Neden Interaktive Brokers Üzerinden İşlem Yapıyorum?
ABD piyasalarında büyüme ve teknoloji hisselerinde swing trade yaparken en kritik konu doğru altyapıdır. Birçok yatırımcı arayüzü kolay olduğu için yerel ve popüler aracı kurum uygulamalarını tercih ediyor. Ancak profesyonel ölçekte trade için bu altyapılar oldukça yetersiz kalıyor. Kendi işlemlerimi neden dünyanın en büyük aracı kurumu olan Interactive Brokers $IBKR üzerinden yürüttüğümü 3 maddede özetledim:
1. Pre ve After Market Saatlerinde Stop-Limit Güvencesi:
ABD piyasalarında en sert hareketler ve bilançolar seans dışı saatlerde (Extended Hours) gerçekleşir. Yerel uygulamaların en büyük eksiği, pre ve after market saatlerinde stop-limit emirlerinin çalışmamasıdır veya kötü çalışmasıdır. Gece gelen kötü bir haberde risk yönetimi yapamazsınız. IBKR'da ise "Outside RTH" seçeneğiyle stop limit emirleriniz 16 saat (gece piyasasında çalışmaz) kesintisiz ve kusursuz çalışır. Risk yönetiminiz şansa kalmaz. Gece piyasasında ise normal limit emir ile işlem yaparak manuel müdahale edebilirsiniz. Yani haftanın 5 günü 24 saat risk yönetimi yapabilirsiniz.
2. Sınırsız Küresel Erişim (Global Markets):
Popüler yerel platformlar sizi genellikle sadece Türkiye borsası ve kısıtlı bir ABD hisse senedi listesiyle sınırlar. IBKR ise dünyanın neredeyse tüm borsalarındaki hisselere, opsiyon zincirlerine, futures (vadeli) kontratlara, emtialara, büyük kripto paralara tek hesaptan erişim sağlar. Makro anlatıyı eksiksiz bir şekilde trade pozisyonuna dökebilmek için bu küresel erişim oldukça büyük avantaj sağlar.
3. Kurumsal Ölçek ve Güvenilirlik:
Yatırım ve trade yaparken sermayenizi emanet ettiğiniz aracı kurumun gücünü, ani şoklar ve ekonomik kriz anlarında donup donmayacağı belirler. $IBKR, milyarlarca dolarlık özsermayesi olan, Nasdaq'ta halka açık işlem gören ve dünyanın en büyük kurumsal fonlarının da kullandığı küresel bir devdir. Finansal gücü ve regülasyon standardı tartışmasız üst seviyededir.
Özetle; arayüz kolaylığı yerine seans dışı saatlerde stop çalıştırabilen ve risk yönetimini eksiksiz yapmanızı sağlayan profesyonel araçları seçmek uzun vadede pahalı hataların önüne geçer. Yerel uygulamalar arayüz olarak kolay gelebilir ancak seans dışı saatlerde stop çalıştıramamak, volatility (oynaklık) anlarında paranızı kilitlemek demektir. Profesyonel trade, profesyonel araçlar gerektirir. Risk yönetimini şansa bırakmamak için altyapınızı IBKR gibi kurumsal seviyeye taşımanızı öneririm.
Önemli Not: $IBKR İLE HİÇ BİR İŞBİRLİĞİM YOKTUR! Zaten finans influencerları ile de işbirliğine ihtiyacı olan bir aracı kurum değil. 🙂
🚨 BREAKING: Google Gemini can now analyze any stock like a Wall Street analyst (for free).
Here are 10 insane Gemini prompts that replace $5,000/month Bloomberg terminals:
(Save this 🔖 you’ll need it later)
Dünya yeniden taraf tutma heyecanına kapılmış durumda. Herkes bir sonraki kazananı arıyor: ABD mi, Çin mi, Rusya mı?
Sonra da o hızlı sonuç çıkıyor: Kim güçleniyorsa ona yaklaşmak gerek ama meseleye Türkiye’den bakınca bu konuşmaların çoğu biraz lüks kalıyor.
Çünkü bizim gibi ülkeler için tarih, çoğu zaman kazananın yanında saf tutma fırsatı olmuyor aksine büyük güçlerin arasındaki sertleşmenin bedelini ödeme biçimi oluyor.
Merkezdeki ülkeler güç geçişini yönetmeye çalışırken, çevredeki ülkeler bunun sonuçlarını yaşamaya başlıyor: enerjide, ticarette, para biriminde, güvenlikte, teknolojide.
