DEM Partili Gülistan Kılıç Koçyiğit, okullara mescit açılmasından rahatsız olmuş!
Soruyorum:
Okullarda mescit açılmasından neden rahatsız oluyorsunuz?
Bir öğrencinin namaz kılması, sizin hangi özgürlüğünüzü tehdit ediyor?
İbadet etmek isteyen öğrenciye uygun bir mekân oluşturulmasını neden inanç özgürlüğü olarak düşünemiyorsunuz, Nöronlarınızda bir problem mi var?
Laiklik adı altında İslam'a saldırmak hoşunuza gidiyor sanırım. Bir kere şunu anlayın artık...Laiklik, insanların inancını kamusal hayattan silmek değildir. Aksine Laiklik, devletin insanların inancını özgürce yaşayabilmesine fırsat vermesidir.
Bu ülkede yıllarca “laiklik” adı altında uygulanan ceberut anlayışın toplumda açtığı yaraları unutmadık. Artık milletin inancıyla kavga eden anlayışların geride bırakılması gerekiyor. Bir okulda laboratuvar, kütüphane ve spor salonu bulunması nasıl normal ise, Müslüman bir ülkede okullarda mescit bulunması da o kadar normaldir. Aslında anormal olan şey siz ve patronlarınızın bağnaz ve amaçlı projeleri ile islam tahammülsüzlüğünüz yüzünden şimdiye kadar okullarımızda ve kurumlarımızda mescitlerin olmamasıdır.
İstanbul Valisi Sayın Davut Gül’ü, öğrencilerin inançlarını özgürce yaşayabilmelerine imkân sağlayan bu anlamlı ve duyarlı tavrından dolayı tebrik ediyorum.
DEM Parti ve akıl babalarına kötü bir haberim daha var!
İstanbul Valimiz Sayın Davut Gül’ün ardından Van Valimiz Sayın Ozan Balcı da okullarımıza yaptığı bir çok katkının dışında mescitler konusunda da önemli bir çalışmaya imza attı ve tüm okullarımızda mescit alanları oluşturulup, mevcut mescitler tadilattan geçirildi. Bu cesur çıkışından ve hem öğrencilerimizin manevi ihtiyaçlarını gözeten bu duyarlı girişimlerinden hem de ilimize yapmış olduğu bütün katkılardan ötürü Van Valimiz Sayın Ozan Balcı’ya teşekkür ediyoruz.
Yani kötü haber şu: Bu millet inancıyla barışık bir Türkiye istiyor!
Velhasıli Kelam; Laiklik Din ya da mescit düşmanlığı değildir. İnanç özgürlüğü de kimsenin lütfu değildir.
#Haddinizibileceksiniz
@Yusuf__Tekin@gul_davut@valiozanbalci75
Kürt milletini kendi ideolojik ajandalarına malzeme etmeye çalışanlara söyleyecek sözümüz var:
DEM Parti Mersin Milletvekili Perihan Koca'nın, "Kürtler, LGBT'nin özgürlüğü için her türlü bedeli vermeye hazır." şeklindeki ifadeleri; Kürt milletinin ortak iradesini değil, yalnızca kendi siyasi ve ideolojik yaklaşımını yansıtmaktadır. Hiç kimsenin milyonlarca Kürt adına bu şekilde konuşma hakkı ve yetkisi yoktur.
Kürt milleti asırlardır inancıyla, örfüyle, aile yapısıyla ve kadim medeniyetiyle var olmuş bir millettir. Bu milletin uğruna bedel ödediği değerler; Allah'ın rızası, ezanı, ailesi, namusu, adaleti ve insan onurudur. Bunların dışında hiçbir ideolojik söylem, Kürt milletinin ortak değeriymiş gibi sunulamaz.
Perihan Koca'nın LGBT ideolojisine yönelik düşünceleri kendisini bağlar ve bu düşünceler kesinlikle Kürt milletine mal edilemez. Çünkü Kürt milletinin tarihi; aileyi koruyan, iffeti ve edebi esas alan, inancını hayatının merkezine koyan bir medeniyetin tarihidir. Selahaddin Eyyubi'den Bediüzzaman Said Nursî'ye kadar nice âlim ve devlet adamı yetiştiren bu millet, İslam medeniyetine ilimle, irfanla ve fedakârlıkla hizmet etmiştir. Böylesine köklü bir mirası, toplumun inanç ve ahlak değerleriyle bağdaşmayan ideolojilerin temsilcisi gibi göstermeye çalışmak, Kürt milletine yapılmış büyük bir haksızlıktır.
