Has anyone experienced a Tesla rear-ending a stopped vehicle while Autopilot was engaged? Our 2024 Model Y slowed down but didn't stop, resulting in a collision. Thankfully, no injuries. Tesla is reviewing the logs on Aug. 7. Video below. #Tesla#ModelY@elonmusk
@MichaelAArouet That’s true, but on the other hand, markets tend to be more prone to economic turmoil when there is less regulation—for example, the 2008 financial crisis.
@AkkocAyd@theilgaz Ben buna “din ile insanları aldatmak” diyorum. Bu tespitimi de bu işlerin kalbinde çalışmış ve doktora tezinde bu konuya ilişkin bir chapter ayırmış bir akademisyen olarak söylüyorum. İslam’da faizle kastedilen temerrüd faizidir.
Sweden is investing more than $110 million to bring printed textbooks back into classrooms.
After years of pushing digital learning, the Swedish government is reducing screen use in schools and renewing its focus on physical books. Over the past decade, many schools replaced textbooks with laptops and tablets, moving lessons, homework, grading, and parent communication almost entirely online.
During this period, student performance declined. Results from international assessments such as the OECD’s Programme for International Student Assessment showed drops in reading, math, and science, prompting officials to reconsider the role of screens in learning.
Research indicates that reading on digital displays can demand more mental effort than reading on paper, especially for younger students. Screens also introduce more distractions, and studies have linked heavy digital use to reduced comprehension and memory retention.
In response, Sweden allocated €60 million in 2023 to restore printed textbooks, with another €44 million planned through 2025. The aim is to ensure every student has a physical textbook for each subject.
Officials stress that technology isn’t being removed from schools, but repositioned as a support tool rather than the default. Printed books are now prioritized for core learning, particularly reading.
While Sweden remains highly tech-advanced, this policy shift reflects a growing global debate: whether more technology automatically leads to better education.
Inappropriate for many reasons.
First of all, the hijab is also a symbol of division within Islam; in Iran, Turkey, Saudi Arabia and elsewhere, millions of “women & girls” (but also men & boys) consider the hijab a symbol of oppression and backwardness. World Hijab Day devalues the “faith, identity & pride” of these other Muslims.
Secondly, singling out for celebration a clothing style favored by some members of one religion amounts to religious favoritism. Will NYC proclaim a World Yarmulke Day to honor orthodox Jewish men? Or a World Turban Day to celebrate the faith of practicing Sikh men?
Finally, identity politics has been a destabilizing and polarizing force in US politics. This move by NYC adds fuel to the fire.
China's fertility rate has now dropped to 1.
That means that every generation will be half the size of the previous one.
Without major changes, China is demographically doomed.
🚨 Q: You're a billionaire...Would you be comfortable living in NYC under Zohran Mamdani?
PRESIDENT TRUMP: Yeah. I would. I really would, ESPECIALLY after the meeting. We agree on a lot more than I would've thought. I want him to do a good job - and we'll help him do a good job...I feel very comfortable. I would feel very, very comfortable being in New York.
Layoffs announced in Germany, past 12 months:
• VW: 35,000
• Mercedes-Benz: 40,000
• Audi: 7,500
• Ford: 2,900
• Daimler Truck: 5,000
• ZF Group: 14,000
• Bosch, Continental, Schaeffler: 7,000
And countless suppliers. German economy is not in a crisis, it’s imploding.
YAŞAMIN YAPI TAŞI ATOM DEĞİL #ENFORMASYON DUR
YAŞAM; parçası olduğumuz varoluşun bağlantısallık ağı, zamanı aşan bir bütünlük içindedir.
Zaman ötesi bu bütünlük içinde hiçbir varlığın yaşamı kendi doğumu ile başlamaz
Hikaye bunun çok ötesinde ve eskisindedir
Her varlık yaşamın bir varoluş kodlaması, yeni bir deseni, farklı bir akış formudur
Hiçbir varlığın yaşamı da ömrünün bitmesi ile sona ermez.