Belki de bu yüzden bugünü doğru okumak için iki şeyi aynı anda görmek gerekiyor. Birincisi, güç geçişi gerçekten sertleşiyor; Organski-Kugler’in anlattığı gibi, yükselen güç ile mevcut lider arasındaki mesafe kapandıkça dünya daha istikrarlı değil, daha gergin hale geliyor.
İkincisi, bu gerginlik bizi yeniden büyük etki alanlarının dünyasına itiyor; Polanyi’nin “tame empires” dediği türden, doğrudan işgal etmeyen ama çevresinde ekonomik ve siyasi alan kuran merkezlere.
Yani önümüzdeki dönemin meselesi yalnızca kim kazanacak sorusu değil. Asıl mesele Türkiye, Brezilya, Hindistan gibi ülkelerin bu yeni bloklaşan dünyada neyi koruyabileceği, neyin maliyetini ödeyeceği, ne kadar bağımsız kalabileceği?
Klasik cevap “Denge” ama “ ortada durayım, bana dokunmasınlar” dengesi değil bu. Daha zor bir şey…farklı güç merkezleri arasında ezilmeden, hepsiyle belli ölçüde çalışabilmek; birine tamamen teslim olmadan ötekinin düşmanı haline gelmemek; ekonomik çıkarı, güvenliği, enerjiyi, ticareti ve diplomatik alanı aynı anda taşımaya çalışmak…
ABD borsasına yatırım yapıyorsanız mutlaka vergi planlaması hayatınızın bir parçası olmalı.
Çünkü kazancınız yüksekse (sadece hisselerden değil, maaş da ve diğer yan gelirlerle birlikte) vergi oranı %40'a kadar yükselebilir.
Bu planlamada zarardaki hisseleriniz size büyük avantaj sağlayabilir.
Diyelim ki $NOW hissesine 100.000$ yatırdınız ama hisse %50 değer kaybetti.
50.000$ zarardasınız.
Bu tip düşüşlerde yükselişi beklemek yerine hisseniz hemen satmak ve şirketin geleceğine/hissenin yeniden yükseleceğine hala inanıyorsanız hemen geri satın almak akıllıca bir strateji.
Çünkü bu strateji ile yıl sonu vergi matrahınızdan;
50.000*%40=20.000$'a kadar indirim hakkı kazanabilirsiniz.
(Not: Türk vergi mevzuatı bu anlık satış/alımlara izin veriyor. Bu ABD mevzuatında yasak.)
Böylece diğer (yıl sonunda toplamda kar etmek koşulu ile) Service Now hisseniz düştüğü yerde kalsa bile zararınız 50.000$ değil, 30.000$ olur.
Bu nedenle borsa geri çekilmelerinde karda olduğum hisseleri tutmaya devam ediyor, zararda olanları satıyorum.
Geçen yıl Kasım-Aralık arasında portföy performansımın nispeten kötü olmasının nedeni de bu.
Çok karlı olduğum hisselerde yaşanan değer kaybı onları sattığım zaman ki olası vergi zararımdan büyüktü.
Ama bu tür ince planlamalar bizim twitter anonimleri için aşırı komplike olduğundan sadece portföy yıllık toplam brüt getirisinin azalmasına odaklandılar elbette.
Peki hocam bu vergiyi eninde sonunda ödemeyecek miyiz?
Eğer hep kar etmeye devam ederseniz elbette ödeyeceksiniz.
Ama ABD borsalarından kazançlarda enflasyon düzeltmesi yapabiliyorsunuz. Yani toplam vergi matrahızı enflasyona karşı koruyorsunuz.
$ kurunda enflasyonun üzerinde bir yükseliş olursa vergi matrahınız aniden sıçrayabilir, o risk var.
Sözün özü: Vergi planlaması yapılmayan portföyleri getirisi palavra getiridir.
Magnesium supplements contain different forms of magnesium. Let’s take a look at them, starting with the worst.
1. The worst magnesium - Magnesium oxide is the worst yet most common magnesium supplement. It only has a 4% absorption rate. It’s also very expensive!
2. Magnesium sulfate has a 10% absorption rate and a high laxative effect. It may help relax your muscles superficially.
3. Magnesium orotate has a 15% absorption rate. This form of magnesium can penetrate the cell and increase energy. Magnesium orotate also works as an antioxidant and supports the DNA.
4. Magnesium taurate has a 20% absorption rate and supports heart health, blood pressure, and the nervous system.
5. Magnesium lactate has a 25% absorption rate and is more gentle on the GI system. It supports the cardiovascular system and can improve energy. Magnesium lactate is often used topically, which may be beneficial for your muscles.
6. Magnesium citrate has a 30% absorption rate. It can help prevent kidney stones and is good for cardiovascular issues and blood pressure. It can also help with detoxification.
