YÖK’TEN ÜNİVERSİTE İDARİ PERSONELİNE KARŞILIKLI NAKLEN ATAMA BAŞVURULARI BAŞLIYOR.
Yükseköğretim Kurulu (YÖK), devlet üniversitelerinde görev yapan 657 sayılı Devlet Memurları Kanununa tabi idari personelin karşılıklı naklen atanmasına ilişkin 2026 yılı başvuru takvimini duyurdu.
TEÇ-SEN olarak, üniversite idari personelinin karşılıklı naklen atanmasına ilişkin uygulamanın yeniden başlatılmasını önemli buluyoruz.
Ancak geçtiğimiz yıl gerçekleştirilen uygulamada yaşanan eşleştirme sorunları, kadro uyumsuzlukları ve atanmaktan vazgeçilmesi nedeniyle ortaya çıkan mağduriyetler dikkate alınarak, bu dönemde sürecin daha şeffaf, öngörülebilir ve hakkaniyetli bir şekilde yürütülmesi büyük önem taşımaktadır.
Yaşanan tecrübeler doğrultusunda sistemin geliştirilmesi, uygulamadaki eksikliklerin giderilmesi ve mağduriyet oluşturan hususların ortadan kaldırılması, hem çalışanların beklentilerini karşılayacak hem de uygulamaya duyulan güveni artıracaktır.
Bununla birlikte, karşılıklı yer değiştirme (becayiş) hakkının yalnızca üniversite idari personeliyle sınırlı kalmaması; Milli Eğitim Bakanlığı başta olmak üzere tüm kamu kurumlarında görev yapan kamu çalışanlarını kapsayacak şekilde hayata geçirilmesi gerekmektedir.
Aile birliğinin korunmasına, personel memnuniyetinin artırılmasına ve kamu hizmetinin daha verimli yürütülmesine katkı sağlayacak becayiş uygulamasının tüm kamu personeli için kalıcı ve etkin bir sistem hâline getirilmesi yönündeki talebimizi bir kez daha yineliyoruz.
#TEÇSEN #BecayişHaktır #KarşılıklıNaklenAtama #ÜniversitePersoneli #KamuPersoneli #MEB #657SayılıKanun #AileBirliği #YerDeğişikliği #KamuÇalışanları
VERİLEN SÖZLER NEREDE?
SEYYANEN ZAM EMEKLİYE DE YANSITILACAKTI… MİLYONLAR HÂLÂ BEKLİYOR.
Yıllarca devletine sadakatle hizmet eden, ülkesine alın teriyle katkı sunan milyonlarca emeklimize, 2023 seçimleri öncesinde çalışan memurlara verilen seyyanen zammın emeklilere de yansıtılacağı yönünde açık bir taahhütte bulunuldu.
Bu açıklama, ekonomik şartların her geçen gün ağırlaştığı bir dönemde emeklilerimiz için önemli bir umut oldu. Ancak aradan üç yıl geçmesine rağmen bu söz hayata geçirilmedi.
Bugün emeklilerimiz yeni vaatler değil, daha önce kendilerine verilen sözlerin yerine getirilmesini beklemektedir.
Emeklilik, yıllarca verilen emeğin karşılığının huzur içinde yaşandığı bir dönem olmalıdır. Ne var ki artan hayat pahalılığı karşısında milyonlarca emeklimiz, her geçen gün daha da zorlaşan yaşam koşullarıyla mücadele etmektedir.
TEÇ-SEN olarak bir kez daha hatırlatıyoruz:
Verilen sözler unutulmamalıdır.
Çalışan memurlara verilen seyyanen zammın emeklilere de yansıtılacağı yönündeki taahhüt gecikmeksizin yerine getirilmeli, emeklilerimizin yıllardır haklı olarak beklediği düzenleme hayata geçirilmelidir.
Çünkü verilen sözlerin tutulması yalnızca ekonomik bir düzenleme değildir. Aynı zamanda devlete duyulan güvenin, sosyal devlet ilkesinin ve kamu vicdanının gereğidir.
TEÇ-SEN olarak; kamu çalışanlarının, gençlerimizin ve emeklilerimizin haklı taleplerini dile getirmeye, verilen sözlerin takipçisi olmaya ve sosyal adalet mücadelesini kararlılıkla sürdürmeye devam edeceğiz.
