5 ay önce Nusaybin’de bayrağımızı indirip yerlerde sürükleyen Diyar Koç, tahliye edildi.
Diyecek söz kalmadı.
Yazık ki ne yazık.
Bir de şov yapmışlar...
Yazık.
Kızılcagün Platformu olarak beşinci durağımız Kocaeli!
20 Haziran Cumartesi günü düzenlenecek "Açılım Tehlikesi ve Milli Birlik" panelimize Türk milletini davet ediyoruz.
Yer: İzmit Belediyesi Dernekler Yerleşkesi (Eski Necati Gençoğlu Kültür Merkezi)
Orhan Mah. Devran Cad. No: 77, İzmit/Kocaeli
Bak ne diyor Aslanlar:
Lütuf isyemiyoruz; haklarımızı verin.
Ne o hakları?
Vatanı uğruna çarpışırken kırpmadıkları gözleri, Yürürken esirgemedikleri bacakları, düşünmedikleri psikolojileri, tetikten çekmedikleri ellerinin karşılığı.
Bunları kaybederken düşünmediler.
Ama şimdi geride kalan onlar.
Geride kalmışken yaşamaları için gerekli koşullarının düzeltilmesini istiyorlar. Yok mu buna hakları?
Elbette var. Şu an bu yazıyı özgürce okuyabiliyorsan Onların sayesidedir. Şimdi Gazilerine destek ol.
Kara Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Metin Tokel, "Agit Civyan" kod adlı PKK’lı terörist Vahiyettin Karay’ın amcaoğlu Seyfettin Karay’ı kendi otelinde ziyaret etmiş!
Yakın akrabası PKK yöneticisi olan biriyle orgeneral seviyesinde bir temas daha önce hatırlamıyorum!
Hayırdır, toplumu neye hazırlıyorsunuz Metin Tokel? Size “açılım” konulu “devlet aklı” talimatı mı verildi?
En çok merak ettiğim şey de ne biliyor musunuz…
Hani 2016 yılında, eski Başbakan Binali Yıldırım, bulunduğunuz tümeni ziyaret ettiğinde, “Zatıalinizin buraya gelişiyle başta tümen komutanı ben olmak üzere onur duyduk. Bu onuru ruhumuzda ve tüylerimizde şu anda yaşıyoruz” demiştiniz ya…
Şu anda tüylerinizde ne hissediyorsunuz merak ediyorum!
Diken diken oldular mı mesela?
Korku mu, endişe mi, yoksa büyük bir heyecan mı duydunuz?(!)
Fıkra bu ya...
Bir Türk, bir Kürt bir gün Amerikan Hastanesi açılışında buluşmuşlar…
Türk, memleketin en zengin adamlarından biriymiş.
Kürt ise başbakanlığa kadar yükselmiş...
Bir gün demişler ki: “Gel beraber Amerikan Hastanesi açalım.”
Kürt şaşırmış: “Niye Amerikan?”
Türk demiş ki: “Bizde her şey yerli ve milli olunca insanlar şüpheleniyor.”
Açılış günü gelmiş…
Takımlar giyilmiş.
Kurdeleler hazırlanmış.
Kameralar kurulmuş.
PR ekipleri yerlerini almış.
Türk mikrofonu eline almış, hazır yanımda Kürt varken, Kürtlerle ilgili espri yapayım demiş...
Bir şeyler söylemiş.
Önce yanındaki Kürt gülmüş.
Herkes gülmüş.
Ortamı görüntüyü alan kameraman da gülmüş.
Aralarından hiç kimse, "ya bu espri olmaktan çok, münasebetsiz bir şeye döndü, bunu yayınlamayalım" dememiş.
Sonra video yayılmış.
Bir anda herkes ayağa kalkmış:
“Bu nasıl espri?!”
“Bu kabul edilemez!”
“Bu çok yanlış!”
Adalet Bakanlığı devreye girmiş. Soruşturma açılmış.
Kürt şaşırmış: “E iyi de ben de gülmüştüm?” demiş.
Türk daha çok şaşırmış: “E videoyu siz yayınlamadınız mı?” diye diretmiş.
PR ekibi sessizce ortadan kaybolmuş.
Amerikan Hastanesi ise faaliyetlerine devam etmiş.