7. Magnesium malate has a 40% absorption rate. It’s beneficial for chronic fatigue syndrome and fibromyalgia.
8. Magnesium threonate has a 75% absorption rate. It supports cognitive function and is a good form of magnesium for sleep.
9. The best magnesium - Magnesium glycinate is the most absorbable type of magnesium. There are a lot of magnesium glycinate benefits. It’s gentle on the GI system, helps prevent muscle spasms, supports sleep and relaxation, and reduces stress. Magnesium glycinate may help relieve migraines and won’t interfere with other minerals.
@VeysiCe Benim açımdan, hocam, yanlış düşünüyorsunuz. Silah olmaz, bıçak olurdu ya da başka bir şey. Asıl önemli olan, orada bulunan öğretmenlerin de ruhsatlı silah sahibi olmaları gerektiğidir. İyiler, silahlı olmadıkları sürece kötüler kötülük yapacaktır.
Kilis Sokaklarına Fransız Tabur Komutanı Tarafından Asılan İlanın Bir Sureti
Memleket içinde kargaşa gerçekleştiği takdirde Fransız askeri komutanı aşağıdaki tedbirlerin uygulanmasını emretmiştir.
1- Sokaklar makineli tüfek, el bombası, gazlı obüslerle süpürüleceğinden düşmanlık fikri taşıyanların hanelerinde kalması lazımdır.
2- Herhangi bir hanede silah patlarsa o hane tamamıyla yakılacaktır.
3- Bütün Türk memurlarının yetki ve hükümleri geçici olarak düşürülüp askeri komutana ait olacaktır. Kurulacak sıkıyönetim ve savaş divanı bütün halk üzerinde hayat ve ölüm hükmünü vermeye yetkilidir.
4- Her kimin silah taşıdığı görülürse sorgusuz kurşuna dizilecektir. Kargaşa zamanında öldürülen ve yaralanan her Fransız askerine bedel iki adam kurşuna dizilecektir. Mahkûm olanı bilmek için kuraya başvurulacaktır.
İrade-i Millîye Gazetesi
22 Aralık 1919
Ne kadar da mevcut silah kanununa benziyor değil mi?
Maddeleri okuyunca bir an bizim silah mevzuatını okuyorum zannetim 😁
Not: Murat Dağ X hesabından alınmış olup sadece yorum bana aittir.
https://t.co/E8xgkclwqL
🐂 Diyelim ki $NVDA için yükseliş bekliyorsunuz.
Ama $180'den 100 hisse, $18000 demek.
Evet, CALL opsiyonu alabilirsiniz.
Fakat vade sonu, hisse fiyatının strike fiyatının altında kalabileceğinden çekinip, fazla para bağlamak da istemiyorsunuz.
Çözüm basit.
Bull Call Spread.
Örneğin, bugün gidip Temmuz 2026 için $180 strike CALL almak isteseniz maliyetiniz $1625 olur.
Ve bu işlem size 100 adet $NVDA alma hakkı verir.
Şimdi aynı vadede, daha yüksek bir strike fiyatından bir CALL satarak bu pozisyona karşılık prim topladığınızı düşünün.
Mesela, Temmuz 2026 için $210 strike CALL satarak anında $535 prim toplayabilirsiniz.
Böylelikle reel maliyetiniz $1090'a düşmüş olur.
$18000 yerine $1090 ile aynı yönde pozisyon.
Ve %94 daha az sermaye ile.
Üstelik, en kötü senaryoda, tek CALL opsiyonu ile $1625 kaybedecekken, şimdi en fazla $1090 kaybedeceksiniz.
Peki dezavantajı ne?
$210'dan CALL sattığınız için yukarı yönlü getirinizi sınırlamış oluyorsunuz.
Rakamlarla göstereyim.
Diyelim ki Temmuz vade sonunda Nvidia,
$195 kapatırsa,
Hisse %8 getirirken, CALL opsiyonu %8 zarar yazar.
Ama Bull Spread, 38% getirir.
$200 kapatırsa,
Hisse %11, CALL opsiyonu %23 getirir.
Ama Bull Spread, 83% getirir.
$210 kapatırsa,
Hisse %17, CALL opsiyonu %85 getirir.
Ama Bull Spread, 175% getirir.
Yani hisse getirisinin 10 katı.
Yalnız $210 üstünde, getiriniz %175 ile sınırlı kalır.
Mesela, $NVDA $220'ye çıksa bile, Bull Spread size yine %175 getirecektir.
