@secilolojii Yakın akrabalar dahil ilkokuldan üniversiteye hatta mezun olup atanana kadar destek olduğuklarim içinde sadece 2 kişi vefalı çıktı. Birini hiç görmedim (Arnavutluktaydi) diğeri de üç yetimin neneleri nur yüzlü teyzem. Bunların duası beni birçok beladan korudu, biliyorum...
Milli takıma 16 milyon dolar prim dağıtıldığı ortaya çıktı.
İbrahim Hacıosmanoğlu, Erman Toroğlu’na açıklamalar yaptı:
- Montella görevine devam edecek.
- Futbolculara 16 milyon dolar prim dağıttık. FIFA’dan 14 milyon dolar geldi biz de üzerine 2 milyon dolar ekledik. Elemelere giderken kadroya çağırdığımız bütün futbolculara eşit böldük.
- Villalar SİT alanı falan değil. Bütün izinler alındı ve inşaat başlayacak. Kesinlikle söz verdiğim gibi futbolculara o villaları vereceğim.
- Fatih Terim yanlış yaptı. Özel yayın yaptı. Ne gerek vardı? Hesap sorma işi de yanlıştı.
@TselmesBi Matematiğin de kötü. Oran ve orantı ne demek önce bunu bir öğren. Pankisi vadisinde turistik geziye çıkmadı Türkler. Bilmiyorsun madem git sor ve öğren kaç kişi gitmiş. Fitnenin gereği yok.
@iTopWoman Avrupalılar bize yenildikleri için düşmanlar. Araplar da kendilerinin yapamadığını yapıp peygamber efendimizin övgüsünü alıp Romayı yıkıp İstanbul'u aldığı için. Avrupa'yı sikeyim. Asıl Avrupalı olmaya çalışan sizsiniz ezik ucubeler
Trump neden haftada bir Erdoğan'ı övüyor?
2 sebebi var: Birincisi kişisel, ikincisi jeopolitik.
Birincisi, adam Erdoğan'a hayran. Ve bu hayranlığında da samimi. Niye hayran? Çünkü kendisini deviren güçlerin Erdoğan'ı deviremediğini her hatırladığında hayranlığı artıyor.
Trump'ı deviren küresel güçler ve mekanizma, Erdoğan'ı deviremedi. Erdoğan 2009'dan beri o mekanizmaya, o mekanizmanın en güçlü olduğu zamanlarda, direndi. Ve başardı. Trump ise o mekanizmaya sadece 2020 yılında direndi. Ve devrildi.
İkincisi, artık çok kutuplu bir dünyadayız. Birilerinin diline pelesenk ettiği ve söylemekten keyif aldığı bu çok kutupluluğun raconu şudur: Küresel güçler bazı alanlardan geri çekilecek ve bölgesel güçler artık norm koyucu olacak. Bu normun ismi, bölgesel sahiplenmedir. Ve Türkiye bölgesel sahiplenmeyi gerçekleştirmek için gereken bütün istikrar sağlayıcı ve düzen kurucu kapasiteye sahiptir.
İç cepheyi tahkim stratejisi de, barış süreci de, birçok yerde askeri üsler kurma stratejileri de bu kapasiteyi artırma girişimleridir. Trump bu kapasitenin günbegün arttığını görüp hayranlığını gizleyemiyor.
Trump 2 hafta sonraki NATO Zirvesi'ne Avrupa'lı liderler için değil "Erdoğan'a duyduğum saygıdan geliyorum" derken de bölgesel ortaklarının kim olduğunu dile getirdi.
Barrack'ın, zamanında yaptığı "meşruiyet verildi" açıklaması da "Avrupa'ya karşı Türkiye'ye meşruiyet vermek" demekti. Zaten 2 hafta önce Trump Avrupalılara "patron siz değilsiniz, benim" demişti. Aslında yavaş yavaş "Patron Türkiye'dir" demeye giden yol döşeniyor.
Küresel güçlerin zaaflarına ve bölgesel güçlerin yükselişine aynı anda tanık oluyoruz. Türkiye bu sürece hem kurumsal hem de stratejik olarak hazırdır. (İdeolojik olarak hazır değil; bu ciddi bir sorun evet, ama bu, bir bahs-i diğerdir)
Türkiye'nin kapasite arttırma girişimi ve hazırlığı, gerçekten de hayranlık uyandırıcı; ve hayran olan sadece Trump değil.
Siz de hazır olun!
@maykinsaat Aşağı katlara inildikçe hasarın daha da artması dikkat edilmesi gereken en önemli noktalardan biri. Kesme kuvveti ve eğilme momenti binanın en alt katlarında (temel ve zemin kat) en yüksek değere ulaşır. Haliyle doğru proje + doğru uygulama hayat kurtarır...
Sultan Alp Arslan bir gün Hurdabe isimli bir katibi huzuruna çağırır ve onu sorgular: "Sen Batıniymişsin ve Bağdat halifesinin hak olmadığını söylüyormuşsun."
Hurdabe, bu söyleme karşı çıkar ve şöyle der:
"Efendim, bendeniz Batıni değil Şiiyim."
Bunu duyan Sultan Alp Arslan hiddetlenir ve şöyle cevap verir:
"Gidi kaltağın evladı! Sanki Rafızilik matah bir şeymiş gibi Batıni değil Rafıziyim diyorsun! Her iki tayfaya da lanet olsun!"