BU SÜREÇTE 3 KRİTİK NOKTANIN AÇIKLANMASINI İSTİYORUZ:
1️⃣ TASFIYE KARARI KAMUYA DUYURULMADAN EMİRLER NEDEN KAPATILDI?
17 Eylül sabahı tasfiye kararı ve esasları henüz kamuya açıklanmamışken, tefas, spk açılış itibarıyla emir alımı durduruldu.
Kamuya açıklama yapılmadan yatırımcının satış hakkı hangi hukuki/operasyonel dayanakla engellendi?
2️⃣ 16 EYLÜL'DE ALINAN EMİRLERİN VALÖRÜ NEDEN AYRI UYGULANDI?
Bazı aracı kurumların 16 Eylül'de 17:45'e kadar emir aldığı ve bazı emirleri sisteme ilettiği bakiyelerin hesaplara yansıdığı görülüyor.
Eğer kurumlar 16 Eylül günü bu saatlere kadar emir kabul ettiyse, bu emirlerin valörünün ve 17 Eylül'deki işlem sürecinin nasıl uygulanacağı açıkça belirlenmelidir.
16 Eylül'de günün ilerleyen saatlerine kadar emir kabul edilirken, 17 Eylül sabahında 13:30'a kadar neden aynı imkan sağlanmadı?
Burada valör kuralları ve eşit uygulama açısından ciddi soru işaretleri oluşuyor.
3️⃣ AYNI EMİR NEDEN ARACI KURUMA GÖRE FARKLI SONUÇLANIYOR?
İş Bankası, VakıfBank, Tera vb. üzerinden iletilen bazı emirler sisteme yansırken; başka kurumlarda, örneğin Midas'ta, yatırımcıların emirlerinin iptal edildiğine dair çok sayıda bildirim var.
Aynı fon, aynı tarih, aynı tasfiye süreci… Peki yatırımcının hakkı neden kullandığı aracı kuruma göre değişiyor?
Emrin geçerliliğinde hangi zaman esas alındı?
▪️ Yatırımcının emri verdiği saat mi?
▪️ Aracı kurumun emri kabul ettiği saat mi?
▪️ TEFAS'a iletildiği saat mi?
▪️ Fon sistemine ulaştığı saat mi?
Tüm emirlerin zaman damgaları, aracı kurum kayıtları ve TEFAS iletim kayıtları karşılaştırılmadan bu süreç açıklığa kavuşamaz.
@spkgovtr@Takasbank@Borsaistanbul
Bu üç konuda açık, somut ve emir bazında açıklama istiyoruz.
Mesele yalnızca zarar değil; aynı durumdaki yatırımcıların neden farklı kurallara tabi tutulduğu ve oluşan hak kayıplarının nasıl giderileceğidir.
Sorun büyümeden kayıtları inceleyin ve kamuoyuna açıklayın.
#THF #DOH #TLY #DFI #fonmağdurları
Özgür hocam, bu süreçte mağdur olan yatırımcılar olarak bizler için verdiğiniz desteklerden dolayı çok müteşekkiriz. Allah razı olsun.
Sizden özellikle rica ettiğimiz bir konu daha var: 16 Eylül 13.00 sonrası verilen emirlerin iletilmesi ve daha sonra iptal edilmesi konusunda yaşanan ciddi çelişkinin de gündeme getirilmesi.
Takipçilerinizden ve mağdurlardan bizlere ulaşan çok sayıda örnek var. 16 Eylül 13.00–17.30 arasında VakıfBank, İş Bankası, Yapı Kredi gibi banka ve aracı kurumlar üzerinden THF satış emirlerinin sorunsuz şekilde iletildiği, TEFAS'a işlendiği ve başarılı göründüğü belirtiliyor.
Bu durum, söz konusu emirlerin sistem tarafından kabul edilerek 17 Eylül 13.30'a kadar valör sürecinde değerlendirilmesi gerektiği yönünde ciddi bir soru işareti oluşturuyor.
Ancak aynı zaman diliminde Midas ve bazı aracı kurumlar üzerinden verilen emirlerin ertesi sabah iptal edildiğini görüyoruz. Dolayısıyla 16 Eylül'de emir verip 17 Eylül sabahı emri iptal edilen çok sayıda yatırımcı mağdur durumda.
Buradaki temel talebimiz çok net:
16 Eylül 13.00 ile 17 Eylül 13.30 arasında banka ve aracı kurumlar üzerinden iletilen; ancak daha sonra iptal edilen veya TEFAS'a yansıtılmayan tüm emirlerin tespit edilerek değerlendirmeye alınması ve bu yatırımcıların haksız şekilde tasfiye sürecine dahil edilmemesidir.
