Bu ülkenin toprakları hepimizin,kardeşçe yaşamak zorundayz.Vatan/Devlet/Millet sevdalısı bir Atatürk milliyetçisi.🇹🇷🇹🇷🇹🇷Terörün her türlüsüne lanet olsun
10 yıl önce MHP’nin resmî hesabından, #KHK'lılar için açıklama yapılmıştı;👇
“Sudan sebeplerle İnsanların işini, ekmeğini elinden almak ne dinî gerçeklerimize ne de insanlıkla örtüşmektedir.”
Aradan 10 yıl geçti.Ekmeği elinden alınanlar halâ göreve iade bekliyor.
Önümüzdeki yıl ev yapmak için konut imarlı bir arsa alacaksınız.
Satıcı, “Elektrik, su, kanalizasyon hemen önünden geçiyor.” diyor.
Peki bu hizmetlere gerçekten bağlanabilecek misiniz?
İmarlı arsa ile yapılaşmaya hazır arsa arasındaki farkı anlatayım.
1/6
Danıştay’a giden arkadaşlarımızdan gelen bilgiler, KHK dosyaları konusunda hâlâ olumlu bir hava bulunmadığını gösteriyor.
Anlaşılan o ki Danıştay, bu meselede adli yargının dahi gerisinde, 10 yıl öncesinin OHAL zihniyetiyle hareket etmeye devam ediyor.
Sanki aradan geçen on yılda hiçbir şey yaşanmamış, AİHM tarafından onca hak ihlali kararı verilmemiş gibi…
Danıştay’ın görevi, idarenin tesis ettiği işlemlerin hukuka uygunluğunu denetlemektir. Ancak gelen bilgiler, hukuki denetim yerine tali ve ilgisiz meselelerle meşgul olunduğu izlenimini veriyor.
Üstelik bugünkü Danıştay Başkanı, 2019 yılında YSK üyesiyken KHK ile ihraç edilenlerin oy kullanamayacağı yönünde görüş bildiren azınlıktaki iki üyeden biriydi.
Böyle bir tabloda Danıştay’dan adalet beklemek, giderek hukuki bir beklentiden ziyade safça bir iyimserliğe dönüşüyor.
Artık meselenin adını doğru koymak gerekiyor:
Bizler idari bir hata, usul eksikliği veya basit bir takdir yanılgısı nedeniyle değil, siyasi bir iradenin aldığı kararlarla mesleklerimizden ihraç edildik.
Dolayısıyla bu meselenin çözümünü yalnızca yargı koridorlarında aramak gerçekçi değildir.
Siyasi iradeyle yaratılan bu mağduriyetin giderilmesi de siyasi irade gerektiriyor.
Hukuki mücadele elbette devam edecek. Ancak on yıldır süren bu adaletsizliğin sona ermesi için siyasi sorumluluk üstlenilmesi artık kaçınılmazdır.
#KHKİçinSiyasiKarar
@Akparti@yenipartiyiz@rprefahpartisi@MHP_Bilgi@iyiparti@devapartisi@DEMGenelMerkezi
ekonomi çöküyor, kimse istifa etmiyor.
borsa skandalı patlıyor, kimse istifa etmiyor. milli takım katıldığı her turnavada gülünç durumlara düşüyor, kimse istifa etmiyor. sınırsız yetki ve sıfır sorumlulukla donatılmış ülkedeki tüm idareciler. muazzam bir konfor hakikaten.
‼️ MEMURLAR İÇİN EMSAL DANIŞTAY KARARI!
✅ Danıştay'dan tüm kamu görevlilerini yakından ilgilendiren kritik bir karar çıktı!
✅ Artık ceza dosyası kesinleşmeden hiçbir devlet memuru görevinden çıkarılamayacak. Yani hakkınızda devam eden bir ceza davası olsa bile; istinaf ve Yargıtay süreçleri tamamlanıp karar kesinleşmeden memuriyetten çıkarma işlemi uygulanamaz.
✅ Peki bu ne anlama geliyor?
