Kadınları ve Kürtleri Aşağılayan, Hekimlik Meslek Onurunu Hedef Alan Çirkin Sözleri Kınıyoruz
Dün İzmir’deki bir özel hastane açılışında Türkiye’nin önde gelen sermayedarlarından birinin fıkra adı altında sarf ettiği sözlere ve eski bir başbakanın ona katılarak gülmesine tanık olduk.
Başında olduğu sermaye grubunun tarihinin emek, emekçi ve halk düşmanlığının da tarihi olduğunu bildiğimiz bu kişinin sözleri bizim için elbette şaşırtıcı değildir. Öte yandan kadınları ve Kürtleri açıkça aşağılayan, hekimlik meslek onurunu hedef alan bu çirkin sözlerin dile getirilmesi ile bu sözlerin “fıkra”, “şaka”, “mizah” adı altında meşrulaştırılmaya çalışılması kabul edilebilir de değildir.
Cinsiyetçi, ayrıştırıcı, hedef gösterici ifadeleri kınıyor; kamuoyunu da duyarlı olmaya ve tepki göstermeye çağırıyoruz.
Eşit, ücretsiz, bilimsel bilgiye dayalı, nitelikli, ulaşılabilir, anadilinde sağlık hakkını ve hekimlik meslek onurunu savunmaktan bir adım geri durmayacağımızı bir kez daha vurguluyoruz.
Türk Tabipleri Birliği Merkez Konseyi
👇
https://t.co/4nnTA0DMf2
Kadınlara dönük her türlü aşağılayıc�� söylemi kınıyoruz.
Kadınlarla ilgili söylemlerin saygılı, özenli ve nitelikli bir yaklaşıma sahip olması esastır.
Toplumumuzun hiçbir kesiminin inancı etnik kökeni, kültürü, kimliği veya cinsiyeti aşağılayıcı, ayrımcı ve ötekileştirici söylemlerin konusu olamaz.
İnanç, etnik köken ve cinsiyet üzerinden üretilen aşağılayıcı yaklaşımlar nefret söylemi doğurur. Bu yanlış söylemlerden kesinlikle uzak durulması gerekir.
“Kürt kadın” ifadesiyle aşağılayıcı bir söylemin yan yana getirilmesi değerlerimize aykırıdır, çok yanlış ve çirkindir.
Kürt vatandaşlarımızla beraber hepimizi ve tüm kadınlarımızı inciten bu yanlış ve çirkin yaklaşımları en net şekilde ve kökten reddediyoruz.
Nefret söylemleri, mizah kılıfı ile asla mazur gösterilemez.
Yanlış söylemlerin düzeltilmesi ve özür dilenmesi, değerlerimize saygının bir gereğidir.
Herkes inanç, kültür, etnik köken, kimlik ve cinsiyet konularında sağduyulu, nitelikli ve saygılı bir dil kullanmaya özen göstermelidir.
Vatandaşlarımızın tamamı eşit onura, saygınlığa ve değere sahiptir.
BASIN AÇIKLAMASI
Bazı basın yayın organlarında yer alan görüntülerde, iş insanı R.K. tarafından sarf edilen ifadelerle ilgili olarak; Cumhuriyet Başsavcılığımızca “Halkın Bir Kesimini Alenen Aşağılama”suçu kapsamında re’sen soruşturma başlatılmıştır.
Kamuoyuna duyurulur.
Sosyal medya platformlarında yer alan paylaşımlarda bir iş insanı tarafından bir açılış programında kadınları ve belirli bir etnik kimliğe mensup vatandaşlarımızı hedef aldığı değerlendirilen ifadeler üzerine İzmir Cumhuriyet Başsavcılığımız tarafından resen soruşturma başlatılmıştır.
Adaletin terazisi kimsenin servetine, unvanına veya statüsüne göre tartmaz; yargı, daima insan onurunu ve hukuku korur. Kadınların onurunu zedeleyen, haysiyetini inciten ve toplumsal hassasiyetlerimizle bağdaşmayan ifadeler, kim tarafından söylenirse söylensin asla kabul edilemez.
Bu tür sözlerin bir "fıkra" veya mizah adı altında sarf edilmesi, kadınlarımıza ve toplumumuzun belirli bir kesimine yönelik sergilenen bu nezaketsizliği hafifletmez. Toplumumuzun temel direği olan kadınlarımızın onuruna ve vatandaşlarımıza yönelik her türlü ayrımcı yaklaşımın karşısında durmaya kararlılıkla devam edeceğiz.
Rahmi Koç’un terbiyesizliği + Türkçenin terbiyesizliği = alçaklık
..:: 1. Kadın Türk olsa ya da Kürt olsa, bir kadına “soyun” diyen doktor alçaktır çünkü bir muayene odasında bir kadının “soyunmasına” gerek yoktur!
..:: 2. Ağır ameliyat masasında olmayan bir hastanın “soyunmasına” gerek yoktur. Kulak, burun boğaz hastalıkları için hiç gerekmez. Nefes, akciğer ve iç organların muayenesi için de gömlek çıkarılır, fanila kalır. Yine “soyunmaya” gerek yoktur.
..:: 3. Doktorun odasındaki sedyeyi kapatan perdeye de gerek yoktur. O perde daha ��ok hastayı refakatçılardan korumak için var ama gereksizdir. Perde hasta odalarında iki hasta yatağı arasına çekilir.
..:: 4. Bir doktor hastasına “soyun” demek yerine “gömleğinizi çıkarın”, “iliklerinizi açın” gibi muayene için gerekli olan kolaylıklar için hastadan “ricada” bulunabilir.
..:: 5. “Soyun” demek Kürtçede “xwe tazî bike” yani “kendinizi çıplaklaştırınız” demektir ki bir doktorun bu kavramı hiçkimse için kullanmaması lazım. Doktorlar hem kendi toplumunun kültürünü bilmeli ve kullandığı kavramları bilmeli, hem de meslek ahlakını bilmeli ve bir hastaya kesinlikle “soyun” dememeli. “Soyun” demek “bütün elbiselerinizi çıkarın” demektir.
..:: 6. Bir Türk doktor İzmirli ya da İstanbullu bir Türk kadına da “soyun” dese o kadın tepki verir.
Rahmi Koç “terbiyesiz” bir adamdır!
Binali Yıldırım da ondan daha “terbiyesiz” olmasa o “şakaya” gülmez ve tepki gösterirdi.
Ozan Kabak, Kürtçe müzik fanı olduğunu açıkladı:
“İnanılmaz bir Kürtçe müzik fanıyım. Ben Mardinliyim. Küçüklükten beri bizim evde Kürtçe müzik çalar.
Repertuarım çok geniş. Kürtçe müzikte Mem Ararat ve Rojda'yı çok severim.”