Teç-Sen Olarak Her Zaman Verilen sözlerin takipçisi, kamu çalışanlarının sesi olmaya devam edeceğiz.
#VerilenSözlerNerede
#VerilenSözTutulsun
#Emekli
#EmekliyeSeyyanenZam
#TEÇSEN
VERİLEN SÖZLER NEREDE?
3600 EK GÖSTERGE BEKLEYEN BİNLERCE KAMU ÇALIŞANI ADINA SORUYORUZ.
2023 seçimleri öncesinde kamuoyuna verilen en önemli sözlerden biri, 1. dereceye ulaşan tüm kamu çalışanlarına 3600 ek gösterge verilmesi yönündeydi.
Bu açıklama, yalnızca maaş artışına ilişkin bir vaat olarak görülmedi. Yıllardır kamu hizmeti veren çalışanlar açısından emeğin karşılığının teslim edilmesi, çalışma barışının güçlendirilmesi ve kamuda adaletin sağlanması adına önemli bir adım olarak değerlendirildi.
Ancak bugün gelinen noktada, aradan geçen üç yıla rağmen bu düzenleme hayata geçirilmiş değildir.
Birinci dereceye ulaşmış kamu çalışanları hâlâ verilen sözün yerine getirilmesini beklemektedir.
TEÇ-SEN olarak hatırlatıyoruz;
Devletin verdiği söz, kamu çalışanı açısından yalnızca bir vaat değil, hukuki ve vicdani bir taahhüttür.
ARTIK BEKLEMEKTEN SIKILDIK. 1. dereceye gelen tüm kamu çalışanlarına 3600 ek gösterge düzenlemesi daha fazla geciktirilmeden hayata geçirilmelidir.
Teç-Sen Olarak Her Zaman Verilen sözlerin takipçisi, kamu çalışanlarının sesi olmaya devam edeceğiz.
#VerilenSözlerNerede
#VerilenSözTutulsun
#3600EkGösterge
#1Dereceye3600
#TEÇSEN
UNUTMA! BİRLİKTE BAŞARDIK.
Covid-19 döneminde eğitim hizmetlerini büyük bir özveriyle sürdüren eğitimcilerimiz ve eğitim çalışanlarımızın emeğinin göz ardı edilmemesi için önemli bir mücadele yürüttük.
Bu süreçte verilen başarı belgelerinin tüm eğitim çalışanlarını kapsayacak şekilde düzenlenmesini sağladık. Bu kazanım sayesinde, o zorlu dönemde sahada fedakârca görev yapan her bir personelin emeğinin teslim edilmesinin önü açıldı.
16 Temmuz 2026 Perşembe günü, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı önünde TEÇ-SEN ve Devlet Memurları Konfederasyonu paydaşlarıyla birlikte gerçekleştirdiğimiz “Yardımcı Hizmetler Sınıfı (YHS) Kaldırılsın” eylemi.
#TEÇSEN#DevletMemurlarıKonfederasyonu#YHSKaldırılsın #YardımcıHizmetlerSınıfı #KadroHakkımız #EşitİşeEşitÜcret #KamudaAdalet #EmeğeDeğer #MemurunSesi #KamuÇalışanları #ÇalışmaBakanlığı #HakMücadelesi #BirlikteGüçlüyüz
TEÇ-SEN: "MEB’deki Yönetici Özel Hizmet Tazminat Adaletsizliğine Karşı Danıştay Nezdinde (danıştay veznesi 2026/1655) Davamızı Açtık"
“Aynı Göreve Farklı Ücret Olmaz, Kamuda Adalet Geçmiş Unvana Göre Değil Mevcut Sorumluluğa Göre Sağlanır”
Tüm Eğitim Çalışanları Sendikası olarak, Milli Eğitim Bakanlığı bünyesinde görev yapan il milli eğitim müdür yardımcıları, ilçe milli eğitim müdürleri ve şube müdürlerinin özel hizmet tazminatlarına ilişkin yapılan son düzenlemede yer alan ayrımcı hükümlere karşı yargı yoluna başvurduk.
10 Temmuz 2026 tarihli ve 33307 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan 11516 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ile Devlet Memurlarına Ödenecek Zam ve Tazminatlara İlişkin Karar’da değişiklik yapılmış; Milli Eğitim Bakanlığında görev yapan bazı yönetici kadrolarına ilave özel hizmet tazminatı ödenmesi düzenlenmiştir.