Aynı zaman diliminde bazı kurumların emirleri kabul edip TEFAS'a işlerken bazılarının emirleri sonradan iptal etmesi mutlaka açıklığa kavuşturulmalıdır.
Bu konuya da değinmenizi ve iptal edilen emirlerin akıbetinin araştırılmasını özellikle rica ediyoruz. Bizim için çok önemli.
Desteğiniz gerçekten çok kıymetli. 🙏
Adli kaynaklardan piyasaya yayılan bir haber var.
Haberin ana teması, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının 19 Ağustos 2026 günü SPK’ya gönderdiği bir müzekkere.
“Gizlilik” kaydıyla gönderilen müzekkerede başsavcılık, SKP’ya borsadaki fon odaklı manipülatif işlemelerle ilgili ayrıntılı bilgiler aktarıyor.
İşlemleri tek tek sıralıyor.
Hatta “bazı işlemler olağan dışı, yüz katına varan artışlar var” diyor.
Söz konusu işlem fiyatlarıyla şirketlerin mali göstergeleri arasında uçurum olduğuna dikkat çekiyor.
Buraya kadar tamam.
Sizce burada tuhaflık yok mu?
Borsadaki olağan dışı işlemler ve fiyat artışlarını konunun uzmanı olmayan savcı fark ediyor da asli görevi bu olan SPK göremiyor mu?
İddia ederek söylüyorum, Kara Haydar’ın da Beyaz Haydar’ın da farkında olduğu bir konudur.
Devam edelim.
Başsavcılık, ayrıca SPK’ya 3 soru yöneltiyor:
1/Müzekkeredeki şirketlerle pay sahibi fonlar hakkında bir soruşturmanız var mı?
2/Kurul tarafından çalışma yoksa söz konusu şirket ve fonların manipülatif hareketlerini izleyin.
3/İhtiyacınız olursa bizdeki bilgileri verelim.
Lafın bittiği yerdeyiz.
O vakit bu kurulları kapatalım, hiç olmazsa bir miktar tasarruf olur.
Yazık.
ŞİMDİ ŞU SORUYU SORMADAN EDEMİYORUZ:
Bütün bu piyasa manipülasyonları ve fon dolandırıcılıkları olup biterken, bu usulsüzlükleri zamanında görüp müdahale etmekle görevli kamu yöneticileri neyle meşguldü?
Borsa İstanbul’un internet sitesine baktım ve son derece ürkütücü bir manzarayla karşılaştım.
Temel görevi makul fiyatın tescili ve ilanı olan Borsa İstanbul; yaklaşık bir buçuk yıl boyunca hisse senedi fiyatı onlarca, hatta yüz kattan fazla artan ve dolayısıyla borsa değeri âdeta uçan şirketlere, “Siz ne yaptınız? Yeni bir maden mi buldunuz? Yeni bir formül geliştirip dünyaya mı satıyorsunuz?” gibi son derece makul soruları sormamış; âdeta olup biteni kenardan izlemiştir.
Balon gibi şişirilmiş fiyatları tescil ederek manipülatif değer artışlarını mümkün kılmıştır.
Bu denli gerçek ötesi fiyat artışları karşısında şirketleri ilave değerleme yaptırmaya davet etseydi ve bu işlemler tamamlanıncaya kadar söz konusu hisseleri gözaltı pazarına alsaydı, bütün bunların ve bu dolandırıcılıkların gerçekleştirilmesi mümkün olmayacaktı.
Devlet adına bu hesapsız kitapsız işlemlerin gözetimini ve gerektiğinde denetimini yapması gerekenlerin Borsa İstanbul’un Yönetim Kurulunda yer aldığını görmek, hayretimizi ve kuşkularımızı daha da artırmaktadır.
Bütün bunlar olup biterken piyasa gelişmelerini Sayın Cumhurbaşkanımıza rapor etmesi gereken danışmanların da yine Borsa İstanbul yönetimlerinde bulunduğunu görmek, üzüntümüzü katlamaktadır.
Şimdi, görevlerini yerine getirmeyen bu yöneticilerin derhâl görevlerinden aflarını istemelerini ve Sayın Cumhurbaşkanımızın elini rahatlatmalarını bekliyoruz.
Sorumluluk bilinci, zamanında gereğini yapmaktır.
Takipçisi olacağız.
