Kendi bünyenizde MEB’de olan öğretmenlerimizin şikayet dilekçeleri için ne yaptınız?
Bizden olanlar ve olmayanlar olarak baktınız!
Ayşe Irmak Koparan için ne yapıldı?
Yine manipülasyon yine suç bastırma yine aldatmaca!
Siz öğretmen sevmiyorsunuz bakan bey!
Sizi niye sevmiyoruz biliyor musunuz? Siyasi görüşünüzden ötürü değil; bir tane dürüst, insancıl, hakkaniyetli bir açıklama yapmadığınız için!!!!
AK Parti içinde büyük zararsınız!!! Kendi kitleniz içinde bile sevilmiyorsunuz!
Gelmiş geçmiş en manipülasyoncu, en eğitimden anlamayan, en kindar, en merhametsiz bakan sizsiniz!
#öğretmenleraçlıkgrevinde
Anayasal haklarını kullanarak seslerini duyurmak isteyen eğitimcilere suçlu muamelesi yapılması ve ters kelepçe takılması, mesleğin onuruna ve demokratik hak arama hürriyetine vurulmuş ağır bir darbedir. Öğretmenlerin yeri gözaltı araçları değil, sınıflardır. Onları bu çaresizliğe iten kölelik düzenine ve haksız puanlama ile yapılan mülakat sistemine göz yumanlar, hak arayanı susturarak kendi başarısızlıklarını örtbas edemezler.
Göreve geldiği günden beri okullardaki temizlik, bütçe, liyakat ve fırsat eşitliği gibi dağ gibi biriken yapısal sorunları çözmek yerine eğitimi ideolojik bir laboratuvara çeviren Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, eğitim camiasının değil, manipülasyonların bakanı haline gelmiştir. "Mülakat gibi mülakat" aldatmacasıyla binlerce gencin emeğini gasbeden, öğretmenlerin feryadına kulak tıkarken suni gündemlerle toplumu kutuplaştıran bu vizyonsuz yönetim anlayışı meşruiyetini yitirmiştir.
Eğitimi ve öğretmeni değersizleştiren, hak arayanı kelepçeleyen bu baskıcı ve manipülatif düzeni şiddetle kınıyoruz. Öğretmenlerin haklı mücadelesi susturulamaz!
Ağrı’nın Hamur ilçesinde görev yapan 27 yaşındaki öğretmen Irmak Ayşe Koparan’ın ölümü sadece bir haber değil; bu sistemin genç öğretmenleri nasıl tükettiğinin acı bir örneğidir.
Yıllarca okuyup sınavlardan, mülakatlardan, AGS süreçlerinden geçen insanlar; sonunda liyakatsiz yöneticilerin mobbingine, baskısına ve değersizleştirilmesine maruz kalıyor. İddialara göre Irmak öğretmen yaşadığı sorunları dile getirdi ama duyulmadı. Çünkü bu düzende çoğu zaman haklı olan değil, makamı olan korunuyor.
Bir öğretmen çocuk yetiştirmek için atanır, psikolojik savaş vermek için değil.
Genç bir öğretmenin daha hayalleriyle birlikte toprağa verilmesine sebep olan bu çürümüş düzen için gerçekten yazıklar olsun.
AGS tarihi icin bir kisi daha 5 temmuz önerirse carpicam agzina bi tane amk susun deli etmeyin insani bayram bayram, simdiye kadar halledemediginizi bir haftada mi halledeceksiniz diyenler var bir de EVET KANKA BIR HAFTADA HALLEDICEM O BIR HAFTAYA DA IHTIYACIM VAR BENIM KAPA CENENI
Öğretmenlere yatmak için fırsat doğdu diyen gerizekalılara sesleniyorum: Okullarda öğretmenden çok öğrenci var. Böyle bir saldırı olayında sizin de çocuklarınız tehlike altında. Bunu idrak edemeyecek kadar ahmak olmayı nasıl beceriyorsunuz. Sade öğretmenler değil tüm vatandaşın sokağa dökülmesi lazım. Bir düşünün bakalım, 10 yaşında çocuğunu okula gönderiyorsun kurşun yemiş olarak dönüyor sana?
Sosyal medyada öğretmen düşmanlığı yapılıyor. Buna bakanlık önlem almalı bunun sonu iyi değil dedik. Birçok kötülüğü körüklüyor dedik. Dikkate alınmadı.
Zorunlu eğitim uzun, okula gelmek istemeyenler zorla geliyor ve ciddi sorunlar çıkartıyor dedik ama öğretmenler değil özel okul babalarının dediği oldu.
Okullara giriş çıkışlarda sorunlar var. Öğrenciler de öğretmenler de risk altında dedik. Anlatamadık.
Daha dün eylem kararı alınınca bile öğretmenler yatıyor denildi. Tek kelime sahip çıkanımız olmadı.
Giden canlarımıza yanıyoruz. Çok yazık çok...
