İslam tarihinde ilk defa tüm camiler cuma gün boş..!
Kabe ıssız,garip..!
Bizi kapından kovma Yarabbi..!
Sen Kâbeni,yeryüzünde içinde Allahın adı anılan camilerini öksüz kimsesiz koyma,mahsun bırakma yarabbi..!
Bizi affet,bize merhamet et,bize acı..!
Boykot, öfkeyle atılan bir tweet olmaktan çıkmalı artık.
Ne alınmayacak, yerine ne alınacak, hangi mağazadan alınacak, kaça satılıyor…
Hatta yerli ve milli bir satış portalında online satış olsa
Tek site, net liste, şeffaf fiyat
https://t.co/dXqoV5wxoS
Epstein belgeleri sistemin sağının da solunun da bir olduğunu gösteriyor ama fazlası var.
Bu belgeleri servis edenin de sistem olduğu unutulmamalı. Peki aşılanan ne?
"İnsan" dünya egemenliğini hak etmiyor.
"İnsan" dünya egemenliğini kaybedecek.
@nevsinmengu Islak saçlı siyonistim Nevşin'im epstein lağımını sığ ve dangalak diye nitelendirmek biraz ayıp olmuyor mu?! Bu ağır şizofren sapkınlar şeytana hizmet edenler sığ öyle mi?! İslam düşmanlığı ve nefretiniz seküler gözlüklerinizi boka bulamış ama karanlıktayız bile diyemiyorsunuz!!
Pedofili ve çocuk istismarının “LGBT ajandası” dahilinde normalleştirildiği, bunu dile getirenlere “komplocu” dendiği bu çağda sesim ulaştığı kadar sormak istiyorum:
Çocukları kim koruyacak!? [Flood]
"Neden kimse yargılanmıyor?"
Çünkü mailler ortada ancak Epstein öldü (?), bu maillerle ilgili bir suç duyurusu, bilinen bir mağdur yok, dolayısıyla "iddia" olarak kalıyor...
İlk davayı açan ve Prens Andrew ile fotoğraı bulunan Virginia Giuffre geçen sene intihar etti (?)
İngiliz medyasına göre iki yetişkinin kendi isteğiyle başka bir ülkeye taşınmasını 85 yılın en kötü kraliyet krizi.
Ama 4 Epstein kurbanının adını verdiği Prens Andrew değil.
Monarşinin temsili olduğundan emin miyiz?
90’larda 18 yaşında Maraşlı bir genç garsonluk yaptığı tatil yöresinde 13 yaşında bir İngiliz kız çocuğuyla ilişki yaşadı, İngiliz aile olayı öğrenince sert tepki gösterdi ve kızları o gençle birlikte Maraş’ın yolunu tuttu. Aile reşit olmayan kızlarının zorla alıkonulduğu iddiasıyla şikayetçi olunca Maraşlı genç evlenecekleri savunmasını yaptı ancak çocuğun yaşı evlenmeye engeldi. İngiliz büyükelçiliği devreye girdiği sırada kızın hamile olduğu ortaya çıktı, bunun üzerine Maraş’ta imam nikahı kıyılarak ‘çift’ Maraş’ta hiçbir şey olmamış gibi yaşamına devam etti. ‘Çift’in hayatı o kadar ünlendi ki ana haber bültenlerine konu oldu, her akşam Maraş’taki muhabirlere bağlanılarak konu romantize edildi, üstelik de bunu yapanlar dönemin en ‘seküler’, ‘ilerici’, ‘çağdaş’ geçinen enkırmenleriydi. Bu yaşananlara İngiltere’nin siyasi baskısı eklenince o dönem Yunanistan’la yaşanan Kardak krizinden sonra ikinci milli dava haline geldi konu, İngiltere haddini bilmemekle suçlandı, kahvehanelerde röportaj yapılan insanlar İngiliz diplomatlara parmak sallamaya başladı. Nihayetinde çocuklarını İngiltere’ye götürmeyi başardı aile, Türk medyası ise o reytinge doyamadığı için kızın ardından bir televizyon dizisi çekildi bu ilişkiyi anlatan, başrol oyuncusu Maraşlı gençti, partneri ise yine canlandırdığı çocuğun yaşlarında bir kız. İngiltere büyükelçiliğinin canhıraş hukuk mücadelesinin sonunda, Türkiye’de kahraman ilan edilen Maraşlı genç sadece 28 gün hapis cezası aldı(bildiğim kadarıyla o da ya para çevrildi ya da infaz edilmedi). Bugün aynı olay yaşansa 2005 yılında yürürlüğe giren ve sonradan yaptırımları daha da ağırlaşan ceza mevzuatı sebebiyle 30 yıldan fazla hapis cezası alması işten bile değil o gencin, hem de şikayet tarihinde tutuklamak kaydıyla. Bu da böyle bir ‘Old Laik Days’ öyküsü.