Türk'lerin Suriye'ye girebilmesi için 2.170’TL ödeyerek vize başvurusunda bulunması gerekiyor.
Suriye’lilerin Türkiye'ye girebilmesi için herhangi bir belgeye ihtiyacı olmadığını tüm dünya gördü.
Türkler mütekabiliyet istiyor…
Müstafi Tümamiral Cihat Yaycı:
— Bunlar öyle faşist ki, “Doğu bizim, Batı hepimizin” diyorlar.
— Ahlat’a yerleştirilen 52 Ahıska Türkü ailenin tamamının oradan çıkarılmasını istiyorlar.
— Burası Türkiye değil mi?
— O zaman sen de buralardan defol.
Sokak röportajında konuşan vatandaş, ‘aynı gemideyiz’ diyerek hiyerarşik sıralamayı anlattı:
• En üstte saraycılar.
• Ortada yandaşlar.
• Arada Afgan ve Suriyeliler.
• En altta biz Türkler kürek çekiyoruz.
ABD ve İsrail ile savaş halinde olan İran, Irak’ın Süleymaniye kentindeki PKK’nın İran kolu PJAK kamplarını İHA’larla vurup yerle bir ederken, dünyanın en güçlü ordularından birine sahip koca Türkiye, bebek katili teröristbaşı Abdullah Öcalan’a sosyal ve hukuki statü vermeye hazırlanıyor...
Trajikomik ve gerçek!
İstanbul Beyoğlu'nda bir grup lise öğrencisi, elinde bağlaması bulunan arkadaşına "Çal hadi kardeşim," dedikten sonra hep birlikte aynı anda söyledikleri eşsiz eserle dinleyenlerin kulaklarının pasını sildi.
Bugün Çorluda 2 polisimizi şehit verdik.
İstanbulda, Avcılar'da plakasını gizleyen motosiklete dur ihtarında bulunan polisimize motosikleti kullanan 2007 doğumlu Mehmet B. silahını polise doğrultarak tetiğe basıyor ancak silah ateş almıyor.
Polisimiz, motosiklet sürücüsünü elinden yaralıyor. Motorsikletteki diğer şüpheli 1999 doğumlu Şehmus Y. kaçarken çantasını atarak üzerinde bulunan çelik yelek ile olay yerinden kaçıyor. Şehmus Y.'nin 2 kez kasten öldürme, uyuşturucu ticareti, gasp ve yağmadan 25 suç kaydı var.
Şahsın attığı çantadan bir adet AK-47 tipi otomatik tüfek bulunuyor. Şahsın kaçarken düşürdüğü telefonda ise Beylikdüzü'nde suikast yapılacak bir şahsın konum bilgisi, fotoğrafları ve araç plaka bilgilerinin yer alıyor.
Nasıl?
Polise ateş,
Çelik yelek
AK-47 (kaleşnikof)
2 kez kasten öldürme,
uyuşturucu ticareti,
gasp ve yağmadan 25 suç kaydı.
Suikast yapılacak kişinin bilgileri
ile sokaklarımızı işgal ettirdikleri kriminallerin arasında kendinizi güvende hissediyor musunuz?
Cem Küçük; 5 yıldır görüşmüyorum irtibatımı kestim muhabbetim yok
Ferhat Murat; ROK aslında AK Partili değil,CHP’ye daha yakın kankaları CHP’li
Ahmet Hakan; O kendini AKP’ye yakın gösteren bir sahtekar
İktidar değişince hep bir ağızdan kahrolsun AKP,biz CHP liyiz der bunlar 🤣
15 Mayıs 1919…
İzmir’e çıkan işgalci Yunan birliklerine karşı
“Olamaz! Olamaz! Böyle ellerini sallaya sallaya giremezler!” diyerek revolverine sarılan Hasan Tahsin, attığı ilk kurşunla Türk direnişinin kıvılcımını yaktı.
Öncü Yunan askerlerine ateş açan biri Yunan bayrağı taşıyan iki Yunan askerini yere seren Hasan Tahsin, aynı gün Yunan süngüleri altında şehit düştü.
O kurşun, milletin teslim olmayacağının haykırışıydı.
Ruhu şad olsun
Hasan Tahsin (Osman Nevres)
🇹🇷🤲