2014'te IŞİD’in kuşatmasındaki Kobani’ye gitti, yaralandı, ama bir daha Rojava’dan elini çekmedi. Hâlen orada senaryo dersleri veren Çakar’la Qamişlo kentinde buluştuk, Rojava'nın savaşta ve öncesinde çektiklerini onun etkileyici anlatımından dinledik.
https://t.co/7Rh1A3bBAX
Küresel çapta toplumsal ve kurumsal olarak boykot edilen, Avrupa'da konserleri iptal edilen ve yasaklanan karaktersiz, kadına şiddet ile tanınan, ırkçı Kanye West dün İstanbul'da hayatının konserini verdi. İnsanlar da bu adi herifin kariyerine destek olmak, para kazandırmak için konserine gitti. Ayşe Eser meseleyi çok güzel anlatmış, dinleyin.
22 yaşındaki Hüsamettin Yaman, İstanbul Üniversitesi Teknik Bilimler Meslek Yüksekokulu öğrencisiydi. “Pankart taşımak” suçlamasıyla tutuklanmış, yaklaşık 15 gün cezaevinde kaldıktan sonra 6 Eylül 1990 tarihinde tahliye edilmişti.
#CumartesiAnneleri1102Hafta
"Bir Sosyal Hizmet Emekçisi; Bir Psikolog Ölümden Döndü. Sorumlusu; Antidemokratik Yönetim Anlayışında Israr Edenler, Çalışma Hakkı ve Yaşam Hakkımızı Yok Sayanlardır" başlığıyla tüm illerde Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlükleri önünde basın açıklamaları gerçekleştirdik.
🚩Mersin
🚩Van
🚩Hakkari
🚩Sinop
“Ali Kemal Çınar’ın ‘Valahî’ filmi de tam olarak böyle bir yerden konuşuyor: Anadil meselesini bir kimlik tartışması olmaktan çıkarıp bedende hissedilen bir sızıya, susturuldukça büyüyen içsel bir sese dönüştürüyor.”
Sırrı Süreyya Önder’i vefatının birinci yılında anıyoruz. Hayatı, siyaseti ve barış çabasıyla bıraktığı boşluğu Ertuğrul Kürkçü'yle konuşuyoruz.
@ekurkcuHDP@SpotBasin
https://t.co/A4tAcZSkv6
Bugün şampiyonluk sevincini yaşarken, kalbimizin bir köşesinde derin bir özlem var.
Barışa, insana ve umuda dair sözleriyle hafızalarımıza kazınan Sırrı Süreyya Önder’i saygı, rahmet ve özlemle anıyoruz.
Bu şampiyonluğu; inandığı değerler, hayalini kurduğu barış ve mücadele ettiği güzel yarınlara ithaf ediyoruz.
💚❤️
Îro em kêfxweşiya şampiyoniyê dijîn, lê di quncikekî dilê me de hesreteke kûr heye.
Em Sırrı Süreyya Önder ê ku bi gotinên xwe yên li ser aştî, mirov û hêviyê di hişê me de hatiye neqişandin, bi rêzdarî, dilovanî û hesret bi bîr tînin.
Em vê şampiyoniyê; diyarî nirxên ku wî bawerî pê dianî, aştiya ku wî xeyala wê dikir û pêşerojên xweş ên ku wî ji bo wan têkoşîn dida, dikin.
Sırrı Süreyya Önder anılıyor
🔸Kızı Ceren Önder Kandemir: "Can buraya 'dedemin bahçesi' diyor. Hatıralarına bakmak acı verir sanıyordum ama öyle tatlısın ki neşe veriyor."
🔸Kandemir, "Geçen sene bugün AKM'de günlük şiirleri okumaya çalışmıştım, yalnızca sonuna gücüm yetmişti. Bugün tamamını okumaya ve dostlarına seni kendi sesinden dinletmeye geldim" diyerek, Sırrı Süreyya Önder’in sesinden kaydedilen şiiri katılımcılarla paylaştı.