Tarkan Konserlerinde 90lar Türkiye'sini güzelleyen, "Old Laik Days" özleyen arkadaşlara Candan Erçetin klibi ile cevap vereyim!
Siz 90larda askeriye başta devlet kurumlarında bekar kadınlardan "bekaret raporu" istenebildiğini biliyor muydunuz? Okullarda bekaret kontrolü yapıldığını hatırlıyor musunuz?
Ülkenin geri kalanını geçtim, İstiklal'de dahi kadınların bugünkü kıyafetler ile yürüse başlarına ne gelirdi hiç biliyor musunuz?
Peşlerine onlarca erkek takılır, "kaç para" diye sorarak "fahişe" muamelesi yapardı, hatırlıyor musunuz!
Size 95 yılından İstiklal manzarası, bakın sokakta kaç kadın var!
Sizin özgür Türkiye, 90lar diye hatırladığınız neredeyse her şey 2000-2012 arasındaki Türkiye'ye ait.
90ların OHAL Türkiye'sini söylemiyorum bile;
Oralar Batı Şeria'dan pek de farklı değildi...
PS: 90lar Türkiye'sinde Metallica, İron Maiden baskılı t-shirt giyenleri polis gözaltına alıyordu.
Üstümde Metallica baskılı t-shirt var diye polis gözaltına alacaktı, son anda kurtlmuştum.
@EmrahC1oglu Adamlar 2 dönem İBB’yi yönetti yapmadıkları pislik,iğrençlik kalmamış!
Peki Erdoğan gibi 25 sene yönetseler ülkenin halini düşünebiliyor musunuz!
2020 yılında Ricky Gervais’in ünlülere pedofili ve Jeffrey Epstein üzerinden laf soktuğu ayrıca #Epstein'in asla intihar etmediğini haykırdığı video dünyada tekrar gündem oldu.
Hiçbirinde zerre utanma yok gülüyor hâlâ pişkin pislikler.
#EpsteinFiles
📌 Batı pisliğe battı❗️
Mossad bağlantılı uyuşturucu ve fuhuş baronu pedofili milyarder Jeffrey Epstein'la ilgili 3 milyondan fazla yeni dosya, 2 bin video ve yaklaşık 180 bin görsel yayımlandı.
Belgelerde Epstein'ın Trump, eski İsrail Başbakanı Ehud Barak'ın yanı sıra, Elon Musk, Bill Gates, eski Britanya Prensi Andrew, yönetmen Woody Allen gibi çok sayıda isimle bağlantısı dikkat çekiyor.
#Epstein #EpsteinFiles #Epsteinleaks
Bu fotoğrafa iyi bakın. İnsani yardım için Afrika’ya gidip 103 çocuğu kaçırırken yakalanan bir grup Fransız (ve diğer Batı ülkelerinden) aktivist.
Jeffrey Epstein'in çocuk kaçırma mevzuları konuşulurken aklıma Çad’da dinlediğim hikâye geldi.
Fransız insani yardım derneği Arche de Zoe, Çad’daki ıssız bir havalimanına 103 çocukla gidiyor ve bunların Sudan’dan getirilen yetimler olduğunu söylüyor. Normalde Çad’da bir Fransıza müdahale etmek kolay değildir ama bir polisin cesareti oyunu bozuyor. Polis, çocuklardan biriyle konuşunca çocukların Çadlı olduğunu ve kaçırıldığını anlıyor.
Tabii olay tüm ülkeye yayılınca gizlemek mümkün olmuyor. Yakalanan insani yardım çalışanları mahkum edilmesin diye devreye dönemin Cumhurbaşkanı Sarkozy giriyor ve bunları Fransa’ya götürüyor.
Önce çocukların ailesine tazminat ödenmesine karar veriliyor sonra Fransız Başbakan “Fransızların vergilerini bunlara vermem” diyerek vazgeçiyor.
