Şunu da söyleyeyim İzmir'in insanı çok kibar ve sıcakkanlı. Birilerinin buralara gelip de hizmet vermesi gerekiyor.Dini bilgileri çok olmasa bile dine ve din görevlilerine saygılılar. Klavye delikanlılığı yapanların gelip buradaki insanlar için bir şeyler yapmalarını öneriyorum.
Birileri çıkıp da İzmir'e "gavur" deyince sormak geliyor içimden: Kusura bakmayın ama geldiniz bu insanlara dini hizmet vermek için çabaladınız da bu insanlar mı gavur oldu? İzmir insanı gayet de Allah'a inanan bir millet ancak ne yazık ki dini eğitimden daima mahrum kalmışlar.
Atama tercihleri yaparken çoğu insan "gavur" İzmir diye İzmir'i tercihlerine yazmak istemedi. Ben, zaten liseyi Kadıköy'de okumuştum, daha fazla ne görebilirim ki oraya da birilerinin gitmesi gerekiyor, diye düşündüm. İyi ki de öyle düşünmüş ve tercihimi yapmışım.
@dognntugce@elablogs Altın aldıysan tabii ki altın olarak vermen gerekir ki aslında İslam hukukuna göre de uygun olan ₺ aldıysan enflasyon oranını gözeterek ₺ borcunu vermendir. Sana borç veren arkadaşının @elablogs şu tavrın karşısında borç verdiğine pişman olmaması hiç işten değil.
@tevfik_hams Gönderilen yardımlar Gazze'ye giriyor mu girmiyor mu? Bir yandan sınır kapıları kapalı deniyor. Diğer yandan yardım kuruluşları yemek videoları paylaşıyor. Yardım gitmiyorsa o videolar eski mi?
@fikretcetinorg Hatta Hafız Selman İzbeli’ye milletvekilliği öneriliyor ama o “Hafız olduğum için başımı açmam, başımı açamayacağım için de Milletvekili olamam.” diyor. Kendisi Kastamonu Müdafa-ı Hukuk Cemiyeti kadın kolu kurucularından.
Tarih, 14 sağlık görevlisinin soğukkanlılıkla, insani görevlerini yerine getirmeye giderken öldürüldüğünü yazacak.
Tarih, 16 aydır Gazze’ye karşı Arap ve İslam dünyasının en büyük iş birliğini ve ihanetini yazacak.
Vallahi aklım artık almıyor, gözlerim artık gördüklerine inanamıyor kulaklarım duyduğu çığlıklara dayanamıyor.
Bu yaşadıklarımızı birisi bana anlatsa abartıyorsun derdim ama maalesef 16 aydır inanılmaz bir sessizlik içinde katlediliyoruz..!!
@avasas1@mehmetakifcan79@Foxsay_fs Bazen aradaki duruşmalar atlanıyor çünkü dosyanın avukatı bekletme talebi göndermiş oluyor.Böyle zamanlarda mescidin uzak olması çok büyük sorun oluyor.5 dakika bile çok önemli.E dışarıdaki camiye gitsen turnikeden kartla girmek zorundasın ki duruşma gününde orada da sıra oluyor.
Bir zamanlar, uzak şehirlerin birinde bir dede ile torunu yaşardı. Dedenin adı Halid, torununun ise Rim’di.
Rim, minicik elleriyle dedesinin sakallarıyla oynar; dizlerinde oturup masallar dinlerdi.
Halid, Rim’e "ruhumun ruhu" derdi. Çünkü Rim, onun yorgun kalbinin en güzel tesellisiydi.
Yaşadıkları topraklar, uzak diyarlardan gelen kötü adamlar tarafından kuşatılmıştı. İnsanlar, evlerinden çıkabilseler de şehirlerinin dışına gidemiyorlardı.
Fakat Rim, bunlardan habersiz masmavi gökyüzünün altında dedesiyle bisiklete binmeyi çok severdi.
Ama bir gün, bu mavi gökyüzü karardı. Şehir, uçakların sesleriyle titredi. Halid, Rim’i kollarına alıp saklamak istedi, fakat... Bir bomba düştü. Rim, toprağın kollarına gitti. Halid’in ruhunun ruhu, bir anda kayboldu.
Halid Rim’ini gözlerinden öperek uğurladı ve vasiyetini tekrarladı: “Ne olursa olsun iyilik yap.”
İşte o günden sonra Halid, Rim’in adını yaşatmak için her gün kedilere su verdi, çocuklarla oyunlar oynadı, yaşlılara yemek taşıdı.
Rim’in gözlerindeki parıltıyı kedilerin minnettar bakışlarında, insanların dualarında buldu. Yaptığı her iyilikte ruhunun derinliklerinde Rim’in adını duyuyordu.
Halid, bir gün pazarın ortasında, elinde birkaç ekmek torbasıyla insanlara yetişmeye çalışırken gökyüzü bir kez daha karardı. Aynı uğultu, aynı korku... O gün bir bomba daha düştü. Halid, toprağın üzerinde sırt üstü yatarken, bir zamanlar Rim’in masum gülüşleriyle doldurduğu gökyüzüne baktı.
Ve o anda Rim’i gördü. O, Halid’e doğru koşuyordu. Minicik elleriyle dedesinin elini tuttu ve “Artık yoruldun dede. Haydi, birlikte gidelim.” dedi.
Dünya bir kez daha sessizleşti.
Derler ki o günden sonra her kim bir kediye su verdiyse, bir açın karnını doyurduysa ya da bir çocuğun başını okşadıysa ruhunun derinliklerinde Rim’in adını duydu.
@Bodyguard_TURCO@EfendiTasarimci Psikoloji eğitimi tamamen batı odaklı. Bizim kültürümüzle uyan pek bir tarafa yok. Dolayısıyla edebin adabın psikoloji ile destekleneceğini hiç sanmıyorum.Tanıdığım dindar aile kızları, psikoloğa gittikten sonra kendi manevi değerlerine yabancılaştılar.
@teomankiziltas@noyanist Eskiden temizliğe giden kadınların eşlerinin çoğunun emekli olması sebebiyle geçim sıkıntısı olmayan/azalan kadınlar temizliğe gitmeyi bırakmış. Yani “teyze kıvamında” olanlar azaldı galiba. Bir de artık emek/güç gerektiren işler bilgi gerektirenlere göre daha pahalı.
@domestikgiller @ayeglacar “Araştırma ruhlu” kısmı için söylüyorum, İBB yaş sınırının 30 olduğunu söyledi ama aslında sınır 29’u doldurmuş olmakmış… 29’u doldurup 30’undan gün alan öğrenciler bu sebeple şaşkınlığa uğramış (belki de kandırılmış) olabilir.