Ancak söz konusu düzenlemede, ilave özel hizmet tazminatından yararlanılabilmesi için geçmişte yalnızca “eğitim ve öğretim hizmetleri sınıfına ait kadrolarda bulunmuş olma” ve hizmet süresi hesabında “öğretmen kadro ve pozisyonlarında geçen sürelerin” esas alınması öngörülmüştür.
Bu düzenleme ile aynı görevi yapan, aynı yetkiyi kullanan, aynı sorumluluğu taşıyan ve aynı hukuki statüde bulunan öğretmen dışı kökenli yöneticiler kapsam dışında bırakılmıştır.
TEÇ-SEN olarak bu açık adaletsizliğe sessiz kalmadık; dava konusu ibarelerin öncelikle yürütmesinin durdurulması, ardından iptali istemiyle hukuki süreci başlattık.
Aynı Unvanda Görev Yapanlar Arasında Ayrım Yapılamaz
Milli Eğitim Bakanlığında görev yapan il milli eğitim müdür yardımcıları, ilçe milli eğitim müdürleri ve şube müdürleri, hangi kadrodan gelmiş olursa olsun aynı yönetici sorumluluğunu taşımaktadır.
Kamuda esas olan kişinin geçmiş unvanı değil, bugün yürüttüğü görevdir.
Aynı görevi yapan kamu görevlileri arasında geçmiş meslek kökenine göre farklı mali hak oluşturmak; eşit işe eşit ücret, liyakat, hakkaniyet ve çalışma barışı ilkelerine açıkça aykırıdır.
Şube Müdürlüğü Öğretmenlik Değil, İdari Yöneticilik Görevidir
Şube müdürlüğü, ilçe milli eğitim müdürlüğü ve il milli eğitim müdür yardımcılığı, eğitim hizmetlerinin sevk ve idaresini sağlayan yönetici kadrolardır.
Bu görevler öğretmenlik görevi değil, idari yöneticilik görevidir.
Öğretmenlik elbette eğitim sisteminin en önemli ve en saygın mesleklerinden biridir. Ancak bir kamu görevlisi şube müdürü, ilçe milli eğitim müdürü veya il milli eğitim müdür yardımcısı kadrosuna atandığında artık önceki unvanına göre değil, bulunduğu yönetici kadrosunun görev, yetki ve sorumlulukları çerçevesinde görev yapmaktadır.
Milli Eğitim Bakanlığı Personeli Görevde Yükselme, Unvan Değişikliği ve Yer Değiştirme Yönetmeliği de şube müdürlüğünü yalnızca öğretmen kökenli personele özgü bir kadro olarak düzenlememiştir.
Yönetmelik hükümlerine göre; öğretmenler, şefler, mühendisler, mimarlar, teknikerler, çözümleyiciler, programcılar, araştırmacılar, saymanlar, diğer idari ve teknik personel gerekli şartları taşımaları ve görevde yükselme yazılı ve sözlü sınavlarında başarıyla tamamlamaları halinde şube müdürlüğü kadrosuna atanabilmektedir.
Bu açık düzenlemeye rağmen, şube müdürlüğü gibi ortak bir yönetici kadrosunda görev yapan personelin mali haklarının yalnızca öğretmenlik geçmişine göre belirlenmesi hukuka, hakkaniyete ve kamu vicdanına aykırıdır.
TEÇ-SEN olarak "Duruşmalı" açtığımız davada, 10.07.2026 tarihli ve 11516 sayılı Cumhurbaşkanı Kararının 1. maddesiyle Devlet Memurlarına Ödenecek Zam ve Tazminatlara İlişkin Karara eklenen not hükmünde yer alan ayrımcı ibarelerin iptalini talep ettik.
Bu kapsamda;
1- “Eğitim ve öğretim hizmetleri sınıfına ait kadrolarda bulunmuş olanlardan” ibaresinin,
2- Not’un (a) ve (b) bentlerinde yer alan “öğretmen kadro ve pozisyonları ile yukarıda sayılan kadrolardaki” ibarelerinin
öncelikle yürütmesinin durdurulmasını, ardından iptal edilmesini istedik.
MİLLÎ EĞİTİM BAKANLIĞINDA ÜCRET ADALETİ YİNE SAĞLANAMADI, KALICI ÇÖZÜM ŞART!
