Kahve fiyatlarına isyan eden genç:
"Maliyeti 20 lira yok. 10 katı, 200 liraya koymuş.
İçine koyduğun bir buz, bir su; ikisi de zaten aynı şeyden, sudan oluşuyor.
Bir espresso kahve koyuyorsun ya içine. Bu fiyatları ne yapacağız arkadaşlar?"
tatilde gün boyu yatılmaz? her dakika bir şey yaparsın odaya da sadece uyumak için gelirsin otel o kadar önemli değildir. siz ne kadar sıkıcı insanlarsınız ya bi biz mi gizli koy, şelale arıyoruz ya da hiking filan yapıyoruz+
@kkavuk@DeportesReports Adam inanılmaz bir profesyonel gerçekten. Şu an ekiple de çok güzel bir uyumu var, umarım senelerce devam eder. Beşiktaşı bir çok Beşiktaşlıdan çok daha iyi tanıyor ve genimizi biliyor adam gerçekten
@Sofia_u7@HarryClov3r You framed your sentence wrong. One reason trichromatic vision evolution was succesful was that it allowed people to spot ripe and healthy fruit while evading danger. Evolution is not a logical player that makes choices on a character sheet. It is a hit&miss luck based gamble
Ege köylerinde zeytinyağlı dolma yapınca yoğurt isteyen kocasına “zeytinyağının asiditesini, damakta bıraktığı polifenol acısını bastırmamalısın ki yağın tazeliği anlaşılsın” diyen bir kadının dramasını anlattığım Polifenol isimli filmim 7 Ağustos Cuma sinemalarda
Urla’da yaşadığım dönem orada yeni açılan bir ege restoranına gitmiştim, işletmeci her sipariş verene “zeytinyağlının yanına yoğurt vermiyoruz yalnız” diye uyarıda bulunuyordu, bir de “zeytinyağlılar limonla yenir!!1” diye ders veriyordu. Neyse dedim gastronomik titizlik konsept restoran için artı puandır bana göre o yüzden kadının daha istemeden millete yoğurt yok diye parmak sallamasını görmezden gelebilirim diye düşündüm. Siparişler geldi baktım salata için zeytinyağı getirmişler, hemen tatmak istedim çünkü o çok katı YOĞURT YENMEZZZ kuralı esasen kullanılan zeytinyağının asiditesini, damakta bıraktığı polifenol acısını bastırmamak içindir yani zeytinyağının tazeliği ve kalitesi anlaşılsın diyedir ama kullandıkları zeytinyağı bildiğimiz market zeytinyağı çıkmıştı. Fine dining mekan olmamasına rağmen porsiyona üç tane lahana sarması koyup üç iskender parası almışlardı hiç unutmuyorum. Özetle diyeceğim şu; yemek eşlikçileri için bu kadar katı kurallar peşine düşeceksiniz o kuralların anlamını bilip altını dolduruyor olmanız lazım. Yoksa imaja tapan imposter gibi görünüyorsunuz. O Urla’lı restoran da battı bu arada, ben de zaten sıfır puan vermiştim…
Çalıştığım firmada bir Çinli, bir Kenyalı, bir Meksikalı var. Üçü de Türkiye’de yaşıyor, üçü de bu kişiden çok daha güzel konuşuyor. Hanımefendi Türkçeye Giriş 101 dersinden 35 falan alabilir en fazla. Kendini ifade edebilmek bilişsel kapasite göstergesidir
Diksiyonunuzu düzeltebilirsiniz ama düzenli kitap okumuyorsanız cümle yapınız terk ettiğiniz ağız hakkında inanılmaz ipuçları veriyor ya hahahahahahahahahah
Bir kadın, Kürt olduğu için iş arkadaşı yüzünden zorbalandığını anlattı:
🔸“Çalıştığım ofiste çok sevdiğim bir arkadaşım vardı. Ama bu arkadaşım tam bir Kürt düşmanıydı.
🔸Sürekli bana Kürtlerle alakalı espriler yapıyordu. Mesela ‘Bir arabada 2 Kürt varsa arabayı kim kullanır?’ diye soruyordu.
🔸‘Kim kullanır?’ diyince ‘Jandarma’ deyip kahkaha patlatıyordu.
🔸Counter oynarken beni de çağırıyordu ‘Karşı tarafa terörist lazım, gel’ diyordu.
🔸Bir işimi yapmasını istediğimde asker selamı verdirerek istiklal Marşı’nın 5 kıtasını okutuyordu.
🔸Okumazsam asla yapmıyordu.”
Sana soracaktı insanlar da hayatını nasıl yaşayacağını sjshahaha kendinizde bu konularda insanlara akıl verme hakkını bulurken mesela düşünüyo musunuz o kişi de “o saç rengi ne öyle ne zevksiz ve varoş, anlayana” falan derse ne düşüneceğinizi?
Ayıla bayıla yaptırılan o dövmeleri neden hayatınızın en güzel gününde dantel eldivenlerle saklıyorsunuz. O eldivenlerden bile görünüyor. Güzel yüzünüz yeterdi oysa ben burdayım demeye. O dövmelere hiç gerek yok. Bu twiti de dövme yaptırmayı düşünenler için yazdım. Anlayana.
Bu tarz yorumlar da ayrı bir komik oluyor. Levent Kırca kimsenin hoşgörüsüne sığınmıyordu, sığınmaya ihtiyacı da yoktu zaten. O dönemlerde herhangi bir hükümetin bu şekilde bir şey yapması tahayyül bile edilemeyecek bir şeydi. Darbe dönemleri haricinde bu tarz bir şey imkansızdı.
deniz göktaş'ın siyasi mizahı öyle 90'ların levent kırcalarına, plastip show'larına falan benzemiyor; onlarda da siyasi eleştiri vardı ama "devlet büyüklerimizin engin hoşgörüsüne sığınarak" yapıldığı da hep hissetirilirdi. deniz göktaş'ın mizahı nokta atışı, öyle hoşgörü falan da beklemeyen bir yaratıcılığın eseri, cesaret bakımından ferhan şensoy'a daha yakın bir mizah.
@GizemDilanA@itsryuren Tıp literatüründe zaten Dilanlanmak diye geçiyor bu tabir. Almanlar Dilannungen der, italyanlar Dilaniacci der, Fransızlarda Dilanignon der. Taklitler aslını yaşatırmış… bugün bunu çalan yarın bir gün neler çalmaz
@elharadrim@doguyucel Zaten şu an yaygın olan yapay zeka dediğimiz ürünler aslında birer large language model. Kendisine sunulan kaynaktaki bilgileri derleyip bunun üzerinden sonuç veren, ama aslında akıllı düşünmeyi başaramayan, insan hayatını kolaylaştıracak ama insanın yerini alamayacak şeylerdir
@elharadrim@doguyucel Duyguların ne olduğunu anlasa da sanat türlerinde hiç bir zaman bir insan kadar etkili olamaz. Rasyonel alanlarda bizi önemsiz kılacaktır, ama bu gibi öznel alanlarda en fazla bir insanın ürettiği eserin kopyasını üreten insan zihninin bir kopyası olabilir, fazlası değil