Ayrıca ülkemizin birlik ve beraberliğini tehdit eden her türlü ayrıştırıcı anlayışa karşı durmak ortak sorumluluğumuzdur. Dün silahlı terör örgütleri toplumsal huzurumuzu hedef aldıysa, bugün de aile kurumunu, çocuklarımızı ve milletimizin manevi değerlerini dönüştürmeyi amaçlayan ideolojik dayatmaların toplum üzerinde oluşturduğu etkiler aynı ciddiyetle ele alınmalıdır. İnanç, aile ve kültürel değerlerimizi aşındıran her türlü ideolojik baskıya karşı kararlı bir duruş sergilemek, sadece bugünün değil, gelecek nesillerimizin de meselesidir.
Bizler her insanın onuruna ve hukukuna saygı duyarız. Hiç kimsenin hakarete uğramasını, ötekileştirilmesini veya şiddete maruz kalmasını kabul etmeyiz. Ancak bu yaklaşım, toplumumuzun inanç ve ahlak değerleriyle bağdaşmayan ideolojik söylemlerin Kürt milletinin ortak iradesi gibi sunulmasına sessiz kalacağımız anlamına gelmez ve çağrımız nettir: Kendi siyasi ve ideolojik görüşlerinizi savunabilirsiniz; ancak Kürt milleti adına konuşmayın. Kürt kimliğini kendi ideolojik ajandanıza meşruiyet zemini hâline getirmeyin. Kürt milletinin sesi; kadim medeniyetinden, İslami hassasiyetlerinden, aile değerlerinden ve kardeşlik hukukundan yükselen sestir. Bunu değiştirmeye de, çarpıtmaya da kimsenin gücü yetmeyecektir.
Van’da 4,5 yaşındaki evladımız Hamza’nın hayatını kaybettiği elim hadise ile birlikte, ülkemizin farklı şehirlerinde benzer şekilde yaşanan saldırılar artık münferit değil, toplumsal güvenlik sorunu haline gelmiştir. Özellikle çocuklarımızın hayatını tehdit eden başıboş köpek sorunu karşısında hâlâ sessiz kalanlar, meseleyi sulandıranlar ve insan hayatını ikinci plana atanlar büyük bir sorumluluk taşımaktadır.
Hayvan sevgisi; bizlere Hz. Muhammed (s.a.v.)’den miras kalan merhamet anlayışının önemli bir parçasıdır. Ancak bu merhamet anlayışı hiçbir zaman insan hayatını ikinci plana atan bir yaklaşım olmamıştır. Bugün “hayvan sevgisi” adı altında ortaya çıkan bazı çevreler, insan güvenliğini ve toplum huzurunu görmezden gelen bir noktaya savrulmuştur.
Kamuoyunda “mama lobisi” olarak ifade edilen yapılar ve onlarla hareket eden sözde hayvansever çevreler; çözüm üretmek yerine sorunun devamından beslenen bir anlayış sergilemektedir. Daha da vahimi, köpek saldırısına uğrayan çocukların ailelerine “çocuklarınıza sahip çıkın” diyebilecek kadar vicdan dışı bir dil kullanılmaktadır. Toplumu suçlayan, acıları küçümseyen ve saldırıları normalleştiren bu yaklaşım kabul edilemez.
Bugün birçok mahallede parklar çocukların değil başıboş köpeklerin alanına dönüşmüştür. Parklara bırakılan dışkılar ciddi sağlık sorunları oluştururken; okul önlerinde torunlarını bekleyen anneler, babalar, anneanneler, babaanneler ve dedeler dahi tedirginlik yaşamaktadır. Bu sorunun ilk mağdurları ise çoğu zaman dar gelirli ailelerin çocuklarıdır. Çünkü onlar okullarına servisle değil yürüyerek gitmektedir. Özellikle kenar mahallelerde yaşayan çocuklarımız her gün bu tehditle karşı karşıya kalmaktadır.
Bir çocuğun hayatını kaybettiği yerde öncelik tartışmasız şekilde insan hayatı ve toplum güvenliği olmalıdır. Bu nedenle insan yaşamını tehdit eden başıboş köpek popülasyonuna karşı güvenliği esas alan, bilimsel ve sürdürülebilir politikalar hızla uygulanmalı; bakım evleri, rehabilitasyon merkezleri, kayıt, sahiplendirme ve popülasyon kontrolünü dengeleyici uygulamalar etkin şekilde yürütülmelidir.
Artık yapılması gereken nettir: İnsan hayatını tehdit eden her türlü kontrolsüzlük ve çıkar düzeni karşısında kararlı bir duruş sergilenmelidir.