@tcbestepe@RTErdogan@MHP_Bilgi@dbdevletbahceli@trxhaber@nurtugbaaktay@yeniakit@erkmacit@tolqahanerdoqan@medreyata@ErdemErkul@ulkucuhareketr@NiluferSabuncu@ilay_aksoy@EdaviyeN98764@Zekeriya_Say@15TemmuzCephesi@NejatOzonay
🔴Mehmet Gerz/Osmanlı Portföy: Tasfiye edilen fonların son 2,3,5 yılda bütün giriş çıkışlarına bakılarak elde edilen bütün karların o fonla ilgili tasfiye havuzuna getirilmesi gerekir.
✔️Önceden fahiş karlar alarak çıkanlar şu anda her şeyini kaybedenlerin parasını alarak çıktılar.
Fon skandalında üç kademe:
1. Bu işi bizzat yapanlar
2. Bu yanlışı yapanlara göz yuman kurumlar, görev ihmali
3. Görev ihmalini yapanlara görevlerini yaptırmayanlar, siyaset kurumu
2. ve 3. üzerine gidilmediği sürece bu dosyalar kapanır.
Yükü de biz halk öderiz
Hepsi oradaydı
500 bin vatandaşı, 20 milyar dolar dolandıranların donuna kadar alındığı bir düzen istiyorum.
Devlet vatandaşı arsızdan, hırsızdan, dolandırıcıdan, kriminalden, teröristten korumak için var.
🔴 SON DAKİKA | Özgür Demirtaş’tan dikkat çeken açıklama.
“Tera ve Pusula gibi Şirketlerin sahip, yönetici ve yönetim kurulu üyelerinin ve 1. Derece akrabalarının mal varlıkları donduruldu.
Bu güzel bir gelişme son 2 gündür yazdıklarım yönünde çok doğru olmuş.
Bu kararda emeği geçen herkesi tebrik ederim.
Bir de eğer bizim ülkenin mevzuatına uygunsa ve suçları sabitlenirse CLAWBACK ile alınan paralar fon zedelere oranında dağıtılırsa harika olur.”
Hâlâ birçok kişi asıl meseleyi kaçırıyor.
Mesele sadece tasfiye değil.
17 Eylül saat 13:30’dan ÖNCE, bazı yatırımcılar fonlarını satmak istediğinde aracı kurumlarda “SAT” işlemi kullanılamıyordu veya verilen emirler gerçekleşmedi.
SPK kararının uygulanma saati 13:30 ise sorumuz çok basit:
13:30 öncesinde yatırımcının satış işlemi hangi karar ve hangi hukuki gerekçeyle engellendi?
Önce bunun cevabını istiyoruz.
#TeraFonMağdurları #SPK #TEFAS #TP2 #TLY #THF
Bugün Sözcü gazetesinde yayımlanan haberi altta veriyorum. Daha önce de paylaşmıştım.
Kamunun ağır ihmalini merkeze alarak bu öneriyi yapıyorum.
Hazineye herhangi bir yük getirmeden, mağduriyetlerin mümkün olduğunca giderilebilmesi için en uygun yöntemin bu olduğunu düşünüyorum.
Tarihte bunun örnekleri vardır.
Bunun için de; bu oluşumların eski ve yeni, ancak bu süreç içinde etkin rol almış, ortak ve yöneticilerinin yurt içi ve yurtdışı mal varlıklarının kararlı biçimde takip edilmesi şarttır. Kamunun ve MASAK’ın bu konuda yetki ve imkanları çok fazla.
Yasal sınırlar içinde konunun gündemde tutulması da çok önemli.
Yüzbinlerin sesine duyarsız kalınamayacaktır.
@RTErdogan@abakingurlek@memetsimsek@eczozgurozel@tuncerbakirhan@dbdevletbahceli@MDervisogluTR@umitozdag@alibabacan@mahmutarikansp@erkbas
Devlet mağdur fonu kursun https://t.co/2akToNTaJR #gazetesozcu @gazetesozcu aracılığıyla
Prof. Dr. Yalçın Karatepe:
"Borsadaki ve fonlardaki bütün işlemler kayıtlı. Kimin işlem yaptığını biliyoruz.
Burada konuşulan rakam 20 milyar dolar. Fon yöneticilerinin yurt dışına çıkardığı söylenen 20-25 milyon dolarlık tutarlar bunun %1'i bile değil.
Bu iş sadece fon yöneticileriyle sınırlı tutulursa asıl failleri kaçırırız. Bu fonlardan yüksek miktarda para kazananların kim olduğu tespit edilmeli ve buradan elde ettikleri kazançlara el konularak mağdurların zararı karşılanmalı."
Tera ve Pusula gibi Şirketlerin sahip, yönetici ve yönetim kurulu üyelerinin ve 1. Derece akrabalarının mal varlıkları donduruldu.