Olanı, sadece geçmiş etkilemez, geleceğin de olanı belirleme gücü vardır
‘Yaşam’ hem olanı, hem geçmişi, hem de geleceği içerir
‘Yaşam’, varlığın içine doğduğu “zamanı” da varoluş ağının ipliği olarak, yaşantı desenlerini örmede kullanır
Varlıkla, bu yaşam denizinin-bütünlüğünün- yaşantılar ile etkileşmesi bilinci oluşturur
Yani bilinç esas olarak varlığa-parçaya değil yaşama-bütüne ait bir fonksiyondur
—————————————-
#AUTOPOIESIS: ‘parçanın’ kendini ve sonra ‘bütünü’ dönüştürmesi
#EMERGENCE: ‘bütünün’ kendini ve sonra ‘parçayı’ dönüştürmesi
Ancak bu geçişken tanımları kullanırken şunu da göz önünde tutmak gerek: Her bütün bir başka bütünün parçası; her parça başka parçaların bütünü olabilir.
#Penceremdenİstanbul
Engineering focuses on design and doability, grounded in logic and limits. Business? It’s all about endless demands, chasing results, and asking for the impossible—whether it can be done or not. 🚀🛠️ #Engineering#BusinessReality
https://t.co/5zGIfhcXHk
In 1992 Peter Ratcliffe received this rejection letter from Nature.
His findings were not "a sufficient advance in our understanding".
27 years later he won the Nobel Prize for the same discovery.
Don't lose faith in the things you believe in.
BEYİN BİYOLOJİSİ AÇISINDAN HATIRLAMAK DEĞİL UNUTMAK DAHA ÇOK ENERJİ GEREKTİREN BİR SÜREÇ👇
Yeni yayınlanan bu önemli çalışma, belleğin biyolojisini “unutmanın aktif bir süreç olduğu” fikri üzerinden yeniden tanımlıyor. (Engram: hafızanın bellekteki birim yaşantı bağlantısallığı)
1. Unutma, pasif bir kayıp değil; aktif, adaptif bir süreçtir.
Geleneksel olarak unutma, bilgilerin silinmesi olarak görülürken makale bunun yerine unutmanın, değişen çevresel koşullara uyum sağlamak için beynin bilinçli bir yeniden düzenleme biçimi olduğunu öne sürüyor. Bellek izleri (engramlar) çoğu zaman tamamen silinmez; erişimleri geçici olarak engellenir. Bu “unutma” hali, yeni koşullara göre davranışsal esnekliği artırır ve organizmanın gereksiz bilgiyi bastırıp güncel bilgilere öncelik vermesini sağlar.
2. Engram rekabeti: Unutmanın biyolojik mekanizması.
Beyinde aynı uyarana ait birden fazla engram (hafıza izi) bulunabilir ve bunlar “davranışsal ifade” için yarışır. Bu yarış, hangi hatıranın hatırlanacağını, hangisinin bastırılacağını belirler.
•Zaman olarak birbirine yakın olayların kaydedilmesi (ör. retroaktif interferans),
•Benzer duygusal ya da algısal özelliklere sahip deneyimler,
•Uyku, uyarıcı yoğunluğu veya nöroplastisite gibi biyolojik faktörler bu rekabeti etkiler.
Unutma, bu “engram yarışının” sonucudur: bir yaşantının bellek örüntüsü diğerine göre baskın hale gelirken, bastırılan engram silinmez, potansiyel olarak geri çağrılabilir durumda kalır.
3. Patolojik unutma da aynı mekanizmanın bozulmuş hâlidir.
Alzheimer gibi nörolojik hastalıklarda görülen unutkanlık, makaleye göre “bozulmuş engram rekabeti”nden kaynaklanabilir. Normalde adaptif olan bu sistem, yanlış engramların (örneğin “yenilik benzeri hücrelerin”) aşırı etkinleşmesiyle hatalı bir önceliklendirme yapar ve özgün anıları erişilemez hale getirir.
Yazarlar, bu mekanizmanın “doğal unutma” ile “patolojik unutma”yı birleştiren birleştirici bir çerçeve sunduğunu ileri sürüyor.
🎈Sonuç: Unutmak bir “kayıp” değil, beynin bilgi ağında yapılan dinamik bir yeniden önceliklendirmedir. Engram rekabeti, hem hatırlamanın bedelini hem de yaşamın değişken koşullarına uyum yeteneğimizi açıklar.
@turkerkilic@turkerkilic Hocam:
‘Zenginleştirilmiş çevre / az uyaran çevre’ ile ‘video game oynayan’ / ‘oynamayan’ çocuk karşılaştırması doğru olur mu sizce?