#ToplumGüvenliği
#SokakHayvanlarıSorunu
#BaşıboşKöpekSorunu
#ÇocuklarımızGüvendeOlsun
#GüvenliSokaklar
#GüvenliParklar
#İnsanHayatı
#ÖncelikİnsanHayatı
#ToplumsalSorumluluk
📣Eylem ve Basın Açıklaması Duyurusu...
#Şanlıurfa#Siverek'te yapılan çirkin saldırıyı lanetliyoruz. Eğitim-Bir-Sen olarak tüm Türkiye’de 1 günlük iş bırakma eylemi gerçekleştiriyor ve konuyla ilgili basın açıklaması yapıyoruz. 15.04.2026 tarihinde saat 13:30’da Valilik Tören Alanında yapacağımız açıklamamıza tüm halkımız davetlidir. Benzeri olayların bir daha yaşanmamasını diliyor, tüm eğitim camiasına geçmiş olsun diyoruz...
Ayrıca meydana gelen üzücü hadise karşısında sendikalarımızın almış olduğu eylem kararına riayet ederek kolektif bir duruş sergileyen tüm eğitim çalışanlarımıza teşekkür eder; bu dayanışmanın eğitim çalışanlarımızı daha da güçlendireceğine, ortak sorunların daha hızlı ve etkin biçimde çözüme kavuşturulmasına önemli katkılar sunacağına inanıyorum. Emeklerinize sağlık 👏
#EğitimdeŞiddeteHayır
#GüvenliOkulGüçlüGelecek
#OkullardaGüvenlikŞart
Fatma Nur Çelik Öğretmenimizi Kaybettik !
İstanbul-Çekmeköy Taşdelen Borsa İstanbul Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi’nde 11.Sınıfta okuyan ve disiplinsizliği bulunan bir öğrenci, kesici aletle gerçekleştirdiği saldırıda iki öğretmenimizi ve bir öğrencimizi yaralamıştır.
Ağır yaralı olarak hastaneye kaldırılan Fatma Nur Çelik öğretmenimiz hayatını kaybetmiştir. Öğretmenimizin ailesine ve eğitim camiamıza başsağlığı diliyoruz.
Tedavisi devam eden meslektaşımıza ve öğrencimize acil şifalar diliyor, bu vesileyle okullarımızda güvenlik açığı oluşmaması için gerekli önlemlerin alınması çağrısında bulunuyoruz.
Okulların güvenliğine dikkat çekmek, Fatma Nur Çelik öğretmenimizi uğurlamak ve şiddete tepki koymak için YARIN İstanbul’da eğitim kurumlarında 🔴1 GÜNLÜK İŞ BIRAKIYORUZ!
Türkiye’nin En Büyük Sendikası
#EğitimBirSen34Yaşında
Hak için, emek için, özgürlük için özgün sendikacılığımızla sürdürdüğümüz örgütlü mücadelemiz, özelde eğitim çalışanlarının genelde ise aziz milletimizin teveccühü ile ülkemizin en büyük sendikası olmuştur.
🌑 fikirden aksiyona,
🌑 birlikten sendikaya,
🌑 birlerden yüz binlere,
🌑 genel yetkiden zirveye,
🌑 zirveden yeni ufuklara,
🌑 yeni ufuklardan yeni umutlara,
🌑 yeni seferlerden yeni zaferlere,
🌑 yerelden evrensele olmak üzere,
adım adım küresel ölçekte bir harekete dönüşen Eğitin-Bir-Sen olarak, 34 yıldır üye, ülke ve yerküre için mücadeleyi sürdürüyoruz.
“Hassasiyetlerimizi kaybettiğimizde önce şuurumuzu sonra kurumumuzu kaybederiz” anlayışıyla, “geçmişine sadık, geleceğe ve yeniliğe açık” tarzımızla sendikamız yarınlara yürüyoruz.
Kurulduğumuz 14 Şubat 1992’den bugüne 430.000’e varan üyemizle ülkemizin en büyük sendikası olmanın sorumluluğuyla “yeni seferler, yeni zaferler” diyoruz.
Kurucu Genel Başkanımız Merhum M.Akif İnan başta olmak üzere ahirete irtihal eden dava büyüklerimize Allah’tan rahmet diliyor, emektarlarımıza hürmetlerimizi sunuyor, ilk günkü heyecanla mücadeleyi sürdüren, örgütlü gücümüzü büyüten yol ve dava arkadaşlarımıza, tüm üyelerimize ayrı ayrı teşekkür ediyorum.
İyi ki Eğitim-Bir-Sen var..