62 ilde 71 bin 757 ücretli öğretmen çalışıyor. 55 ilde öğretmen açığı 80 bin 449
Türk Eğitim-Sen’in, 81 il valiliğinden talep ettiği verilerle hazırladığı 2025-2026 Eğitim-Öğretim Yılı Ücretli Öğretmenlik Araştırması:
• 62 il valiliğinden gelen verilere göre 71.757 ücretli öğretmen görev yapıyor
• 55 il valiliğinden gelen verilere göre öğretmen açığı: 80.449
📍 En yüksek ücretli öğretmen sayısı:
İstanbul 21.947
Şanlıurfa 5.894
Ankara 3.662
İzmir 3.538
Gaziantep 3.063
🎓 Mezuniyet durumu:
• 30.536 eğitim fakültesi (%42,55)
• 35.359 lisans (%49,27)
• 5.862 ön lisans (%8,17)
➡️ Eğitim fakültesi mezunlarından daha fazla farklı lisans mezunu görev yapıyor
🧩 Özel eğitim:
• 20.979 ücretli öğretmen
• 2.205’i ön lisans mezunu
📚 Branş öğretmenliği:
• İhtiyaç: 40.581
• Ücretli: 25.010
👶 Okul öncesi:
• İhtiyaç: 3.551
• Ücretli: 6.706
🏫 Sınıf öğretmenliği:
• İhtiyaç: 13.595
• Ücretli: 19.062
📍 İl örnekleri:
• İstanbul: ihtiyaç 25.532 | ücretli 21.947
• Ankara: ihtiyaç 4.402 | ücretli 3.662
• Şanlıurfa: ihtiyaç 8.137 | ücretli 5.894
Bütün ömrüm boyunca biz iyi olalım, çocuklar iyi olsun, öğretmen iyi olsun, aileler iyi olsun, okullar iyi olsun diye uğraştım; ne yazık ki, ruhumuzun derinliklerinde kök salan, göstermeye çalıştıkça görmezden gelinen o devasa çürümenin altında kaldı bütün uğraşlarım, uğraşlarımız. Yine de durmadık. Biz öğretmenler hep yeniden başlarız, her yıl, her hafta, her ders yeniden başlarız. Buna alışkınız. Kolay kolay düşmeyiz, derdik. Bugün öyle olmadı. Fatmanur Öğretmenin haberini aldığımda onunla birlikte düştüm yere. Sadece ben değil, bütün öğretmenler, bütün meslektaşlarım hiçbir silginin toplumsal hafızamızdan silip atamayacağı bir yükle yüklendik, çöküp kaldık olduğumuz yere. Öğretmen kelimesi yeniden tefekkür edilmedikçe, öğrencinin tanımı yeniden yazılmadıkça, “öğretmeni say” cümlesi milyonlarca kez söylenmedikçe evlerde, okullarda, kalplerde, dudaklarda; kalkamayız ayağa. Çok üzgünüm. Bütün öğretmenler adına, bütün öğrenciler adına, bütün veliler adına çok üzgünüm.
Türkiye'nin en güvenilir kurumu olması gereken ÖSYM, maalesef süreç ortasında AGS içeriğine eklemeler yaparak 400 bine yakın öğretmeni mağdur etmiştir. Bu ilk değildir, bu zihniyetle yönetilmesi hâlinde son da olmayacaktır. Öğretmenler olarak hep bir ağızdan #BayramAliErsoyistifa diyoruz. Bu dakikadan sonra yapabileceğiniz en iyi hizmet istifa etmek olacaktır. Unutulmamalıdır ki İSTİFA DA BİR HİZMETTİR.
@OSYMbaskanligi
Bizler hayatımızın her anında en ufak meselelerde bile en doğru kararları alabilmek için istişare yaparken, “Ben yaptım oldu.” anlayışının eğitim camiasına ve özellikle meslektaşlarıma yapılan bu kötülüğün izahı dahi olamaz…
“Dün kaldır,bugün getir.” anlayışı ile MEB ve ÖSYM sınıfta kalmıştır.Sınava 6 ay kala ders sayılarında ve soru dağılımında artış ve azalma yapılması ve bazı branşlara Alan Sınavı getirilmesi kabul edilemez.
Bu serzenişimin Tarih branş sorularının azaltılması ile yakından uzaktan ilgisi yoktur ki bana göre 6 sorunun kapsamı tüm müfredatı kapsayacaksa Tarih ve Coğrafya derslerinin sınavdan tamamen kaldırılması ve soru sorulmaması meslektaşlarım için daha iyi olacaktır. En azından buraya harcayacakları zaman ve enerjiyi başka derslere vermeleri bilgi eksikliklerini kapatmaları açısından önemli hale gelecektir.
Ancak müfredatta tarih sorularını azaltsanızda bu gelişmeler karşısında bilim dünyası başta olmak üzere, eğitim paydaşlarının sessiz kalması, statülerini koruma güdülerine karşı haksızlıklara ses çıkarmayıp sinmelerini de ilerde okutulacak tarih kitaplarında yerini alacaktır.