11 Temmuz 2026 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanan Cumhurbaşkanı Kararı, Millî Eğitim Bakanlığında ücret adaletini sağlamak yerine yeni bir adaletsizliğe kapı aralamıştır.
Aynı unvanda görev yapan, aynı yetkiyi kullanan ve aynı sorumluluğu taşıyan şube müdürleri arasında geçmiş görevlerine göre farklı mali haklar oluşturulması; eşitlik, hakkaniyet ve adalet ilkeleriyle bağdaşmamaktadır.
Ancak sorun yalnızca şube müdürleriyle sınırlı değildir. Bu düzenleme, Millî Eğitim Bakanlığında memur, şef, şube müdürü ve diğer yönetici kadroları arasında yıllardır büyüyen ücret dengesizliğini gidermek yerine daha da derinleştirmiştir.
TEÇ-SEN olarak aynı unvanda görev yapan personel arasında geçmiş görevlerine dayalı mali farklılıkları asla kabul etmiyoruz. Üyelerimizin haklarının korunması adına gerekli hukuki süreçleri kararlılıkla başlatacağımızı kamuoyuna duyuruyoruz.
Bugün yaşananlar, yıllardır dikkat çektiğimiz yapısal ücret adaletsizliğinin bir sonucudur. Sendikamız;
✅ "Ek Ders Ücretimi Geri İstiyorum" eylemiyle,
✅ Millî Eğitim Bakan Yardımcısı Sayın Ömer Faruk Yelkenci ile gerçekleştirdiği görüşmeyle,
✅ "Eğitim Çalışanlarına Yönetim Görevi ve Görev Karşılığı Ek Ders Ücreti Ödenmesine İlişkin Rapor" ile bu sorunu ve çözüm önerisini defalarca Bakanlığın gündemine taşımıştır.
Parçalı düzenlemeler yeni adaletsizlikler üretmektedir.
Kalıcı çözüm; Millî Eğitim Bakanlığında görev yapan tüm eğitim çalışanlarını kapsayacak şekilde "Yönetim Görevi Karşılığı" ve "Görev Karşılığı Ek Ders Ücreti" düzenlemesinin hayata geçirilmesidir.
Çünkü ücret adaleti, aynı işi yapanlar arasında ayrım oluşturarak değil; tüm eğitim çalışanlarını kapsayan adil, sürdürülebilir ve bütüncül bir mali sistem kurularak sağlanabilir.
TEÇ-SEN mücadele ediyor, çözüm üretiyor!
#TEÇSEN #MilliEğitim #ÜcretAdaleti #ŞubeMüdürü #Memur #Şef #EkDers #EşitİşeEşitÜcret #KamuÇalışanları #Sendika
Ümit Demirel: “Tahminler Değişiyor, Hedefler Değiştiriliyor; Ama Memurun ve Emeklinin Makûs Talihi Değiştirilmiyor!”
TÜİK verilerine göre 2026 yılının ilk altı aylık enflasyonu %17,76’ya ulaştı. Temmuz ayında memur ve memur emeklilerine yapılacak toplam artış %13,52’de kalırken, kira artış tavanı %32,03 olarak belirlendi.
Bir memurun kirası %32,03 artarken maaşının %13,52 artması sosyal adaletle açıklanamaz.
Enflasyon farkı zam değil, geçmişte kaybedilen alım gücünün gecikmiş telafisidir. Kamu çalışanlarının ve emeklilerin maaşları gerçek hayat pahalılığı karşısında korunmalı; ek zam ve kalıcı refah payı verilmelidir.
Raporlar, hedefler ve tahminler değiştirilebilir; ancak market fişindeki, pazardaki, kiradaki, ulaşım ve sağlık giderlerindeki gerçekler değişmez.
TEÇ-SEN olarak çağrımız açıktır:
Memur ve emeklilere acilen ek zam yapılmalı, emekli aylıkları insanca yaşam seviyesine çıkarılmalı, seyyanen artışlar emekliliğe yansıtılmalı ve kira, gıda, ulaşım, eğitim ve sağlık giderlerini esas alan adil bir ücret politikası hayata geçirilmelidir.
Çocuklarımızın beslenmesi, gençlerimizin geleceği ve milyonlarca ailenin geçimi tutmayan enflasyon hedeflerine feda edilemez.
