Avukat Dr. Mustafa Veysel Güldoğan’ın, İstanbul Barosu Ruhsat Töreni’nde yaptığı konuşmada dikkat çeken ifadeler. Baro Başkanı İbrahim Kaboğlu’nun bakışları dikkat çekti:
Meslekte 17. yılını dolduran bir arkadaşınız olarak şu dördünden asla uzaklaşmamanızı hepinizden rica ediyorum:
Adaletten asla vazgeçmeyin.
Vicdanınızı asla ötelemeyin, vicdanınızın sesini dinleyin.
Ve sadece meslek hayatı boyunca değil, tüm hayatınız boyunca Atatürk ilkelerinden asla vazgeçmeyin ve bir Türk olduğunuzu, Türklük şuuruna sahip olduğunuzu aklınızdan çıkarmayın.
“Her yan kan içinde, yürek kin içinde
Vuruşmuş yiğitler özgürlük düşünde
Yıllarca önceye, dönsek o geceye
Olsaydık arkadaş, kırk yiğit kişiye”
Bu ruha sahip çıkacağız.
Kardeşim sicilin bozuksa neden boyundan büyük laflar ediyorsun, eğer bozuk değilse daha dün ateş püskürür gibi eleştirirken şimdi neden istikametini değiştiriyorsun. Tertemiz insanlar dururken böylelerini vekil yapanda da kabahat.
İYİ Parti Aydın Milletvekili Ömer Karakaş, AK Parti’ye katıldı.
Karakaş, çerçeve yasa oylamaları sırasında “evet” oyu verenleri ihanetle suçlamış, çok sert eleştiriler yöneltmişti.
Karakaş, uzun yıllar Devlet Bahçeli’nin Özel Kalem Müdürlüğünü yapmış, daha sonrasında İYİ Parti’ye geçerek milletvekili seçilmişti.
Karakaş’ın Meclis’te yaptığı son açıklama:
Bugün sizlerin önünde iki yol var.
Vereceğiniz bu kararla ya torunlarınız sizinle gurur duyacak ya da onları ömür boyu taşıyacakları bir utançla yaşatacaksınız.
Ya Şeyh Sait ve Seyit Rıza’nın uzantılarını affedeceksiniz ya da Topal Osman’ın, Diyap Ağa’nın, Kâzım Karabekir’in ve Fevzi Çakmak’ın yaptıklarını yapacaksınız.
Ya Sevr’e boyun eğen Damat Ferit gibi tarihin utanç sayfasında anılacaksınız ya da ihanete karşı dimdik durup;
“Ya istiklal ya ölüm!”
diyerek Millî Mücadele’yi başlatan Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşları gibi kahraman olarak anılacaksınız.
Çerçeve Yasa 468 oyla kabul edildi. Bence bu “yeni anayasa”nın ön izlemesi. Bu karara Meclis’te grup olarak direnen tek parti İYİ Parti’ydi, tebrik etmek lazım. İYİ Parti, tam da Akif’in dediği gibi:
“Zulmü alkışlayamam, zalimi asla sevemem. Gelenin keyfi için geçmişe kalkıp sövemem. Biri ecdadıma saldırdı mı, hatta boğarım! Boğamasam da hiç olmazsa yanımdan kovarım.”
duruşu sergiledi.
"Yemen’den Belgrad’a, Bağdat’tan
Bükreş’e kadar hiçbir yeri mantık ve müzakere ile terk etmedik. Kurduğumuz nizamı nutuklarla bozdurmadık.
Bu vatanı da birkaç nazariyecinin safsatasına, birkaç hainin fesadına, birkaç ahmağın gafletine kurban etmeyeceğiz."
Dündar Taşer
Şu dönemde milliyetçilerin birbirlerini o az milliyetçi ben çok milliyetçiyim tartışmaları çok manasız. Meclis’ten PKK’lılara af çıkarılıyor birlik olup hep bir ağızdan bu affa karşı çıkmak lazım.
Bugüne kadar bir çok parti var olan partilerden doğdu ve hepsinin bir hikâyesi vardı, genelbaşkanlık seçimin kaybedip ayrılanlar, olağanüstü kurultay yapamayıp ayrılanlar, amerika ile anlaşıp ayrılanlar felan…