri gibi boş mezar bulsa girecek biri sanma gafletine düşmüşler. En korktukları şey para vermektir bunların. Alayım tazminatımı da sokakta yaşayan canların midesi bayram etsin😊
Sizinle atv’de çok kısa süre beraber çalıştık. O günler Gülen Cemaatinin peşinden koşar adım gittiğiniz için sizin ekiple yollarımı hemen ayırmıştım. Ben sizin ne olduğunuzu iki günde anlamıştım ama belli ki siz beni anlamamışsınız. Gazeteciliğin temel kuralı belgedir, iftira değil ama siz gazeteci olmadığınız için bilmezsiniz. Bu paylaşımınız hakkında suç duyurusunda bulunacağım.
Sevgili dostlar, adını ne burada ne yayınlarımda anmaya tenezzül ettiğim bir şey(!) "CHP'den para aldığımı ve bunun için yaşanan kayyım rezaletini eleştirdiğimi" yazmış. Gazeteci görünümlü çantacı- iş takipçileri de bunu alıntılamış. Elbette dava açıp hesabını çatır çatır soracağım.
Hayatım boyunca hiçbir siyasi partiden, partiliden, para almadım. Bu, bunu iddia eden paralı ahlaksızların asla anlayamayacağı ama benim için olmazsa olmaz bir kuraldır: Çünkü, siyasiden para alan, talimat da alır. Bana o talimatı verecek kişi daha doğmadı!
Çıtayı daha da yükseğe koyayım hatta; bırakın para almayı bir tane -herhangi bir siyasi görüş ya da partiden- siyasetçi "Ben O'na yemek ısmarladım" desin ve ispatlasın gazeteciliği bırakırım!
Haysiyetimi, adımı sokakta bulmadım kimseye de çiğnetmem!
Hukuk ön��nde hesap vereceksiniz!
ÖNEMLİ NOT: Okuyan sevgili dostlarım, bu pek yaptığım bir şey değil ama hepinizden bu açıklamayı RT yapmanızı rica ediyorum.
BirGün'den kamuoyuna açıklama
BirGün'ün okur bağışları, abonelikler ve ilan-reklam gelirleri dışında herhangi bir geliri yoktur. Her işlem belgelidir, kayıtlıdır. Gazetemizi hedef alan yalanlarla ilgili sorumlular hakkında dava açacağ��mızı kamuoyuna duyururuz...
https://t.co/kyrUZjUTiq
Bugünkü "Paçavra ve paçavracılara yanıtımdır!" yayınım https://t.co/jSKDWZs1eG ve https://t.co/RyMm0kSP6d 'de.
NOT: Yayında da anlattım, bu iftirayı atanlara dava açıyorum ve alacağım tazminatla "nereden geldiği unutulmasın" diye Ankara/ Kuğulupark'ta KERHANE TATLISI dağıtacağım.
Değerli dostlar;
Malum CHP içerisinde yaşanan gerginlikler nedeniyle biz gazetecilere yönelik bazı saçma iddialar var.. AKİT adlı gazete bir şeyler uydurmuş...
Net konuşayım:
Ne CHP’den, ne bir CHP��liden ne bir CHP’li akrabasından hatta daha da ileri gideyim ne de bir CHP’ye oy vermiş insandan, CHP lehine ya da aleyhine haber için 1 kuruş almadım. CHP dışı herhangi bir siyasiden de haber karşılığı para almadım. Çeşitli TV kanallarında yorumlar yaptım. O kanallardan da 1 tek kuruş almadım… AK Parti'ye ne kadar gittiysem CHP'ye de o kadar gittim, AK Parti'den iktidardan ne kadar haber yaptıysam CHP'den de o kadar yaptım...
Hayatımda tek gelirim maaşımdır. Bu da mevcut tüm ailem ve sülalem üzerinden de inceleme yapılarak görülecektir.
23 yıllık gazeteciyim. Siyasi çekişmelerinizin kavga yeri gazeteciler değildir.
Elbette hukuki yollara başvuracağım.