➡️İzlemek için: https://t.co/WeCPAK1zD1
deniz naki 2015’te süper lig’de oynarken ve o seviyede gayet rahat oynayabilecek bir yeteneğe sahipken iki lig aşağıya, amedspor’a gelmişti. türkiye’de çözüm sürecinin sona erdirildiği ve her yerde bombaların patladığı, kürtler’e yönelik siyasi baskının en yoğun olduğu dönemlerde şehmus özer ile birlikte kulübe önderlik ettiler. kaptan şehmus özer 2016 aralık’ta trafik kazasında hayatını kaybettikten sonra deniz naki birçok sorumluluğu üstlendi, bu yaklaşımı onun türkiye’de futbol oynamasının cezalar ve baskılarla son erdirilmesine kadar devam etti.
berk ismail ünsal ve şu an hala kulüpte olan çekdar orhan ise amedspor’un 23-24 sezonunda 1. lig’e çıkmasına öncülük ettiler. her birinin ve zamanla belki de hikayesi anlatıldığında daha detaylı anılacak nice ismin çabası, emeği, mücadelesiyle amedspor süper lig’de. hiçbiri unutulmaz.
Van’da bir çocuğun yaşamını yitirdiği, bir çocuğun ağır yaralandığı köpek saldırısına ilişkin konuşan Amca Veysi Özsoy, köpeklerin jandarmaya ait olduğunu iddia etti.
Aramızdan ayrılışının birinci yılında sevgili yoldaşımız Sırrı Süreyya Önder’i, sonsuzluğa uğurlandığı Zincirlikuyu Mezarlığı’nda anıyoruz.
3 Mayıs Pazar günü saat 13.00’te düzenlenecek anma törenine tüm dostlarını, yoldaşlarını ve halklarımızı davet ediyoruz.
Barışın yılmaz elçisi, seni unutmadık, unutmayacağız.
Başaran Aksu: "Öncelikle burada değişik mikrofonlar görüyoruz, sevindik. İşçilerin eylemini görmediler bugüne kadar. Bakanlık önünde görmeleri sevindirici."
İnanılır gibi değil.
Maden işçileri günlerdir haklarını arıyor.
Hak ararken zulme uğruyor.
Sonunda şirketten itiraf gibi skandal bir açıklama geldi.
İşçilerin ücretlerini aylardır ödemediklerini itiraf ettiler.
Özetle şöyle diyolar: "Ücretleri ödeyemedik ama işçiler eylem yapmasın!"
Türkiye'de angarya yasaktır!
İşçiler köle değildir!
Ücretlerin zamanında ödenmesi zorunludur.
Pes doğrusu!
Ve önemli soru şu: Başkentin göbeğin işçiler hak ararken, şirket suçunu itiraf ederken, hak arayan işçiler kolluk kuvvetlerince dağıtılırken ülkenin Çalışma Bakanı nerede?
İşçilerin yanına gitmeye, sorunu çözmeye vakti mi yok, gücü mü yok?
Dün Şanlıurfa’da, bugün Kahramanmaraş’ta yaşanan okul saldırıları, yalnızca iki ayrı olay olarak değerlendirilmemli; aynı zamanda içinde bulunduğumuz psikososyal iklime dair güçlü bir uyarı olarak görmemiz gerekiyor. Uzun yıllar bu tür saldırıların “uzak” coğrafyalara, özellikle Amerika Birleşik Devletleri’ne ait olduğu düşünülürdü. Oysa bugün görüyoruz k; mesele coğrafyadan çok, kırılgan gençlik deneyimleri, erişilebilir şiddet araçları, kontrolsüz silahlanma ve dijital dünyada dolaşan içeriklerle ilgili. Şiddetin dili de, şekli de sınır tanımıyor; özellikle kimlik arayışının yoğun olduğu ergenlikte, görünür olma ihtiyacıyla birleştiğinde çok daha tehlikeli bir forma bürünebiliyor.
Bu noktada incel söylemleri, mizantropi, yoğun öfke ve dışlanmışlık hissi gibi parçalı ama birbirini besleyen dijital alt kültürlerin etkisini ise göz ardı edemeyiz. Bu yapıların çoğu organize bir “akım”dan çok, algoritmalarla büyüyen ve taklit, özenme etkisiyle yayılan bir iklim yaratıyor. Ve bu iklimde bazı gençler için şiddet, bir “var olma” yolu gibi algılanabiliyor. Mesele artık yalnızca güvenlik değil; gençlerin öfkesini, yalnızlığını ve görülme ihtiyacını şiddet dışı alanlarda nasıl tutabileceğimizle ilgili. Bunlar Milli Eğitim Bakanlığı'nın ne kadar gündeminde orası muamma. Çünkü başka işlerle fazlası ile meşguller...