Kazanımların Sendikası:
🔎https://t.co/4VsmgoFaZt
🔎 https://t.co/nHbuPUMLOs
#EğitimBirSen34Yaşında
@iyiparti'li Mehmet Emin Korkmaz, AK Parti’den 3 dönemdir belediye başkanı seçilen #Mihalgazi Belediye Başkanı Zeynep Güneş’i başörtüsü ve kıyafeti üzerinden hedef aldı.
Başörtüsü, inanç ve kıyafet üzerinden bir kadını hedef alan; “ahır” benzetmesiyle insan onurunu aşağılayan ifadeler, eleştiri değil açık bir nefret, ayrımcılık ve dini değerlere yönelik tahammülsüzlüğün göstergesidir.
Kadınların kamusal alandaki varlığı ve yöneticilik vasfı; inançları ya da görünüşleri üzerinden tartışılamaz. Görevler liyakat, ehliyet ve halkın iradesiyle belirlenir. İnsanları hayvan benzetmeleriyle hedef alan bu üslup, sahibinin seviyesini ele verir.
Bu noktada, söz konusu ifadelerin sahibi olan sözde siyasetçi Mehmet Emin Korkmaz’ın, soyadına yakışmayacak şekilde, yaptığı açıklamaların ardından hesabını kapatıp ortadan kaybolması; sarf edilen sözlerin sorumluluğunu taşıyamayan, korkakça bir tutumun açık göstergesidir. Bu nedenle ilgili şahsa ithafen ifade ediyorum:
Siyaset; hakaretle, kutsallara saygısızlıkla ve kaçak davranışlarla değil, açıklık, sorumluluk ve demokrasi bilinciyle yapılır.
Bu kabul edilemez dili ve tutumu en güçlü şekilde kınıyor, parti yetkililerini insanlıktan nasip almamış bu kişiyi derhal partiden ihraç etmelerini bekliyor, özellikle her demde kadın haklarını savunan o meşhur kadın derneklerini de bu olaya tepki vermelerini dört gözle beklediğimi ifade etmek istiyorum.
#ZeynepGüneş
#TUVTÜRK
#AnkaradaPoliseAdalet
#pazar
Hem 1 Ocak Galata buluşmamızın çağrısını büyütmek hem de Filistin’de yaşanan zulmü daha geniş kitlelere duyurmak için güçlü bir ses olma zamanı.
Sessiz kalmıyoruz, unutturmuyoruz.
Adalet için, Gazze için, insanlık için herkes bu çağrıya ortak olsun.
#GazzeÇağrısı
#1OcaktaGalatada
#GazzeyiUnutma
Şehitler kervanının müstesna bir yiğidi, izzetin ve şerefin yaşayan sembolü Ebû Ubeyde’nin şehadeti doğrulandı…
Bu, yalnızca bir ismin eksilmesi değil; bir duruşun, bir vakar hâlinin, bir çağın hafızasına kazınmış sarsılmaz bir iradenin ebediyete yürüyüşüdür.
Ey muazzez komutan,
Seni; karanlık zamanlarda umut olan sesinle, hakikati eğip bükmeden söyleyen netliğinle, susarak haykıran duruşunla hatırlayacağım. Sözlerin kulağımda çınlarken, yüzünü hiç görmeden bir nesle istikamet gösterdin. Gölgede kalarak ön safta yürümeyi, isimlerden çok ilkeleri yüceltmeyi öğrettin. Ne gösterişe ihtiyaç duydun ne de alkışa…
İzzeti, makamda değil adanmışlıkta aradın. Cesareti gürültüde değil, sebatta temsil ettin. Bu yüzden adın, yalnız bugünün değil; yarının da hafızasında yerini aldı.
Şehadetin mübarek olsun. Ardında bıraktığın iz, silinmeyecek bir onur hatırası olarak kalacak. Adın anıldıkça direniş, duruşun hatırlandıkça vakar konuşulacak.
Rabbim seni rahmetiyle kuşatsın,
şahitliğini kabul eylesin.
Sinmiyoruz, susmuyoruz,
Filistin’i unutmuyoruz!
Yeni yılın ilk günü Galata Köprüsü’nde buluşuyoruz!
📍 Galata Köprüsü
🗓 1 Ocak 2026
⏰ 08.30
#1ocaktagalatada
Eğitim bir sen Van şubesi
Emeği ve ekmeği aziz bilen, eğitim ve bilim çalışanlarının özü, hak, emek ve özgürlük mücadelesinin sancaktarı Eğitim-Bir-Sen.
@_aliyalcin_@mehmet_uca@sahinozel65@erol__tas