Bu güzel bir gelişme son 2 gündür yazdıklarım yönünde çok doğru olmuş.
Bu kararda emeği geçen herkesi tebrik ederim.
Bir de eğer bizim ülkenin mevzuatına uygunsa ve suçları sabitlenirse CLAWBACK ile alınan paralar fon zedelere oranında dağıtılırsa harika olur.
Fon meselesiyle ilgili bir şeyin ayrımını çok net yapmak gerekiyor.
Bu insanlar kumarhaneye gidip rulet masasına para koymadılar. SPK tarafından düzenlenen, portföy yönetim şirketleri tarafından yönetilen, izahnamesi ve yatırımcı bilgi formu bulunan, varlıkları saklama kuruluşlarında tutulan yatırım fonlarına yatırım yaptılar.
Elbette fon yatırımcısı risk alır. Hisse düşer, faiz değişir, piyasa bozulur, fon zarar eder. Bunlar yatırım riskidir ve yatırımcı bunun sonucuna katlanır ama yatırımcının kabul ettiği risk ile sistemin kurallara uygun çalışmaması aynı şey değildir.
Bir fonun portföyündeki varlıkların gerçekçi olmayan fiyatlardan değerlenmesi, ilişkili taraflar arasında sağlıksız işlemler yapılması, likit olmayan veya fiyatı yapay biçimde oluşmuş varlıkların fonlara taşınması ya da yatırımcıya açıklanan yapıdan farklı risklerin ortaya çıkması “piyasa riski” diye geçiştirilemez.
Nitekim SPK’nın kendisi de son düzenlemelerinde olağandışı fiyat hareketlerinden, ilişkili taraflar arasındaki teminatsız borçlanmadan, fiktif değerlemelerin önlenmesinden ve fonlar üzerinden manipülasyon imkanının sınırlandırılmasından söz ediyor.
Dolayısıyla “Kumar oynadınız, kaybettiniz” demek meseleyi tamamen yanlış yere koyuyor.
Yatırımcı, fonun açıklanan yatırım stratejisinin ve piyasanın riskini bizzat kendisi üstlenmiştir. Mevzuata aykırı işlemlerin, yanıltıcı değerlemelerin, denetim eksikliklerinin veya sistem içerisindeki usulsüzlüklerin riskini üstlenmiş değildir.
Yetkilileri tebrik ederim. Güzel bir gelişme. Masak sadece yöneticilerin değil tüm Yönetim Kurulu üyelerinin ve Fonun kuruluşunda yer alan ilk 10 küsur ve hemen sonrasında yatırımcı olan ilk 100 küsur kişinin de hesap hareketlerini incelerse süper olur 👏👏
DÜNYADA BU KRİZLER NASIL ÇÖZÜLDÜ? TÜRKİYE İÇİN 15,5 MİLYAR DOLARLIK KURTULUŞ REÇETESİ!
830 milyar liralık fon krizinde herkes "paralar battı" diyerek çaresizlik aşılıyor. Oysa dünya finans tarihi benzer krizleri yaşadı ve yatırımcının parasını kuruşu kuruşuna kurtaran formülleri üretti!
Bir hukukçu ve finansal analist olarak dünyadaki iki dev emsali ve Türkiye’ye uyarlanacak RESMİ ÇÖZÜM FORMÜLÜNÜ açıklıyorum:
📌 1. EMSAL: HİNDİSTAN (Franklin Templeton Fon Krizi - 2020) • Dünya devi Franklin Templeton, likidite krizi nedeniyle 6 borçlanma fonunu bir gecede kilitledi. • Devlet Ne Yaptı? Hindistan SPK'sı (SEBI) ve Yüksek Mahkeme, fon yönetimini derhal ülkenin en büyük kamu bankası olan State Bank of India (SBI MF)'ye devretti (Tıpkı SPK'mızın İş Portföy'e devretmesi gibi!). • Hisseler ve tahviller tabandan panikle satılmadı; zamana yayılarak tasfiye edildi. • SONUÇ: Yatırımcılara yatırdıkları anaparanın TAM %109'U (anapara + nema) KESİNTİSİZ GERİ ÖDENDİ!
📌 2. EMSAL: ABD (Madoff / Irving Picard Modeli - 15,5 Milyar $ Kurtarıldı) • Madoff vakasında kağıt üzerindeki 65 milyar dolarlık fiktif kâr patladığında atanan tasfiye kayyumu "CLAWBACK" (Geri Alma) kuralını işletti. • Fon batmadan hemen önce fiktif kârları realize edip erken kaçan imtiyazlı odakların ve yöneticilerin hesaplarındaki paralar mahkeme kararlarıyla zorla geri alındı. • SONUÇ: Saadet zincirinden 15,48 Milyar Dolar nakit toplanarak mağdurlara iade edildi!