TEÇ-SEN, kamu çalışanlarının, emeklilerin ve sabit gelirli vatandaşlarımızın haklı mücadelesini kararlılıkla sürdürecektir.
Ümit DEMİREL
TEÇ-SEN Genel Başkanı
#TEÇSEN #Memur #Emekli #EkZam #RefahPayı #Enflasyon #GeçimSıkıntısı #KamuÇalışanları
@umitdemirel5206@sburcinpoyraz
🤲🥣 AYNI KAZANDA BİRLİK, AYNI GÖNÜLDE KARDEŞLİK
Aşure Günü; farklılıkların aynı kazanda kardeşliğe dönüştüğü, paylaşmanın bereketle çoğaldığı, birlik, beraberlik ve dayanışma duygularının en güçlü şekilde hayat bulduğu müstesna günlerden biridir.
Bu mübarek gün; bir yandan paylaşmanın, yardımlaşmanın ve hoşgörünün en güzel örneklerini yaşatırken, diğer yandan da tarihimizin en derin acılarından biri olan Kerbelâ'yı hatırlatarak hak, adalet, sabır ve insanlık onuru uğruna verilen büyük mücadeleyi hafızalarımızda diri tutmaktadır. Kerbelâ, yalnızca tarihî bir hadise değil; zulme karşı dik duruşun, adaletin ve vicdanın hiçbir şartta terk edilmemesi gerektiğini bizlere hatırlatan evrensel bir insanlık dersidir.
Asırlardır milletimizin ortak hafızasında önemli bir yere sahip olan Aşure Günü; farklılıkların zenginlik olarak görüldüğü, gönüllerin aynı değerlerde buluştuğu, sevginin, kardeşliğin ve dayanışmanın güç kazandığı anlamlı bir miras olarak yaşatılmaktadır.
TEÇ-SEN olarak inanıyoruz ki; güçlü bir toplumun temeli, ortak değerlerine sahip çıkan, birbirinin derdiyle dertlenen, sevincini paylaşan ve adalet duygusunu her şeyin üzerinde tutan bireylerden oluşur. Bu anlamda, birliğimizi ve kardeşliğimizi güçlendirdiğimiz ölçüde, ülkemizin geleceğine de daha güçlü bir şekilde sahip çıkacağımıza yürekten inanıyoruz.
Bu duygu ve düşüncelerle; Aşure Günü'nün ülkemize, milletimize ve tüm İslam âlemine sağlık, huzur, bereket ve esenlik getirmesini temenni ediyor; Kerbelâ'nın hüznünden ibret alarak adaletin, merhametin, kardeşliğin ve toplumsal dayanışmanın hâkim olduğu yarınlara hep birlikte ulaşmayı diliyoruz.
Ümit Demirel: “Yardımcı Hizmetler Sınıfı Tarihsel Görevini Tamamlamıştır; Meclis Bu Mağduriyeti Artık Bitirmelidir”
Bugün Yardımcı Hizmetler Sınıfında görev yapan personelin en büyük sorunlarından biri, görev tanımlarının belirsizleşmesi ve bu sınıfın uygulamada çoğu zaman “her işi yapan personel” gibi algılanmasıdır.
Bu sınıfın içinde;
• aşçı,
• bekçi,
• terzi,
• hizmetli,
• kaloriferci,
• hasta bakıcı,
• gassal,
• dağıtıcı,
• teknik bilgi ve beceriye sahip personel gibi farklı görev ve unvanlarda çalışan kamu görevlileri bulunmaktadır.
Ancak uygulamada bu farklılıklar çoğu zaman dikkate alınmamakta, Yardımcı Hizmetler Sınıfı içinde yer alan personel tek bir unvan altında değerlendirilmekte ve görev tanımı dışında birçok işle karşı karşıya bırakılmaktadır.
Aşçı kadrosundaki personele görev alanı dışında işler yaptırılması, kaloriferci kadrosundaki çalışanın ilgisiz görevlerde çalıştırılması, hizmetli kadrosundaki personelin fiilen büro hizmetlerinde görevlendirilmesi ya da mesleki eğitimi olan personelin teknik kadro yerine Yardımcı Hizmetler Sınıfında tutulması kamu yönetiminde adalet ve verimlilik ilkeleriyle bağdaşmamaktadır.