🔹 Masumiyet Karinesi Güvencede: Yargı süreci sonlanmadan kimse suçlu sayılamaz.
🔹 Haksız İhraçların Önü Kesiliyor: Yargıtay onayı gelmeden verilen ihraç kararları hukuka aykırı hale geldi.
Hey danıştay bizim davalarda da aynı ilkeleri uygulamak çok mu zor.
KHK İLE İHRAÇ EDİLENİN ÇOCUĞUNA DA POLİSEVİ YASAK! @TC_icisleri
Elimizdeki belgede, “Meslekten, kamu görevinden, memuriyetten ihraç olanlar ile bunların yakınları faydalanamaz” deniliyor. Polisevinde kalmak isteyen KHK ile ihraç edilmiş bir kişiye, “Seni polisevine bile almayız” cevabı verilmiş.
Tüm vatandaşların ücretini ödeyerek konaklayabildiği polisevlerinde, KHK ile kamu görevinden çıkarılan bazı vatandaşların konaklamasına izin verilmediğini; daha da vahimi, önceden ödedikleri konaklama ücretlerinin dahi iade edilmediğini öğrendim.
Gecenin bir yarısı otele geldiklerinde kapıdan çevrilen insanların olduğunu duyunca gerçekten üzüldüm. İçişleri Bakanlığı saygın bir devlet kurumudur. İnsanları mağdur eden bu tür uygulamaların gözden geçirilmesi gerektiğini düşünüyorum.
İşin hukuki boyutunu merak edip https://t.co/upxYTpRvmK'de dayanak gösterilen yönetmeliği aradım, bulamadım. Araştırınca “Emniyet Genel Müdürlüğü Sosyal Tesisleri Kuruluş, Görev ve Çalışma Yönetmeliği” adlı düzenlemeye ulaştım.
6 Mart 2023 tarihinde dönemin İçişleri Bakanı Süleyman Soylu'nun oluru ile yürürlüğe konulan bu Yönetmeliğin 14. maddesinde, “Meslekten, kamu görevinden, memuriyetten ihraç olanlar ile bunların yakınları faydalanamaz.” hükmü bulunuyor.
Ancak bu Yönetmeliğin Resmî Gazete'de yayımlanmadığı görülüyor.
Oysa 3011 sayılı Resmî Gazete'de Yayımlanacak Olan Yönetmelikler Hakkında Kanun, bakanlıkların kamuyu ilgilendiren yönetmeliklerinin Resmî Gazete'de yayımlanmasını öngörüyor. Bu düzenleme ise yalnızca kurumun iç işleyişini belirlemiyor; vatandaşların ve hatta hiçbir idari işleme muhatap olmayan eş ve çocuklarının sosyal tesislerden yararlanmasını doğrudan yasaklıyor.
Bu durumda sorulması gereken soru açıktır:
Resmî Gazete'de yayımlanmamış bir düzenleyici işlemle vatandaşların ve ailelerinin hak alanını sınırlayan böyle bir yasak uygulanabilir mi?
Ayrıca kişinin kamu görevinden çıkarılmasının sonuçlarının hiçbir kusuru bulunmayan eşine ve çocuklarına kadar genişletilmesinin hukuk devleti, eşitlik ve ölçülülük ilkeleriyle bağdaşıp bağdaşmadığı da ayrıca tartışılmalıdır.
Hele ki idare “sizi burada konaklatmıyorum” dedikten sonra, sunmadığı hizmetin parasını da iade etmiyorsa, bunun hukukiliği ayrıca açıklanmaya muhtaçtır.
İçişleri Bakanlığının bu düzenlemeyi ve uygulamayı yeniden değerlendirmesinin yerinde olacağını düşünüyorum. @TC_icisleri@mustafaciftcitr@turanbulent@ValiFidan
🗣️ Sercan Hamzaoğlu:
“Anderson Talisca için İsmail Kartal "%100 kalsın, lütfen Talisca'yı göndermeyin. Takımla çok uyumlu" demiş.
İsmail Kartal'ın bu isteğini yönetim geri çevirdi. Bunu bu sabah %100 şekilde teyitledim…”