🇹🇷 TÜRKİYE İÇİN 3 ADIMLI KURTULUŞ FORMÜLÜ:
1️⃣ Madoff Modeli (İİK Md. 277-280 Tasarrufun İptali): Fonlar patlamadan hemen önce fiktif kârlarla havuzdan erken çıkış yapan şüpheli transferler, ilişkili kişiler ve yöneticilerin hesapları MASAK ve Savcılık eliyle geriye dönük incelenmeli; haksız çekilen bu kaynaklar tasfiye havuzuna iade ettirilmelidir.
2️⃣ Franklin Templeton Modeli (İş Bankası Tasfiyesi): Taban serisindeki hisseler borsada haraç mezat satılmamalıdır. TP2'nin kasasındaki ~55 Milyar TL hazır devlet tahvili ve Takasbank BPP nakdi, 16 Eylül 13:30 öncesi satış emri verenlere (PBLK) öncelikli borç olarak derhal dağıtılmalıdır.
3️⃣ Tera Yatırım’ın 22,5 Milyarlık Resmi Nakdi: Tera Yatırım Menkul Değerler’in 30 Haziran resmi KAP bilançosundaki 22,5 Milyar TL'lik Nakit ve Nakit Benzerleri Tasfiye Kurulu’nca korumaya alınmalı ve fona olan borçların kapatılmasında kullanılmalıdır.
Çaresiz değiliz! Dünya bu sınavları verdi ve yatırımcısını korudu. Türkiye Cumhuriyeti devleti ve yargısı, bu formülle 511 bin vatandaşının hakkını söke söke alacak güçtedir!
#Bist #TeraPortföy #TP2 #SPK #MASAK #Fonzedeler #Adalet
Fon operasyonunda ilgili şirketlerin yöneticileri gözaltına alındı, tutuklananlar oldu.
Birinci derece yakınları dahil para hareketleri MASAK’a havale edildi.
Mal varlıkları donduruldu.
Bunlar doğru ve yerinde hareketler.
İğne ucu kadar sistemde açık bırakılmamalı.
Bir de madalyonun diğer yüzü var.
Bu olup bitenleri denetlemek ve düzenlemekle sorumlu kamu görevlileri görmezlikten mi gelinecek?
Hiçbir şey olmamış gibi görevlerine devam mı edecekler?
Beceriksizliğin, sorumsuzluğun veya ihmalin bir faturası olmayacak mı?
Piyasalarda yeniden güven inşa edilecekse denetleyici ve düzenleyici kamu kurumları da silbaştan ele alınmalıdır.
Yaptığı kimsenin yanına kalmamalıdır.
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, fon operasyonu kapsamında Tera, Pusula, Hedef ve Bulls finans şirket yöneticilerinin mali verilerini MASAK’tan istedi.
Bu kapsamda fon ve alt şirket yöneticileri ile birinci derece yakınlarının son 2 yılda yurtdışına para transferi veya kripto varlık çıkarıp çıkarmadıkları da araştırılacak.
Bir nevi fon şirketlerinin tomografisi detaylı olarak çekilecek.
Doğrusu da budur.
Şahısların üç beş liralık iban gönderileri incelemeye alınırken, 1.5 yılda 60 kat hormonlu büyüyenlerin gözardı edilmesi, adalet duygusunu zedelerdi.
Kimseye husumetim yok.
Kimseyi peşinen suçlu ilan etmiyorum.
Ama adalet terazisinin herkesi adil tartmasını istiyorum.
Umarım, başarılır.
Bazı kurumlar 17/09/2026 saat 13:00 öncesinde verilen satış emirlerini kendi sistemlerine aldı ancak daha sonra bu emirler iptal edildi veya TEFAS'a iletilemedi.
Burada yatırımcı açısından açıklığa kavuşturulması gereken bir durum oluşuyor.
Yanlış görmediysem, SPK'nın mevcut bilgilendirmesinde bu konuya ilişkin ayrıca bir düzenleme veya açıklama bulunmuyor ve söz konusu emirler genel tasfiye süreci kapsamında değerlendiriliyor.
📌 Yatırımcıların mağduriyet yaşamaması adına, bu durumla ilgili SPK tarafından ek ve net bir bilgilendirme yapılmasının önemli olduğunu düşünüyorum.
@spkgovtr