Kısacası $210 üzerinden vazgeçerek, $210'a kadar olan yükselişi maksimum 10x kaldıraçla ve daha ucuza yakalamayı tercih ediyorsunuz.
📌 Şimdi gelelim asıl meseleye.
Bu kadar detaylı yazdım ama maalesef yerli morumsu renkli aracı kurum, bugün bu bahsettiğim Bull Spread işlemlerini açmanıza izin vermiyor.
Ama iş 5 kata kadar kredili işlem olunca, hiçbir kısıt yok. Orada kapılar sonuna kadar açık.
Risk azaltan stratejiler yasak, riski büyüten seçenekler serbest.
Gerçekten ilginç bir önceliklendirme.
Üstelik geçmişte defalarca dile getirmemize ve tüm uyarılarımıza rağmen, kullanıcılara opsiyon satış imkanı sunulmadan, opsiyon işlemleri apar topar devreye alınmıştı.
Yani hedge edemiyorsun, spread kuramıyorsun ama tek taraflı risk alabiliyorsun.
Bu ne perhiz, bu ne lahana turşusu.
Neyse, siz yine de Bull Call Spread öğrenin.
Özellikle belirli bir band içine sıkışmış hisselerde çok işe yarar. 👇
Bize göre 21 yaşını doldurmuş, ruhsal yönden silah taşımaya engel bir sağlık durumu bulunmayan, adli sicil bakımından uygun olan her bireyin silah taşıma ruhsatına erişebilmesi gerekmektedir. Ancak ,mevcut yasal çerçeve ve uygulamalar dikkate alındığında, en azından hayati tehlikesi bulunan sivil vatandaşlar veya mesleği gereği hayati tehlike altında bulunabilme ihtimali olan özel meslek mensubu sivil vatandaşlar bakımından dahi silah taşıma ruhsatına erişimin artan mali yükler nedeniyle dolaylı biçimde yok edildiği yönünde güçlü bir fiili görünüm ortaya çıkmaktadır.
2022 ve 2024 yılları arasında silah ruhsat harçlarında meydana gelen artış ile sivil taşıma ruhsatı sayısındaki değişim birlikte değerlendirildiğinde, mali yük artışı ile ruhsat talebindeki daralma arasında istatistiksel olarak doğrudan bir paralellik bulunduğu açıkça görülmektedir. 2022 yılında silah taşıma ruhsatı harcı 10.359 TL, bulundurma ruhsatı harcı 3.315,10 TL ve yivsiz tüfek ruhsat harcı 80,20 TL seviyesinde iken, izleyen yıllarda yeniden değerleme oranları ve yüksek enflasyon etkisiyle bu tutarlarda çok ciddi artışlar meydana gelmiştir. Aynı dönemde açıklanan resmi istatistiklere göre sivil taşıma ruhsatı kategorisini oluşturan meslek mensubu taşıma ve can güvenliği nedeniyle verilen taşıma ruhsatlarının toplam sayısı 2022 yılında yaklaşık 185.153 iken, 2024 yılı itibarıyla yaklaşık 150-155 bin bandına gerilemiştir. Bu durum iki yıl içerisinde yaklaşık %17-%20 oranında bir düşüşe işaret etmektedir. Söz konusu nicel gerileme, ruhsat harçlarındaki yüksek artışın; ruhsat yenilememe ve taşıma yerine bulundurma ruhsatına yönelme gibi sonuçlar doğurduğunu istatistiksel olarak ortaya koymaktadır.
Bu süreçte özellikle 06.09.2025 tarihli Cumhurbaşkanlığı kararı ile harç tutarlarının kısa süre içerisinde yaklaşık iki kat artırılması, sivil taşıma ruhsatına erişimi mali açıdan son derece güçleştirmiş ve uygulamada sivil taşıma ruhsatının dolaylı biçimde ortadan kalkmasını başlatan bir etki yaratmıştır. Ani ve yüksek oranlı mali artışların, ruhsat yenileme davranışı ve yeni ruhsat talebi üzerinde daraltıcı etki doğurduğu istatistiksel olarak uyumlu görünmektedir.
2026 yılına ilişkin ayrıştırılmış güncel istatistik verileri henüz kamuoyu ile daha paylaşılmamış olmakla birlikte, ruhsat harçlarının özellikle taşıma ruhsatı bakımından çok yüksek seviyelere ulaşmış olması, sivil taşıma ruhsatı talebindeki daralmanın daha da derinleştiğini gösteren güçlü bir fiili durumu ortaya çıkarmaktadır. Nitekim mesleğe yeni başlamış ve gelir düzeyi sınırlı olan özel meslek mensupları açısından taşıma ruhsatı harcının 187 bin lira seviyesine çıkması, ruhsat alma veya yenileme hakkının fiilen kullanılamaz hale gelmesine yol açabilecek ölçüde ağır bir mali külfet doğurmuştur. Can güvenliği nedeniyle ruhsat talep eden kişiler bakımından ise bu yüksek maliyet, kişinin yaşam hakkını koruma ve meşru müdafaa imkanını etkin biçimde kullanabilme kapasitesini dolaylı yoldan zayıflatmaktadır.