Hiçbir kamu çalışanı belirsiz, sınırsız ve keyfî görev anlayışıyla çalıştırılamaz.
“Yardımcı Hizmetler Sınıfı Kaldırılmalı, Personel Bir Defaya Mahsus Uygun Kadrolara Atanmalıdır”
Yardımcı Hizmetler Sınıfı kaldırılmalı; bu sınıfta görev yapan personel bir defaya mahsus olmak üzere eğitim durumlarına, mesleki yeterliliklerine ve fiilen yaptıkları görevlere uygun kadrolara atanmalıdır.
Bu düzenleme yapılırken;
• kazanılmış haklar korunmalı,
• maaş, derece, kademe ve emeklilik haklarında kayıp yaşanmamalı,
• personelin eğitim durumu dikkate alınmalı,
• meslek lisesi ve meslek yüksekokulu mezunları teknik kadrolara alınmalı,
• fiilen büro hizmeti yapanlar uygun idari kadrolara geçirilmelidir,
• mesleki unvanı olanların görevleri kadro karşılığıyla uyumlu hâle getirilmelidir,
• bundan sonra Yardımcı Hizmetler Sınıfına yeni alım yapılmamalıdır.
Bu düzenleme yalnızca çalışanların beklentisi değil, kamu yönetiminin de ihtiyacıdır. Çağın gereklerine uygun olmayan bir istihdam modelinin sürdürülmesi, kamu hizmetinde verimliliği ve çalışma barışını olumsuz etkilemektedir.
“TBMM’de Bekleyen Kanun Teklifleri Derhal Gündeme Alınmalıdır”
Yardımcı Hizmetler Sınıfının kaldırılması ve bu sınıfta görev yapan personelin eğitim durumlarına uygun kadrolara geçirilmesi konusunda Türkiye Büyük Millet Meclisine daha önce çeşitli kanun teklifleri verilmiştir.
Ancak bu teklifler uzun süredir Meclis gündemine alınmayı beklemektedir.
Yardımcı Hizmetler Sınıfında görev yapan çalışanların beklentisi büyüktür. Bu sorun artık ertelenemez, ötelenemez, görmezden gelinemez.
Devlet Memurları Konfederasyonu ve TEÇ-SEN olarak Türkiye Büyük Millet Meclisine çağrımızdır:
Mecliste bekleyen kanun teklifleri derhal gündeme alınmalıdır.
Tüm siyasi partilerin katkısıyla ortak, kapsayıcı ve adil bir düzenleme yapılmalıdır.
Yardımcı Hizmetler Sınıfı çalışanlarının yıllardır süren mağduriyeti sona erdirilmelidir.
Bu konu siyasi tartışmaların ötesinde ele alınması gereken bir emek ve adalet meselesidir.
“Bu Talep Ayrıcalık Değil, Gecikmiş Bir Adalet Talebidir”
Yardımcı Hizmetler Sınıfının kaldırılması talebi bir ayrıcalık talebi değildir. Bu talep, yıllardır kamu kurumlarının en ağır yükünü taşıyan çalışanların hak ettiği kadrolara kavuşması talebidir.
Bu çalışanlar kamu kurumlarının kapısını açmış, düzenini sağlamış, temizlik, bakım, destek, taşıma ve birçok alanda görev yapmış; kimi zaman görev tanımı dışında çalıştırılmış, kimi zaman personel eksikliğinin bütün yükünü omuzlamış, kimi zaman da görünmeyen emek olarak değerlendirilmiştir.
Artık bu emeğin karşılığı verilmelidir.
Ümit DEMİREL
TEÇ-SEN Genel Başkanı
DMK Genel Başkan Yardımcısı
🔴Verilmeyen sözler memurun sabır taşını çatlattı
📌Devlet Memurları Konfederasyonu, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı önünde bir açıklama yaptı. Açıklama sonrasında konfederasyon üyeleri yaşadıkları sıkıntıyı bir mizansen ile anlatmaya çalıştı.
📌Üzerinde 'Sabır Taşı' yazılı bir kayayı balyozla parçalayan kamu emekçileri 'Artık sabrımız çatladı' mesajını iletti. Çatlayan taşın içinden memur ve memur emeklisi için verilen '3600 ek gösterge, seyyanen zam ve mülakatın kaldırılması' sözleri çıktı.
