"İbn Haldûn'da Peygamber Tasavvuru" başlıklı çalışmamız Türkiye Diyanet Vakfı Yayınları tarafından neşredildi.
Ehl-i ilme, tâlibine, okuyucusuna hayırlı olsun. İstifade edeni bol olsun.
@Diyanetvakfiyay
Tarihi bir NATO Zirvesi, güçlü bir ekip, ortak bir tecrübe…
Sayın Büyükelçimiz Prof.Dr. @hasandogan ‘ın koordinasyonunda, farklı dönemlerde birlikte görev yaptığımız protokol mensuplarıyla yeniden aynı hedef için çalışmanın gururunu yaşadık.
Kurumsal hafıza, tecrübe ve ekip ruhu her zaman en büyük gücümüz 🤲
Hem öğrenci hem de hoca için mutluluk anı olan törende, bir hoca böyle bir saygısızlığa maruz kalmamalıydı.
Elinden diploma alınan, muhtemelen ders de alınan hocaya saygısızlık edilmiş. Hadi hoca-öğrenci ilişkisini geçtik, bilgiye de mi saygı kalmadı, hem de felsefe bilgisine.
Yasin Ramazan çalışkanlığı ile nam salmış gerçek bir entelektüel. İlgi budalası bu çocuk iki gündür gündemde ancak toplumumuza katkı sunacak olan böyle kıymetli bir hocanın bıraktığı eserler olacak, anlık şovlarla sahnede yer edinmeye çalışanlar değil.
Bu zihniyet 28 Şubat'ta kendi ideolojisinden olmayanları diploma almaya dahi layık görmedi. Yok saydıkları adamlar döndü hoca oldu, şimdi beynini yıkadıkları öğrencileri örgütleyip seramonide yok sayıyorlar. Yasin hocanın tepkisi umarım daha anlaşılır olmuştur.
Boğaziçi'ndeki törende bir kez daha gün yüzüne çıkan ideolojik zihniyetin artıklarını Mim Kemal Öke şöyle deşifre ediyor. Liyakat ehliyet sahibi hocalarına paraşüt diyerek tahfif etmelerinin arka planında da onların dini değerlere sahip olmaları var, gerisi lafügüzaf..
İlahiyat lisansın...
Çıldırdığınız şey tam olarka bu. İlahiyat okuyan birinin ideolojik olarak kendinize layık gördüğünüz yerlerde bulunması. Bu nezaketsizliği yapan öğrenci de sizin zihniyetinizden. Sadece şimdiye kadar dik duran birini görmemiştiniz.
Röportajında davranışının sebebini, Yasin hocayı tanımamak ve ondan ders almamak şeklinde açıklamıştı. Haber sitesi ile yaptığı mülakatta ise hocanın kendisinin çap danışmanı olduğunu ve gerçek sebebin hocayı "paraşüt" olarak görmesi olduğunu söylemiş.
Güya Felsefe okumuşsun şu savunman kadar desteksiz, saçma ne olabilir. Milleti salak mı sanıyorsun. Adam bölüm başkan yardımcısı. Dersine girmesine gerek yok. Kişisel inancına, görüşüne hakaret etmemiş bir hocayı kameraların önünde değersizleştirme girişimin son derece kabalık.
Boğaziçi kendi gibi düşünmeyen herkesin primtif düşünce düzeyinde olduğunu zanneden kibir abideleriyle dolu. Yasin hoca özelinde sindiremedikleri de bu zaten. Rektörü bahane ediyorlar ama asıl karın ağrıları hocanın dindar, muhafazakar bir aidiyetinin olması.
Törene katılıyorsanız seremoninin işleyişi nasılsa ona uyacaksınız. Yoksa gidip diplomanızı sekreterlikten alabilirsiniz. Ben orada kendimi değil Felsefe Bölümü'nü temsil ediyorum, sizin showunuzun bir parçası olamam.
Seremoninin işleyişi açısından değil de hocaya yapılan saygısızlık açısından bakıyorum ben. Haberi yapan Boğaziçi sayfasında bile hocaya "paraşüt akademisyen" demişler. Bence hocaya da sürekli bunu hissettirmeye çalışıyorlar bunlar. Hoca da sen benimle fotoğraf çekinmek istemiyorsan ben de diplomayı benden almanı istemiyorum demiş kısaca. Mağdur edebiyatı yapmasınlar.
• Turkiye-Saudi Arabia relations have recently evolved beyond diplomatic normalization towards a strategic and institutional partnership.
• This process, which is shaped on the basis of common historical memory and future vision, brings a new perspective to multidimensional cooperation.
Dr. Fatih Muhammed Çakmak (@fthcakmak) wrote for Platform.
https://t.co/pWSbiM67b1
• Türkiye-Suudi Arabistan ilişkileri, son dönemde diplomatik normalleşmenin ötesine geçerek stratejik ve kurumsal bir ortaklığa doğru evrilmektedir.
• Ortak tarihsel hafıza ve gelecek vizyonu temelinde şekillenen bu süreç, çok boyutlu iş birliğine yeni bir perspektif kazandırmaktadır.
Dr. Fatih Muhammed Çakmak (@fthcakmak) Platform için yazdı.
https://t.co/53fOyPvL9w
Şam'ın, Halep'in, Karabağ'ın özgürlüğünü gördüğümüz gibi inşallah bir gün Kudüs'ün de özgürlüğünü göreceğiz.