Bu nedenle ruhsat harçlarının aşırı yükseltilmesi, uygulamada ruhsat hakkının kullanılmasını güçleştiren ve bireyin etkin savunma imkanını dolaylı yoldan yok eden ölçüsüz bir mali engel niteliği taşımakta; istatistiksel veriler ışığında sivil taşıma ruhsatı talebinde ortaya çıkan belirgin daralma da bu durumun somut göstergesini oluşturmaktadır.
Silah taşıma iznini, yeterliliğe göre değil mesleklere göre verirseniz; olayın dönüp dolaşıp geleceği nokta, tam olarak budur.
Bir insanın muhtar, belediye başkanı vs olması trafikte motosiklet kullanması için yeterli görülmezken neden silah taşıması için yeterli görülmektedir?
Mevcut sistemde silaha elinin bile değmemesi bile gereken binlerce adam sadece belirli bir işi yapıyor diye belinde tabancası ile serseri mayın gibi dolaşırken silaha sahip olabilecek ehliyete sahip kimseler kendisini ve ailesini koruyamıyor.
6136 sayılı Kanun baştan aşağıya yanlışlarla doludur ve yürürlükte kalmaya devam ettikçe, bilinçli silah sahipliği ve silah kültürü oluşturmak imkânsızdır.
Aşağıdaki olaya gelecek olursak bu adam İçişleri bakanlığı tarafından derhal görevden alınmalı ve havaya attığı fişek başına, adam öldürmeye teşebbüsten yargılanıp ceza almalı.
1 milyar insan Google Maps’i sadece yol tarifi için kullanıyor. Oysa içinde öyle özellikler var ki, Maps artık bir navigasyondan ziyade bir Yapay Zeka asistanı. 🧠
📌 Mutlaka kaydedin, lazım olur.
İşte işinize en çok yarayacak gizli özellikler:
Normal bir insan elinde bıçakla size saldırmaya çalıştı ve siz de onu tüfekle vurdunuz. Meşru müdafaadan ceza almıyorsunuz.
Saldırgan sahipsiz bir köpek size saldırır ve siz de onu tüfekle vurursanız hapse giriyorsunuz.
Evet saldırgan pire torbası insandan daha değerli TR'de.
Şu tip paylaşımların tuzağına düşmeyin.
Ben zamanında Paypal'da düşmüş ve ağzımın payını almıştım. Bir şirket ucuzluyor diye iyi bir yatırıma dönüşmez.
Daha köklü soruların sorulması gerekir.
Mesela Uber'in rekabet avantajı nedir?
Yazılımı diyemezsiniz herhalde.
Google ve Tesla gibi şirketler benzer yazılımları çok hızlı geliştirebilirler.
Marka bilinirliği mi?
Evet çok bilinen bir marka. Peki Tesla veya Google değil mi?
Geniş müşteri kitlesi ve dağıtım ağı mı?
Evet, Uber bu yönüyle. çok güçlü. Ama sonuçta daha ucuza benzer bir hizmeti sağlayan birisi çıkarsa ne olur?
Müşterinin Uber'den vazgeçmesini ne engelleyebilir ki?
Uber'in asıl gücü pazar konumlaması zayıf olan şoförlerin emeğini ve sermayesini kendi lehine kullanabilmesidir.
Tüketiciye ulaşmak için kendi çözümlerini geliştiremeyen araç sahipleri Uber'e teslim olurlar. Uber de böylece düşük sermaye ile büyür.
Peki kendi otonom araç filolarını kurabilen çok güçlü Tesla veya Google gibi devler Uber'e teslim olurlar mı?
Hiç sanmam.
Piyasa işte bunu fiyatlıyor.
Evet Uber hissesi piyasanın geneli ile birlikte yükselebilir. Ya da Uber yüksek bir fiyata belki satılabilir.
Ama iş modelinin temeli bombalanan bir şirket Uber.
Sadece ucuz diye teknoloji hissesi alınmaz.
Bi Tüv-Türk terörü eksikti.
Adamlara dair şikayetleri görmezden gele gele terörist olmalarını sağladık.
Polis memurunu linç ederek öldüren bize ne yapmaz.