İşin ilginç yanı Çad da dahil olmak üzere 14 Afrika ülkesi ulusal rezervlerini 1961’den beri Fransa’da tutmak zorunda. Yani Fransız hazinesi, Afrika’dan yıllık 500 milyar dolar kazanç ve getiri elde ediyor.
Tüm bunlar aklıma Çadlı rehberimizin son cümlesini getirdi: “Gerçek ortaya çıktı ve böylece Batı’nın yalnızca yer altı kaynaklarımızı değil, çocuklarımızı da çaldığını öğrendik.”
Not: Tüm anlattıklarımın detayları hâlâ haberlerde duruyor, inceleyebilirsiniz
Kılıcı parlamayanın, yere akan kanını parlatırlar!
Venezuela’da yaşananlar bir "demokrasi operasyonu" mu, yoksa tarihin en büyük yağmalarından biri mi? ABD jetleri askeri noktaları vururken dünya, Trump'ın "Venezuela Devlet Başkanı ve eşi yakalandı, ülkeden çıkarıldı" açıklamasını izledi. Ne mahkeme, ne hukuk, ne de meşruiyet... Sadece saf güç!
Uluslararası Hukuk: Bir "Çöp Torbası" mı?
Bize yıllarca anlatılan o "insan hakları", "sanat", "felsefe" ve "demokrasi" kavramları; aslında orman kanunlarının geçerli olduğu bu dünyada sadece güçlünün sopasına verilen isimler mi? İsrail içeride muhalefeti dizayn ederken, ABD dışarıda bombalayıp yağmalıyor.
Yağmanın Bilançosu:
Neden Venezuela? Çünkü mesele hiçbir zaman "özgürlük" olmadı. Mesele:
170 ton altın
303 milyar varil petrol
6 trilyon metreküp doğalgaz
Demir, boksit, elmas ve koltan yatakları...
Toplamda 25 trilyon dolarlık devasa bir ekonomi!
"Ucuz iPhone" ve "Lazer Kesim Don" Meselesi
Peki, halk neden direnmedi? Birileri daha ucuza iPhone alabilmek, Amazon’dan, Temu’dan alışveriş yapabilmek için vatanını, liderini ve geleceğini teslim etti. İçerideki "işbirlikçiler" ise bu yağmayı alkışlarla kutladı.
Aynı senaryo 15 Temmuz’da Türkiye’de de denendi, ancak bu aziz millet "ucuz alışveriş" için değil, tam bağımsızlık için canını ortaya koydu.
Bugün Venezuela’da yaşananlar, 1948’den beri kurulan bu adaletsiz dünya düzeninin en çıplak halidir. Unutmayın; savunma sanayi, yerli ve milli siyaset sadece bir tercih değil, hayatta kalma meselesidir.
#Venezuela #ABD #Maduro
Maduro'yu kaçıran Amerika ama bizim muhalefet sabahtan beri Erdoğan'ı konuşuyor yine.
Aynı hayali kuruyorlar çünkü.
Avrupada şikayet etmedikleri ülke kalmadı. Abd ye trip attılar olmadı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan o kadar nefret ediyorlarki hepsi vatanını bayrağını namusunu satacak haldeler.
Allah bu hainlerin eline düşürmesin bu ülkeyi !!!
Bugün Venezuela’ya yapılan 15 Temmuz’da Türkiye’ye yapıldı.
Erdoğan milletiyle dimdik durdu.
Vatan topraklarında ölmek varken, gavur topraklarında esir hayatı yaşayamam!
Venezuela Devlet Başkanı Maduro beni ülkesinde ağırladığında, hafızama kazınan şu sözleri dile getirdi:
“Dünyamızda; sokaklarımızda, evlerimizde ve zihinlerimizde dolaşan kanserli bir Siyonist hareket var olduğu sürece gerçek bir istikrardan söz edilemez. Bu Siyonizmle yüzleşilmedikçe ve ona karşı kararlılıkla durulmadıkça vicdanlarımız asla huzur bulmayacaktır.”
Kim olursa olsun mazlumların safında yer almak, Amerika’yı ve Siyonist İsrail’i memnun etmeyecektir. Ancak bugün hepimiz, insanlığın vicdanı adına, Amerikan-Siyonist işgale karşı Venezuela’nın yanında duruyoruz.