LGS’ye girecek tüm öğrencilerimize başarılar dileriz.
Emeklerinizin karşılığını alacağınız, hedeflerinize bir adım daha yaklaşacağınız bir sınav süreci temenni ediyoruz.
Tüm öğrencilerimize üstün başarılar dileriz.
📢 1. Dereceye Gelen Tüm Kamu Çalışanlarına 3600 Ek Gösterge Verilsin! Yıllardır verilen sözler artık tutulmalıdır.
1.dereceye ulaşan tüm kamu çalışanlarının 3600 ek gösterge hakkından yararlanması, çalışma barışının sağlanması ve kamu personeli arasında oluşan mağduriyetlerin giderilmesi için bir zorunluluktur.
Bu talebimiz sadece bugünün değil; emekliliği, maaşı ve geleceği doğrudan etkileyen milyonlarca kamu çalışanının ortak beklentisidir.
📍 17 Haziran 2026
📍 Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı Önü
🕛 12.00 Haklı talebimizi güçlü bir şekilde haykırmak için tüm kamu çalışanlarını eylemimize destek vermeye davet ediyoruz.
3600 Ek Gösterge Haktır, Ayrıcalık Değil!
#3600ekgösterge #kamu #memur #teçsen #devletmemurlarıkonfederasyonu
3600 EK GÖSTERGE
BÜYÜK BAKANLIK EYLEMİNE ÇAĞRI!
3600 Ek gösterge sözünün tutulması hatırlatmak, kaygılarımızı ve haklı taleplerimizi en gür sesle haykırmak için Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı önünde buluşuyoruz.
Tarih: 17 Haziran 2026 (Çarşamba)
Saat: 12:00
Yer: Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı Önü / Ankara
📢 1. Dereceye Gelen Tüm Kamu Çalışanlarına 3600 Ek Gösterge Verilsin!
Yıllardır verilen sözler artık tutulmalıdır.
dereceye ulaşan tüm kamu çalışanlarının 3600 ek gösterge hakkından yararlanması, çalışma barışının sağlanması ve kamu personeli arasında oluşan mağduriyetlerin giderilmesi için bir zorunluluktur.
Bu talebimiz sadece bugünün değil; emekliliği, maaşı ve geleceği doğrudan etkileyen milyonlarca kamu çalışanının ortak beklentisidir.
📍 17 Haziran 2026
📍 Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı Önü
🕛 12.00
Haklı talebimizi güçlü bir şekilde haykırmak için tüm kamu çalışanlarını eylemimize destek vermeye davet ediyoruz.
3600 Ek Gösterge Haktır, Ayrıcalık Değil!
@DMKonfederasyon@dmssendikasi
İL İÇİ YER DEĞİŞİKLİĞİ, YER DEĞİŞTİREMEME SİSTEMİNE DÖNÜŞMEMELİDİR!
Millî Eğitim Bakanlığı (MEB) bünyesinde görev yapan eğitim-öğretim hizmetleri sınıfı dışındaki personelin il içi isteğe bağlı yer değişikliği işlemleri, ilgili yönetmelik hükümleri doğrultusunda yürütülmektedir. Ancak yıllardır süregelen uygulamalar göstermektedir ki mevcut sistem, birçok ilde çalışanların il içi yer değişikliği hakkını etkin şekilde kullanmasını engellemekte ve süreci adeta bir "yer değiştirmeme" sistemine dönüştürmektedir.
Personelin yoğun olarak tercih ettiği il merkezleri ve merkez ilçelerde boş kadrolar bulunmasına rağmen bu kadroların önemli bir kısmı tercihe açılmamakta, bazı unvanlarda ise yıllardır hiç boş kadro gösterilmemektedir. Son dönemde birçok ilde yayımlanan boş kadro listeleri bu durumu bir kez daha teyit etmektedir.
Nitekim Muş ilinde yayımlanan boş kadro listesi, il içi yer değişikliği sistemindeki sorunu açıkça ortaya koymuştur. Toplam 72 boş normun buluğu ilde, yalnızca 8 kadroya yer değiştirme imkânı sağlanmıştır. Söz konusu 8 kadronun tamamı da yalnızca şef unvanı için açılmıştır. Bu ilde görev yapan memur ve hizmetlilerin il içi yer değiştirme hakları ellerinden alınmıştır. Yönetmelikle kazanılan bu hak illerde yöneticinin inisiyatifine bırakılmış fiili olarak yer değişikliği engellenmiştir.