Benim valiyken Cenabı Hak'tan bir niyazım vardı. Malum burada beş sene valilik yaptıktan sonra Erzurum'a tayin oldum. İki buçuk sene de orada görev yaptım. İçten içe büyüttüğüm niyazım şuydu. Rabbim bana bir gün de olsa Kudüs Valiliğini nasip et diye.
Yine inanıyorum ki Cenabı Hak o günleri bizlere gösterecek. Mutlaka gösterecek. Ben buna bütün kalbimle inandım ve inanmaya da devam ediyorum. Geçmişte olduğu gibi yine oralar bizim olacak. Yine bizim hüküm ve tasarrufumuz altına inşallah girecek. Çünkü başımızda Recep Tayyip Erdoğan gibi bir küresel lider var. Bir dünya lideri var.
YENİ YAYIN!!
https://t.co/19XGLbsPhp
Dijital Cephe: İsrail ve İran Arasındaki Yapay Zekâ Destekli Siber Savaş
Füzeler fırlatılmadan, çatışmalardan çok önce siber cephede büyük bir savaş başlamıştı zaten. 🛡️⚡️+
📢 Tarih Araştırmalarında Veri Devrimi: Living with Machines
Geçmişi anlamak artık yalnızca arşiv belgelerini okumakla sınırlı değil. Büyük veri, yapay zekâ ve hesaplamalı yöntemler sayesinde tarih, ölçülebilir ve analiz edilebilir bir veri alanına dönüşüyor. Living with Machines projesi, bu dönüşümün en dikkat çekici örneklerinden biri olarak öne çıkıyor.
Sanayi Devrimi dönemine ait geniş veri setleri; gazeteler, nüfus kayıtları ve arşiv belgeleri üzerinden analiz edilerek, tarihsel süreçler daha önce mümkün olmayan bir ölçekte incelenebiliyor. Bu yaklaşım, yalnızca veriyi dijitalleştirmekle kalmıyor; aynı zamanda onu anlamlı, sorgulanabilir ve yeniden kullanılabilir hale getiriyor.
🔍 Neler sunuyor?
• Tarihsel belgelerin büyük ölçekli dijitalleştirilmesi ve veri setlerine dönüştürülmesi • Yapay zekâ ve veri bilimi teknikleriyle metin analizi • Toplumsal ve ekonomik değişimleri veri odaklı inceleme imkânı • Araştırmacılar için açık kaynak araçlar ve yeniden kullanılabilir veri altyapıları • Disiplinlerarası çalışmaları destekleyen yenilikçi yöntemler
🌍 Türkiye için ne ifade ediyor?
Bu tür projeler, Osmanlı’dan Cumhuriyet’e uzanan tarihsel süreçteki çok katmanlı yapıyı anlamak için güçlü bir model sunuyor. Benzer yöntemler; Osmanlı arşivleri, gazeteler ve nüfus kayıtları gibi zengin veri kaynaklarına uygulanarak Türkiye’de dijital beşerî bilimler çalışmalarının gelişimine önemli katkılar sağlayabilir.
Aynı yaklaşım, farklı dönemler ve diller üzerinden toplumsal dönüşümleri daha sistematik ve karşılaştırmalı biçimde inceleme fırsatı sunar.
Merkezimizden Seda Çakır projeyi sizin için değerlendirdi https://t.co/5U0J7f4c0d
E-Marefa Millî Kütüphanede Erişimde
E-Marefa veri tabanı; akademisyenler, araştırmacılar ve öğrenciler için Arap dünyasına odaklanan kapsamlı bir akademik içerik sunuyor. Hakemli dergilerden tam metin makalelere, istatistiklerden tezlere kadar geniş bir bilgi kaynağına erişim sağlanıyor.
Türk-Arap ilişkileri, Osmanlı tarihi ve kültürel bağlar üzerine özel içeriklerin yanı sıra; siyaset bilimi, sosyoloji, medya ve kültürel çalışmalar alanlarında zengin bir sosyal bilimler koleksiyonu kullanıcılarla buluşuyor.
E-Marefa Millî Kütüphanede kullanıcı erişiminde.
@TCKulturTurizm@yazgi_gokhan
Ankara Yıldırım Beyazıt Üniversitesi Rektörümüz Sn. Prof. Dr. Ali Cengiz Köseoğlu’nu genel merkezimizde misafir ettik.
Kıymetli hocamıza katılımları ve genç arkadaşlarımızla değerli paylaşımları için çok teşekkür ediyoruz.
@acengizkoseoglu@ybuankara@gencmemursen
Bir veciz söze denk geldim:
"Nuh'un ömrü kadar yaşayacağını umuyor (bin sene)
Ancak bilmiyor ki Allah'ın emriyle her gece yeni bir şey getirir."
Fazla umma ki dünyan esaretin olmasın.
Dinî Araştırmalar Veri Tabanı (DAVET)
İlahiyat alanındaki yazma eser, kitap, tez, makale ve bildiri gibi akademik çalışmalara açık erişim bağlantıları sunan bir akademik bilgi ağı ve atıf dizini
https://t.co/KTgsR7jZyD