Bu tablo, il içi yer değişikliğinin çalışanların taleplerini karşılamaktan uzak olduğunu ve birçok ilde uygulamanın "yer değiştirme" değil "yer değiştirememe" sonucunu doğurduğunu göstermektedir.
TEÇ-SEN olarak çözüm önerilerimiz şunlardır:
✅ Kontenjan Artırımı ve Şeffaflık: İl içi yer değişikliği kapsamında boş bulunan kadroların en az %50’si ilana çıkarılmalı, hangi kadroların hangi gerekçeyle ilana açıldığı veya açılmadığı şeffaf bir şekilde kamuoyuyla paylaşılmalıdır.
✅ Merkezi Sistem Uygulaması: İl içi yer değişikliği işlemleri, öğretmenlerimizde olduğu gibi Bakanlık tarafından merkezi olarak yürütülmeli; başvuru, tercih ve atama işlemleri MEBBİS üzerinden oluşturulacak merkezi bir dijital sistem aracılığıyla gerçekleştirilmelidir.
✅ Zincirleme Yer Değişikliği Modeli: Yer değişikliği sonucu boşalan kadrolar sistem tarafından anlık olarak değerlendirilmeli ve tercihe açılarak daha fazla personelin yer değişikliği hakkından yararlanması sağlanmalıdır.
✅ Standart Uygulama Kılavuzu: Valilikler arasında uygulama farklılıklarını ortadan kaldırmak amacıyla tüm illerde uygulanacak bağlayıcı, ayrıntılı ve standart bir uygulama kılavuzu hazırlanmalıdır.
✅ Norm Kadro Güncellemesi: Yer değişikliği süreci başlamadan önce okul ve kurumların norm kadro durumları güncellenmeli, gerçek ihtiyaçlar doğrultusunda boş kadrolar belirlenerek ilana çıkarılmalıdır.
✅ Becayiş Hakkının Tanınması: 657 Sayılı Devlet Memurları Kanunu ile kamu görevlilerine tanınan karşılıklı yer değiştirme (becayiş) hakkı, Millî Eğitim Bakanlığı Personelinin Görevde Yükselme, Unvan Değişikliği ve Yer Değiştirme Suretiyle Atanması Hakkında Yönetmelik'e eklenmeli ve eğitim çalışanlarının bu haktan yararlanabilmesi sağlanmalıdır.
📣 Yer değişikliği bir ayrıcalık değil, çalışanların mevzuattan kaynaklanan hakkıdır. İl içi yer değişikliği sistemi; çalışanların beklentilerini karşılayan, şeffaf, adil ve sürdürülebilir bir yapıya kavuşturulmalıdır. TEÇ-SEN olarak eğitim çalışanlarımızın taleplerini dile getirmeye, çözüm önerilerimizi ilgili mercilerle paylaşmaya ve sürecin takipçisi olmaya devam edeceğiz.
📢 Yeni Nesil Sendikacılığın Mimarı: TEÇ-SEN!
Eğitim çalışanlarının meydanlardaki gür sesi, mücadelenin ve kararlılığın adı: TEÇ-SEN! 🇹🇷
Akılcı, eylemsel ve vizyoner bakış açımızla, eğitim çalışanlarının hak arama mücadelesinde her zaman en ön saftayız. Biz sadece sorunları dile getirmiyoruz; meydanlarda, alanlarda ve masada hakkımızı almak için kararlılıkla yürüyoruz.
Eğitim çalışanlarının bu onurlu hak mücadelesindeki gerçek yuvası TEÇ-SEN ve Devlet Memurları Konfederasyonu (DMK) çatısı altında birleşmeye devam ediyoruz! 🤝
"Yeni Nesil Sendikacılık" anlayışıyla, daha adil bir gelecek ve hak ettiğimiz değer için omuz omuza! 💼✨
#TEÇSEN #Sendika #EğitimÇalışanları #HakMücadelesi #YeniNesilSendikacılık #DMK #EmekveAdalet
Memur ve emeklisinin ayağındaki prangalardan kurtulması için;
Enflasyon farkı yetmez.
Seyyanen artış yetmez.
Geçici pansuman yetmez.
Kalıcı ve gerçek refah payı şarttır!